Önceki Fotolar

Sindirim bozuklukları sizi hasta etmesin!

Tazelikten uzak, işlenmiş, paketli gıdalar, maruz kalınan yoğun stres ve özellikle büyük şehirlerdeki hareketsiz yaşam sindirim sistemi problemlerini de beraberinde getiriyor. Kronik hale gelen mide ve bağırsak hastalıkları zamanla metabolik hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Gökhan Özışık, sağlıklı bir sindirim sistemi için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi...

25 Nisan 2019, Perşembe 09:09
A A
OMEGA-3 KALP VE DAMAR SAĞLIĞINI KORUYOR

OMEGA-3 KALP VE DAMAR SAĞLIĞINI KORUYOR


Kalp sağlığı için önemli olan omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA düzeyinin miktarı kan testiyle ölçülebilmektedir. Damarların iç duvarını döşeyen endotelin sağlıklı olmasını ve tüm organlardaki hücrelerin duvar bütünlüğünü sağlayan omega-3’lerdir. Bu koruyucu yağ asitlerinin eksikliği birçok kalp hastalığı, Alzheimer, depresyon, dikkat eksikliği, görme bozukluğu, hiperaktivite ve bazı kanser türlerine zemin hazırlayabilmektedir. Omega-3’ün en önemli kaynağı “yağlı” balıklardır. Kişi, balık tüketiyorsa ve kan değerleri iyiyse dışardan takviye alması gerekmez. Ama bazen bunları çok iyi tükettiğini düşünen insanlarda dahil düşük sonuçlar alınabilmektedir. Mantıklı olan eksik olanı dışardan yerine koymaktır. Omega- 3 alımı konusunda mutlaka doktora danışılmalı ve gerekli planlama yapılmalıdır.

YEMEKLE BİRLİKTE VE HEMEN SONRA MEYVE TÜKETMEYİN

YEMEKLE BİRLİKTE VE HEMEN SONRA MEYVE TÜKETMEYİN

Bir erişkinin sağlıklı beslenmesi için günde 4-5 porsiyon meyve-sebze yemesi gerekmektedir. Meyvelerden alınan mineraller, vitaminler, antioksidanlar hem sindirimi daha kolaylaştırır hem de boşaltım sistemine çok faydalı olur. Her ne kadar meyveler lif, mineral, vitamin, tannin ve flavinoid gibi yararlı maddeleri içerse de tatlı bir meyvenin çoğu şeker ve sudan oluşmaktadır. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta ise vücuda giren şekerin miktarıdır. Yemekle birlikte veya yemekten hemen sonra meyve yemek vücudun insülin salgılamasına neden olmaktadır. İnsülin ne kadar fazla salgılanırsa vücuda o kadar zarar vermektedir. Bu sebeple meyve tüketimi sabah kahvaltı öncesi veya ana öğünden en az iki saat sonra olmalıdır. Çok tatlı olmayan, koyu renkli ve tadı buruk meyveler tercih edilmeli ve akşam yemeğinden sonra meyveden uzak durulmalıdır. 

Sıradaki haber yükleniyor...