Deniz sezonunu açtık

09 Haziran 2012, Cumartesi 05:00
AA

Tam anlamıyla kara bir kışı nihayet geride bıraktık. Hava, ara sıra bizimle dalga geçse de, artık kızlarla deniz sezonunu açtığımız için, gönül rahatlığıyla yazın geldiğini söyleyebilirim. Doğduklarından beri her gün banyo yapan kızlarım, suyu çok seviyorlar. Daha 1 aylıkken, sudan çıkmak istemeyip avaz avaz bağırırlardı. Yeri gelmişken söyleyeyim, bebeklerin ilk banyosu çok önemliymiş. Ağzına, burnuna su kaçan ve bundan korkan bebek, bir daha suyu sevmeyebilir. Bizimkiler ilk banyolarından beri, su kuşu durumundalar.

İlk kez deniz suyuyla henüz 5 aylıkken tanışmışlardı miniklerim. Kendi banyo sularına benzemeyen, onlara göre çok soğuk ve tuzlu bu suyu ilk başta sevmemişlerdi. Sonraki yaz, deniz kenarında, kovaları, kürekleri ve çeşitli oyuncaklarıyla birlikte su, daha çekici göründü onlara. Bir de kumla tanışmaları çok sevimsizdi. Her şeyi ağızlarına götürdükleri bir dönemde, ellerine bulaşan kumu da ağızlarına sokuvermişlerdi. O ilk kumsal maceramız, suratlarından ve hatta kulaklarının içinden kumları temizlemekle son bulmuştu. Yine de çok eğlenmişlerdi. Zaman içinde de, kumla oynamayı öğrendiler.

Güneş, deniz ve 50 koruma faktörlü krem

Bu yıl, 1 Haziran itibariyle, deniz sezonunu Çeşme’de açtı kızlarım. Tam onlara göre minicik bir kum alan ve sığ bir denizde, saatlerce sudan çıkmadılar. Artık hepimiz, güneşe hangi saatler arasında çıkmamız gerektiğini biliyoruz. Saat 15:00’ten sonra, yine güneş koruma faktörü yüksek kremlerimizle çıktık güneşe ilk gün. O saatte bile güneş son derece yakıcıydı. Allah o kremleri bulan kişiden razı olsun. Evvel zamanlarda, bir an önce bronzlaşma hevesiyle kendime güneşin altında işkence ederdim. Çocuklardan sonra, sağlıklı yaşamak ilk sırayı aldı hayatımda.

Şapkalar kafalarada, oturdular suyun içine, kah denizden kovalarla su taşıdılar, kah suya yatıp yüzme denemeleri yaptılar. Kendi kendilerine suya girip çıktılar ve bana onları sadece kurulayıp, tekrar kremleyip, kuma bırakmak düştü. Denizden ve sudan korkan çocuklarım olsaydı çok üzülürdüm. Ben yüzmeyi ne zaman ve nasıl öğrendiğimi hatırlamıyorum. Çocukluğum İzmir’de, deniz kenarında geçtiği için, her yaz suyun kenarında, belki de tıpkı benim kızlarım gibi kendi kendime alıştırma yaparak öğrenmişimdir. Anladım ki, bütün bir yazın tamamını deniz kenarında geçirsek, kızlarım yaz sonu yüzmeyi öğrenecekler. Emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı ve zıplamayı öğrendiler sırasıyla, şimdi sırada yüzmeyi öğrenmek var.


 

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.