'Teşkilat: Yaşayan bir ülke dizisi'

TRT'in yeni dizisi 'Teşkilat' 7 Mart Pazar akşamı ilk bölümüyle ekranlara geldi. Birinci bölüm reytingleriyle rekor kıran dizi sosyal medyada dünya trendlerinde beşinci olurken, ülkemiz sosyal medya gündeminde de birinci oldu.

09 Mart 2021, Salı 08:44 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Dizinin bu başarısını ve ilk bölümde yaşananları Milliyet gazetesi yazarlarından Sina Koloğlu da köşesine taşıdı. Koloğlu'nun "Teşkilat: Bir yaşayan ülke dizisi" başlıklı yazısı şöyle:


"Orta Doğu coğrafyasının istihbarat dizisini çekmek için elinde yaşanmış en zengin malzemesi olan ülkelerin başında gelir Türkiye. Bunu bir diziye dökecek güçlü bir sektörü de var. ‘Kurtlar Vadisi’ (Özellikle ilk bölümleri) en çarpıcı örnek olarak bir kenara yazıldı. Denemeler oldu. İstenilen izlenme yakalanamadı. ‘Teşkilat’ en son örneği. Reytingler konusunda sorunu olacağını zannetmiyorum. Uzun bir süre birinci gider. ‘Uyanış: Büyük Selçuklu’ izleyen ‘Teşkilat’ı da izlemeye devam edecek.

DERS VERİR GİBİ

DERS VERİR GİBİ

'Hikaye kendisi anlatsa daha güzel olmaz mı?' duygusu oluyor. Serdar (Çağlar Ertuğrul) bir ilişkisi var; Ceren (Ezgi Eyüboğlu). Mete Bey (Mesut Akusta) anlıyor ve “Kimin nesi?” diye soruyor. Serdar güveniyor Ceren’e. Mete Bey; “Bizim işimiz şüphe etmek” diyor. Serdar, Mete Bey’e “Hacer Abla’dan (eşi) şüphe ettiğiniz oldu mu?” diye soruyor. “Gerek yok, iç güvenlik zaten yeterince şüphe ediyor. Ara sıra kontrol ediyorlar hepimizi. Ben dahil.”


Milli İstihbarat Teşkilatı, adı üzerinde orada çalışan her daim kontrol altındadır. İki tecrübeli istihbaratçı bu durumu başka cümlelerle konuşur: “Bu iş bana bir şeyi öğretti; kimseye güvenme” bir başka cümle... İşin doğasında var, bu konuşulmaz bile. Hikayede anlatılacakları, cümlelerle ifade etmek...


AKSİYON NASIL?

AKSİYON NASIL?

Aksiyon sahneleri idare eder. SİHA’ların motorunu üreten mühendisleri taşıyan otobüse saldırı sahnesi etkileyiciydi. Ankara’daki terör saldırılarını hatırlattı birden. ‘Ajit propaganda’ olağan bir durumdur bu tarz dizilerde. Mesele ‘yedirerek’ vermek, çaktırmadan vermek.


‘Bay Pipo/Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı: Hiram Abas’ kitabı aklıma geldi. Kahramanlık zaten karakterin kendisinde ve yaptıklarıyla mevcuttur. Yapılan işin tehlikesi, ne uğruna yapıldığı yine hikayede mevcuttur. İzleyici kendisi, “Vatanı için feda etti” diyebilmelidir. Bu, “Bak ben neler yaptım” cümleleriyle ifade belirleyici başvuru mercii olmamalı.


OYUNCULAR NASIL?

OYUNCULAR NASIL?

Serdar (Çağlar Ertuğrul) karakteri için ev ahalisi, “Romantik komedi dizilerinde oynuyor, bakalım nasıl olacak?” dedi. Hali, tavrı ile bu rolün altından kalkmış intiba verdi. O muzip bakışları da renk katmış hatta rolüne.


Mesut Akusta tam rolünün adamı. Zehra (Deniz Baysal) SİHA’ların düşmana saldırı emrini veriyor; “Ateş!” dediği sahne... Sanki böyle bir ismi olan arkadaşına seslenir gibi...


Bu topraklar her gün her an yazılanların ötesinde gerçekleri yaşıyor. Daha zengin ve derin olabilirdi. Hikayenin kendi içeriği, ikinci bölümden itibaren bu boşluğu doldurur diye bekliyorum.


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER İrem Derici'den Emre Aslan açıklaması