Değişime hazır mıyım?

AA

Ne kadar özgürlükçü bir ruhum olsa da, alışkanlıklarıma son derece bağlı biriyim.  Geçenlerde Barış, Aşk ve Anlaşmazlık adında bir film izlerken filmdeki harika rolüyle Jane Fonda'nın şu sözlerine takıldım: 'Değişime açık olmak, değişime hazır olduğun anlamına gelmez.' Başkalarının değişimlerine ne kadar açık olsam da kendi değişimime ne kadar hazır olduğumu sorguladım. Alışkanlıklarımı değiştirmek, rutinimi bozup yerine başka şeyler koymak ve yolun bundan sonrasını görememek aslında benim için son derece korkutucuymuş meğer.  Yine de bu korkumu bastırmak için bana cesaret veren şeyleri düşündüm.

İkiz bebeklerimi nasıl büyüttüğümü, kendimden başka birilerinin sorumluluğunu nasıl cesurca alabildiğimi, korkumun aslında en büyük motivasyonum olduğunu düşündüm. Suyun altında nefes alma çabası ancak çırpınma ve boğulmayla sonuçlanır. Suyun dışına kafanı çıkarmak için cesaret gerekiyormuş, onu anladım. Şimdi 'ha gayret' diyerek tekrar doğrulma vaktidir benim için. 'Sen planlı birisin. Hayatının bundan sonraki aşamaları için bir fizibilite raporu çıkar. Ne kadar zamanda toparlanılır, ne kadar zaman sonra işe verdiğin emeğin karşılığı alınır, ne zaman kendi kanatlarınla uçmaya hazır olunur ve ne zaman hafiflenilir sorularına tahmini cevaplar vermelisin. Böylece kendini iyi ve doğruya programlarsın' dedi bir arkadaşım.

Hayatını yeniden şekillendirmek, saç rengini değiştirmek kadar kolay olsa keşke. Değişim için cesaret aldığınız her şeye sıkıca sarılın. Kaç defa düştüğünüz önemli değil, düştükten sonra kanayan dizlerinizden güç alıp bir kez daha ayağa kalkın. Sizi siz yapan hiçbir şeyden vazgeçmeyin. Değişime hazır olun.

 

Sıradaki haber yükleniyor...