Bilal Emin Turan

12 Ağustos 2022, Cuma 07:00

Sebze ve meyve en hesaplı nasıl alınır?

Yaz bitmek üzere ancak mevsime özel sebze ve meyve fiyatları halen yüksek seyrediyor. Üstelik market, pazar ve seyyar fiyatları arasında da uçurum dikkat çekiyor. Örneğin; marketlerde 19 liraya kadar çıkan domatesi pazarda 8-9 liraya alabiliyorsunuz. Seyyar satıcılarda ise bu fiyat 7 liraya kadar düşüyor. 5 kiloda 50 lira kâr mümkün. Bunun da yolu ‘fiyat avcısı’ olmaktan geçiyor!

TEZGAHLARI DOLAŞTIK

Kış aylarında fiyatı ateş pahası olan, yendiğinde ise tadı, tuzu olmayan sebze ve meyvelerin şimdi tam zamanı. Ancak hem konservecilerin hem de sebzeleri taze taze derin dondurucuya atacak olanların gözü fiyat etiketlerinde. Yaz aylarında ‘düşecek’ umuduyla beklemeye geçilse de ağustosun ortasına geldik. Ancak başta domates olmak üzere fiyatlar, verime, bolluğa ve sıcak havaya rağmen arzu edilen seviyelere inmedi. Fiyat araştırması yapmak için geçen hafta hem pazarı hem de market raflarını gezdik. Bir de sokaktan geçen seyyar satıcıları durdurduk.

5 KİLOGRAMDA 50 LİRA FARK

Gözlemlerimize göre örneğin; marketlerde salkım domates 19 liraya kadar çıkıyor. En ucuz tarla domatesi 12 liranın altına inmiyor. Pazarda ise domatesin kilosu 8-9 liradan başlıyor. Cinsine göre fiyatlar değişiyor. En ucuz domates ise halkın son dönemde büyük ilgi gösterdiği seyyar satıcılarda. Seyyarlarda domates 7 liraya kadar iniyor. Yine marketlerde 20 lirayı aşan sivri biber pazarda 10 liradan alıcı buluyor. Hemen hemen her üründe benzer farklar söz konusu. Sadece 5 kilogramlık domateste bile market-pazar arası yaklaşık 50 lira fark oluşuyor. Bazen marketler de seçili ürünlerde daha cazip olabiliyor.

MUTLAKA KARŞILAŞTIRIN

Haftalık ihtiyaçları alt alta sıraladığımızda en uygun fiyatlı sebzenin alınması halinde bile 250-300 lira gibi tasarruf sağlanması mümkün. Ancak tüketiciler işin kolayına kaçıp kendisine en yakın yerden alışveriş yaptığından pazar araştırmasıyla uğraşmıyor veya seyyar satıcıların anonsunu duyduğunda merak edip bakmıyor. Eğer bu güncel fiyatlar cep yakıyorsa biraz zahmete katlanıp marketleri ve pazarları gezip her tezgahın fiyatını karşılaştırmak gerekiyor.

05 Ağustos 2022, Cuma 07:00

Kredi çekeceklere 12 altın öneri!

Her yıl milyonlarca vatandaş bankalardan milyarlarca lira kredi çekiyor. Çoğu kişi ‘acil ihtiyaç’ deyip kredi detaylarını ve maliyet hesabını pek önemsemiyor. Fakat, kredi kullanmadan önce, kullanım anında ve sonrasında bilinmesi gereken önemli detaylar var. Bunlara dikkat eden hem hesabını iyi yapar hem de hayatını kolaylaştırır.

YETERLİ DONANIMA SAHİP OLUN

Ev ve otomobil almak isteyenlerin, tatile çıkmayı planlayanların, yeni bir cep telefonu alacakların özetle acil nakit ihtiyacı olanların yolu bankayla bir şekilde kesişiyor. Eğer tüketici bankayla süreci iyi yönetirse kendisine sunulan finansman olanaklarını fırsata çevirebilir. Bunun da yolu ‘kredi okuryazarlığı’ndan geçiyor. Kredi okuryazarlığı, bankaların değerlendirme yaparken aradığı şartlar hakkında bilgi sahibi olmak, kredi maliyetini karşılaştırabilmek, kredi ödemesinde izlenecek stratejiyi bilmek, kredi notunun önemini kavramak anlamına geliyor. O halde bir kredi çekerken nelere dikkat edilmeli? Sizin için araştırdık. İşte rehber olacak bilgiler...

1- BÜTÇE DENGENİZİ GÖZETİN

İlk kural gelir-gider hesabı. Yani kredi çektiğinizde aylık ödeyebileceğiniz taksitleri dikkatlice belirlemeli ve kredi vadesini buna göre ayarlamalısınız. Aksi halde kredi geri ödemesinde yapılacak aksaklıklar, kredi notunuzu da etkileyeceğinden daha sonra kredi almanızı zorlaştırır. ‘Taksit/aylık gelir oranı’nın yüzde 40- 50’yi aşmamasına dikkat edin. 10 bin lira geliriniz varsa taksit 4-5 bin lirayı aşmamalı. Bu hesabı yaparken hesapta olmayan acil durumları da göz ardı etmeyin. Bu durumlara karşı ‘acil durum fonu’nuz olmalı.

2-EN UYGUN OLANI TERCİH EDİN

FAİZ ARAŞTIRMASI

29 Temmuz 2022, Cuma 07:00

Otogaz'da her 100 kilometrede 70 lira cepte kalıyor

Trafiğe kayıtlı 4.8 milyon araç otogaz (LPG) kullanıyor. Akaryakıttaki dalgalanmayla otogazlı araçların benzinliye göre sağladığı avantaj yüzde 40’lara kadar yükseldi. Bir başka ifadeyle aynı motor silindir hacmine sahip otogazlı bir araç her 100 kilometrede benzinliye göre 70 lirayı cepte bırakıyor.

CEBİ VE ÇEVREYİ KORUYOR

Dünyanın gündemindeki en önemli konuların başında enerji geliyor. Küresel ısınma, iklim krizi, artan enerji maliyetleri ve son olarak Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısı ile enerji güvenliği çok daha önemli hale gelmiş durumda. Tüm bu kritik başlıklar ise bir kez daha doğa dostu, çevreci, kolay taşınabilen, ekonomik ve tüm dünyada temiz enerji kaynağı olarak kabul edilen LPG’yi daha fazla öne çıkartıyor.

11 BİN İSTASYONDA HİZMET

Son yaşananlarla birlikte sürdürülebilir gelecek adına önemi daha da artan LPG, özellikle ulaşımda çevreci nitelikleri ve ekonomik avantajları nedeniyle çok daha cazip bir konumda bulunuyor. Türkiye, bu avantajı en iyi kullanan ülkelerden biri. Bugün 4.8 milyon trafiğe kayıtlı otogaz kullanan araç sayısı ile küresel pazarda lider olan Türkiye, yine yıllık 3.4 milyon tonu bulan otogaz tüketimi ve 11 bine yaklaşan istasyon sayısı ile dünyada zirvede yer alıyor.

AVANTAJ YÜZDE 40’A ÇIKTI

Peki otogaz sistemi taktırmak ne kadar yakıt avantajı sağlar? Bunun motora bir etkisi var mı? Dönüşüm maliyeti ne? Tüm bunları ve daha fazlasını Türkiye LPG Derneği Başkanı Eyüp Aratay’la konuştuk. Akaryakıttaki son fiyat dalgalanmalarına dikkat çeken Aratay, “Dizel fiyatlarının benzin fiyatlarını geçtiği bu dönemde LPG’nin sağladığı avantajlar yüzde 40’lara doğru yükselmiş durumda. Eskiden bu avantaj yüzde 30’du” dedi.

22 Temmuz 2022, Cuma 07:00

Cep dostu 30 buzdolabı kuralı

Mutfağın en çok kullanılan ve kesintisiz çalıştığı için en çok enerji harcayan beyaz eşyası buzdolabı, güvenli gıda tüketimi için vazgeçilmezimiz. Her gıda ürününün çok kıymetli olduğu, enerji maliyetlerinin arttığı bir dönemde bu cihazı çok dikkatli kullanmalı, içine koyulacak gıdaları da belli kurallara göre yerleştirmeliyiz. Özellikle sıcakların tavan yaptığı şu günlerde doğru hamleler yapılırsa hem gıdaların ömrü uzar hem de enerjiden tasarruf edilir. İşte işinize yarayacak buzdolabı kuralları...

SICAKTAN KORUYUN TÜKETİMİ AZALSIN

1- Buzdolabınız güneş görüyorsa mutlaka önlem alın. Güneş alan pencere önüne veya dışarıdan güneş aldığı için ısınan duvarla bitişik yerleştirilen buzdolabı hem daha çok çalışıp enerji tüketir, hem de dolap iç ısısı istenen seviyede uzun süre kalmaz.

2- Buzdolabının yerine karar verirken, arkasındaki ve yanlarındaki duvara çok yakın olmamasına dikkat edilmeli. Böylelikle arka tarafta motor ve elektrik aksamı kaynaklı ısı birikmez. Ayrıca buzdolabı daha fazla çalışmak zorunda kalmaz.

3- Buzdolabı, fırın ve bulaşık makinesi gibi ısı yayan beyaz eşyalardan en az 30-40 santim uzakta yer almalı.

4- Özellikle yazın pişen yemekler bozulacak endişesiyle soğumadan buzdolabına koyulur. Ancak sıcak yiyecekleri buzdolabına koymak içerideki ısıyı yükseltir ve diğer yiyecekler de zarar görür. Enerji kaybı da cabası.

SIK AÇILAN KAPILAR

20 Temmuz 2022, Çarşamba 09:00

Elektrikli otoda şarjın en pratik yolu

Elektrikli araç satışları her geçen gün artarken, Türkiye’nin dört bir yanına da şarj istasyonları kuruluyor. Şimdiden 4 bini bulan istasyonların 2030’da 250 bini aşacağı öngörülüyor. Araç şarj işlemini ve süresini yönetmenin önemli olduğu bu dönüşümde, Gaziantep merkezli En Yakıt AŞ’nin yerli imkanlarla geliştirdiği teknoloji öne çıkıyor.

2035 YILI KRİTİK EŞİK

Tüm dünyada elektrikli araçlara geçiş süreci hızlanmış durumda. Dünyanın önde gelen dev otomobil üreticileri, fosil yakıtların çevreye verdiği zarar ve küresel ısınmaya etkisi nedeniyle son yıllarda elektrikli ve hidrojenli araç geliştirme çalışmalarına ağırlık verdi. Artık dizel ve benzinli araçların yerini hızla elektrikliler almaya başlayacak. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri 2035’ten itibaren yeni benzinli ve dizel otomobil satışlarını yasaklayacak.

SATILAN 100 ARAÇTAN 35’İ

Dünyanın birçok ülkesinde ve özellikle AB ülkelerinde elektrikli araç sayısı teşviklerin de etkisiyle hızla artmaya başladı. Türkiye’de de elektrikli araçlar yaygınlaşıyor. Asıl sıçrama ise yerli elektrikli oto Togg’un piyasaya çıkmasıyla birlikte olacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ‘Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası’na göre; 2030’da Türkiye’de satılan her 100 aracın en az 35’inin elektrikli olacağı öngörülüyor.

ÖTV İNDİRİMİ, İŞLETME LISANSI

12 Temmuz 2022, Salı 07:00

Girişimci kadınların bereketi

 

Kadınlara fırsat verilir ve destek olunursa neler başarabileceklerini çok iyi biliyoruz. Örnekleri de sürekli artıyor. Bu isimlerden biri de hem tarım alanında üretim yapıp hem de kendi markasını oluşturan Ayça Özer. Geçtiğimiz günlerde Hepsiburada’nın 'Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü' projesi çerçevesinde desteklenen Özer’in lavanta tarlasına gittik. Hepsiburada Pazarlama Grup Başkanı (CMO) Ender Özgün, Girişimci Kadınlar Proje Koordinatörü Duygu Aktaş ve Kurumsal İletişim Direktörü Cem Tanır'la birlikte lavanta hasadına katıldık. Özer’in hikayesini de kendisinden dinledik. Turizm sektöründe çalışan Özer, iki çocuğunu okul çağına kadar büyüttükten sonra ara verdiği çalışma hayatına yeniden dönmek istemiş. O dönemde eşi Çağlayan Özer'le kafa kafaya vermiş, lavanta tarımını araştırmış.

Yaptığı araştırmayla şu bilgilere ulaşmış: Lavanta, kıraç ve kumlu toprak sever. Lavanta tarımı su gerektirmez. Lavantanın yetiştirildiği kıraç arazi tarıma kazandırılır. Özellikle yağı çıkarıldığında katma değeri yüksek bir ürün elde edilir. Lavanta 17-18 yıl yaşar. Yılda bir kez hasat yapılır. Yatırım maliyeti nispeten düşük. Yılda bir kez gübre vermek yeterli.

Ayça Özer, tüm bu araştırmaları yaptıktan sonra, eşinin evlenmeden önce memleketi Kırklareli'nin Demircihalil Köyü’nde aldığı 80 dönümlük arazinin 55 dönümüne lavanta (110 bin adet) ekmiş. Bu işe 4 yıl önce başladığını belirten Özer, yıllara göre aldığı verimi şöyle özetledi: "İlk yıl yüzde 10, ikinci yıl yüzde 30, 3'üncü yıl yüzde 70 verim aldık. Bu yıl lavanta verimi yüzde 100'e ulaştı."

Sadece lavanta yetiştirmekle yetinmeyen Ayça Özer, lavantaları işlemek için bir de distilasyon (damıtım) tesisi kurmuş. Ardından 'Aicha Lavanta' markasını oluşturmuş. Markanın ortaya çıkmasından sonra Özer'in yolu Hepsiburada ile kesişmiş. Hepsiburada, 'Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü' projesi çerçevesinde Özer’e dijital reklamdan 500 fotoğraf çekimine, komisyon indiriminden kargo desteğine kadar farklı destekler sağlamış.

Ayça Özer’e lavanta işine girmek isteyenlere yönelik tavsiyelerini de sorduk. İşte ilk ağızdan bilgiler:

08 Temmuz 2022, Cuma 07:00

Sıcaklarda kurban etine aman dikkat!

Kurban Bayramı son yıllarda yaz sıcaklığının zirve yaptığı dönemlere denk geliyor. Böyle günlerde taze eti muhafaza etmek ve her bir parçasını korumak özel gayret gerektiriyor. Bazen doğru bilinen yanlışlar nedeniyle de etler ya ziyan oluyor ya da besin değeri kayboluyor. İşte bayramda işinize yarayacak pratik öneriler...

SICAKLARDA HIZLI HAREKET

Kurban Bayramı’nın ilk günü yarın. Öncelikle bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar, tüm sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve huzurlu nice bayramlar geçirmenizi dileriz. Bu önemli günde gücü yeten vatandaşlar kurbanını kesecek veya vekalet verip kestirecek. Bu yıl yaklaşık 720 bin büyükbaş, 2 milyon 150 bin küçükbaş olmak üzere toplamda 2 milyon 870 bin kurbanlık hayvan kesileceği öngörülüyor. Kurban etlerinin bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtılıp, eş ve dostlarla yendikten sonra kalan kısmını özellikle bu sıcak havalarda uzun süre muhafaza etmek dikkat istiyor. Ayrıca kurban kesim noktalarından dolaba girene kadar soğuk zincirin korunması da çok önemli. Peki, et bu sıcak havalarda nasıl korunmalı? Buzdolabında veya derin dondurucuda nasıl saklanmalı? Hangi yöntemlerle tazeliğini daha uzun süre korur? Bu kapsamda size yardımcı olabilecek detayları araştırdık.

SOĞUMASINI BEKLEYİN

Yerel yönetimlerin uygun gördüğü hijyenik alanlarda yapılacak kesimlerden sonra, büyük parçalara ayrılan etleri araçla eve taşımanız gerekiyorsa klimayı mutlaka açık tutup düşük dereceye ayarlayın. Aracın içindeki serinlik etin eve gelene kadar muhafazasını sağlar. Eğer etler poşetlerde ağzı kapalı şekilde taşınıyorsa eve gelir gelmez çıkarıp geniş bir kap üzerine koyup, üstüne de ince hava geçiren bir örtü örtüp 2-3 saat soğumasını sağlayın. Bu işlem etin yumuşamasını sağlar. Sonra parçalara ayırarak yenmeyecek kısmını dolaba koyun. Eğer et sıcak şekilde dolaba koyulursa kasılmaya neden olacağından sertleşir, yeşillenme olur, et çürür.

DONDURULUNCA NE KADAR DAYANIR?

Koyun parça etleri 4-8 ay. Koyun kıyması 1-3 ay. Dana parça etleri 6-10 ay. Dana kıyması 1-3 ay.