Sokak Kızı Irma'yı Taksim'e taşıdı

Haldun Dormen 60 yıldır sahnede. Paris sokaklarındaki bir fahişenin müzikal hikayesi 'Sokak Kızı İrma'yı ilk kez 1961'de Dormen Tiyatrosu'nda sahnelemişti. Haldun Dormen 52 yıl sonra 'Sokak Kızı İrma'yı Bakırköy Belediye Tiyatroları Yunus Emre Kültür Merkezi'nde sahneliyor. Ama bu İrma başka İrma...

12 Ocak 2014, Pazar 05:00
A A
Sokak Kızı Irma'yı Taksim'e taşıdı

Röportaj: Seral CUMALI

Sahnede 60 yıl olmuş. Nasıl geçti 60 yıl?

Harika geçti. Amerika’da Yale Üniversitesi’nde okurken de sahneye çıktığımı düşünürsek 62 yıl oluyor. 1957’de ‘Papaz Kaçtı’ komedisi ile Dormen Tiyatrosu’nu kurdum. Yeni ‘Sokak Kızı İrma’; benim sahneye koyduğum 207’nci prodüksiyonum. Dile kolay. Bakırköy’de bu İrma’yı sahneye koyarken aynı anda İzmir’de de ‘Lüküs Hayat’ı sahneye koydum. İzmir-İstanbul arası mekik dokudum. Hala sahneye çıkıyorum. 60 yılda o kadar çok talebem oldu ki. Sadece şu anda 100 tane var. Yaşlanacak vakit kalmıyor!

‘Sokak Kızı İrma’yı ilk olarak 1961’de Dormen Tiyatrosu’nda sahnelemiştiniz. ‘

Türkiye’de sahnelenen ilk müzikal’ diye geçiyor... Ben onu kabul etmiyorum; o zaman Muhlis Sabahattin’e ve Cemal Reşit Rey’e çok haksızlık olur. Muhlis Sabahattin’in Ayşem’i, Cemal Reşit Rey’in Lüküs Hayat’ı var. Operet deniliyor ama ilk müzikaller bence onların yaptıkları. ‘Sokak Kızı İrma’ için ilk batılı müzikal diyelim. Onu da ben yaptım.

‘Sokak Kızı İrma’yla nasıl tanışmıştınız?

O zaman Betül (Mardin) ile evliydik. Paris’e gitmiştik. Daha önce methini duyduğumuz ‘Sokak Kızı İrma’yı ufacık bir tiyatroda seyrettik. 11 kişilik bir Fransız müzikali; ‘İrma La Douce’ adı. Bayıldık. “Ben bunu Türkiye’de yapmak istiyorum” dedim; 1961’de sahneledim. Adını söylemeyeceğim; bir profesyonel o zaman sahnelediğim İrma’yı seyrettikten sonra; “Broadway’de olsaydı kalabalık ve görkemli olurdu. 11 kişilik olmazdı” demişti. Oysa müzikalin orijinalinde de 11 kişiydi. Şimdi günümüze uyarladığım için bazı karakterler ekledim; bugün sahnelediğim ‘Sokak Kızı İrma’ 15 kişilik.

Bu kez çok farklı bir ‘Sokak Kızı İrma’ seyrediyoruz...

‘Sokak Kızı İrma’yı baştan yazdım. Paris’te değil 2013 İstanbul’unda Taksim- Talimhane’de geçiyor yeni İrma.

Neden böyle bir şey yaptınız?

Daha bize yakın olsun diye. Oldu da. Kimi ilgilendirir şimdi Paris’teki İrma. Yeni İrma bizden biri.

Zamanımıza uygun karakterle günümüze göndermeler de yapıyorsunuz!

Evet. Mesela kocası sürekli AVM’ler yapan bir kadın var. “Benim kocam Gülhane Parkı’nı satın aldı; bütün ağaçları kesip oraya AVM ve otel yapacak” diyor. Tabii çok alkış alıyor.

İrma’nın odasının duvarında Kıvanç Tatlıtuğ’un fotoğrafı var...

O da çok normal. O yaşta bir genç kızın hayran olduğu kişi Kıvanç Tatlıtuğ olabilir.

Siz beğeniyor musunuz Kıvanç Tatlıtuğ’u?

Beğenirim de, severim de. Hem nazik, hem kibar.

‘Genç oyunculardan Kıvanç, Kenan ve Yiğit çok iyi’

60 yıldır Türk Tiyatrosu’na o kadar çok oyuncu yetiştirdiniz ki; sizin gözünüzde genç kuşak oyuncular nasıl?

Genç kuşak oyuncular çok parlak. Mesela Kıvanç Tatlıtuğ’u önemli buluyorum. Hiçbir tiyatro eğitimi yok ama olmasın; çalışıyor adam. Metin Serezli’nin de tiyatro eğitimi yoktu, Altan Erbulak’ın da yoktu, Nisa Serezli’nin de yoktu. Hepsi çok büyük starlar oldular. Kenan İmirzalıoğlu da çok iyi; Yiğit Özşener de çok iyi. Bu isimleri dizilerde seyrediyoruz tabii. Tiyatroda da çok iyi isimler var. Mesela İrma’da çok yetenekli oyuncular var. Sunucuyu oynayan Emrah (Eren) harika. Herkes bayılıyor...

Yeni tiyatrolar kuruluyor. Onları nasıl buluyorsunuz?

Şu anda İstanbul’da 250 tane tiyatro var. Bu tiyatrolarda birçok oyuncu oynuyor. Çok kötüleri de var tabii. Ama dünya çapında iyiler de var. Geçen gün Tiyatroadam’ın sahnelediği ‘Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’ adlı oyunu izledim. Bayıldım. Bence Avrupa’da bile büyük olay olacak düzeyde. Yönetmeni (Ümit Aydoğdu) Amerika’da da Avrupa’da da bütün ödülleri kazanır. Bir yönetmenin başka yönetmeni beğenmesi Türkiye’de çok adet değildir ama ben telefonunu buldum, “Gurur duyuyorum” diye tebrik ettim. 250 tiyatronun olması nasıl yeni yönetmenler çıkarıyorsa yeni tiyatro yazarları da çıkarıyor. O da çok iyi. 60’lı yıllarda yazar vardı Türk Tiyatrosu’nda; Turgut Özakman, Refik Erduran... Sonra bitti. Birkaç yıldır yazar yoktu. Şimdi yeni yazarlar çıkıyor. Bu gelişmeler beni mutlu ediyor...

Sıradaki haber yükleniyor...