Türkiye (Son Dakika) Yenilenebilir enerji üssü Ege bölgesi

Yenilenebilir enerji üssü Ege bölgesi

Yenilenebilir enerji üssü Ege bölgesi

EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi; rüzgar, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisi açısından sahip olduğu yüksek potansiyelin sağladığı avantajlar ve coğrafi konumu nedeniyle İzmir’in yenilenebilir enerjinin başkenti olduğunu söyledi.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının önümüzdeki dönemde kalkınmaya ve yeşil bir dünyaya sağlayacağı katkının önemine vurgu yapmak ve bölgemizin taşıdığı potansiyele dikkat çekmek amacıyla Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Posta Gazetesi iş birliği ile “Yenilenebilir Enerji ve Sürdürülebilirlik Zirvesi” gerçekleştirildi. Posta Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Banu Şen’in yönettiği zirvenin açılış konuşmalarını, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürü Dr. Ömer Erdem, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız yaptı.

YEŞİL DÖNÜŞÜME DİKKAT

Avrupa Yeşil Mutabakatı ile devreye girecek sınırda karbon vergisini hatırlatan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, başta demir-çelik, kimya, otomotiv, tekstil olmak üzere birçok sektörün ihracatının ve rekabet gücünün etkileneceğinin altını çizdi. Eskinazi, “Yapılan çalışmalar bu sürecin bize olası yıllık maliyetinin 1.8 milyar dolar seviyelerine çıkabileceğini gösteriyor. Firmalarımızı yeşil dönüşüm adını verdiğimiz bu sürece hazırlamamız gerekiyor. Bu alanda yol almayan firmalarımız maalesef önümüzdeki dönemde finansman bulmakta dahi zorlanacak. Yeşil dönüşüm sürecinde en önemli konularımızdan biri ise yenilenebilir enerji kaynakları. Dünyadaki sera gazı emisyonlarının yüzde 55’i enerji üretiminden ve dağıtımından kaynaklanıyor” dedi.

BÜYÜK BAŞARI HİKAYESİ


Türkiye’nin 100 bin 334 megavata ulaşan elektrik enerjisi kurulu gücü içinde ‘yenilenebilir ve temiz enerji kaynakları’ olarak kabul edilen rüzgâr, güneş, biyokütle ve jeotermal enerjinin payının yüzde 22’ye ulaştığını hatırlatan Eskinazi, “Bu seviyeye son 15 yılda yaptığımız yatırımlarla geldik. Gerçekten büyük bir başarı hikayesi. Ama bu payın hızlı bir şekilde yüzde 50’nin üzerine çıkarılması gerekiyor. Almanya’da hükümet, 2035 yılında elektrik enerji tüketiminin yüzde 100’ünü yenilebilir enerjiden sağlamak için yasa çıkarıyor. Bizim de fosil yakıtlardan çıkış ile ilgili bir planı ortaya koymamız gerekiyor. Türkiye özellikle rüzgâr ve güneş zengini bir ülke. Türkiye’nin 10 bin 810 megawata ulaşan rüzgar enerji kurulu gücünde 1750 megawatlık kurulu güçle İzmir lider konumda. Ancak bir tane bile deniz üstü rüzgâr enerji santralimizin olmaması kabul edilebilir bir şey değil” diye konuştu.

SEKTÖR BİR ARAYA GELECEK

Rüzgâr, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisi açısından sahip olduğu yüksek potansiyelin sağladığı avantajlar ve coğrafi konumu ile İzmir’in yenilenebilir enerjinin başkenti olduğunu belirten Eskinazi, şunları söyledi: “Türkiye’nin yenilenebilir enerji ekipmanları ihracatı yıllık 500 milyon doları geçti. Sektör temsilcileri, şu anda dağınık vaziyette olan yenilenebilir enerji ekipmanları ihracatçılarını aynı çatı altında toplayarak güçlerini birleştirmek istiyor. Biz de aynı düşüncedeyiz. Bu çerçevede Türkiye’nin ilk Yenilenebilir Enerji Ekipman ve Hizmet İhracatçıları Birliği’ni kurmak için çalışmalarımıza başladık. Bu birlik, yenilebilir enerji ve ekipmanları üretiminde merkez haline gelen İzmir’e çok yakışacak. Bu konudaki çalışmalarımızda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın, Ticaret Bakanlığımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Enerji Komisyonumuzun desteklerini bekliyoruz.”

5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürü Dr. Ömer Erdem: Geçen aylarda EPDK tarafından yenilenebilir kaynaklar için tahsis edilen ilave 2.787 MW’lık kapasite sayesinde, önümüzdeki 1.5-2 yıl içinde yaklaşık 5 milyar dolarlık yatırım hayata geçirilerek, ülke ekonomisine ve istihdama önemli katkı sağlanacak. Şu anki yatırımların tamamı yenilenebilir enerji üzerine. Yenilenebilir enerji kurulu gücünde dünyada 12’inci sırada, Avrupa genelinde 5’inci sıradayız 2001’de
28 bin MW olan kurulu gücümüz  100 bin 341 MW’a çıktı. Bunun yüzde 54’ü yenilenebilir enerjiden sağlanıyor. Sanayicilerin karbon ayak izlerini sıfırlamalarına destek olmak ve maliyetlerini düşürmek adına elektrik bağlantı güçlerinin iki katına kadar lisanssız şekilde güneş ve rüzgâr santrali kurmalarının önü açıldı.

DESTEKLER SÜRECEK

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız: Verilen sözlere rağmen 2021 yılında dünyada en çok emisyon salınımı gerçekleşti. Taahhütleri gerçekleştiren bir mekanizmaya ve sistematiğe ihtiyaç var. Bu yüzden AB’ye uluslararası bağlayıcı sözleşmelerin olması gerektiğini önerdik. Karasal rüzgar enerjisinde 11 bin megavatı, güneş enerjisinde ise 8 bin megavatı yakaladık. Potansiyelimiz 10 katı. Yüzde 70’lere varan yerlilik oranıyla aksam ve parçaları üretme noktasına geldik. Hem yurt içi hem ihraç talebini karşılıyoruz. Daha çok üretim alanları oluşturacağız, yenilenebilir enerji kurulumuna destek vereceğiz. Destekleri
4’üncü bölge kapsamına almamız çok önemliydi. Bu dönüşümün çekici gücü olmak istiyoruz.

HAYATİ ÖNEME SAHİP

Posta Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Banu Şen: Yenilenebilir enerji kaynaklarının önümüzdeki dönemde kalkınmaya ve yeşil bir dünyaya sağlayacağı katkının önemine vurgu yapmak ve bölgemizin taşıdığı potansiyele dikkat çekmek amacıyla bir araya geldik. Dünya ve ülkemiz açısından önümüzdeki yıllarda da hayati öneme sahip, hatta gelecek demek olan enerji ve sürdürülebilirlik konuları, bölgemiz ve İzmir perspektifinden baktığımızda da büyük değer ve potansiyele sahip. Sektörün tüm temsilcilerini ve konunun uzmanlarını buluşturduğumuz bu zirvenin amaçlarından biri de Yenilenebilir Enerji Ekipmanları İhracatçı Birliği’nin kurulma çalışmaları. Ege İhracatçı Birlikleri, bir ilk olacak bu oluşumda sektörün bu isteğine de kucak açıyor. Posta Gazetesi olarak bu özel konuya verdiğimiz destek de bugün bizler için ayrı önem taşıyor.

GÜÇLÜ OYUNCU TÜRKİYE


“Yenilenebilir Enerji ve Sürdürülebilirlik Zirvesi” iki oturumda gerçekleştirildi. Mederatörlüğünü Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü Bilal Emin Turan’ın gerçekleştirdiği, “Rüzgar ve Güneş Enerjisinin Sürdürülebilir Kalkınmadaki Önemi” konulu ilk oturumda; Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği Başkanı Halil Demirağ, TPI Kompozit EMEA CFO’su Özgür Soysal ile Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği Asbaşkanı Tolga Murat Özdemir, görüşlerini paylaştı.

BÜYÜK POTANSİYELE SAHİBİZ

Posta Gazetesi Ankara Temsilcisi ve Yazarı Hakan Çelik’in moderatörlüğünü yaptığı “Enerji Kaynakları ve Yenilebilir Enerji” konulu ikinci oturumda ise Biyogaz Yatırımlarını Geliştirme Derneği Yönönetim Kurulu Başkanı Altan Denizsel, Teksis İleri Teknolojiler Genel Müdürü Hüseyin Devrim ve Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Şentürk yer aldı. Türkiye’nin yeşil enerjide çok büyük bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken sektör temsilcileri, bu potansiyelin mevzuat düzenlemeleri ve teşviklerle harekete geçirilmesi ile bu konuda dünyanın en güçlü oyuncularından biri olabileceğimizi söyledi.

2030 YILI HEDEFİNE 2023’TE ULAŞACAĞIZ

Türkiye’nin COP26 kapsamında 2030 ulusal katkı beyanına dikkat çeken ENSİA Başkanı Alper Kalaycı, rüzgar enerjisi kurulu gücü hedefinin 16 bin megawatt, güneş enerjisi kurulu gücü hedefinin 10 bin megawatt olduğuna değindi. Kalaycı: “Şu an güneş enerjisinde 8 bin 500 megawattayız. Böylelikle 2030 hedefine 2023’te ulaşacağız.

Rüzgar enerjisindeki 16 bin megawatt hedefihe ise 2026’da erişiyoruz. Ülkelerin daha zor hedefleri ortaya koyması gerek. Sanayiciler, ürün yapan, aksam üreten firmalarımızda çok ciddi bir potansiyel var. Altyapımız çok iyi. Elektrik
tüketen sanayicide ise firmalarını yenilenebilir enerjiye göre revize etme konusunda ciddi bir iştah var. Bizim ivmelenmemiz gerekiyor” dedi. 

ATIK YÖNETİMİ ŞART

Biyogazder Başkanı Altan Denizsel, “Türkiye’de her gün 500 bin ton inek atığı, 35-40 bin ton tavuk dışkıları,
110 bin ton şehir çöpü, 8 milyon ton şehir suyu atığı vardır evsel olarak. Mezbaha atıkları işleme fabrikalarının atıkları, hal atıkları gibi birçok atık var. Önümüzdeki süreçte enerjiniz olsa bile her gün bu atığı doğru bir şekilde yönetemezseniz hiçbir şeyi yönetemeyeceksiniz. Atıkları her gün doğru yöntemlerle ekonomiye kazandırmamız gerekiyor. Organik  atıklar doğru yönetilirse Türkiye’nin organik madde  eksiğini ortadan kaldırırız. Karbon sertifikasında sadece enerji ölçümü yapılmayacak, atık yönetimi ve tedarik yönetimi de sorgulanacak. Atık sektörünün telafisi yok. Üniversite sanayi işbirliğini beraber yapalım. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı firmalara destek vermeli” açıklamasını yaptı.

DÜNYANIN YÜZDE 1’İYİZ

GENSED Başkanı Halil Demirdağ,  “Türkiye yeşil enerjide, güneşte ve rüzgarda dünyanın
yüzde 1’ini oluşturuyor. Bunun çok üzerine çıkabiliriz. Önümüzdeki senelerde Türk firmaları güneş enerjisinde dünyada önemli bir oyuncu olacak. Üretimde de güçlü bir oyuncu olmamız için bununla ilgili bir sanayi oluşması gerekiyor. 1 Ocak 2023’te karbon vergisi ödenmeye başlanacak. Yenilenebilir enerji, maliyetine bakılmaksızın desteklenmeli” diye konuştu.

ÇOK HIZLI BÜYÜYECEK

TPI Kompozit EMEA CFO’su Özgür Soysal, şunları söyledi: “Yenilenebilir enerji Türkiye’nin bütün sorunlarına çare olacak bir sektör. AB’de ikiye katlanacak bir talep var. Yenilenebilir enerjide çok hızlı bir büyüme olacak. AB’ye en yakın lokasyon Türkiye, coğrafi konum ve lojistik avantajımız var. Know how olarak çok iyi durumdayız. Kurulumu belli bir seviyede tutarsak, ölçeğe ihtiyacımız var. Firmaların ne gibi teşviklere ihtiyacı var bunu tespit etmeliyiz. Bu işin yapılacağı bir limana ihtiyacımız var, stabil bir pazara ve kuruluma ihtiyacımız var. Bu sektör gençler için de büyük bir fırsat.”

ÖNÜMÜZÜ AÇIN YETER

GENSED Asbaşkanı Tolga Murat Özdemir, “Biz şu anda güneş enerjisi kurulu gücünde 8 bin 500 değilde 20 bin megawatt olsaydık ocak ayında arz sıkıntısı yaşamazdık. Lisanssız güneş enerjisi yatırımlarının da önü açılsın. Türkiye çok önemli bir güneş ülkesi. Mevzuat olarak bizim önümüzü açın. Dünya GES’te bin gigawattı yakaladı, biz yüzde 1’indeyiz. Yenilenebilir enerjide dünyadan aldığımız pay en az yüzde 2 olmalı. 2030’da elektrikli araç sayısının 2.5 milyon olacağı unutulmamalı. Kurulu gücümüz yüzde 30 artmalı” ifadesini kullandı.

HİDROJEN YOL HARİTASI

Teksis İleri Teknolojiler Genel Müdürü Hüseyin Devrim, şu bilgileri paylaştı:  “Hidrojen enerjisi dünyada yeni bir konsept. Kuzey Avrupa ülkeleri ileride. Uzakdoğu’da Japonya ve Kore çok iyi. ABD’de de nispeten iyi. Hidrojen enerjisinde üretim ve tüketimde karbon salınımı olmuyor. Ür-Ge çalışmaları yapıp ürünleri geliştirmemiz gerekiyor. Herkes 15 yıl sonra Almanya’nın ne kadar yeşil hidrojene ihtiyacı olduğunu biliyor. Üretimden dağıtıma kadar bütün herşey planlı. Cumhurbaşkanlığı nezdinde çalışma grubu kuruldu. Bu yıl içerisinde Türkiye hidrojen yol haritasının açıklanmasını bekliyoruz. Yeşil hidrojeni üretmek için yeşil elektriğe ihtiyaç var.”

EN BÜYÜK LİTYUM ÜRETİCİSİ

JESDER Başkanı Ufuk Şentürk, “Türkiye jeotermal enerji üretiminde dünyada dördüncü sırada. 2021’de bin 676 megawatt seviyelerine ulaştık. Santrallerin büyük çoğunluğu Ege’de. İç Anadolu’da Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Seracılıkta topraktan ürünün 7 katını hiçbir enerji harcamadan jeotermalle elde edeceğiz. Santraller için kuyuları açtık. 5 ay turizm yapılıyor, bunların tamamında jeotermal var. Jeotermal enerjiyle 12 ay turizm yapılabilir. Bor madeninden lityum ve jeotermalden lityum elde edilmesi üzerine çalışıyoruz. Çok büyük bir kapasitemiz var.
Dünyadaki lityumun yüzde 35’ini üretip en büyük üretici olabiliriz” dedi.

İlandır

SIRADAKİ HABER