Piyano hamalı

Mahmut Kahraman'ı (67) tanımazsınız ama o ilginç bir iş yapıyor: Piyano hamallığı. Yarım asrı geride bıraktığı mesleğinde bir kuyruklu piyanoyu Akmerkez'in 32. katına taşıdığı bile olmuş. Mahmut Bey'i başkasıyla karıştırmayın; sadece piyano taşıyor ve bunu yaparken takım elbise giyiyor

23 Mart 2013, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

ALİ R. KARADAĞ

alirkaradag@gmail.com

- Piyano ile olan maceranızı anlatır mısınız?

Babam piyano taşıyan, tıpkı benim gibi yapılması çok zor olan bir işi incelikle yapan biriydi. Onun önayak olmasıyla 1957’de, meşhur İtalyan piyanocu Cardella’nın yanında çıraklık yapmaya başladım. Dükkanında piyano tamiri ve akordu yapılıyordu. Orada çok para kazanamıyordum. Babam “Para kazanmak istiyorsan benim gibi hamallık yapmalısın” dedi. Böylece, babamın yanında çalışarak mesleğe adım attım.

- Meslekte çok popülersiniz. Nasıl oldu bu?

Bu işte 53 yılı geride bıraktım ve çok şükür bir kere bile hata yapmadım. Hiç bir müşterim benden şikayetçi olmadı. Çünkü ilkelerime bağlıyım. Karımı 1995 Ağustosu’nda kanserden kaybettim, aynı gün İKSV’nin (İstanbul Kültür Sanat Vakfı) açık hava konseri vardı. Beşbin kişinin katılması bekleniyordu konsere. Ben şimdi o kadar kişiyi nasıl hayal kırıklığına uğratayım? Sabah beşte geldim, piyanoyu taşıdım, sonra da cenazeme gittim.

- Sadece piyano mu taşırsınız, yoksa başka şeyler taşıdığınız da oluyor mu?

Asla. Piyanodan başka bir şey taşımadım, taşımam da. Ben sadece yük taşımıyorum, piyano taşıyorum. Gücüm de ruhum da piyanoya aittir, öyle de kalacak.

- İşinizi layıkıyla yapmak için sadece sevmek yetmese gerek. Ne dersiniz?

Elbette öyle. Öncelikle sağlam olacaksınız, iyi besleneceksiniz. Yakın zamana kadar günde iki tavuk yiyordum. Kendime çok iyi bakıyorum, bu yaşıma kadar sağlık sorunu yaşamadım. Ama güçlü olmak yetmez, yaratıcı da olmalısın. Örneğin babamın icat ettiği piyano taşıma aparatı hâlâ kullanılıyor. Ben de taşıma sırasında karşıma çıkan türlü zorluklar karşısında nasıl başarırım diyerek çok düşündüm ve çözümler ürettim.

- Piyano gibi çok ağır bir müzik aletini nerelere, nasıl taşıyorsunuz?

Konser alanlarına, okullara, otellere, evlere taşıyorum. Farklı mekanlara uygun şekilde taşımak zorundasınız. Örneğin 120 piyanoyu gümrükten depoya bir günde taşımanız gerekebilir. Ve bu mümkündür. Ama evlere aynı sürede ancak on adet taşıyabilirsiniz. Bir kuyruklu piyanoyu Akmerkez’in en üst katına, yani 32. kata taşıyarak rekor kırdım.

- Piyanolar, ilginç dostluklar kazanmasına vesile olmuştur.

Tanınan ve müzikle ilgilenen kim varsa tanışmış, dost olmuşumdur. Vehbi Koç, Sakıp Sabancı, Nejat Eczacıbaşı ve daha bir sürü kişi ile aynı masada yemek yedim. Doğal olarak onların dostluklarından, birikimlerinden de bir şeyler aldım.

- İşinizi iyi yaptığınız için dergiler, kitaplar ve kataloglarda yer aldınız. Bu nasıl bir duygu?

Çok gurur verici. Örneğin Ayşe Arman’ın ‘Kimse Sormazsa Ben Sorarım’ adlı kitabında bana yer verdiği bir bölüm var. İKSV, 40. yıl anısına çıkardığı katalogda bana da yer ayırdı. Bir de plaket verdiler. Bunlar güzel şeyler.

- Kültür ve sanata, taşıma dışında katkılarınız oldu mu?

1985 yılındaydı sanırım, İKSV, Steinway & Sons marka piyano siparişi vermiş Almanya’ya. Piyanolar taşıma sırasında hasar görür, bozulur diye fabrika siparişleri teslim etmek istemiyor. İKSV onları davet etti, gelip nasıl taşıdığımızı gördükten sonra onay verdiler. Daha sonra Hamburg’a gittiğimde sırf piyano merakımdan bu fabrikayı gezmiş ve çok keyif almıştım.

‘Değerli müzik aletleri sıradan kıyafetle taşınmaz’

- İlginçtir; taşımacılık yapanlara göre çok şıksınız.

Güzel giyinmeyi severim. Kıyafetlerimi her gün değiştiririm. Çalışırken takım elbise giyer kravat takarım. Tam 68 adet takım elbisem var. Fular kullanmaktan da hoşlanırım. Böyle önemli ve değerli müzik aletleri de sıradan kıyafetle taşınmaz ki.

- Piyanoya karşı, taşımanın dışında herhangi bir ilginiz var mı?

Elbette var. Piyanoyla ilgili her şeyi severim. Depomda bir piyanom var, bazen çalarım. Dinlemek de bana keyif verir. Sadece piyanoyu değil, sazı da seviyorum.

- Piyanistler hakkında söyleyeceğiniz ilginç şeyler var mı?

Çalışkan, başarılı kişiler. Ama bazen beni şaşırtırlar. Örneğin ev alırken piyanolarının oraya sığıp sığmayacağını hesap etmiyorlar. Piyanoyu sığdıramayınca evini değiştirenlere bile rastladım.

(16.03.2013 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder