'Siyaset akademileri uyduruk inkilap tarihi kitabını tartışmaz'

'Siyaset akademileri uyduruk inkilap tarihi kitabını tartışmaz'

Mersin'de bulunan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisi bünyesindeki siyaset akademilerinin büyük baskı görmesine rağmen ilgi gördüğünü, 'İnkılap Tarihi' diye uyduruk tarih kitabını tartışmak için kurulmuş akademiler olmadığını söyledi

27 Ocak 2012, Cuma 22:46 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

 Demirtaş, her türlü tartışmanın yapıldığını belirterek, "Biz Başbakan’ın da, Öcalan’ın da söylediklerini de tartışırız. CHP’yi de tartışırız, MHP’yi de tartışırız. Onun dışındaki siyasetleri, kim ne söylemiş bütün bunları tartışırız" dedi. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, beraberinde Adana Milletvekili Murat Bozlak ve Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ile birlikte Mersin’e geldi. Önce partisinin ilk teşkilatını ziyaret eden Demirtaş burada il yönetimi ile bir araya geldi. Yaklaşık yarım saat burada kalan Demirtaş, daha sonra beraberindekilerle birlikte partisinin siyaset akademisine katıldı.

BDP Genel Başkanı Demirtaş, uzun süredir siyaset akademileriyle ilgili parti genel merkezi olarak yoğun çalışma yürüttüklerini ve bu aşamada büyük sıkıntılar yaşadıklarını söyledi. Tüm bu sıkıntılara rağmen Türkiye genelinde 12 siyaset akademisi kurmayı başardıklarını kaydeden Demirtaş, "Bu çalışma zaman zaman engellerle karşılaştı, ama kesintisiz bir şekilde bütün akademilerimiz, Türkiye’de demokratik siyasetin nasıl olması gerektiği yönünde örnek bir çalışma yürüttü, yürütmeye devam ediyor. Türkiye’nin her yerinde BDP’nin siyaset akademisi açması gerek. Her yere demokratik siyaset anlayışımızı ve bununla birlikte demokratik eğitim anlayışımızı taşımamız gerekiyor. Çünkü biliyoruz ki, bu akademilerde karşılıklı bir birbirine bilgi aktarımı, deneyim aktarımı süreci var.

Burada bir öğretmenin tek başına karşısındakilere ahkam kesme durumu yok. Klasik eğitim anlayışı yerine demokratik platformda herkesin düşüncesini, deneyimlerini karşılıklı olarak paylaştığı bir eğitim süreci var. Bu Türkiye’deki milli eğitim anlayışına uymuyor. Zaten sadece Türkiye’deki milli eğitim anlayışı ve sistemi ile eğitimi kabul etmiş olsa, herhalde Türkiye’de hiç kimse ilkokul, ortaokul düzeyinin üstüne çıkamaz. Çünkü okullarda verilen eğitim anlayışı bilimsellikten uzak, objektiflikten uzaktır. Özgür düşünceyi geliştiren bir sistem değildir. Bu nedenle biz buralarda model olarak da bir eğitim sistemi geliştirmek istiyoruz" diye konuştu.

Türkiye’deki akademilerin önemli bir kısmının İçişleri Bakanlığı’nın emri ile basıldığını bazı kişilerin de gözaltına alındığını vurgulayan Demirtaş, "Bu baskılar nedeni ile özellikle akademisyenler ve gençler akademiye büyük bir ilgi duydu. Burada gerçekten özgür bir tartışma platformu geliştirilmek isteniyor, hükümet buna müdahale ediyor. 700’den fazla akademisyen ve eğitimci, akademimizde gönüllü olarak ders vermek için başvuru yaptı. Şu anda ders veriyorlar. Halkımız da bu akademiyi sahiplendi. Başbakan kendi ağzı ile birçok toplantıda bu akademileri suç örgütü gibi göstermeye çalıştı. ’Akademilerin isimlerine terörist isimleri verilmiş’ dedi. Bunlar Musa Anter, ya da Muğla’da polis tarafından öldürülen üniversite öğrencisi Şerzan Kurt’un ismi idi.

Başbakan ve AK Parti sözcülerinin, hükümet temsilcilerinin bütün saldırılarına rağmen BDP akademileri ayaktadır. Biz bu akademileri, daha da güçlenmesi ve yayılması gereken bir çalışma olarak görüyoruz. Özellikle gençlerin ve çocukların bu akademilerden azami ölçüde faydalanması lazım. Çünkü biz kendini geliştirmeyen, dünyayı doğru okuyamayan, siyaseti doğru okuyamayan bir gençliğin kendine de halkına da bir yararı olmadığını görüyoruz. Biz burada her şeyi özgürce tartışıyoruz. Biz özgürlüğe, düşünce özgürlüğüne ve insan beynine kelepçe vurulmasını kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu. Akademilerde resmi ideolojiyi, bununla birlikte resmi ideolojinin tehlikelerini, tarihin yanlışlarını tartışmak zorunda olduklarını dile getiren Demirtaş, şunları söyledi:

"Eğer bu akademilerde gerçekten de dünya ve Türkiye siyasetini anlamak ve öğrenmek istiyorsak, bütün başlıkları tartışmak zorundayız. Deniyor ki ’Bu akademilerde KCK tartışılıyormuş.’ KCK nedir ne değildir, bunu tartışmadan siyaseti anlayamazsınız. Öcalan’ın düşünceleri tartışılmadan, anlaşılmadan siyaseti okuyamazsınız. Bu nedenle biz Başbakan’ın söylediklerini de tartışırız, Öcalan’ın söylediklerini de tartışırız. CHP’yi de tartışırız, MHP’yi de tartışırız, onun dışındaki siyasetleri, kim ne söylemiş bütün bunları tartışırız. Bunlara karşı bir suçmuş gibi davranıp operasyon yapmak suçtur aslında. Bizim akademilerimiz ’İnkılap Tarihi’ diye uyduruk bir tarih kitabını tartışmak için kurulmuş akademiler değildir. Gerçek tarih neyse, objektif olarak burada onlar tartışılıyor. Bu nedenle akademilerimize hiç kimse bundan sonra bu şekilde ciddiyetsiz bir yaklaşım göstermemelidir. Buradaki tartışmalar özgür düşünce platformlarıdır." Bugüne kadar en büyük eksikliklerinin, nitelik sıçraması yapamamış olmaları olduğunu dile getiren Demirtaş, "Nicelik olarak çok büyük kitlelere ulaşan bir partiyiz, ama aynı oranda ve aynı hızda nitel sıçramayı yapamadık. Bu genel merkez olarak öncelikle bizim eksiğimizdir. Baskılar bahane olmamalı. Bütün bunlara rağmen gençliğimiz özellikle kadınlarımız nitel olarak kendini çok iyi yetiştirmeli, donanımlı birer siyasetçi olmalıdırlar" dedi. Konuşmanın ardından Demirtaş ve beraberindeki milletvekilleri, siyaset akademisinde eğitim gören kursiyerlere sertifikalarını verdi.

Mustafa ERCAN/ MERSİN, (DHA)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ardahan’da güvenlik toplantısına katıldı