Siyaset, küllerinden yeniden doğabilme sanatıdır

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türkiye siyasetinde yıllardır en büyük sorun alternatifsizlikti. O alternatifler ki muhalefeti dolayısıyla da demokrasiyi daha güçlü, daha değerli kılıyor.

Erdoğan’ın 2002 seçimlerinden beri neredeyse her seçimde zaferle ayrıldığı siyasi arenada son dönemde en çok heyecan yaratan, ciddi anlamda kitleleri harekete geçiren isimlerden biri Muharrem İnce oldu. İnce’nin cumhurbaşkanlığı seçimi performansı muhteşemdi.

Seçim sonrası iletişim performansı ise bir o kadar faciaydı. Bunu defalarca yazdım çünkü İnce, özellikle muhalefet kanadında İmamoğlu ve Demirtaş’la birlikte var olan en değerli ve güçlü muhalif siyasi markalardan biri.

Doğru bir özeleştiriyle yola devam ederse arkasındaki kitle desteğiyle önümüzdeki dönemde adından en çok söz ettirecek isimlerden biri olur.

Muharrem İnce bir siyasetçi olarak sahip olduğu birikimi ve yeteneklerini doğru ve işi bilenler tarafından koordine edilen bir iletişim stratejisiyle birleştirmelidir. Çünkü iletişim artık bir bilim ve hiçbir başarı onsuz gelmiyor.

TARTIŞMALARIN HALİ İÇLER ACISI

Televizyonlarda bir dönemin yıldızı tartışma programlarıydı. Öyle ki sadece haber kanallarında değil, neredeyse tüm kanallarda bir saatten sonra tartışma programları reytingleri silip süpürüyordu.

10 yıl önce Abiş Hopikoğlu ve Haluk Şahin’le birlikte yönettiğimiz TV8’de bu işi ilk başlatanlardan biri de bendim... Gel gör ki aradan geçen 10 senede hem katılımcıların hem de tartışmanın içeriğindeki değersizleşme bu programların sonunu getirdi.

Hangi konuda ne söyleyeceğini daha konuşmadan hepimizin bildiği aynı isimler... İktidarı kızdırmayacak konular ve tabii ki konuklar... Birkaç ismi dışında bırakıyorum elbette...

Fakat tartışma programlarının da tartışanların da hali içler acısı. Kendi meselesini halledememiş adamların televizyonda memleket meselesi halletmeye kalktığı bir ülke...

ABDULKADİR TÜRKİYE’NİN EN YETENEKLİSİ

İnternethaber’in YouTube kanalında Serdar Ali Çelikler ve Mehmet Ayan’la yaptığımız Kırmızı Çizgi Fitbol’da Abdülkadir Ömür konusu açılınca bu cümleyi kullandım. Hâlâ da arkasındayım.

Abdüş doğru bir kariyer planlamasıyla 5-6 yıl sonra 50 milyon Euro’ya dünyanın en büyük üç takımından birine gidebilecek bir yetenek. Ancak çok ciddi bir sakatlık geçirdi. Ve iddia o ki sakatlıkta doktor hatası var.

Daha önce Ömür’ün bir dini grupla adının anıldığını yazdım. Keşke bunun yerine yabancı dil öğrense, taktik ve teknik teorisini güçlendirse, dünyayı tanımaya çalışsa, edebiyata kafa yorsa...

Bir dünya yıldızı olmanın gerekliliklerini yapsa dedim. Bazı Trabzonlu dostlar kızdılar bana. Abdüş inançlı bir çocuk ve elbette inancının gereğini yapacak, yaşayacak. Ona hiçbirimiz karışamayız.

Ben bambaşka bir şeyden bahsediyorum. Lafımı anlamak isteyen anladı, istemeyenin de neden anlamadığını herkes biliyor. Son sözüm şudur: Böylesine büyük bir yetenek daha profesyonel bir kariyer yönetimi hak ediyor.


Yazarlarımızdan

30 Eylül 2020, Çarşamba 08:33
30 Eylül 2020, Çarşamba 07:46
30 Eylül 2020, Çarşamba 07:42
Sıradaki haber yükleniyor...
holder