'Tribünlere oynamıyorum'

Son yılların en başarılı komedi oyuncularından Önder Açıkbaş'ın komedi programı 'ÖTV' en beğenilen yapımlardan oldu...

27 Temmuz 2013, Cumartesi 05:00
A A
'Tribünlere oynamıyorum'

Komik tiplemeleriyle vazgeçilmez olan oyuncu ile “Gözümün nuru” dediği programının başarısını, yaşamını, gelecek planlarını konuştuk. Şunu söylemeliyim: Pek çok isimle röportaj yaptım, bu kadar alçak gönüllüsüne rastlamadım...

ESRA KARAYEL

esra.karayel@posta.com.tr

Sizi BKM Mutfak’ta tanıdık. Nasıl keşfedildiniz?

İbrahim Bey ve Kuran’ın Çiçekleri’ adlı Fransız filminde rol almıştım. Yılmaz Erdoğan’ın dikkatini çektim, beni BKM Mutfak’a aldı. Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan, Altan Erkekli... Onları yakından görmek beni çok heyecanlandırıyordu. Ama sonra BKM Mutfak’ta en iyi oldum. Ayrılınca da film ve ÖTV’yi yaptım.

ÖTV çok beğeniliyor. Bu başarının sırrı ne?

Aile gibiyiz, biraz da deliyiz. Hep birlikte çok çalışıyoruz. ÖTV benim gözümün nuru. Her yeni bölümde yeni bir şey katarak devam ediyoruz.

Canlandırdığın farklı tiplemeler nasıl çıkıyor?

Düşünmeyi ve avlanmayı çok seviyorum. Algılarım açık. Yalnız kaldığım her an ÖTV ile ilgili düşünüyorum.

ÖTV’deki ‘Bugün Ne Geysem’de modacı Hakan Akkaya tiplemesi çok ilgi gördü. Tepki aldın mı?

Hakan hem kıyafetleri yolladı hem de “Biraz daha soft yapalım” dedi. O karakter Hakan Akkaya değil, BKM Mutfak’ta canlandırdığım feminen bir çocuk. Hakan çok anlayış gösterdi. Kuddusi’ye aşık

Favori tiplemelerin hangisi? Almancı şarkıcı Prokan’ı, Mazlum Kuzey’i, Akan Takkaya’yı çok seviyorum.

Kuddusi’ye aşığım.

Kuddusi nasıl oldu?

Yıllar önce bir film için Güneydoğu aksanı çalışmıştım. Kuddusi, o aksanla konuşan, hep kandırılan ve canı biraz sıkkın bir adam. Bir gün Kuddusi’ye masal anlattırma fikri geldi. Kuddusi masal anlattı, inanılmaz talep gördü. Hatta şimdi filmini yapmak isteyenler var.

Kuddusi’ye olumsuz tepki de geldi ama.

Herhangi bir etnik kökene dayandırarak şaka yapmadık. Güneydoğu insanının ne kadar temiz, yardımsever olduğunu bilirim. Kuddusi de zaten kazık yediği için kızıp küfrediyor. On binler severken birkaç eleştiriyi bile dikkate alırım. Bence onlar da sevmeyi denesinler.

Seninle çalışmak zor mu? Öfkeli misin?

Damarıma basılınca deliriyorum bazen ama on dakika sonra bir şey kalmıyor.

Dışarıdaki ilgiden memnun musun?

Mutlu oluyorum.

Yaratıcılığını beslemek için ne yapıyorsun?

Tamamen refleks. Kendimi canlı tutmak için sıkıntıdan uzak durmalıyım. Bu ülke bana çok şey verdi, o yüzden çalışmam lazım.

‘Tribünlere oynamıyorum’

Duygu durumun nasıl? İnişli çıkışlı mı?

Ya çok mutluyumdur ya mutsuzluktan ölüyorumdur. Ya çok severim ya nefret ederim. Arada olduğum bir zaman yok. Hisleri uçlarda yaşayan bir insanım.

Halk adamı imajı veriyorsun. Doğru mu?

Tribünlere oynamıyorum. Bütün sevenlerimle sohbet etmeyi çok isterim.

Pahalı arabalara karşı olduğunu biliyorum. Sen hiç kullanmadın mı pahalısını?

Kullandım. 2. lig futbolcusu nasıl 1. lige çıkınca kendine Porsche, BMW alırsa, ben de lig atlayınca kendime pahalı bir araba aldım. Sonra anladım ki arabayla otobüsün yanından geçerken utanıyorum.

Şu an kullandığım araba için “Sana yakışmıyor, ünlüsün, git bir tane pahalı araba al” diyorlar. Pahalı arabaları kullanmak bence günah.

‘Evlilik çok sağlıklı bir şey’

Sevgilin var mı?

Var. Ama konuşmam. Onu korumakla görevli olan benim.

Geçmişte çapkındın.

O dönemde sorumluluğum yoktu. Sorumluluğu olmayan erkek bazen hatalar yapabilir. Ama büyüyünce beklentiler değişiyor. Sade ve zeki birini aradığını fark ediyorsun.

Evlilik?..

Evlenmemek, erkeğin rüyası. Ama 45-50 yaşlarına gelip treni kaçırmak, çocuk sahibi olmanın tadını çıkaramamak durumları sizi mecbur ediyor. Öte yandan evlilik iyi de bir şey.

Bir kere hijyenik, ruhsal sağlık açısından iyi. ‘Çok kadın hiç kadın’ cümlesine inanıyorum. Çok kadın insana bahar havası yaşatmıyor. Düzenli bir hayat kadar iyisi yok.

(20.07.2013 tarihli Cumartesi Postası ekinden alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Denizde aşka geldiler