YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

60 yaşında kronik hastalıkları olan bir adamı alıp 300 soruluk üniversiteye giriş sınavı muadili sorguya çekmek... Devletin namusuna emanet edilmiş ‘adli sicil’ fotoğraflarını basına servis etmek... Tutuksuz yargılayabilmenin önünde hiçbir hukuki engel yokken ısrarla tutuklu yargılamak...

Şikeyi bir suç sayan ‘Futbolda Şiddet Yasası’nın çıkması için gecesini gündüzüne katan eski Federasyon Başkanı Mahmut Özgener’i kendi ayağıyla geldiği sorguda dayak yemekten beter etmek... Katillerin, teröristlerin, hortumcuların görmediği muameleyi ‘şikeci olduğu iddia edilen’lere göstermek.

[[HAFTAYA]]

*** 

Yargısızı geçtim, bunun adı düpedüz ‘saygısız infaz’dır!

***

Yanlış anlaşılmasın... “Ne olacak canım şike yaptılarsa? Affedin gitsin!” demiyorum. Asla da demem. Şikeye karıştığı ispat edilen kim olursa olsun cezasını çekmeli. Ama biri artık bu ‘saygısız infaz’a dur desin. Çünkü bu linç merakı, bu haysiyet cellatlığı yetti artık!

İŞTE BEŞİKTAŞK

Şike Soruşturması kapsamında Beşiktaş Teknik Direktör Tayfur Havutçu ve Asbaşkan Serdal Adalı alınınca herkes Çarşı’nın tepkisini merak ediyordu. Çarşı, dün Beşiktaşlılığın ne demek olduğunu bir kez daha gösterdi:

“Hangi Beşiktaşlı başarısızlıktan sonra takımı terk etmiş? Hangi Beşiktaşlı harama tevessül etmiş? Beşiktaşlılık Şeref’inle oynamak, Hakkı’nla kazanmaktır. Beşiktaş’ı bir değerler manzumesine dönüştüren duruşumuzu borçlu olduğumuz iki abide isme (Şeref Bey ve Hakkı Yeten) yakışanı yapacağız.

Beşiktaşk dedik diye her yolu mübah göreceğimiz sanılmasın. Bizler futbolda temizlik operasyonunun erleri olacağız...” Gurur duydum! Beşiktaşlılık, “Beşiktaş şikeye karıştıysa küme düşürülmesi için eylem yaparız” diyebilmektir. Beşiktaş yönetimine yakışan aklanana kadar Türkiye Kupası’nı iade etmektir!

Yazarlarımızdan

17 Nisan 2021, Cumartesi 07:01
17 Nisan 2021, Cumartesi 07:01
17 Nisan 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder