Bunun adı düpedüz ırkçılık!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’deki Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilebileceğine dair açıklamasının ardından başlayan tartışmalar dehşet verici bir istikamette ilerliyor. *

Suriyeli mültecilerin sığındıkları ülkelerdeki yaşam şartları ve bu şartların iyileşmek bir yana dursun her geçen gün daha da kötüleşmesinin doğurduğu sosyal riskler elbette tartışılmalı. Hele ki her 4 gençten birinin işsiz olduğu devletin istatistik kurumu tarafından resmen belgelenmiş Türkiye’de sayıları artık milyonlarla ifade edilen mültecilere kafanıza göre vatandaşlık dağıtmanın akla mantığa uyan bir tarafı yok.

*

Ancak Suriyeli mülteciler sorununu sağlıklı ve bilimsel bir zeminde tartışmak başka bir şey, buradan yola çıkarak Suriyelilere yönelik bir nefret dalgası başlatmak başka... Kimi zaman bir linç merkezine dönüşen sosyal medyada yazılıp çizilenlere bakınca insanın tüyleri diken diken oluyor. Türkiye’nin başına gelen her türlü belanın kaynağını Suriyeli mültecilere bağlayan bu hasta beyinlerin yaptıklarının tek bir adı var: Irkçılık.

*

Türkiye’de sayıları 4 milyona yaklaşan Suriyeli mülteciler sorununu onlara vatandaşlık vererek çözme girişimi nafile bir çabadır, hiçbir itirazım yok. Ancak her yanından nefret söylemi ve ırkçılık akan bu faşist kafaya var! Kendisine insan diyen herkesin de olmalı...

*

Radikal sağın, yabancı düşmanlığının, ırkçılığın İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en korkutucu noktaya geldiği bu günlerde Türkiye’yi bu büyük tehlikeden korumak zorundayız. Yunus’un, Mevlana’nın çıktığı bu coğrafyada yükselen bu nefret salgınının ilacını çok uzakta aramaya da gerek yok... Her şeyin “bir insanı sevmekle başladığını” hatırlayalım, kâfi.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder