Banu Şen

06 Temmuz 2026, Pazartesi 15:57

Açıkhava sınıfına dönüşen kentler

Yaz tatili, çocuklar için yalnızca dinlenme değil, yaşadıkları şehri farklı yönleriyle keşfetme fırsatı da sunuyor. Bilimden sanata, doğadan spora uzanan etkinlikler; çocukların yeni deneyimler kazanmasına, merak duygularını geliştirmesine ve öğrenmeyi günlük yaşamın bir parçası haline getirmesine katkı sağlıyor. Müzeler, bilim merkezleri, akvaryumlar, parklar ve kültür-sanat alanları, yaz boyunca ailelerin en çok tercih ettiği keşif durakları arasında yer alıyor. Uygulamalı atölyeler ve interaktif etkinlikler sayesinde çocuklar hem eğleniyor hem de araştıran, sorgulayan ve üreten bireyler olma yolunda yeni deneyimler kazanıyor. Şehirlerin sunduğu bu zengin yaşam alanları, yaz tatilini yalnızca geçirilen bir zaman dilimi olmaktan çıkarıp çocuklar için keşif dolu bir yolculuğa dönüştürüyor. Böylece kent, her yaştan çocuğun öğrenebildiği, deneyimleyebildiği ve yeni anılar biriktirebildiği büyük bir açık hava sınıfına dönüşüyor

ÜCRETSİZGELİŞİM

Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB), tatilde çocuklar ve gençlere yönelik 81 ilde GSB Yaz Gençlik Kampları, Yaz Spor Okulları, Gençlik Merkezleri Yaz Akademileri, Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesi, Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı ile Deneyap Teknoloji Atölyeleri başta olmak üzere çok sayıda ücretsiz program yürütüyor. Bunun yanı sıra gençlik merkezlerinde kültür-sanat atölyeleri, gönüllülük faaliyetleri, doğa ve macera etkinlikleri ile teknoloji ve kodlama eğitimleri de düzenleniyor. Türkiye genelindeki Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri koordinasyonunda gerçekleştirilen bu çalışmalarla çocuklar ve gençlerin yaz tatilini spor, bilim, teknoloji, sanat ve sosyal faaliyetlerle değerlendirerek yeni beceriler kazanmaları, fiziksel ve kişisel gelişimlerini desteklemeleri amaçlanıyor.

BİRBİRİNDEN FARKLI YÜZLERCE ETKİNLİK

Eğitim, kültür, sanat ve sporu bir araya getiren kapsamlı yaz programını başlattıklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Ahmet Piriştina Kent Arşiv Müzesi’nde 1 Eylül’e kadar sürecek 8-12 yaş grubuna yönelik ücretsiz “Kent Tarihi ve Kültürü Yaz Atölyeleri”, 13 Temmuz-28 Ağustos arasında Bayraklı, Karşıyaka, Karabağlar, Buca ve Konak’taki merkezlerde ücretsiz “Yaz Okulu Programı”, “Sınav Destek Merkezleri Yaz Okulu Programı” düzenlenecek. “Liseli Gençler Müzede Geziyor” yeni dönemde devam ederken, 28 Ağustos’a kadar sürecek Yaz Spor Okulları’nda birçok branşın yanı sıra bu yıl ilk kez bisiklet eğitimi de verilecek. Programların tamamı ücretsiz olarak tüm çocuk ve gençlerin katılımına açık olacak” şeklinde konuşuyor

YETENEKLER YAZIN GELİŞİYOR

Her yaştan vatandaşı ‘Yaz Dönemi Etkinlikleri’ ile buluşturacaklarını belirten Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, şu bilgileri veriyor: “35 farklı branş arasında; yoga, keman, badminton, bale, yüzme, judo, tenis, satranç, İngilizce, okçuluk, basketbol, futbol, çocuk zumba, voleybol, pilates, piyano, jimnastik, resim, okuma, akıl oyunları, gitar, eskrim, öğrenci ve yetişkin ritim, deney, masa tenisi, sanatsal tasarım, okuyorumanlıyorum, öğrenci ve yetişkin bağlama, mental aritmetik, yaratıcı yazma ve şiir kulübü yer alıyor

29 Haziran 2026, Pazartesi 07:00

Tarihin izinde Anadolu’nun parlayan yıldızı Selçuklu

Anadolu’nun kadim şehirlerinden Konya, yüzyıllardır medeniyetlerin buluşma noktası olmayı sürdürüyor. Bu köklü mirasın en önemli temsilcilerinden biri olan Selçuklu ilçesi ise tarihi zenginlikleri, güçlü ekonomisi, modern şehir yapısı ve turistik değerleriyle dikkat çekiyor. Asırlar boyunca bilim, sanat ve kültürün merkezi olan ilçedeki tarihi yapılar, Selçuklu medeniyetinin mimari zarafetini ve kültürel zenginliğini günümüze taşıyor. Selçuklu, tarih turizminin yanı sıra bilim ve doğa turizmi açısından da önemli destinasyonlara ev sahipliği yapıyor. Selçuklu, Konya’nın ekonomik gelişiminde önemli bir rol üstleniyor. İlçe; sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde gösterdiği performansla yatırımcıların ilgisini çekiyor. Geçmişin ihtişamını geleceğin vizyonuyla birleştiren Selçuklu’da hayata geçirilen projeleri Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ile konuşuyoruz.

GEVALE KALESİ TURİZME KAZANDIRILIYOR

“Farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi Gevale Kalesi’nde çalışmalar tamamlandıktan sonra şehrin turizmine önemli bir destinasyon kazandırılmış olacağız” diyen Başkan Ahmet Pekyatırmacı, şu bilgileri veriyor: “Konya’ya hakim konumdaki Takkeli Dağın zirvesinde yaklaşık bin 700 metrede yer alan Gevale Kalesi, Selçuklu’nun tarihi miraslarından ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Turizm açısından büyük potansiyele sahip Gevale Kalesi’nde çalışmalarla bugüne kadar önemli bulgulara ulaşıldı. Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Karamanoğulları ve Osmanlı’ya kadar binlerce yıldır birçok medeniyetin izlerini taşıyan tarihi dağda titizlikle yürütülen çalışmalar büyük önem taşıyor.”

TARİHİ SARNIÇLARDA ÇALIŞMA TAMAMLANDI

Gevale Kalesi’ndeki 3. etap restorasyon çalışmaları kapsamında, 100’ün üzerinde sarnıcın konservasyon ve restorasyonu projelerine uygun olarak tamamlandığını belirten Başkan Pekyatırmacı, “Surların mikro enjeksiyon sağlamlaştırması ve konservasyonunu yapan ekipler diğer mesken kalıntılarının da sağlamlaştırma, konservasyon ve restorasyon uygulamalarında sona yaklaştı. Ayrıca, yürüme yolları, dehlizler, hamam ve ibadet mekanlarının da restorasyonu tamamlandı” diyor

İLK ‘SIFIR 2. EL PAZARINA ATIK BELGESİ’NİN SAHİBİ

Çevre ve sıfır atık alanındaki çalışmalarıyla sürdürülebilir bir gelecek için önemli adımlar atmayı sürdürdüklerini dile getiren Başkan Pekyatırmacı, “Evlerinde atıkları ayırarak Atık Kumbaram noktalarına getiren vatandaşların atık ücretleri Atık Kumbaram kartlarına yükleniyor. Biriken TL’ler anlaşmalı marketlerde veya üye işlerinde harcanabiliyor. Kartlara 2 milyon 660 bin TL yüklenirken 2 bin 200 ton kazanılabilir atık toplandı. Türkiye’nin ilk sıfır atık belgesine sahip belediyesi unvanını sahip belediyemiz ‘Sıfır Atık Zirvesi ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görüldü. Anlamlı ödülü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin elinden aldık” diyor

28 Haziran 2026, Pazar 07:00

Anadolu'nun kadim şehirleri

Pazartesi günleri yayınlanan başarı hikayelerini anlattığım Bereketli Şehirler sayfam vesile oldu. Ve ben 5 yıldan fazladır adım adım tüm Anadolu’yu geziyorum. Türkiye’nin en batısından en doğusuna, güneyinden kuzeyine gitmediğimiz bölge kalmadı. Gidemediğimiz ve hala gitmek istediğim birkaç şehir ve ilçe dışında diye de eklemeliyim. Elbette her şehrin ayrı bir güzelliği, öne çıkan farklı özellikleri var. Ama hepsinin ortak noktalarına baktığımda son yıllarda gastronomi, agro turizm, kültür, doğa ve tarihin ön plana çıktığını gördüm.

YAZMAKLA SAYMAKLA BİTMEZ

Örneğin Urfa’da Göbeklitepe, Karahantepe gibi tarihin sıfır noktalarını ziyaret edip, eşsiz mutfağını keşfetmek, Gaziantep’te gastronomi yanında tarihi güzelliklerinin de arasında kaybolmak, Giresun ve Ordu’ya fındık mevsiminde gidip bölgenin coğrafi ve tarihi güzelliklerini seyre dalmak, Ege’de sadece deniz turizmi değil güzelim mutfağının da tadına varmak, zeytin hasadının bereketini yaşamak, Denizli’de antik kent Laodikya’nın gün yüzüne çıkan tarihi eserlerini gezmek, balonla Pamukkale’yi gökyüzünden izlemek, Diyarbakır’da, Mardin’de zamanı unutmak… Düzce gibi geldiği noktayı şaşırtan şehirlerle karşılaşmak… Bodrum’un Çeşme’nin sadece eğlence ve deniz turizmi dışında; tarımı ve farklı turizm seçeneklerini yaşamak… Saymakla bitmeyecek deneyim, sayfalar dolusu hikaye demek benim için. Elbette saydıklarımdan ibaret değil… Kayseri’de yeni bir Kapadokya olmaya aday Soğanlı Vadisi ve kentin mutfağı, Bursa’da doğal güzelliklerin yanında parlayan saray mutfağı ve ilçeleri, Balıkesir’in peynirinden engin deniz kültürüne kadar uzanan sofrası, Adana’nın Hatay’ın mutfak kültürü, tarihi. Çorum’un tarihi dokusu ve enfes lezzetleri… Konya’nın ruha huzur veren havasının yanında bir defada gezilemeyecek kadar çok eserleri, Kocaeli’nin doğası, Bergama’nın zamanı unutturması…

HER BİRİ YILDIZ OLMAYA ADAY

Aslında ülkemizin her bir şehri, ilçesi, beldesi bu özellikleriyle ayrı dünya yıldızı olmaya aday. Bunu son zamanlarda özellikle de deniz kum güneş dışındaki alternatif turizm çeşitliliği önem kazandığında daha da anladık. Ülkemizin her bölgesi turizm merkezi olabilecek kapasiteye sahip. Biz gazeteciler bazen sadece kendi bölgemize ve kendi uzmanlık konumuza odaklanıyoruz. Biraz bu alandan çıkmak benim de ufkumu açtı. Anadolu’nun kadim şehirleri, bereketli toprakları ve güzel insanlarıyla buluşmak, bu hikayeleri okuyuculara aktarmak mesleğimin en keyifli tarafı oldu.

22 Haziran 2026, Pazartesi 07:00

Kruvaziyerden Guletlere Ege’de mavi turizm

Türkiye deniz turizmi; zengin kıyıları, elverişli iklimi ve gelişmiş altyapısıyla Mavi Yolculuk (yat turizmi), kruvaziyer seyahatleri, su sporları (dalış, rüzgar sörfü) ve standart kıyı (deniz-kum-güneş) turizmi olmak üzere başlıca dört ana kategoride yoğunlaşmakta.

Türkiye turizminin yüzde 20’si deniz turizmi oluşturuyor. Deniz turizmine en elverişli bölge ise Ege! Ege’de bütün sokaklar, yollar denize açılıyor… Ticaret de sanayi de gastronomi de günlük hayat da denizle şekilleniyor. Denizcilik ruhu Ege’nin denize kıyısı olan şehirlerine öyle işlemiş ki! Deniz bu şehirlerde yaşayanların adeta genlerinde var… Sofraların bereketi denizden geliyor. Ticareti, turizmi ile ekonomileri denizle şekilleniyor. Sanata, yaşam felsefesine deniz damgasını vuruyor… Türkiye, deniz turizminde son yılların en hareketli dönemlerinden birini yaşıyor. Kruvaziyer turizmindeki rekorlar, kapıda vize uygulamasıyla artan Yunan adaları seferleri, mavi yolculuk rotalarına yönelik talep ve marina yatırımları, sektörün büyümesini destekleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Ege ve Akdeniz kıyılarında yaşanan hareketlilik, deniz turizminin yalnızca kruvaziyer gemilerinden ibaret olmadığını da ortaya koyuyor. Guletler, tırhandiller, günübirlik gezi tekneleri, yat turizmi, marinalar, dalış merkezleri ve su sporları işletmeleriyle birlikte deniz turizmi çok yönlü bir ekonomik ekosisteme dönüşüyor.

DENİZ TURİZMİ VE KÜLTÜRÜ DENİNCE BODRUM

Türkiye’de deniz turizmi denildiğinde ilk akla gelenlerin başında Bodrum bulunuyor. Kent, kruvaziyer turizmi, marina yatırımları, yat turizmi ve mavi yolculuk rotalarıyla sektörün önemli merkezlerinden. Bodrum Ticaret Odası’nın (BODTO) çalışmaları ilçenin efsaneleri tırhandiller ve geleneksel ahşap tekne kültürü, bölgenin denizcilik kimliğinin korunmasında önemli rol oynuyor.

15 Haziran 2026, Pazartesi 07:00

Egenin korunan hazinesi Seferihisar

Seferihisar’ın son yıllarda dikkat çeken dönüşüm hikayesi, bir avuç Karakılçık buğdayı tohumu ile başladı. 2011’de Seferihisar’da düzenlenen Tohum Takas Şenliği sırasında, bir çiftçi yıllardır evindeki eski bir sandıkta sakladığı çok az miktardaki Topan Karakılçık buğdayı tohumunu belediyeye teslim etti. Bu unutulmaya yüz tutmuş ata tohumu önce sadece yaklaşık 1 metrekarelik bir alana ekildi. Elde edilen ürün her yıl yeniden çoğaltılarak ekildi ve zamanla üretim alanı yüzlerce dönüme ulaştı. Böylece kaybolmak üzere olan yerel buğday çeşidi yeniden tarıma kazandırıldı ve Seferihisar’ın simgelerinden biri haline geldi. Bir çiftçinin sandıkta sakladığı avuç içi kadar karakılçık tohumu, Seferihisar’da çoğaltılarak yeniden binlerce yıllık tarım mirasına dönüştürüldü. İlçe, 2009’da Türkiye’nin ilk “Sakin Şehir”i (Cittaslow) unvanını alarak yerel kalkınma konusunda yeni bir yol açtı.

İtalya’da doğan Cittaslow hareketi; yerel kültürün korunmasını, çevreye duyarlı yaşamı, küçük üreticinin desteklenmesini ve kentlerin kendi kimliğini kaybetmeden gelişmesini hedefliyor. Seferihisar da bu anlayışı benimseyerek hızlı kentleşme yerine sürdürülebilir kalkınmayı tercih ediyor. Böylece ilçe, sakin şehir unvanını yalnızca bir marka olarak değil, bir yaşam modeli olarak hayata geçiriyor. Bugün Gödence’de Karakılçık buğdayı yeniden filizlenirken, Orhanlı’da sürdürülebilir yaşam çalışmaları dikkat çekiyor. İlçenin farklı köylerinde düzenlenen tohum takas etkinlikleri, yerel festivaller ve üretici pazarları, kırsal yaşamın canlı tutulmasına katkı sağlıyor. Köyler hayat bulurken, Seferihisar da sakin şehir felsefesinin Türkiye’deki en güçlü temsilcilerinden olmayı sürdürüyor. Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ile ilçede hayata geçirilen projeleri konuşuyoruz

MANDALİNANIN BAŞKENTİ

İlçenin bereketli topraklarında mandalina üretiminin öne çıktığı bilgisini veren Başkan Yetişkin, şöyle devam ediyor: “Seferihisar Mandalinası ilçemizin en önemli tarımsal markalarından biri. Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayan mandalina üretimi, binlerce ailenin geçim kaynağı. Düzenlenen Mandalina Festivali sayesinde hem üreticiler desteklenmekte hem de ürünümüz ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtılmakta.”

TOHUM TAKAS ŞENLİĞİ İLE YEREL TOHUMLAR GELECEĞE TAŞINIYOR

2011’de Tohum Takas Şenliği’nde başlayan hikayenin tarım mirasına dönüştüğünü söyleyen Başkan Yetişkin, “Tohum Takas Şenliği Türkiye’deki yerel tohum hareketinin öncülerinden biri oldu. Bu etkinlikle çiftçiler ve vatandaşlar yerel tohumlarını paylaşmakta, tarımsal çeşitlilik korunmakta ve gelecek nesillere aktarılmakta. Yerel tohumların korunması yalnızca tarımsal bir konu değil; kültürel bağımsızlığın ve gıda güvenliğinin de temeli” bilgisini veriyor.

KARAKILÇIK ATA TOHUMU VE CAN YÜCEL TOHUM MERKEZİ

08 Haziran 2026, Pazartesi 07:00

Çömleğin, tarihin ve sanatın kenti: Menemen

İzmir’in kuzeyinde yer alan Menemen, tarihsel birikimi, kültürel değerleri ve son yıllarda artan kültür-sanat etkinlikleriyle öne çıkan ilçeler arasında yer alıyor. Gediz Ovası’nın verimli toprakları üzerinde kurulu olan ilçe, tarım ve sanayi kimliğinin yanı sıra tarihi yapıları, geleneksel el sanatları ve kültürel organizasyonlarıyla da dikkat çekiyor. Menemen’in geçmişi antik dönemlere kadar uzanıyor. Tarihte önemli ticaret yolları üzerinde bulunan ilçe, Osmanlı döneminde ekonomik ve sosyal açıdan gelişim gösterdi. Bu dönemin izlerini taşıyan en önemli yapılardan biri olan Tarihi Taşhan, Menemen’in kültürel mirasının simgeleri arasında bulunuyor. Cumhuriyet tarihinin önemli olaylarından biri olarak kabul edilen Menemen Olayı’nın anısını yaşatan Şehit Kubilay Anıtı da ilçenin öne çıkan kültürel değerleri arasında yer alıyor. Menemen’in geleneksel üretim kültürünün önemli unsurlarından biri ise çömlekçilik. İlçede uzun yıllardır sürdürülen çömlek üretimi hem kültürel mirasın korunmasına hem de yerel ekonomiye katkı sağlıyor. Ustadan çırağa aktarılan bu zanaat, Menemen’in kültürel kimliğinin önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor. Son yıllarda kültür ve sanat alanında gerçekleştirilen etkinlikler de ilçenin sosyal yaşamına hareketlilik kazandırıyor. İlçenin geleneksel organizasyonları arasında yer alan Emiralem Çilek Festivali ise her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. İlçede gerçekleştirilen, kültürel değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıyan projeleri Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile konuşuyoruz.

7’DEN 77’YE HERKES İÇİN KENT GÖZÜ

23 bin metrekarelik alanda yapımı tamamlanan Kent Gözü Rekreasyon Alanı hakkında bilgi veren Başkan Pehlivan, şöyle devam ediyor: “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda açılışını sanatçı Semicenk konseri ile gerçekleştirdiğimiz alanımız 7’den 77’ye herkesin gözdesi olacak. Alanda; aynısefa kafe restoran, Aynısefa vitamin var, basketbol, futbol ve voleybol sahaları, tenis kortu, 2 aynı noktada fitness aletleri, yeni nesil çocuk oyun parkı, seyir terası, amfi oturma alanı, bebek bakım kabini ve pati park gibi birçok farklı alan yer alıyor. Burası kentin gözü, gönlü ve kalbi olacak bir yaşam alanı.”

DÜNYA TOPRAĞIN VE ATEŞİN DANSINDA BULUŞACAK

Bu yıl 18-19-20 Eylül’de düzenlenecek 5. Uluslararası Çömlek Festivali için hazırlıkların sürdüğünü belirten Başkan Pehlivan, “Dünya çapında prestije sahip festivalde bu yıl da onlarca ülkeden sanatçı ve akademisyen, Menemen’de toprağın ve ateşin dansı etrafında buluşacak. Uluslararası bir marka olan festivalimiz, bu yıl sofra temasıyla yine kıtaları ve kalpleri buluşturacak. Geçen yıl 41 ülkeden 69 yabancı katılımcı, 20 üniversiteden 33 değerli akademisyen ve ülkemizin dört bir yanından yüzlerce sanatçının katılımıyla gerçekleştirilen festivalde bu yıl en heyecanlı anlar Hünerli Eller Çömlek Yarışması’nda yaşanacak. Dünyanın en yetenekli çömlek ustaları teknik ve estetik dallarda düzenlenecek müsabakalarda dünya şampiyonluğu için hünerlerini sergileyecek. Organizasyonun en dikkat çekici yeniliklerinden birini ise Hemhal Sofra Kavramsal Seramik Yarışması oluşturuyor. Yarışma, Menemen’in kültürel mirasını çağdaş yorumlarla görünür kılacak. Katılımcılar, Menemen’in bereketli kiliyle ürettikleri özgün seramik formları ilçenin coğrafi işaretli lezzetlerinden Menemen Menemeni veya Tartılı Erişte ile birleştirerek bütünsel bir sanat deneyimi sunacak” bilgisini veriyor

TADINDAFESTİVAL

01 Haziran 2026, Pazartesi 07:00

Ticaretin, lezzetin ve zirvenin şehri: Kayseri

Erciyes’i 12 ay sporun ve turizmin merkezi yapma doğrultusunda çalıştıklarını belirten Başkan Büyükkılıç, “Erciyes’te otel sayısı 20’nin üzerine çıktı. Erciyes Tekir Kapı bölgesindeki trafik yoğunluğunun çözümü için projemizi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ile hayata geçiriyoruz. Türkiye’nin en uzun ve en iddialı dağ kızağı tesisi için de gerekli adımları attık. İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısına ulaştığımız Örenşehir Mozaikli Yapı ‘Ören Yeri’ olarak ilan edildi. Büyükşehir Belediyemizin Coğrafi Bilgi Sistemi olan ‘cbs.kayseri.bel.tr’ adresinde Kayseri Turizm Haritası’nı yenileyerek hizmete sunduk. Gastronomi Günleri’nin yanı sıra, Mutfak Sanatları Merkezi’ni açtık. Ortaya koyduğumuz vizyonla yeni ufuklar açma gayretimiz, inanıyoruz en güzel şekilde meyvelerini verecek” bilgisini veriyor

Türkiye’nin tam kalbinde yer alan Kayseri, yalnızca mutfağıyla değil; ticaret kültürü, tarihi mirası, sanayi gücü ve doğal güzellikleriyle de dikkat çeken şehirlerin başında geliyor. Akla ilk mantı, pastırma ve sucuk geliyor ancak Kayseri aynı zamanda Türkiye’nin önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Mobilyadan tekstile, gıdadan sanayi üretimine kadar birçok alanda Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Kayseri, girişimci kimliğiyle de biliniyor. Kent sokaklarında Selçuklu döneminden izler taşıyan tarihi yapılar dikkat çekerken, modern şehir yaşamı da aynı dinamizmle devam ediyor. Hunat Hatun Külliyesi, Kayseri Kalesi ve tarihi çarşılar, şehrin kültürel hafızasını bugüne taşıyan önemli noktalar arasında yer alıyor. Kayseri’nin simgesi haline gelen Erciyes Dağı ise şehrin turizm yüzünü oluşturuyor. Kış aylarında yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Erciyes Kayak Merkezi, son yıllarda Türkiye’nin önemli kış turizmi destinasyonlarından biri haline geldi. Modern tesisleri ve uzun pistleriyle dikkat çeken merkez, Kayseri’nin turizm potansiyelini her geçen yıl daha da artırıyor. Bugün Kayseri; gastronomisi, sanayisi, tarihi mirası ve doğa turizmiyle Anadolu’nun en dikkat çekici şehirlerinden biri olmayı sürdürüyor. Kentte hayata geçirilen projeleri Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile konuşuyoruz

2027 TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR BAŞKENTİ

Kayseri’nin Türk dünyasının kültürel buluşma noktası olmaya hazırlandığı bilgisini veren Başkan Memduh Büyükkılıç, “Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Kayseri’yi 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçti. Anadolu’nun önsözü olarak nitelendirilen Kayseri, 6 bin yıllık geçmişi, Kültepe’den günümüze uzanan köklü tarihi ve kültürel mirasıyla bu unvanı almaya hak kazandı. Bu adım, ortak tarih ve değerlerimizi daha güçlü geleceğe taşıyacak. Kayseri Turizm Master Planı kapsamında hayata geçirdiğimiz projeler, gastronomiden sanata, spordan kültüre kadar birçok alanda şehrin cazibesini artırdı. Gastronomi alanında UNESCO Kreatif Şehirler Ağı’nda yer alarak bu alandaki konumumuzun kalıcı hale getirilmesi için de girişimlerimiz sürüyor. Ayrıca “Dünya Spor Başkenti” unvanı için yapılan başvurular da Kayseri’nin uluslararası vizyonunu ortaya koyuyor” şeklinde konuşuyor.

TURİZMDE KALKINMA ATAĞI

Kayseri’yi turizmde dünya markası haline getirme gayreti ile çalıştıklarını ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Şehrimiz tam olarak bir açık hava müzesi. Kayseri, ülke turizminin amiral gemisi olmaya aday. Hem şehrin turizm potansiyelini artıran hem de kent ekonomisine ciddi katkılar sağlayan projeler üreterek Kayseri’nin turizm alanında atılım yapmasına katkı sunuyoruz. Erciyes’imiz başta olmak üzere; dünyanın en büyük ikinci şelalesi Kapuzbaşı Şelaleleri, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz Vadisi, Aladağlar-Hacer Ormanları, Soğanlı Vadisi, Sultan Sazlığı, Kültepe Kaniş-Karum, Kayseri Kalesi, medrese ve müzelerimiz, Cumhuriyet Meydanı ve Kapalı Çarşı’mız yerli ve yabancı turistlerimizin uğrak noktaları olmaya devam ediyor” diyor.

25 Mayıs 2026, Pazartesi 07:00

Yalnızca turizm değil tarımın da başkenti: Muğla

Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Muğla, yalnızca denizi ve tatil bölgeleriyle değil; tarımı, tarihi mirası ve ekonomik gücüyle de dikkat çekiyor. Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Datça gibi dünyaca ünlü Destinasyonlara sahip olan kent, yaz sezonuyla birlikte yoğun turist ağırlıyor. Kent, turizmin yanı sıra tarımsal üretimiyle de öne çıkıyor. Zeytin, zeytinyağı, narenciye, Datça bademi ve çam balı Muğla’nın önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor. Özellikle Milas zeytinyağı ve çam balı, bölgenin markalaşan ürünleri arasında gösteriliyor. Şehrin çam balı üretimi Türkiye’de çok önemli bir paya sahip. İl sınırları içindeki koy ve girintilerle birlikte sahil uzunluğu yaklaşık 1500 kilometreyi buluyor. Dünyaca ünlü ‘Mavi Yolculuk’ kültürü ilk kez Bodrum kıyılarında gelişmiş; yazarlar ve sanatçılar, yıllar önce süngerci tekneleriyle koyları keşfederek bugünkü mavi tur anlayışının temelini atmış. Datça’da ‘Can Yücel Sokağı’ olarak bilinen bölge, ünlü şair Can Yücel’in uzun yıllar yaşadığı yer olarak ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Muğla aynı zamanda Knidos, Kaunos ve Tlos gibi antik kentleriyle tarih turizminde de önemli bir yere sahip. Doğal güzellikleri, sakin yaşam kültürü ve üretim gücüyle dikkat çeken şehir, Türkiye’nin en özel kentlerinden biri olmayı sürdürüyor. Dünyanın Yedi Harikası arasında gösterilen Halikarnas Mozolesi de Bodrum’da bulunuyordu. Muğla evlerinin bacaları Türkiye’de mimari açıdan özel kabul ediliyor. Kent merkezindeki geleneksel evlerde yer alan bacalar, şehrin simgelerinden biri olarak görülüyor. Kentte hayata geçirilen ve planlanan projeleri Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile konuşuyoruz

HEDEF 12 AY TURİZM

Turizmi yılın tamamına yaymak amacıyla yeni proje ve çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Başkan Aras, “Özellikle yaz sezonuna bağlı turizm anlayışının dışına çıkılması hedeflenirken, kültür, gastronomi, spor ve doğa turizmine yönelik yatırımlar ön plana çıkıyor. Belediye öncülüğünde hazırlanan turizm master planı kapsamında Muğla’nın 13 ilçesinin turizm envanteri çıkarılırken, alternatif turizm rotaları oluşturulması planlanıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak ayrıca uluslararası turizm fuarlarında da kentin tanıtımına ağırlık veriyoruz. Özellikle doğa, tarih ve yerel kültür temelli turizm projeleriyle şehrimizin global turizm pazarındaki payını artırmayı amaçlıyoruz” diyor.

GELECEK NESİLLER İÇİN DENİZLER KORUNUYOR

Deniz kirliliğiyle mücadele kapsamında atık alım filosunu 7 tekneden 12 tekneye çıkararak Gökova, Göcek ve Dalaman koylarında deniz temizliğini daha güçlü ve etkin şekilde sürdüreceğiz” diyen Başkan Aras, şu bilgileri veriyor: “Bugüne kadar yürütülen çalışmalar kapsamında atık alım tekneleri toplam 53 bin 762 tekneye hizmet verdik. Bu süreçte 35 bin tonu aşkın pis su, 18 bin ton katı atık, on binlerce litre atık yağ ve sintine toplanarak deniz kirliliğinin önüne geçildi. İl genelinde başlattığımız temizlik seferberliği toplumda çevre bilincini büyütme hareketi. Denizlerimizi korumak, bu güzellikleri gelecek nesillere aynı şekilde aktarabilmek en önemli sorumluluklarımızdan biri.”

ÖNCELİK ÜRETİCİNİN EMEĞİ