Sinemada tabuları yıkan kadın

Müjde Ar, Türk Sineması'nda kuralları ve tabuları yıkarak oyunculuk adına devrim yaptı. Cesur rollerin oyuncusu olarak sinemaya damgasını vurdu. Cesareti, renkli kişiliği, kendi deyimiyle 'matraklığı' şarkı sözü yazarı annesi Aysel Gürel'den yadigar

08 Aralık 2013, Pazar 05:00
A A

‘Aşk Ekmek Hayaller’ adlı diziyle yakında televizyon ekranına dönüş yapacak olan Müjde Ar’ın hikayesi de müthiş.

Müjde Ar, 21 Haziran 1954’te İstanbul- Fatih’te 8 aylık doğar. 1 kilo 300 gramdır. 4.5 ay hastanede kalır. O yıllarda adı Müjde değildir. 14 yaşından beri tiyatro yapan annesi Aysel Gürel ile gazeteci babası Vedat Akın (Ebrem) ona Kamile Suat adını vermiştir. Müjde Ar 3.5, Mehtap Ar 1.5 yaşındayken Aysel Hanım ve Vedat Bey boşanır. Vedat Bey evlenirken Aysel Hanım’a; “Ben gazeteciyim, haftanın 3 günü gazetede 4 günü evde kalırım” demiştir. Bir gece Müjde hastalanınca Aysel Hanım kocasını bulmak için gazeteye gider. Aldığı cevap; “Sen deli misin kadın. Ne işi var adamın gazetede bu saatte?” olur. Aysel Hanım dönerken elinde yiyecek dolu filelerle bir evin kapısını çalan kocasını görür. Sonrasını Müjde Ar bir röportajında şöyle anlatır: “Boşandıktan sonra babamın eve gelip gittiğini camdan görürdüm. Polis zoruyla bizi görmeye gelir, annem, babamı gördüğünde camdan aşağı oturaktaki çişi boşaltırdı” Aysel Hanım kocasının affetmez.

RÖPORTAJ: SERAL CUMALI

seral.cumali@posta.com.tr

Artist değil dansöz olmak istiyordu

Aysel Gürel tiyatroda oynadığı için kızlara, emekli ağır ceza hakimi dedeleri Ali Rıza Gürel bakıyordu. Dede ölünce altüst olur hayatları. Aysel Hanım evin bir katını kiraya verir. Kızlara yeni kiracı ‘Kesire Anne’ bakmaya başlar. Müjde Ar 4 yaşındayken bir kutu gümüş rengi soba boyasını vücuduna sürer, komaya girer. Hastanede Aysel Gürel’e, “Bu çocuk artık geri gelmez. Ağır metal zehirlenmesi” derler. Ama Müjde 4 gün sonra çıkar komadan. Eve gelince Aysel Gürel kızına sağlam bir dayak atar, “Niye böyle bir şey yaptın” diye. “Parlak olmak için” olur Müjde’nin yanıtı. “Artist mi olmak istiyorsun?” diye soran annesine, “Dansöz olmak istiyorum” der. O anı Müjde Ar bir röportajında şöyle anlatır: “Annem portakal rengi bir kumaşı cart curt kesti. Parçaları üstüme bağladı. Meme yerlerime de portakal koydu. ‘Hadi oyna’ dedi, 5 saat göbek attım şakkada şakkada... 6 yaşındayken ‘5 şarkı 25 kuruşçular’ın peşine takılırdım. Çingene vatandaşlarımız. Bunlarla göbek ata ata Draman’a kadar giderdim. Beni onların çocuğu zannederlerdi ve bahşiş verirlerdi. Aysel öğrenince basardı dayağı...”

Turnede otel bulamayınca genelevde uyudular

Aysel Gürel, bacaklarına sarılıp “Anne bizi bırakma” diye ağlayan kızlarını da turnelere götürür. Turne demek pis ve bitli oteller demektir. Bir seferinde kalacak yer bulunamaz da çocukları genelevde yatırırlar. Müjde Ar hayatının sonraki dönemini şöyle anlatır: “8 yaşındayken Oraloğlu Tiyatrosu’nda Hellen Keller’in Hikayesi’nde erkek çocuk oynadım ve bir daha sahneden inmedim. Lale Abla (Lale Oraloğlu) 2.5 lira yevmiye vermişti. Anneme verdim almadı; ‘Biriktir okulda harcarsın’ dedi. Harcayamadım o parayı, o kadar kıymetliydi. 13 yaşındayken annem beni kemerle su saatine bağlayarak zorla Karamozov Kardeşler’i okuttu. Her gün 50 sayfa okumadan çözmezdi beni. Biz fark etmeden annem bizi yetiştiriyormuş...” Aysel Gürel bir gün 10 yaşındaki Müjde ile 8 yaşındaki Mehtap’ı kürtaj izletmeye götürür. Müjde, “Anne niye buradayız?” diye sorar. “Erkeklerle yatarsanız başınıza neler geleceğini görmeniz için...” olur Aysel Gürel’in yanıtı. 6 ay sonra Müjde plastik bebeğini sulu boyayla kırmızıya boyar, bacağının arasına koyup bakkal Adil Amca’ya gider. “Adil Amca ben çocuk düşürdüm” der. Adam bayılır. Müjde Ar, “40 yaşında terapistim sayesinde çocukluk travmalarımla yüzleştim ve barıştım” der.

Evden kaçmak için 18’inde evlendi

Müjde, annesinin “Erkekler kötüdür, kandırır, çocuk yapar, kaçar” telkinlerinden kurtulmak için 18 yaşında tiyatroda tanıştığı film ve fotoroman yapımcısı Samim Değer’le evlenir. İlk flörtüdür zaten. Samim Değer’in alkol alışkanlığı yüzünden ayrılırlar. Müjde Ar şöhrete ilk adımı bu evlilikte atar: “Bir gün Samim yeni fotoroman çekimine başlayacak, kadın oyuncu gelmemiş. ‘Ben oynarım’ dedim. ‘Ama paramı isterim.’ Fotoroman yayınlanır, çuvalla mektup geldi, ‘Kim bu kız?’ diye. Müjde o yıl 20’den fazla fotoroman çeker. Sonra Aşk-ı Memnu’da Bihter rolü gelir ve bütün Türkiye Müjde Ar’ı tanır. 80’lerin kimlik arayışındaki kadın filmleri dönemiin değişmez başrol oyuncusu olur. Kuralların, tabuların olduğu Türk Sineması’nda oyunculuk adına yaptığı devrim, yeni bir anlayış getirir. Türkan Şoray bile kendi adıyla anılan kanunlarını yıkar.

Hayatına giren erkeklerde hep Sezen parmağı var

Müjde Ar ‘Aşk-ı Memnu’yu çektiği yıllarda İzmir Fuarı’nda sahneye çıkar. Gazetelerde, “Karga gibi sesi var, sahnede ne işi var’ gibi yazılar yayınlanır. Bir gün kulise Sezen Aksu gelir. “Hiç fena söylemiyorsun. Üstelik çok güzelsin, sesin çıkmasa da olur” der. Bitmeyen dostluğun temeli oyle atılır. Müjde Ar bir röportajında şöyle anlatır: “Atilla’yla (Özdemiroğlu) ‘Sen şimdi bir şey bulamazsın, sana çok harika birini buldum’ diye Sezen tanıştırdı. Eşim Ercan Karakaş ile tanışmamda da onun etkisi var. Hayatım boyunca bana en çok ilgi gösteren erkek Ercan oldu. Zaten onun için evlendim onunla. Tanıştığımız andan itibaren bana hayatının aşkı olduğumu hem davranışlarıyla, hem sözcükleriyle gösterdi. Hâlâ da onun için dünyadaki tek kadın olduğumu söyler. Ercan’dan çocuk yapmak isterdim ama o işler için geç kalmıştık. Onda da hazır çocuk bulduk: Mehtap’ın oğlu Söz’ü beraber büyüttük. Gençken para kazanma, kariyer edinme gibi hırslar oluyor. Canımın istediğini yapma dönemimdeyim artık. Bu özgürlük müthiş!”

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.