Deniz Temur

06 Ağustos 2022, Cumartesi 07:38

Bu yazı ‘çocuğum yemek yemiyor’ diyen babalara!

Kabul ediyorum! 

 Çocukların hayatlarının ilk aylarında beslenmesi için büyük ölçüde annelerine ihtiyaç duyarlar.  İster anne sütü alıyor olsun ister biberonla beslenme yapılsın, bebekler hamilelik sürecinden getirdikleri bağlarla beslenme sırasında annelerine yakın olmak isterler. Ancak çocuklar yaşları ilerledikçe iki ebeveynlerine de ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaç beslenme deneyiminin gelişmesinde babalara da en az anneler kadar sorumluluk yükler. Tek sorumlunun anne olduğu görüşünün yaygın olduğu aile yapılarında ise işler kısa sürede karışır ve çocuklar hızla yemek reddetmeye yada tek tip beslenmeye başlarlar. Eğer ‘çocuğum yemek yemiyor’ diye dertlenen bir ebeveynseniz ve çocuğun beslenmesinden sadece annenin sorumlu olduğu bir aile yapınız varsa işte değişim için size bir kaç ipucu….

 1 YAŞ SONRASI DUYGUSAL BESLENMEYE GEÇİN

 Çocuklar her zaman duygusal olarak beslenmek isterler. Ancak 1 yaş sonrası bu ihtiyaç çok daha belirgin bir hal alır. Bu nedenle 1 yaşından sonra çocukları fizyolojik olarak doğru beslemenin yolu ancak onları duygusal olarak yeterince desteklediğimizde mümkün olur. Söz konusu duygusal beslenme olunca çocuklar anne yada baba ayrımı yapmazlar. Her tür ihtiyaç için ebeveynler eşit şartlara ve sorumluluğa sahip olur. Bu nedenle çocukla kaliteli zaman geçirme, nitelikli oyun oynama, sevgi gösterme, beslenme ve diğer alanlarda çocuğun deneyimlerini zenginleştirecek örnek olma hallerinde babaların da anneler kadar çocukların hayatlarına dahil olmaları hayati öneme sahip. Duygusal olarak ebeveynlerinden yeterince besleme alamayan çocuklar başta beslenme olmak üzere uyku, tuvalet, uyum alanlarında zorlayıcı bir tavır geliştirirler. Hatırlamak da fayda var.

 ANNE STRESİNİ TETİKLEMEYİN

 Sadece annelerin çocukların beslenmesinden sorumlu olduğu fikri annelerin üzerindeki yükü ve stresi arttıran bir soruna dönüşür. Anneler özellikle de çevreleri tarafından ‘yeterince iyi bir anne olmadıkları’ yönünde eleştiriler alan anneler kısa sürede çocuklarında yemek savaşına girerler. Yükselen bu stres hem aile içindeki ilişkiler hem de çocuğun yemek olan ilişkisini kısa sürede sabote etmeye başlar. Yükselen bu tür bir stres çocukların yemekleri ‘aç olsalar bile’ reddetmelerine neden olur. Bu tür bir tabloda çocuklar artan strese karşı yüksek kaygı ve korku hissederler. Bu hisler fizyolojik olarak da kendilerini rahatsız hissetmelerine neden olur. Çoğunlukla karın ağrısı, mide bulantısı gibi fiziken hasta hissetme olarak kendini gösterir. Böyle bir ortamda çocukların beslenmesi imkansızlaşır. Zorlama vb. yöntemler kısa sürede işleri daha da karıştırır ve öğürme, kusma davranışları tetiklenir. 

 DURUMA HIZLA EL KOYUN

 Anne ile çocuğun bu denli zorlu bir süreçte yalnız bırakılması işleri her zaman çok daha kötü bir hale sokar. Bu nedenle evde yalnız kalmış olmaktan yorulmuş bir anne varsa babaların tez elden duruma el koymaları işleri kolaylaştırır. Bu tür bir destek hem annelerin ortamdan uzaklaşarak kendilerini yeniden yapılandırmalarına fırsat verirken, çocukların stresten uzak beslenme deneyimi kazanmalarına yardımcı olur. Mutfakta basit öğünleri birlikte hazırlamak, çocuklara yaşlarına uygun sorumluluklar vermek çocukların yiyeceklere güvenli yaklaşması için en kolay yoldur. 

29 Temmuz 2022, Cuma 12:46

Başarılı BLW için 5 ipucu

Baby Led Weaning-BLW yani Bebek Öncülüğünde Beslenme denemelerinin çoğu başarısızlık hikayeleriyle son buluyor. Bugün sizin için BLW’yi uygularken bazı işinizi kolaylaştıracak bir kaç ipucu vermek istedim. Başlamadan önce bir noktanın da altını çizmek isterim. Her bebeğin ek gıdaya geçiş serüveni farklıdır. Kimisi erkenden yiyecekleri ağzında çiğnemeye başlarken bazılarının bunu yapması için daha fazla zamana ve tecrübeye ihtiyacı olur. Asla başka bebeklerin gelişimiyle kendi bebeğinizi kıyaslamayın ve bu işin zaman işi olduğunu hatırlayın. Özellikle de internette ve sosyal medyadaki BLW sayfalarında gördüğünüz brokoli canavarı çocuklara özenip çocuğunuzu zorlamayın, ritmini bozmayın, kendi canınızı da sıkmayın. Unutmayın! Bir gün gelecek ve sizin bebeğinizi de beslenmeyi öğrenecek. 

 Haydi başlayalım!

 BEBEĞİNİZİN GÜVENLİCE OTURDUĞUNDAN EMİN OLUN

 Ek gıdaya geçişiniz ister BLW isterseniz klasik yöntem olsun mutlaka bebeğinizin desteksizce oturduğumaya başladığından emin olun. Yatar halde, mama sandalyesinde öne ve arkaya doğru eğilen bir bebek için BLW’ye başlamak güvenli değildir. Bu nedenle mutlaka dik ve kendi gücüyle oturabilir hale gelmesini bekleyin.

 ISI VE DOKU KONTROLÜ YAPMAYAN YİYECEKLERİ BEBEĞİNİZE VERMEYİN

 BLW hazırladığınız gıdaların dokusunun iki parmağınızın arasında ezilebilecek kadar yumuşak ancak dik durabilecek kadar da sert olması gerekir. Bebek yiyecekleri bu sayede parmakları arasında tutabildiği gibi ağzına aldığında da kolaylıkla ezebilir olmalıdır. Bu sayede boğulma riskini de ortadan kaldırmış olursunuz. Diğer bir nokta ise yiyeceklerin ısısının yetişkinlere değil bebeğe göre uygun olduğundan emin olun. Sizin için sıcak olmayan bir yiyecek bebek için sıcak olabilir ve besinlere dokunmaktan kaçınabilir. Bu yüzden besinlerin sıcaklığının bebeklerin onu rahatsız olmadan tutabileceği ısıda olmasına özen gösterin. Aynı durum soğuk yiyecekler için de geçerlidir.

 BEBEĞİNİZİ BESİNLERLE ASLA YALNIZ BIRAKMAYIN

 BLW’nin ilk aşamalarında bakım verenlerin dikkati hep çocuklarında olur. Ancak bebeklerin beslenme başarısı yükseldikçe bu dikkat azalabilir. ‘Zaten yiyor, çiğneyebiliyor’ diye düşünerek asla bebekleri yiyeceklerle yalnız bırakmayın, sürekli gözlemleyin.

22 Temmuz 2022, Cuma 13:51

BLW nedir, ne değildir?

BLW çocuk beslenmesinde son yılların en popüler akımı. İngilizce Baby Led Weaning’in kısaltılmış hali olan BLW’nin Türkçesi ‘Çocuk Öncülüğünde Beslenme’ demek.  

BLW’nin amacı ilk 6 ay anne sütüyle beslenen bebeklerin, katı gıdaya geçişinde püre ve sıvı formda yiyecekler yerine daha çok bebeğin eliyle tutabileceği ve kendi kendini beslemeyi öğrenebileceği katı formlu gıdaların sunumuyla gerçekleşir. BLW’de yiyecekler birbirine karıştırılmadan, kendi tatlarıyla bebeklere sunulur ve yiyeceklerin orijinal tat ve dokularını öğrenmeleri hedeflenir. 

 BESLEMEK YERİNE BESLENME VAR!

 BLW yöntemini klasik yöntemlerden ayıran en önemli özellik, bebeklerin bir yetişkin tarafından beslenmesi değil, kendi kendisini beslemesini sağlamak üzerine kurulmasıdır. 6’ncı ay itibariyle BLW’ye uygun besinler, fırında, haşlanmış yada buharda pişirilmiş şekilde parmak boyunda hazırlanarak bebeklerin önüne konur ve besinleri ‘her duyusuyla’ tanıması için fırsat yaratılır. 

 BLW NE DEĞİLDİR?

 Gelelim BLW’nin ne olmadığına!

 BLW sadece bir beslenme metodu değildir. Amaç çocuğun tüm duyularıyla besinleri tanımasıdır. Bu nedenle bebeğin önüne koyduğunuz her yiyeceği yemesi, tabağındakinin tamamını bitirmesi gibi bir hedefiniz olmamalı. Amaç çocuğun önce yiyeceği dokunarak, atarak, ezerek tanımasını ardından da el-göz-ağız koordinasyonunu geliştirerek ağzına götürmesidir. 

 Miktarlara takılırsanız BLW’de başarısız olursunuz. Bu nedenle çocuğunuzun yiyeceklerden başlarda sadece bir kaç lokma yemesini dert etmeyin. Çocuğunuzun ek gıdaya geçişte sadece besinleri öğrenmesini hedefleyin. Çocuğunuzun 6 ila 12’nci ay arasındaki ek gıdaya geçiş döneminde hala ana öğününün anne sütü yada formül mama olduğunu hatırlayın.

15 Temmuz 2022, Cuma 11:33

Çocuğunuzu beslemeye başlamadan önce bilmeniz gereken 5 şey

İster ek gıdaya geçiş olsun ister yeme sorunları yaşadığınız bir çocuğunuz olsun her durumda da beslenmeye başlamadan önce hatırlamanız gereken 5 önemli detayı bu hafta sizin için yazmak istedim. Tavsiyem bu beşliyi mutfağın bir köşesine asmanız ve unutmamanız. İşte yemek saatlerinde işleri kolaylaştıracak 5 önemli adım….

 YEMEK SAATLERİNDE POZİTİF OLUN

 İster çocuğunuzu yeni beslemeye başlayın isterseniz zorlu bir beslenme süreci içinde olun fark etmez. Çocuklar hayatı duygularıyla yaşarlar ve yemek saatlerindeki duygu pozitif değilse asla doğru ritimde beslenmeyi öğrenemezler. Bu nedenle her şeyden önce bakım verenlerin tamamının öğün saatlerinde pozitif duygu durumunda olmaları işleri büyük ölçüde kolaylaştırır. Pozitifmiş gibi değil gerçekten yapıcı ve olumlu bir ruh hali çocukların beslenmeyi öğrenmeleri için son derece önemli. 

 ÇOCUKLARA UYGUN PORSİYONLAR HAZIRLAYIN

 Çocuklar küçük porsiyonlarda yemek yerler. Kimi bir kaç farklı yiyecekten sadece bir kaç lokma yer ve doyar. Kimisi ise tek bir üründen 5-10 lokma yer ve doyar. Her iki beslenme şeklinin de normal ve yeterli olduğunu hatırlayın. Çocuğunuzun bir yetişkin gibi çorba, ana yemek, salata vb. gibi çoklu ve fazla miktarda besin tüketemeyeceğini unutmayın. Çocukların tabaklarında az miktarda yiyecek koymak aynı zamanda onların ‘yiyecekleri bitirme’ hazzını yaşamalarına da imkan verir ki bu beslenme ritmini de doğru yere çekmeyi kolaylaştıran önemli bir adımdır.

 MÜMKÜN OLDUĞUNDA BİRLİKTE YEMEK YİYİN

 Çocuklara yemek yemeyi, doğru şekilde beslenmeyi onları besleyerek yada onlara sürekli nasıl yemek yemeleri gerektiğini anlatarak öğretemeyiz. Çocuklar beslenmeyi çevrelerindeki yetişkinleri izleyerek öğrenirler. Bu nedenle öğün saatlerinde birlikte beslenmek çocukların doğru deneyimleri kazanmaları için hem pratik hem de en faydalı yoldur. Bu nedenle ‘çocuk doysun biz de sonra rahat rahat yeriz’ bakışından ‘birlikte beslenme’ rutinine geçmenizi tavsiye ederim.

 SU VERMEYİ UNUTMAYIN

08 Temmuz 2022, Cuma 11:42

Biberon ve emzikten ayırırken dikkat!

Çocuklar biberon ve emzikten nasıl ayrılmalı? Çoğu ebeveyn, çocuklarını anne memesinden ayırırken gösterdikleri hassasiyeti biberon ve emzik için göstermez. Bunun nedeni, biberon ve emzikleri bir oyalanma ve beslenme aracı görmemizdir. Oysa ki bu ürünler çocuklar için beslenmekle birlikte duygusal ihtiyaçlarını da karşılama anlamı taşır. Çocukların bu ürünlerle kurdukları duygusal bağları görmezden gelmemiz, çocuklarımızın duygusal olarak zorlanmasına ve farklı alanlarda uyumsuzluk göstermelerine neden olabilir. Bu nedenle uzun süre biberon ve emzik kullanan çocukların bu ürünlerden ayrılma süreçleri de anne memesinden ayrılmak gibi sakin ve sürece yayılan bir yönetim gerektirir.

 EMMEK SADECE BİR BESLENME DEMEK DEĞİLDİR

 Anne memesi emmemiş, doğumundan itibaren biberonla beslenen çocuklar için emmek sadece bir doyma aracı değildir. Tıpkı anne memesinde olduğunu gibi. Bebekler daha doğumlarından itibaren beslenmenin yanı sıra sakinleşmek, uyumak, hazmetmek gibi pek çok ihtiyaçlarını karşılamak için emme güdülerini kullanırlar. Bu nedenle biberon ve emzik çocukların dünyasında çok şey ifade eder. Süreci bu detayı hatırlayarak yönetmek faydalı olacaktır.

 YEMEK YESİN DİYE BİR ANDA KESİLMEMELİ

 Biberon kullanımı çoğunlukla ek besin dönemine geçişle artık ihtiyaç duyulmayan bir araçmış gibi düşünülmekte. Pek çok ebeveyn bebeklerinin emme ihtiyacını göz ardı ederek ek gıda tüketimini attırmak için biberon kullanımını kısıtlamaya gider. Oysa ki anne sütünün olmadığı durumlarda formül mamalar hayatın ilk 1 yılında ana öğün olarak kullanılması gereken ürünlerdir. Çocuklar daha fazla yemek yesin diyerek formül mama kullanımını kısıtlamak çocukların gelişimleri üzerinde olumsuz etki yaratan, kilo ve boy artışını baskılayan bir ortam yaratır. Aynı zamanda emmekle kurulan duygusal ilişkinin karşılanmaması çocuklarda agresiflik, uyum sağlayamama, uyku bozulmaları, dışkılamada düzensizlik gibi sorunları beraberinde getirebilir. 

 BİBERON VE EMZİK NASIL KESİLMELİ?

 Çocukların bu ürünlerle kurdukları beslenme ve duygusal ilişkilerinin yerine sağlıklı alternatifleri koyarak süreçleri sonlandırmak her zaman iyidir. Aynı şekilde çocukların biberon ve emzikten uzaklaşacaklardı dönem başka bir zorlayıcı süreç içinde olmamak önemlidir. Örneğin, kardeş doğumu, taşınma, hastalık, tuvalet eğitimi vb. Beslenme ihtiyacını karşılamak için günün bazı öğünlerinde çocuklara biberon yerine alıştırma bardakları, pipetli bardaklar sunulabilir. Çocukların bu ürünlere aşinalığı yükseldikçe öğün sayısı arttırılarak yavaş yavaş biberondan uzaklaştırılabilirler. Aynı şekilde çocukların emzik kullanımları da kontrollü olarak azaltılabilir. Emzikler çocukların üzerine asılmadan bir yetişkin kontrolünde kısıtlı sürelerde çocuğa verilmeye başlanabilir. İlk adım olarak her istediğinde yada gün içinde sürekli ağızda olma halinden belirli zamanlarda kullanma haline geçiş sağlanmalıdır. 

 DUYGUSAL HATIRLATICILAR KULLANIN

01 Temmuz 2022, Cuma 12:49

Çocukların boğulmasını engelleyen beslenme önerileri

Çocukların yiyeceklerle boğulma ihtimali ebeveynlerin korkulu rüyası. Çocukların 4 yaşına kadar tam anlamıyla yemek yemeyi öğrenemedikleri ve çiğneme becerilerinin yeterli olmadığı düşünüldüğünde korku duymak çok normal. Ancak bu korkuyla yaşamak yerine besinleri güvenli hale getirmek ve çocuğun becerilerini geliştirmesi için desteklemek mümkün. İşte 1-4 yaş arası çocuklarda boğulma riskini azaltmaya yardımcı bir kaç öneri….

 ÖĞÜRMESİNDEN KORKMAYIN

 Öncelikle çocuklar yemek yemeyi öğrenirken sık sık öğürürler. Öğürme sırasında çocuklar yiyecekleri dillerinin gerisine giden yiyeceği ağız içine geri getirirler. İlk bakışta boğulma gibi görünse de çoğunlukla çocuklar bu refleksi kullanarak boğulmamalı öğrenirler. Çocuklar kusursuz derecede pürüzsüz hale getirilen yiyecekleri bile öğürebilirler. Böyle durumlarda hemen paniğe kapılmayın. Çocuğunuz eğer nefes alabiliyorsa, öksürüyorsa ve öğürme sonrası yiyeceği tekrar çiğneyip yutma davranışı gösteriyorsa korkmayın. Ama gözünüz hep üstünde olsun.

 TIKANMA HALİ

 Çocuklarda boğulma yiyeceklerin yemek borusu yerine soluk borusuna kaçmasıyla gerçekleşir. Bu kaçış çocuklarda solunumu durdurur. Çocuk aniden nefes alamamaya başlar. Böyle durumlarda yapılması gereken acil ilk yardım davranışları konusunda bilgi sahibi olmalısınız. Yaş gruplarına göre çocuklarda boğulmaya müdahale edici acil ilk yardım bilgisi ile kalp masajı eğitimlerini mutlaka alın.

 4 YAŞA KADAR DİKKAT

 Boğulma riski yaratan yiyeceklerin başında kuşkusuz kuruyemişler, sert ve çiğ sebze ve meyveler ile içi yumuşak, dışı kaygan, yuvarlak formlu yiyecekler geliyor. Fındık, fıstık, tam havuç, tam elma, tam armut, üzün, kiraz, patlamış mısır vb. 

 Boğulma riski yaratan bu tür yiyecekleri 4 yaşa kadar çocuklara kontrollü porsiyonlamayla vermek önemli. Bir diğer önemli nokta da bu tür riski yiyeceklerin mutlaka yetişkin kontrolünde, oturarak yenmesi gerekir. Beslenme sırasında çocuğun hareket etmemesi, beslenme dikkatini dağıtacak şeylerden örneğin ekranlardan uzak olması gerekir.

24 Haziran 2022, Cuma 11:05

Eğlenceli tabaklar neden işe yaramaz?

Çocuklara yemekleri sevdirmek için ilk akla gelen yöntem eğlenceli tabaklar hazırlamak oluyor. Maruldan saçlar, zeytinden gözden, omletten dinozorlar ve daha niceleri. Annelerin saatlerce mutfakta kan ter içinde kalarak tüm yaratıcılıklarını ortaya koydukları bu eğlenceli tabaklar çoğunlukla çocuklardan beklenen ilgiyi görmez. Hatta bazen bu denemenin sonu gözyaşıyla bile bitebilir. 

 Çocuklarında beslenme farkındalığını yükseltmek için çalıştığım onlarca ailede benzer tabloları sık sık gördüğümden bu hafta çocuklar için hazırlanan eğlenceli tabakların neden işe yaramadığının detaylarını yazmak istedim. Daha işlevsel olmaları için yapılması gereken bir kaç tüyo da sizin için yazımda.

 KÜÇÜK ÇOCUKLARI KORKUTABİLİR

 Söze işin en zorlu kısmından başlayalım. Küçük yaş grubundaki çocuklar tabaklarında bir aslan yada dinozor gördüğünde bunun bir yiyecek olduğu ayırdına varmakta zorlanırlar. Bütüne odaklanan, detaylara dikkat edecek düzeyde bilişsel gelişimini tamamlamamış olan küçük yaş grubundaki çocuklar gördüklerinden korkarlar ve yemekten uzaklaşırlar. Böyle durumlarda çoğu kez normalde yedikleri yiyeceklerin bile tabaktaki varlığını kabul etmezler ve beslenmeyi reddederler.

 DAHA BÜYÜK ÇOCUKLAR 

 Tabaktaki eğlencenin farkına varan daha büyük yaş grubundaki çocuklar da tabakları bozulmasın diye yiyeceklere dokunmak istemezler. Aç bile olsalar o tabakta gördükleri bir ayı yada civciv onları hızla oyun ve hayal alemine çeker. Tabaktaki eğlencenin bozulması halinde ise agresif davranışlar gösterebilirler. Bu da yemek reddiyle sonuçlanır. Bu girişim de günlerce buzdolabında saklanan eğlenceli tabaklarla son bulabilir. 

 BAKIM VEREN STRESİ

 Kabul edelim bu tür eğlenceli tabakları hazırlamak küçük bir sanatsal çalışma değerinde. Çocuklarına sürpriz yapmak için bir çok anne erken uyanıyor, saatlerce çaba harcıyor. Sonunda çocuk bu tabaktaki yiyecekleri yemediğinde bakım veren stresi yükseliyor. Bu da hızla çocuğun zaten anlamlandırmakta zorlandığı tabağa daha kaygılı yaklaşmasına ve denemeyi reddetmesiyle sonuçlanıyor.

17 Haziran 2022, Cuma 11:17

Yolculukta yemek yemeyi kesen çocuklar!

“Çocuğum her şeyi güzelce yerdi. Sonra tatile çıktık. O tatilde yemek yemeyi kesti bir daha da düzelmedi!”

 Bu tür cümleleri danışan ailelerimden çok sık duyarım. Malum mevsim yaz. Seyahatler, tatiller, akraba ziyaretleri zamanı. Hal böyle olunca benzer durumlarla karşılaşma riski artıyor. Bu hafta ki yazımı yakında bir seyahate çıkacak olan yada hali hazırda yolculuk sonrası yemek reddi sorunuyla mücadele eden aileler için hazırlamak istedim. Haydi gelin birlikte bakalım. Yolculuk sırasında çocukların beslenme düzenin korumak için neler yapabiliriz.

 YOLCULUK ÇOCUKLARIN SİNDİRİM SİSTEMİNİ ZORLAR

 Söze çocukların yolculuk sırasında fiziken hissettikleri zorlukları anlayarak başlayalım. Çocuklar yolculuklar sırasında fiziken zorlanırlar. Hele ki bu yolculuk karayoluyla ve uzun süreliyse. Saatlerce oturmak, yatar ve hareket halindeki rahatlatıcı pozisyonlardan mahrum kalmak, uyku düzenini koruyamama çocukların fiziken hem yorgun hem de stresli hissetmelerine neden olur. Aynı zamanda uzun süreli oturma ve fiziken rahatlamamak hali çocukların bağırsak hareketlerini de bozar. Hastalık belirtisi göstermeseler bile çoğu çocuk gazını çıkaramama, kakasını yapamama, sallantıdan kaynaklı mide bulantıları hisseder. Bu tür fiziki zorlanmalar yolculuklar sırasında beslenmenin önündeki en büyük engeldir. Hatırlayarak yola devam etmek gerekir.

 HEM YORGUN HEM DE HEYECANLI OLURLAR

 Çocuklar yolculuklar sırasında hem yorulurlar hem de yüksek heyecan duyarlar. Çevredeki değişimleri ve ilk kez gördükleri şeylere yemeklerden çok daha fazla ilgi gösterirler. Bu nedenle yemek yesin diye verdiğiniz molalarda çocuğunuz tabağındakilerle değil çevredekilerle ilgilenmeyi tercih eder. Benzer durum seyahat süreci bitip de hotel, yazlık, akraba evi vb. yerlere ulaştığınızda da sürer. Bu tür süreçlerde çocukların fiziki ihtiyaçlarından önce duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasının öncelikli olduğunu hatırlayın. Çevreyi keşfetmesi, biraz hareket edip oyun oynaması ve rahatlaması için seyahatlerinizde düzenli zamanlar ayırın. Araba koltuğundan kalkıp mama sandalyesine oturmadan önce biraz oyun parkı, biraz koşturma, biraz keşif gezisi yapmayı unutmayın.

 UYKU İHTİYACINI GÖZLEYİN

 Çocukların çoğu yemek için mola verdiğiniz saatlerde uykusuz yada uykuya geçmiş olabilir. Böyle durumlarda çocuğun uyuması için yola devam etmek onu uyandırıp yemek yedirmeye çalışmaktan çok daha faydalı olacaktır. “Yemek yesin de sonra uyur” bakışı da çoğunlukla işe yaramaz. Eğer çocuğunuz uyku belirtileri gösteriyorsa ve açlıkla ilgili bir sinyal vermiyorsa uyuması için destekleyin ve yola devam edin. Mola verseniz bile uyanmıyorsa sırf yemek yedirmek için uyandırmayın. Uyku çocuklar için her zaman yemekten daha öncelikli ihtiyaçtır.