Türkiye'nin aldatma istatistiği açıklandı!

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Türkiye’de yaşayan çiftlerin aldatma istatistiğini ortaya koydu! Meğer erkeklerin yüzde 58’i…  

16 Ağustos 2017, Çarşamba 14:11
A A

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) verilerine göre Türkiye’de erkeklerin yaklaşık yüzde 58’i, kadınların ise yaklaşık yüzde 40’ı evlilik süresince en az bir kere evlilik dışı ilişki yaşıyor.  

CİSED Genel Başkanı Psikoterapist Cem Keçe aldatma rakamlarının aslında daha yüksek olduğunu, fakat araştırma sonuçlarına yansımadığını söylüyor ve bunun nedenini şöyle açıklıyor:  

“Üzülerek söylüyorum, aldatan ve aldatılan bir toplum haline geliyoruz. Partnere yalan söyleme, söz verip tutmama, bir başkasıyla daha yakın olma, karar alırken başkasının sözlerine değer verme gibi eylemlerin psikolojik olarak aldatmadan bir farkı yok. Ayrıca erkeklerin bir kısmı evlilik dışı bir partnerle sadece bir kere yaşanılan cinsel ilişkiyi aldatma olarak görmüyor. Kadınların bir kısmı ise cinsellik olmayan bir evlilik dışı ilişkiyi aldatma olarak kabul etmek istemiyor... Toplumumuzda erkeklerin genelinde sadakatsizlik, evlilik ile eşzamanlı sürdürülen bir başka ilişki olarak algılanıyor. Sadakatsizliği seks öncesi evrede bırakma eğiliminde olan kadınlar ise gizli bir yemeği, duygusal yazışmaları, öpüşme ve sarılmaları aldatma olarak adlandırmayarak vicdanını rahatlatmak istiyor.”  

Toplumun aldatma tanımını kendi menfaatleri doğrultusunda çarpıttığını belirten Keçe, aldatmanın tam tanımını şöyle yapıyor:   “Aldatma; mevcut eşin/partnerin bilgisi veya izni veya rızası olmadan üçüncü bir kişi veya kişilerle bir veya birden fazla yaşanan duygusal ve/veya cinsel ilişkidir.”  

Toplumun bazı bahanelere sığınarak sadakatsizliği kabul edilebilir göstermeye çalıştığını belirten Keçe, “Her aldatma birbirinin aynı olmasa da hiçbir bahane aldatmayı kabul edilebilir kılmaz; fakat arkasındaki motivasyona göre bazıları affedilebiliyor.” diyor ve aldatma türlerini şöyle sıralıyor...  

Bu tür sadakatsizlik, çoğunlukla erkeklere özgü olmakla birlikte son yıllarda kadınlarda da sıklıkla görülüyor. Bu aldatma türünün altında cinsel arzuların doyurulmasından başka bir neden yatmıyor.  

Bu tür ilişkiye; çeşitli sebeplerle eşi ile cinsel ilişkiye giremeyenler ya da cinsel doyuma ulaşamayanlar, fantezilerini eşine açıklamaya çekinenler, fantezileri eşi tarafından kabul edilmeyenler, eşine yüklediği anlamdan dolayı eşini fantezilerine ortak etmek istemeyenler başvuruyor. Bu şekilde sadakatsizlik yapanlar evliliklerini bitirmeyi düşünmezler ve bu ilişkileri bir tür ihtiyaç giderme olarak görürler.  

Seks veya tutku bağımlıları farklı partnerlerle, farklı deneyimler yaşama zorunluluğu hisseder. İlişkiye girilen partner sayısı, denenen pozisyon sayısı, gerçekleştirilen fantezi sayısı bu kişiler için çok önemlidir. Adeta ellerinde sekse dair yapılacaklar listesi vardır. Mevcut eşlerinin bu sadakatsizlikte hiçbir payı, eksikliği veya hatası yoktur. Toplumun “zampara” olarak bahsettiği bu kişilerin bir kişiye sadık kalmaları mümkün değildir ve bağımlılıklarının mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Alkol alınan bir ortam, eşin olmadığı bir parti, şehir dışındaki bir iş toplantısı gibi eşin varlığından bedenen uzaklaşılan bir yer ve zamanda aynı kişi ile bir daha olmamak üzere bir kereliğine yaşanan cinsellik içerikli bir aldatma türüdür.  

Duygusal bağdan yoksun olan bu aldatma türü genellikle “bir kaçamak” olarak görülür ve önemsizleştirilir. Bu şekilde eşine ihanet edenler genellikle evliliklerinden memnundurlar, eşlerini severler ve terk etmeyi kesinlikle düşünmezler. Eşlerine ve evliliklerine çok fazla güvendikleri ve empati kurma yetenekleri olmadığı için her fırsattan istifade ederler.  

Bazen eşlerden biri diğerine olan bağlılığını yitirir ve evliliği bitirmek ister, fakat bunu ne eşine söyleyebilir ne de boşandıktan sonra yalnız kalma fikrine tahammül edebilir. Bu sadakatsizlikte dilin söyleyemediğini beden belli eder. Kişi yeni bir ilişkiye başlayarak başka bir dala tutunmuş olur, böylece kendi psikolojik güvenliğini sağlar ve kendini boşanmaya hazırlar. Eşinden de uzaklaşacağı için eşini de boşanma evresine hazırlamış olur.  

Bu tür bir aldatma ilişkisinde aldatma partnerinin pek bir önemi olmadığı gibi bu kişiye duyulan duygular da hiç güçlü değildir. Bu kişi daha çok destek kuvvet gibidir. Kişiyi bu aldatma türüne yönlendiren temel etken, mevcut ilk eşten ayrılma isteğidir.        

Bu tür sadakatsizliklerde evlilik eşi ve aldatma partneri ile ilişki eşzamanlı olarak sürdürülür. Cinsel yönü gibi duygusal yönü de çok güçlü olur bu aldatma ilişkisinin. Aldatan kişi eşine ve diğer partnerine karşı farklı sorumluluklar hisseder. Genellikle bu iki kişi farklı özelliklere sahiptir ve birbirlerini tamamlıyor gibidirler. İkisinden alınan mutluluk farklıdır. Bu yüzden aldatan kişi ne eşinden boşanabilir ne de yeni ilişkiyi sonlandırabilir.  

Aldatma partneri boşanması için ısrar edecek olsa bile eşinden boşanmayı düşünemez. Biri sağ eli, diğeri sol eli gibidir; ikisinden de vazgeçmek istemez. Biri hayatından çıkacak olsa dengesi bozulur. Bitmesini istemediği evliliğini sürdürebilmek için diğer partnere ihtiyaç duyar. Bu tarz terazi tipi ilişki üçgenlerinde genellikle eş huzur ve sevgi açlığının giderildiği, aldatma partneri ise aşk ve tutkunun yaşandığı kişidir.    

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Kısa saç modellerini bakın nasıl taşıyorlar...