Mutluluk merkezi

05 Haziran 2017, Pazartesi 05:00
AA
Türkiye’yi saran arena furyasına dair eleştirimi 2 sene önce bu köşede yazmıştım. O gün bana, “Yapılan hizmetleri bile eleştiriyorsun, yazıklar olsun” diyenler geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan bu “arena garabetini” dile getirince bir anda 180 derece dönüp bizimle aynı noktaya geldiler.

Hoş geldiler!

Doğru doğrudur.

Geç de olsa kurtulduk bu arena saçmalığından.



Tam da bu süreçte Beşiktaş’ın Vodafone Arena olan stat adını ne yapalım diye tartışırken Gazeteci Mehmet Ayan dostum yine şahane bir tespit yaptı: “O stat Türkiye’nin Mutluluk Merkezi” dedi.

Stadımızın yeni adı Vodafone Park oldu ama Ayan’ın bu mutluluk merkezi analizi Beşiktaş’ın bu yılki başarısını adeta özetler nitelikteydi.

Mehmet Ayan, “Beşiktaş’ın yaptığının hissiyat mimarisi” diyordu.

Beşiktaş’ın başarısı tam da buydu.

Taraftarından medyaya, rakiplerinden hayatın futbol dışında kalan alanlarına kadar tamamıyla hisler üzerinden inşa edilen bir başarı.

Başkan Orman bunu bir konuşmasında şöyle tarif etmişti: “Türkiye’deki klasik futbol yöneticiliği tarzı rakip taraftarları mutsuz ederek kendi taraftarını mutlu etmek şeklinde. Biz bunu yapmıyoruz. Yapmayacağız. Kendi taraftarımızı mutlu etmek için varız. Ama başkalarını mutsuz etmek için yokuz.”



Herkesin birbirini bir kaşık suda boğmaya kalktığı futbol dünyasında Beşiktaş güleryüzüyle, hislere karşı gösterdiği hassasiyetle, kayıkçı kavgaları da dahil her türlü boğuşmadan ısrarla uzak duruşuyla fark yarattı. Rakipleri boş tribünlere oynarken Beşiktaş her maçına ortalama 30 bin seyirciyle çıktıysa, altında yatan en büyük sebep budur.

Beşiktaş, o stada gelenlere iyi futbol seyretmekten çok daha ötesini verdi:

Mutluluk.

Sahadaki güzel oyun, yıldızlar bunun en önemli parçasıydı ama her şey “futboldan” ibaret değildi... Kullandığı dille... Üslubuyla... Kurduğu empatiyle... Efendiliğiyle mutlu etti Beşiktaş.



Beşiktaş bu yıl uzun süredir unuttuğumuz bir şeyi hatırlattı bize: Futbolun bir “dövüş stili” olmadığını, bir spor dalı olduğunu... İnsanlara kavga ettirmek yerine iyi hissettirmek, güzel vakit geçirtmek için yapılan bir “eğlence” olduğunu...

Umarım çabuk unutmayız!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.