Bu insanlar neden intihar ediyor?

AA

Önce Fatih ardından Antalya dün de Bakırköy… Türkiye siyanürle toplu intiharları konuşuyor. Daha doğrusu her zamanki gibi konuşamıyor. Ülkenin bir bölümü sanki siyanür diye bir katil var herkesi o öldürüyormuşçasına bu insanları yaşamlarına son vermeye iten sosyal, ekonomik ve psikiyatrik gerçekliği görmezden geliyor.

Ülkenin diğer bölümü ise toplu intiharları fırsat bilerek sanki ölen insan değilmişçesine bu acı hadiseler üzerinden gözü dönmüş bir şekilde siyasi malzeme çıkarma derdinde. Öncelikle şurası bir gerçek: Siyanürün bu şekilde kolay ulaşılabilir olması olacak iş değil. Devletin ivedilikle bir kontrol mekanizması oluşturması şart. İçişleri Bakanı bununla ilgili hızlıca adım atılacağını duyurdu.

Ayrıca özellikle görsel medyada haberlerin farkında olmadan “siyanür reklamına” dönüşmesi de çok tehlikeli. Bu alanda devletin yaptığı düzenlemelerin tamamı doğrudur. Ancak toplu intiharların sebebini “siyanür” ilan etmek konuyu hiç anlamamış olmaktır. İnsanlar ellerinde siyanür olduğu için intihar etmiyor.

Hayata dair umutları tükendiği için ediyor. Yapılması gereken ilk iş hayata dair tutunacak dalı kalmayan ya da buna inanan insanlara umut olmaktır. Onları ölüme iten, buhrana düşüren gerçeklerle -onlardan önce- yüzleşmek ve çözüm yolları bulmaktır. Kendimize sormamız gereken esas soru “Bu insanlar neyle intihar ediyor?” değil, “Bu insanlar niye intihar ediyor?” olmalı...

MİLLİ TAKIM’IN AVRUPA ŞAMPİYONASI’NA GİTMEKTEN DAHA BÜYÜK BİR BAŞARISI VAR!

Çok değil kısa süre öncesine kadar Milli Takım’a Türkiye içinde maç yapacak saha bulamamamıza ramak kalmıştı. Bu gözler, üzerinde Milli forma taşıyan futbolcu ile tribüne Milli Takım’ı seyretmek için gelmiş seyircinin karşılıklı küfürleşmesini gördü. Anlayacağınız Milli Takım emin adımlarla “milli” olmaktan uzaklaşıyordu...

Bu anlamda Şenol Güneş ve öğrencilerinin yaptığı sadece sportif anlamda bir başarı değil, sosyal anlamda da büyük bir hizmettir. Milli Takım’ın Türkiye’nin dört bir yanındaki hangi takımı tutarsa tutsun “milli” seyirciyle barışması en az Avrupa Şampiyonası vizesi kadar değerlidir.

Sıradaki haber yükleniyor...