Unutulmaz 10 aşk romanı

Edebiyatın en sık anlattığı konuların başında aşk geliyor. Yüzyıllar boyunca destansı aşkları anlatan kitaplar yayınlandı. 14 Şubat sevgililer günü vesilesiyle büyük aşkları anlatan romanlardan on tanesini hatırlatalım dedik.

14 Şubat 2020, Cuma 15:46 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Anna Karanina - Lev Tolstoy

Anna Karanina - Lev Tolstoy

Lev Tolstoy’un bu unutulmaz romanı “Anna Karanina”da trajedi bir trenle başlar ve bir trenle biter. O tren aristokrasinin v eher şeyi ezip geçen toplumsal ahlakın kendisidir. Anna Karenina’yı aşılması güç bir zirve yapan da karamsarlığı değil somut durumu olduğu gibi ortaya koymaktaki ustalığıdır: Aşk içinde büyüdüğü toprağın meyvesi, onu aynasıdır. Onu bir trajediye dönüşmekten ancak Levin’in altından kalbi, altından ahlakı ve altından inadı kurtarabilir. 

Evrim Kaya

Huzur - Ahmet Hamdi Tanpınar

Huzur - Ahmet Hamdi Tanpınar

“Huzur”u okumak gerekir, zira Türkçeyi mükemmel kullanan bir yazar kaleme almıştır onu. Okumalıyız çünkü fonuna İstanbul’u alıp, aşk ve varoluş üzerine hali pür-melal’imizi gösterir bize… “Huzur” romanının ana temalarının başında Mümtaz’la Nuran arasında yaşanan aşk ilişkisi gelmektedir. Oysa bir aşk romanı olmanın yanında felsefi, metafizik ve psikolojik problemlerin derinlemesine yaşandığı bir eserdir. İnsanlığın en temel meseleleri, aşk ve ölümü, bir arayış ve kıvranış halinde yaşamış, bir türlü huzura kavuşamamıştır.

Turgut Yüksel

Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk

Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk

“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi?” diye başlar “Masumiyet Müzesi”. İsminin beni bu kadar çarptığı başka bir kitap var mı, emin değilim. Kahramanlarımız Füsun ve Kemal’in insan ruhuna derin sıkıntılar bahşeden aşkını okuduğunuz kitabı ve oradaki aşkı öyle gerçekçi buluyorum ki, Kemal’in, tam 1593 gece, Çukurcuma’ya Füsun’u görmeye akşam yemeğine gittiği sayfalarda o masanın kenarında oturuyor gibi hissetmiştim. Bir masaldan daha gerçek, bir masal kadar sihirlidir Masumiyet Müzesi, insana mutlu anlarını fark ettirir.

Sinem Dönmez

Lolita - Vladimir Nabokov

Lolita - Vladimir Nabokov

Orta yaşlı bir erkeğin 12 yaşında genç bir kıza duyduğu saplantılı aşkı anlatan Lolita, Nabokov’un on yaşındayken yaşadığı aşk üzerine kurguladığı bir roman. Aslında daha önce yine benzer bir aşkı anlattığı “Laughter in the Dark” ve kendisinin ‘’Lolita öncesi’’ olarak tanımladığı “The Enchanter”den sonraki üçüncü durak Lolita. Alışıldık aşk hikayelerinden bambaşka bir yerde duran romanın kahramanını ‘sapkın’ olarak değerlendirmeden önce, mizahına da çok güvendiğimiz Nabokov’a kulak vermekte fayda var: ‘’Lolita’yı okumaya karar verdiğinde, lütfen onun son derece ahlaki bir kitap olduğunu unutma.’’

Gökçe Gökçeer

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami

İmkansızın Şarkısı - Haruki Murakami

Müzikle eşleştirdiğimiz anılarımızın ‘ansızın karşımıza çıkma’ gibi bir huyu var. Duyduğunuz bir şarkı durduk yere sizi çok eskilere, çok vurucu anılara götürüyor. Murakami’yi dünyaya tanıtan İmkânsızın Şarkısı’nda da kahramanımız The Beatles’ın klasiği Norwegian Wood şarkısını duyunca eskilere gidiyor. Bizi de peşinden sürüklüyor. Bugün siz de ister kendi Norwegian Wood’unuzu dinler ve –ne çıkacağı belli olmayan- hatıralara dalabilirsiniz, ya da bu harika kitabı okuyabilirsiniz. Karar sizin…

Burak Kuru

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali

İlk olarak 1943’te yayımlanan “Kürk Mantolu Madonna”nın dili sandıklarda gün ışığını bekleyen danteller gibi ciddiyetli ve narin, söz ettiği meseleler ise neon tabelalarla her bir ana caddeye asılacak kadar şimdiye ait. Zamansız. Baş döndürücü. Henüz okumamış olanlar için kapağı açılmaya hazır bir mücevher kutusu… 25 Şubat Sabahattin Ali’nin doğum günü, iyi ki doğmuş, iyi ki yazmış. Neden en hayran olduklarımız, genellikle neşeden yana en kısmetsiz ve hayattan en hak etmedikleri şekilde çekip gitmek zorunda kalanlar? Vasatın sırnaşık ateşi karartmak zorunda mı tüm yıldızları?

Sevim Gözay

Kolera Günlerinde Aşk - Gabriel Garcia Marquez

Kolera Günlerinde Aşk - Gabriel Garcia Marquez

Aslında bu salt bir aşk hikayesi değil. Sevdiği kadına kavuşmak için yarım yüzyıl bekleyen bir adamın çektiği acının hikayesi de değil. Kıskançlık, takıntı, intikam, merhamet ve arzu üzerine bir hikaye. Kendisini aşk gibi gösteren ya da bilfiil aşkın içinde olan alışkanlıklar, hareketler üzerine bir şeyler. Aslında şöyle de desek olur: Bu kitap hem aşk hem de aşk hariç her şey üzerine ve anlattığı her şey muhteşem bir dille anlatıyor.

Mehmet İren

Aşk ve Gurur - Jane Austen

Aşk ve Gurur - Jane Austen

Onlarca romantik komedi filminin ilham kaynağı… Midede kelebekler uçuşturan, okuyanı ergenliğinde yaşadığı ilk aşka götüren kitap… Jane Austen’ın 1813’de yayınlanan romanı, gururlu bir kadın ve önyargılı bir adam arasında filizlenen aşkı anlatır. 200 yıldan uzun süre önce yayınlanan roman, aşk konusunda o kadar kadim bir hikaye anlatır ki, “Aşk ve Gurur” bilebildiğimiz tüm zamanlara uyarlanabilir. Ne eskir, ne eksilir…

Meryem Gültabak

Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang Von Goethe

Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang Von Goethe

Werther çiçeği burnunda hukuk öğrencisidir ve Lotte’ye olan duygu dolu aşkın tılsımı saklıdır sayfalarda. O kişi belki de Goethe’nin bizzat kendisidir, mektup biçiminde yazılan ve yayımlandıktan sonra intiharlara neden olduğu rivayeti kulaktan kulağa yayılan bir yaman aşk romanıdır “Genç Werther’in Acıları”. Yaşamak isteyip de sakındığımız bir dünyanın saklı kapılarını aralar Goethe.

C. Hakkı Zariç

Bir Gün Tek Başına - Vedat Türkali

Bir Gün Tek Başına - Vedat Türkali

“Bir Gün Tek Başına”, yalnızca 60 darbesi döneminin bir panoraması değildir. Bir dönem devrimci mücadeleye katılmış ama çabucak yılgınlığa düşmüş Kenan’ın hayata tutunma mücadelesidir bir yandan. Eski günlerini unutmuş, çevresinden uzaklaşmış Kenan’ın devrimci Günsel ile tanışması ve içindeki çürümeye karşı bir direnme umudu yaratacaktır. Günsel’in heyacanı ve geleceğe dair umutları ile Kenan’ın yılgınlığı ve geçmişe dair karamsarlığı arasında salınan roman, Türk edebiyatının başyapıtları arasında yer alır aynı zamanda. “Bir Gün Tek Başına”, kayıp giden geçmiş ve yaklaşmakta olan geleceğe dair bir romandır aynı zamanda.

Şenay Aydemir

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Rahmi M. Koç Müzesi’nde ‘tuhaf objeler’le geçmişe yolculuk