Ayıplı aracı kullanamamaktan ötürü kiralanan aracın bedeli

15 Kasım 2016, Salı 16:00
AA
Soru: Sıfır aldığım araç ayıplı açıktı. Aracın serviste tamiri olmadığı için, bedel iadesi istedim. Fakat bu esnada, başka bir aracı hemen alacak gücüm olmadığı için ve  günlük işlerimi idare etmek için mecburen başka bir araç kiraladım. Şimdi kiraladığım aracın kira bedelini ben mi ödemek zorundayım? Sonuçta bu bedel satıcının beni uğratmış olduğu mağduriyet sebebiyle bana verdiği zarardır. Dolayısıyla, kiralama bedellerini de satıcıdan talep edemez miyim?

Cevap: Değerli okuyucum, kira bedeli faturanızı saklayınız. Elbette satıcı, Türk Borçlar Kanunu 229/3 hükmü gereğince, ayıplı mal satmasından dolayı doğrudan uğramış olduğunuz zararları da karşılamak zorundadır. Ayrıca satıcı, yine Türk Borçlar Kanunu 229. maddesine göre, “Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.” Bu noktada, hem araç bedelinizi hem de günlük işlerini takip edebilmek için kiralamak zorunda olduğunuz aracın kiralama bedelini talep eden bir dilekçe ile davanızı açabilirsiniz.
 
Benzer olayı içeren ve güncelliğini koruyan Yargıtay kararını aşağıda aynen veriyorum; iyi okumalar…
 
YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2008/9676 K. 2009/6001 T. 4.5.2009**(6502 Sayılı Kanun Kapsamında OTOMOTİV HUKUKU, Eylül 2015, s.343)

“Ayıplı aracı kullanamamaktan ötürü günlük işleri idare etmek adına kiralanan aracın kira bedeli satıcıdan talep edilebilir.”

ÖZET : Uyuşmazlık davacı alıcının ayıplı araç satışı nedeniyle, günlük işlerini yapmak için kiralamak zorunda kaldığı araç bedellerinin talep edilip edilemeyeceği hakkındadır. TKHK’nun 30. maddesi bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanacağını öngörmüştür. BK. 202 maddesi yollamasıyla BK.'nun 205. maddesinin 2. fıkrası; “... Satıcı, bunlardan malda alıcıya ayıplı mal teslim etmesinden doğrudan doğruya tevellüt etmiş olan zararı da ayrıca tazmin etmeye mecburdur.”, 3. fıkrası ... Satıcı kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer her türlü zararlarını tazmin etmeye mecburdur.” düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı hiçbir kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan davacı zararından sorumludur. Davalılar, toplanan delillerle kusurlu olmadıklarını kanıtlayamadıklarından tüketicinin ihtiyacını karşılamak için araç kiralamak zorunda kalmasından doğan zararı da karşılamakla yükümlüdür. (Tüketicinin Korunması Hukuku Prof. Aydın Zevkliler-Arş. Görevlisi Murat Aydoğan 2004 Baskı sayfa 133.) Bu bağlamda davacı aracın ayıplı olması ve kullanamaması nedeniyle uğradığı zararı isteyebilir.
DAVA ve KARAR: Davacı, davalıdan aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesi gereği sözleşmeden döndüğünü bu konuda açtığı davanın lehine sonuçlandığını, ayıplı aracı kullanmadığı için araç kiralamak zorunda kaldığını belirterek uğradığı zarar karşılığı 10.800,00 YTL. nin reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, kendilerinden araç tahsisi için talepte bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında araç satışına ilişkin sözleşme yapıldığı, aracın ayıplı olması nedeniyle davacı alıcının 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi gereğince sözleşmeden dönerek, satış bedelinin iadesini istediği, bu konuda açılan davada, Ankara 2. Tüketici Mahkemesinin 2006/665-2007/106 sayılı dava dosyasında; aracın ayıplı olması nedeniyle bedel iadesine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, bu hususlar mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık davacı alıcının ayıplı araç satışı nedeniyle, günlük işlerini yapmak için kiralamak zorunda kaldığı araç bedellerinin talep edilip edilemeyeceği hakkındadır.
Mahkemece, davacı alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesine rağmen kendisine araç tahsisi için talepte bulunması gerektiği, davacının bu konuda talepte bulunduğunu kanıtlayamadığı, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, sözleşmeden dönen tarafın müspet zarar kapsamında olan araç yoksunluk tazminatı istemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4077 sayılı Yasanın 4/2 maddesi ayıplı malın neden olduğu zararlardan satıcıyı sorumlu tutmuştur. Aynı Yasanın 30. maddesi bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanacağını öngörmüştür. BK. 202 maddesi yollamasıyla BK.'nun 205. maddesinin 2. fıkrası; “... Satıcı, bunlardan malda alıcıya ayıplı mal teslim etmesinden doğrudan doğruya tevellüt etmiş olan zararı da ayrıca tazmin etmeye mecburdur.”, 3. fıkrası ... Satıcı kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer her türlü zararlarını tazmin etmeye mecburdur.” düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalı hiçbir kusuru olmadığını kanıtlamadıkça oluşan davacı zararından sorumludur. Davalılar, toplanan delillerle kusurlu olmadıklarını kanıtlayamadıklarından tüketicinin ihtiyacını karşılamak için araç kiralamak zorunda kalmasından doğan zararı da karşılamakla yükümlüdür. ( Tüketicinin Korunması Hukuku Prof. Aydın Zevkliler-Arş. Görevlisi Murat Aydoğan 2004 Baskı sayfa 133. )Bu bağlamda davacı aracın ayıplı olması ve kullanamaması nedeniyle uğradığı zararı isteyebilir. Mahkemece, öncelikle davacıdan araç yoksunluğu nedeniyle yapmak zorunda kaldığı masraflara ilişkin delilleri sorulup, toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davacı lehine BOZULMASINA, 04.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

6. TÜKETİCİ HUKUKU KONGRESİ’NE DOĞRU SON 1 GÜN!

Tüketici Hukuku Enstitüsü önderliğinde her sene geleneksel olarak yapılagelen ve bu sene altıncısının düzenleneceği 6. Tüketici Hukuku Kongresi 17-18-19 Kasım 2016 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecektir.
12 bankaya karşı 3 kat tazminat davası konusu için ayrı bir oturum ve dört sunum açılan kongrede, bankacılık ve finans, tıp ve ilaç, inşaat, reklam, e-ticaret, sigortacılık, enerji, gıda, elektronik mallar, otomotiv, simsarlık sektörleri ile avukatlık ücret sözleşmeleri ve tüketici yargılaması konuları ayrı ayrı incelenecektir.
Her sene olduğu gibi bu sene de tüketici hukukunun bütün taraflarının bir araya geleceği kongrede, Hâkimler, Akademisyenler, Bürokratlar, Özel Sektör Temsilcileri ve Hukukçuların oluşturacağı yaklaşık 1000 kişi, tüketici hukukunun denge merkezlerini keşfetmeye ve tüketicilerin ekonomik hayatlarına yön vermeye çalışacaklardır.
Sektörün ve tüketicilerin kalbi, tüketici hukukunun gelişmesine katkıda bulunan ve tüketici hukukuna saygılı olan çeşitli kuruluşların desteklediği bu kongrede atacaktır. Katılanlara, katılım sertifikası, kongre dokümanları ve kongre kitabı hediye edilecektir. Detaylar kongre resmi web sitesi olan www.tuketicihukukukongresi.com adresinde.
 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.