Can Kantar

19 Şubat 2024, Pazartesi 07:00

Tek ‘tık’la sigorta sektörü

Dünya hızla gelişiyor. Bu gelişimde teknolojik gelişmelerin payı elbette çok yüksek. Yapılan teknolojik yatırımların çoğu insan yaşamını kolaylaştırmak için. Geçmişte sıraya girip, bir yerden bir yere giderek satın alabildiğimiz şeyleri teknolojik gelişmelerin sayesinde oturduğumuz yerden akıllı telefonlarımız sayesinde satın alabiliyoruz. Gerçeği söylemek gerekirse cihazlar akıllandıkça biz de aynı oranda beynimizi daha az kullanmaya başlıyoruz. Çevirmeli telefonların olduğu dönemde telefon numaralarını aklımızda tutarken artık çocuklarımızın cep telefon numaralarını bile ezberden bilmiyoruz.

Ne olursa olsun akıllı telefonlar ve akıllı cihazlar hayatımıza büyük konfor katıyor. Aynı zamanda zaman kazandırıyor. Kazandığımız zamanı ne kadar faydalı kullandığımız ise bir başka soru işareti. Gelelim sigorta sektörüne. Sigorta sektörü özellikle son 10 yılda hızla ve büyük bütçelerle teknolojiye yatırım yapıyor. Dijital yatırımı çok ciddiye alıyor. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını ve kullanım tercihlerini göz önünde bulundurarak yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Artık bir ‘tık’la poliçe alınabildiği gibi, bir ‘tık”la tüm sigorta bilgilerine de ulaşılabiliyor. Sigorta şirketleri çeşitli kurumlarla işbirliği yaparak tüm sigorta bilgilerinizi mesela e-Devlet’inize taşıyor. Oradan poliçelerinizi görebiliyor ve başlangıç bitiş tarihlerini kontrol edebiliyorsunuz. Zaten buna da gerek kalmadan acenteniz bu teknolojik gelişmeleri kullanarak bilgileri sizlerle anında paylaşıyor.

TEKNOLOJİYE YATIRIM HIZLA DEVAM EDİYOR

Diğer taraftan oluşan hasarınızı bir tıkla Mobil Kaza Tutanağı ile sisteme bildirip hızla hasarınızın tanzim edilmesini sağlayabiliyorsunuz. Geçenlerde basında yer alan bir habere göre, Sigorta Bilgi Merkezi yeni uygulaması ile araç satın alırken o araç hakkında eksper raporlarında yer alan ‘değişen parça’ bilgisini sizlerle paylaşıyor. Evinizde bir hasar olduğunda cep telefonunuz ile çektiğiniz görüntüyü şirketinizle bir ‘tık’la paylaştığınız zaman hasarınız hemen ödeniyor. Car-data geliştirdiği yeni yapay zeka uygulaması ile ruhsat bilgisi sayesinde aracınızın değer tespitini yapabiliyor. Daha birçok uygulama ile sigorta şirketleri sigortalılarının daha hızlı hizmet alabilmesi için bir ‘tık’ uzağında. Şayet bu akıllı telefonlarla aranız iyi değilse yaygın dağıtım kanalı olan sigorta acenteleri aynı hızla size yardımcı olmak için her zaman en yakınınızda.

12 Şubat 2024, Pazartesi 07:00

Sanayiciler neden sigorta yaptırmaz!

Sigorta sektörü üst düzey yöneticileri il il gezip Sanayi ve Ticaret Odaları’nda toplantılar düzenliyor. Kendi işlerinden zaman ayırıp bu bilgilendirmeler için koşuşturuyorlar.

Ekonomik gündemimizde sigortalanmayan riskler veya ekonominin can damarı şirketlerin sigorta yaptırmada gönüllü olmamaları tartışılıyor. Diğer taraftan da bu kurumların bazıları için ise sigorta şirketlerinin neden sigorta yapmak konusunda gönülsüz olduğu tartışılıyor. Öncelikle büyük sanayi şirketlerinin fabrikalarını sigorta yaptırması konusunda bir sıkıntı yok. Onlar sigortalarını zaten yaptırıyorlar.

Poliçeleri risk analizleri yapılarak hazırlanıyor ve olası bir hasar oluştuğunda mağduriyeti elbette önleniyor. Bu kurumlar risk analizlerini yapıp, tüm temel önlemlerini aldıkları için de poliçe düzenlenirken bir sorun yaşamıyorlar. İşin diğer bir diğer tarafı ise risk analizi sonrası temel risk önlemlerini almayan işletmeler için yaşanan durum. Elektrik tesisatında, depolarında olası riski önlemek için tedbir almayanlar için poliçe düzenlenmesi zorlaşıyor. Çıkabilecek olası yangınları çeşmeye bağlı bahçe hortumu ile söndürmeyi planlayan bir işletmeye sigorta güvencesi verilmiyor elbette.

ÖNCE RİSKLER İÇİN ÖNLEM, SONRA SİGORTA!

Artık yazılarımda klasik bir hale gelmiştir. Kar ağırlığı ile çatısı çöken fabrika müdürüne eksper soruyor:

“Çatınız sağlam değilmiş zaten.”

Müdür cevap veriyor: “Müdür atandıktan sonra çatının sağlam olmadığını gördüm. Sonra gidip sigorta yaptırdım.”

Eksper devam ediyor: “Sigorta yaptırmadan önce çatınızı güçlendirseydiniz.”

22 Ocak 2024, Pazartesi 07:00

Kimler sigorta yaptırmamalı?

Geçenlerde bir arkadaşımla sohbet ediyordum. ‘Can, sen herkese bütçeniz doğrultusunda değer verdiğiniz şeyleri sigorta güvencesine alın diyorsun. Peki kimlerin sigorta yaptırmasına gerek yok?” diye sordu. Çok şaşırdım ve önce ne diyeceğimi bilemedim. Tabii ki aklıma gelenler vardı. Öncelikle mali gücü olan, kaybedeceği maddi değerlerini eksiksiz olarak parasıyla tekrar satın alabilecek bir kişinin sigorta yaptırmasına gerek yok diye düşündüm. Diğer taraftan örneğin «kamuya ait mallar»...

Neden sigortalansın ki... Devletin bu değerlerini yerine koyabilecek mutlaka bütçesi vardır… Tüm bu söylediklerimin aslında pek geçerliliği yok.. Dünyada devlete ait malların sigorta güvencesi altına alındığını biliyoruz. Akıllara o zaman da şu soru geliyor. “Sigorta şirketleri devletlerden daha mı zengin?” Elbette değil ama gelişmiş ülkelerde birçok kamu malı sigorta güvencesine alınıyor. Bundan yıllar önce o dönemin çok zengin bir işadamı ile sigorta üzerine röportaj yapıyorduk. İş adamı söze şöyle başladı: “Can bey şimdi soracaksın neyin sigortalı diye... Ben donuma! kadar sigortalıyım” dedi. Ve ekledi: “Ben iş insanıyım. Param kıymetli. Çok küçük bir para ile sigorta yaptırırım ve servetim azalmaz. Onun yerine de yeni yatırımlar yaparım” demişti.

BÜTÇELER ELVERDİĞİNCE!

Bu insanlar bile kaybettiklerini tekrar yerine koyabilecek durumdayken sigorta yaptırıyorsa, diğer taraftan sabit gelirli, kaybettiği değerleri yerine koyabilecek birikimi olmayan geniş bir kitlenin sigorta yaptırmaması gerçekten çok kötü ve anlaşılması zor. Tabii ki bütçeleri elvermiyor diyeceğiz. Buna katılmamak mümkün değil. Fakat özellikle orta yaşlı ve yeni değerler edinmeye başlayan kesimin bile sigortadan uzak durmasını anlaşılır bulmuyorum. Günümüzde ev, araba sahibi olmak oldukça imkânsız hale geldi.

Bu nedenle dişinden tırnağından artırıp, bütçe yaparken bireylerin mutlaka sigortayı önem sırasında üst sıralara koymasını öneririm. Çok kısa olarak ekonominin kalbi KOBİ›ler için de bir iki laf etmek istiyorum. Sıkıntılarını tahmin edebiliyorum. Fakat KOBİ’lerin önemli bir bölümünün sigorta yaptırmadığı ortada. Asrın depreminde de bu gözler önüne serildi. Bölgede sigortası olan KOBİ’ler hızlı bir şekilde normal iş yaşamlarına dönebildiler. Mutlaka ve mutlaka bütçeleriniz oranında sigorta yaptırmayı ihmal etmeyin.

18 Aralık 2023, Pazartesi 07:00

Alevler geleceğinizi çalmasın!

Fabrika ve bina yangınlarında son yıllarda büyük bir artış var. Uzmanlara göre yangın sigortası asla ihmal edilmemesi gereken bir sigorta. Sigorta şirketleri bu konudaki bilincinin artması için hazırladıkları ürünlerle teminatlardan ödeme kolaylığına kadar birçok konuda önemli kolaylıklar sağlıyor.

Yangın, son yıllarda sıkça karşılaştığımız risklerin başında yer alıyor. Konutlarda ve özellikle iş yerlerinde yangın riski her zaman mevcut. Elektrik kontağı, yıldırım çarpması, gaz patlaması, yanıcı maddelerin tutuşması gibi ve daha birçok sebeple ortaya çıkabilecek yangınlar, iş yerlerinde önemli hasarların meydana gelmesine sebep olabiliyor. Aynı şekilde evlerde de kendiliğinden oluşan yıldırım, yangın ve infilak gibi fiziki hasarlar sonucu beklenmeyen ve büyük maddi hasarlar ortaya çıkabiliyor. Tüm bu yangın hasarları için alınacak en önemli finansal tedbir ise sigorta. Yangın riskinin teminat altına alındığı konut ve iş yeri sigortaları bu tür mali yüklere karşı önemli bir mali güvence sağlıyor. Fakat sunulan geniş teminat ve koruma güvencesine rağmen yangın zorunlu bir sigorta olmadığı için ülkemizde çok da yaygın olarak tercih edilen bir sigorta ürünü değil. Sigorta sektörü ise son yıllarda artan yangın risklerine karşı sigortalının lehine sundukları ödeme yöntemleri ve kolaylıklar ile hem bu alandaki farkındalığı artırmak hem de güvence altında olan sigortalı sayısını artırmak istiyor.

Ekonomik sıkıntılar hepimizin bütçesini sarsıyor. Diğer taraftan aldığımız her türlü ürün ve hizmetin de bedeli artıyor. Bunlarla baş etmek elbette ki çok güç. Fakat bir şey var ki onsuz olmuyor. O da “sağlık”. Çevresel ve genetik faktörler bazen bizleri hiç beklemediğimiz sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakıyor. Başımıza bir sağlık sorunu geldiğinde ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Maddi birikimimiz olsa bile hepimiz için bu bir sıkıntı yaratıyor. Yakın bir akrabam yıllarca sağlık sigortası yaptırdı. Sigorta primleri arttı diye mali gücü olmasına rağmen sigortasını yenilemedi. İkinci senesindeki karşılaştığı bir sorun için şimdi ödeyeceği primin tam 3 katını hastaneye ameliyat ücreti olarak ödeyecek. Sağlık sigortaları iki çeşit. Birisi Özel Sağlık Sigortası, ikincisi ise bir sosyal güvenceniz varsa yaptırabileceğiniz Tamamlayıcı Sağlık Sigortası. Bu ürünler kendi içlerinde yatarak veya ayakta sağlık hizmeti olan ya da her ikisi bir arada sunulan poliçeler şeklinde sigortalılara sunuluyor. Tercih size bırakılıyor. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası daha uygun primlerle yaptırılabiliyor ama A Plus hastanelerde geçmiyor. Özel hastaneler son yıllarda bu sektöre çok yatırım yaptı. Artık her yerde özel hastaneler var ve iyi hizmet veriyorlar. Tabii ki onların da önemli sıkıntıları var ama şimdilik benim konum bu değil.

YANGIN SİGORTASI NEDİR?

Yangın sigortası, ticari ve özel amaçla kullanılan her türlü bina ve yerleşim alanın kendiliğinden oluşan yıldırım, yangın, infilak gibi fiziki hasarlarını karşılayan bir sigorta türüdür. Yangın sigortası ile doğrudan doğruya yangından kaynaklanan zararlar, taşınır ve taşınmaz mallar ile birlikte içerisinde bulunan eşyalar da güvence altına alır. Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa aile bireylerin, birlikte yaşanılan kişiler ve çalışanlara ait mallar da sigorta kapsamına alınır. DASK’ın yalnızca depremden kaynaklanan yangın hasarlarını karşıladığını hatırlatmakta fayda var. Yani yangın, yıldırım ve infilak gibi nedenlerle meydana geldiğinde ise bu durum DASK’ın kapsamına girmiyor.

YANGIN SİGORTALARINDA YETERLİ BİLİNCE SAHİP DEĞİLİZ

Doğan Sigorta CEO’su Selcen Gür, istatistiklere bakıldığında ülkemizde yangın sigortası konusunda yeterli bilince sahip olmadığımızı belirterek, “Ticari faaliyetleri için yangın sigortası yaptıran kurumsal sigortalılar, yıllar içinde yaşadıkları hadiselerden kazandıkları deneyimlerle bu poliçeyi talep ediyorlar. Ancak bireysel tüketicilerde bu oran çok daha düşük seyrediyor” dedi. Sigortalılık oranlarının çok düşük olduğu bir piyasada yangın poliçeleri ile ilgili yeni ürünler çıkarmanın pek sürdürülebilir olmadığını da ifade eden Gür, “Bu nedenle sigorta şirketleri mevcudu koruyan fakat sigortalının lehine ödeme yöntemleri ve kolaylıklar sunan ürünler üzerine yoğunlaşıyor” diye konuştu. Poliçe yaptırırken sigortalının yangın poliçesi kapsamına almak istediği herhangi bir varlığın, bugün yeniden konulmak istense tutacak olan maliyetini doğru bir şekilde beyan etmesi gerektiğine vurgu yapan Gür, “Aksi takdirde eksik veya aşkın sigorta durumu söz konusu olabilir. Yangın poliçelerindeki temel teminatlar Yangın, yıldırım ve infilaktır. Bu teminatlara ek olarak deprem, sel, terörizm gibi ek teminatlar alınabilir” dedi.

11 Aralık 2023, Pazartesi 07:00

BES’te daha fazla devlet katkısı almak sizin elinizde

Katılımcıların ‘Gönüllü BES’te bu yıl daha fazla devlet katkısı elde etmesi mümkün. Bunun için 2023 yılı sonuna kadar toplam 140 bin 535 TL katkı payı yatıran BES katılımcıları 42 bin 160,5 TL devlet katkısı alabilecek.

20’nci yaşına basan gönüllü Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) katılımcı sayısı da fon büyüklüğü de artıyor. Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) 23 Kasım tarihli verilerine göre, sistemde katılımcı sayısı 8 milyon 571 bin 110 kişiye yükselirken, katılımcıların fon tutarı ise 586 milyar 750,3 milyon TL’ye ulaştı. 27 Ekim’de 20’inci yılını tamamlayan BES’in 2’nci 10 yılda hızlı büyümesinde 2003 yılında yüzde 25 oranında başlayan ‘devlet katkısı’ uygulaması oldukça etkili oldu. 2022 yılında yüzde 30’a yükseltilen devlet katkısı, uzun vadeli bir tasarruf aracı olarak BES’e diğer yatırım araçlarına göre büyük avantaj sağlıyor. Bununla birlikte devlet katkısının da bir üst limiti var. Bu limit de ‘yıllık toplam brüt asgari ücret tutarının yüzde 30’u’ kadar. Diğer bir deyişle katılımcılar, 140 bin 535 TL olan yıllık toplam brüt asgari ücret tutarı kadar katkı payı yatırdıklarında bunun, yüzde 30’unu yani, 42 bin 160,5 TL’yi devlet katkısı olarak alabiliyor. Burada küçük bir hatırlatma yapmakta fayda var: 2022 yılında fazladan yatırılan katkı payları da 2023 yılı devlet katkısı hesaplamasında dikkate alınacak.

Yüksek gelir elde etmek isteyen bu fırsatı kaçırmasın!

Katılımcılara çağrı yapan emeklilik şirketi yöneticileri de imkânı olan ve tasarruf yapabilen katılımcıların daha yüksek gelir elde etmek için fırsatı kaçırmamaları ve eksik katkı paylarını tamamlamaları gerektiğine dikkat çekiyor. Sistemde, devlet katkısı fon tutarı da yıllar itibarıyla artıyor. 2022 yılı sonunda 48,6 milyar TL olan devlet katkısı fon tutarı yılbaşına göre 27 milyar TL artışla 16 Kasım itibarıyla 75,6 milyar TL’ye ulaştı.

İMKANI OLAN BU AVANTAJDAN YARARLANSIN

Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, katılımcılar için yüzde 30 devlet katkısından maksimum yararlanma fırsatının yılsonuna kadar sürdüğünü hatırlattı. Her yılın devlet katkısı hakkının ilgili takvim yılıyla sınırlı olduğunu belirten Sincek, “İmkânı olanlara, yüzde 30 devlet katkısından maksimum yararlanabilmeleri için aradaki katkı payı farkını, yılsonuna kadar yatırmalarını öneriyoruz. 2023 yılı içinde bireysel emeklilik ödemeleri yıllık minimum 140 bin 535 TL’ye tamamladığında, yüzde 30 devlet katkısından en yüksek tutardan yani 42 bin 160,50 TL’ye varan katkı payından yararlanılabilir” dedi.

Tarih                          Katılımcı                    Fon tutarı            DK fon tutarı

13 Kasım 2023, Pazartesi 07:00

TSS’ye ilgi büyük ama kimse mutlu değil!

Her şeyin başı sağlık... Bu bir gerçek. Sağlığımıza verdiğimiz önemin yanı sıra, Allah korusun bir sağlık sorunu yaşama ihtimaline karşılık güvencemizi almamız da şart. Devletimizin bize sunduğu imkânlar tabii ki var. Ama bunun yanında bir tık daha hızlı hizmet alabilmemiz için özel sağlık sigortası ayrı bir önem arz ediyor. Yani bir MR için ileri bir tarihe gün verilmesi de söz konusu. İşte tam bu sırada özel sağlık hizmetinden faydalanma ihtiyacı öne çıkıyor.

Bir sosyal güvenceniz varsa Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ile sağlığımızı güvenceye alabiliriz. TSS, SGK anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında Devletin ödediği kısmının dışında kalan ücreti karşılayan bir sigorta. A Plus hastanelerde geçerli değil elbet. Ama SGK ile anlaşmalı birçok sağlık kuruluşu var. TSS sahipleri bu hastanelerde fark ödemeden hizmet alabiliyor.

Bunun için yapılması gereken bir sigorta acentesine uğrayıp teklif almak. Sandığınız kadar pahalı olmadığını da göreceksiniz. Neye göre pahalı değil derseniz ise bunu şöyle açıklamak gerekir. Özel bir sağlık kurumunda muayene, ameliyat ve tetkiklerin fiyatlarını öğrendiğinizde sigortanın aslında ucuz olduğuna kanaat getireceksiniz. Geçtiğimiz haftalarda sağlık ve sigorta yöneticilerinin bir araya geldiği toplantıyı izledim. SASDER toplantısında Sağlık Bakanlığı nezdinde de katılım oldu.

Burada taraflar TSS’yi masaya yatırdılar. Sürdürülebilir bir sistemin olabilmesi için sigortalının, özel hastanelerin, özel sigorta şirketlerinin mağdur olmadan bu sistemin nasıl devam ettirileceği tartışıldı. Toplantıda sigortalılar fiyatların yüksekliğinden, hastane ve sigorta şirketleri ise maliyetlerin yüksekliğinden şikâyetçi oldu. Devletimizin bu sistemi destekleyerek daha geniş bir kitleye yaygınlaştırma konusunda çalışmalar yaptığı basına yansıdı. TSS sisteminde SGK, belirlediği SUT fiyatları ile maliyetin bir kısmına ortak oluyor.

SUT fiyatlarının güncel olması ve yıl içerisinde SUT fiyatlarında değişiklik yapılmaması özellikle sigorta şirketlerinin dileği. Çünkü sigortacılar bir risk belirliyor ona göre primleri ayarlıyor. Bir yıl bunu uyguluyorlar. Sistemdeki bu gibi değişiklikler elbette sigorta şirketlerine maliyet olarak yansıyor. Özetle devletimiz TSS’yi desteklerse, prim fiyatları düşer, geniş kitlelere yayılır. Bunun paralelinde özel sağlık kuruluşları da yatırımlarını artırırlar. Evet tarafların devletten beklentileri bu yönde.

23 Ekim 2023, Pazartesi 07:00

Yanlış bilgi mağduriyet demek

Sigorta yaptırırken doğru bilgiyi paylaşmak mağduriyeti mutlaka önler. Bu konuda çok örnek var. Araç sigortalarında, sağlık sigortalarında ve en önemlisi zorunlu deprem sigortasında çok fazla örnek var. Bu nedenle 100 TL daha az prim ödeyeceğim diye yüzbinlerce TL tazminattan olmayın. Sektörü ilk takip ettiğim yıllarda sağlık sigortaları ile ilgili röportajlarda, “poliçe yaptırırken geçmiş hastalıklarınızı doğru beyan edin, mağdur olmayın” cümlesi dikkatimi çekerdi. Ben o zamanlar pek anlam veremezdim. Sonradan öğrendim ki tüm hastane bilgileri geçmişe yönelik kayıtlarda var elbet. Zaten doktor işleme başladığında ya da tahlillere baktığında geriye dönük verileri yorumlayabiliyor. İşte tam o anda doğru bilgiyi poliçeyi yaptırırken sigortacınıza vermediyseniz, hastalandığınızda poliçeniz hiç bir işe yaramayacaktır. Halbuki baştan o bilgi doğru verilirse küçük bir prim ilavesi ile sağlığınızı güvence altına alabilirsiniz.

SİGORTACIYI ALDATAYIM DERKEN...

Oto sigortalarında da aynı şey söz konusu. Ön tamponunuzdaki hasar için duvara çarptım diyebilirsiniz. Ama önceden başka bir yerdeki küçük hasarı da araya kaynatırım diye düşündüğünüzde sıkıntı yaşayabilirsiniz. Çünkü eksper aracı kontrol ettiğinde aracın nasıl kaza yaptığını o kaza anında neresinin hasar göreceğini yılların tecrübesi ile tespit edilmesi zor değil. Kısacası sigortacıyı aldatayım derken kendinizi aldatmayın! Ve en önemli diğer bir konu; DASK poliçesinde yaşanan sıkıntılar. Bu acı gerçek ile son yaşadığımız 6 Şubat depremlerinde karşılaştık. Birçok poliçe sadece 100 TL daha az prim ödeyim diye yapılmış. Bu durum ciddi mağduriyetlere neden oldu. Sigorta işini angarya gördüğümüz için, elektrik, su abonelikleri ve konut satışı sırasında zorunluluktan yaptırıp sonra iptal ettiğimiz sigortaların aslında ne kadar gerekli olduğunu yaşayarak görmüş olduk. Ya da konutun metrekaresini düşük gösterip daha az prim ödeyen sigortalılar ne yazık ki büyük mağduriyetler yaşadı. Bence siz siz olun sigortacınız ile doğru bilgiyi paylaşın ki, hasar sonrasında mağduriyet yaşamayın.

EVINIZIN METREKARESİ NE KADAR TAZMİNAT ALACAĞINIZI BELİRLER

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Ebru Gençosmanoğlu, zorunlu deprem sigortasında evin metrekaresinin tazminat tutarını belirlediğini, primin de buna göre ödendiğini belirterek, “İnsanlar sigorta primini düşük ödeyebilmek için evlerinin metrekarelerini yanlış beyan etmişler. Bu da onların alacakları tazminatta hak kaybına uğramalarına neden oluyor” dedi. AFAD ve Gebze Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen “5. Uluslararası Afet ve Dirençlilik Kongresi”ne katılan Gençosmanoğlu, önemli açıklamalarda bulundu. Gençosmanoğlu, “İnsanlar DASK poliçelerinde dahi sırf elektrik ve suyunu bağlatabilmek için 1-2 milyar liralık evleri için 10 bin liralık teminat içeren poliçeler satın almışlar. ‘10 metrekarelik DASK poliçesi isterim.’ söylemleri ortaya çıkıyor. 150 metrekarelik evi olanlar gidip 10 metrekare evi olduğunu beyan ederek poliçe yaptırmışlar. Tabii bunun sonucunda da tazminatlarında gereğini alamıyorlar çünkü zorunlu deprem sigortası poliçesindeki rakam neyse tazminatınız öyle ödeniyor” dedi.

BİR TELEFONLA KAZA TESPİT TUTANAĞI OLUŞTURUN

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM), sektörün sağlıklı fiyatlama yapabilmesi için istatistik sunarak hem suiistimallerin önüne geçiyor hem de sigorta sistemine olan güvenin arttırılmasına katkı sağlıyor. Bu kapsamda çalışmalarını sürdüren SBM, yeni hizmeti ALO KTT Çağrı Merkezi ile Türkiye’de meydana gelen maddi hasarlı trafik kazalarında, kâğıt forma ihtiyaç duyulmaksızın hızlı bir şekilde tutanak oluşturulmasını sağlıyor. ALO KTT Çağrı Merkezi’nin, vatandaşa kolaylık sunmanın yanında tutanakların anında dijital ortama aktarılarak ilgili sigorta şirketlerine ulaştırılmasını da sağlayarak Sigortacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yürütülen gözetim ve denetim faaliyetlerine de yardımcı olması hedefleniyor. Tarafların karşılıklı anlaştığı maddi hasarlı trafik kazasına karışan araç sürücüsü, 0850 222 0 588 telefon numarasını arayarak çağrı merkezi müşteri temsilcileri eşliğinde kaza tespit tutanağını oluşturabiliyor.

16 Ekim 2023, Pazartesi 07:00

Poliçeniz enflasyona veya dövize endeksli mi?

Ekonomide son dönemde yaşadığımız çalkantılar nedeniyle mağdur olmamak için sigorta poliçelerimizi yenilerken dikkatli olmamız gerekiyor. Bu yazacaklarım daha çok KOBİ’leri daha doğrusu iş dünyasını yani patronları ilgilendiriyor. Yılsonuna yaklaşıyoruz. Bu dönem poliçelerin yenilemelerinin yapılacağı süreci işaret ediyor. İş yerleri ve fabrikaların sigortaları bugüne kadar sadece deprem teminatı bedeli ile yani çok uygun bir fiyata yapılıyordu. Hasar maliyetleri çok arttı ve buna reasürans (sigortanın-sigortası) maliyetlerindeki artış da eklendi. Yangın sigortalarının primlerinin de çok artacağını söylemem mümkün. Nasıl araçların bedelleri 3 kat artınca kaskoda da primler 3 kat artmıştı. Şimdi benzer şeyler daha çok iş dünyasını ilgilendiren yangın sigortalarında yaşanacağa benziyor.

POLİÇELERİMİZİ MUTLAKA YENİLEYELİM

Öncelikle şunun altını çizmem gerekiyor. Sigortasızlık kimsenin aklının ucundan geçmesin. Riskler çok arttı, bir fabrikayı tekrar kurmak size çok daha pahalıya mal olabilir. Poliçelerimizi yenilemeliyiz. Enflasyon ve dövizdeki çalkantıları göz önüne alarak varlıklarımızı teminat altına almalıyız. Bunu sigorta acentenizden siz isteyin. Bir diğer konu; çok mağduriyet yaşandığı için yazıyorum. Hazırlanan poliçe mutlaka işyeri sahibi, patron gibi en üstte kim varsa ona sunulmalı. Onun onayı alınmalı. Çünkü hasar oluştuktan sonra en büyük mağduriyeti patron yaşıyor. Bu nedenle daha önce de yazmıştım tekrar hatırlatayım. “Şirketin sigorta işleri muhasebe yetkilisine bırakılmayacak kadar önemlidir.” Bunu daha önce yazdığımda çok eleştirilmiştim. Bu mesleği küçümsediğim düşünülmüştü. Ama son depremde görüldü ki yapmış olmak için yaptırılan poliçeler ve yaptırılmayan poliçe birçok patronu mağdur etti.

SOMPO SİGORTA ELEKTRİKLİ ARAÇLARI ‘ÇEVRE DOSTU KASKO’ İLE KORUYACAK

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de elektrikli araç satışları ciddi bir artış gösteriyor. Sadece bu yılın ilk çeyreğinde elektrikli araç satışları yüzde 251 arttı. Bu rakamlar sigorta şirketlerini de harekete geçirdi. Son olarak Sompo Sigorta, çıkardığı ‘Çevre Dostu Kasko’ ürünü ile elektrikli ve hibrit araçlara güvence sağlamaya başladı.

Ülkemizde elektrikli araçların sayısı her geçen gün artıyor. 2023 yılının ilk çeyrek verilerine göre Türkiye’de elektrikli araç satışlarında yüzde 251 oranında bir artış yaşandı. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre dünya genelinde yollarda 26 milyondan fazla elektrikli araç var. Yatırımlar ve stratejiler gösteriyor ki önümüzdeki dönemde elektrikli araçların sayısı çok daha hızlı artacak. Elektrikli araçlara olan bu ilgi sigorta şirketlerini de harekete geçirdi. Bu şirketlerden birisi de Sompo Sigorta. Şirket pazara sunduğu ‘Çevre Dostu Kasko’ ile elektrikli ve hibrit araçlarda standart kaskoya ek olarak aracın batarya veya pili için de teminat sağlamaya başladı. Sompo Sigorta’nın müşterilerine yenilikçi ürünler sunarak sektörde sürdürülebilirlik alanında örnek oluşturmayı hedeflediklerini belirten Sompo Sigorta Genel Müdürü Fahri Uğur, yeni kasko ürünü ile yakın gelecekte daha sık göreceğimiz doğa dostu elektrikli araçları hedeflediklerini söyledi. Fahri Uğur, “İklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir yer tutan elektrikli ve hibrit araçları güvence altına alarak teşvik edecek yeni bir kasko ürününü müşterilerimize sunuyoruz. Çevre Dostu Kasko ürünümüzle kapsadığımız birçok farklı teminatın yanı sıra; elektrikli ve hibrit araçların bataryaları için de teminat sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde Çevre Dostu Kasko ürünümüzün kapsamını genişletecek yeni ek teminat içeriklerinin de hazırlığı içerisindeyiz. Gezegenimizin geleceği için yenilikçi ve sürdürülebilir ürünler geliştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

‘LİDERLİK EN İYİYİ YAPMAKTIR’