İzmir yolcusu kalmasın...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sevgili okur, sen bu yazıyı okuduğunda ben çoktan İzmir’e varmış, bebeklerim ve eşimle imbata karşı Kordon’da geziyor olacağım. Bu satırları yazarken tüm dileğim yağmurlu bir İzmir’le karşılaşmamak zira yağmurlu havada bebeklerle gezmek adeta Çin işkencesine dönüşebilir.

İkizlerle yapacağımız üçüncü uçak yolculuğu olacak bu. Daha önce ilk kez kızlarımız 5 aylıkken Göcek’e tatile gittiğimizde beni bir telaş almıştı. Uçağı velveleye veren çocuklardan mı olacaklar yoksa anne babasının kucağında uslu uslu seyahat edenlerden mi olacaklar bilemiyordum.

Bu yolculukta yeni bir şey öğrendim. Uçakta bebekli yolcuları sadece cam kenarına oturtuyorlar ve iki bebekli yolcuyu yan yana oturtmuyorlarmış. Biz de kurallar gereği farklı sıralarda bebeklerimizle oturduk. Yanımıza basınçtan rahatsız olmamaları için su dolu biberonlarını aldık. Kalkışta ve inişte bol bol su içirdik ki yutkunmayla birlikte kulaklarındaki rahatsız edici durum hafiflesin.

Uçak yolculuğumuz sorunsuz geçti. Bizim minikler bir süre sonra uçağın maskotu oldular ve biz de çevreyi rahatsız etmemenin mutluluğuyla yolculuğumuzu tamamladık.

İtiraf ediyorum, ben de bir zamanlar uçak ya da otobüslerde hiç durmadan bağıran, ağlayan bebeklere tahammül edemezdim. Mutlaka hepimizin başına gelmiştir. Sükunetle gitmeyi planladığınız seyahatiniz bebek ağlaması yüzünden tam bir eziyete dönüşür. Yolculuk öncesi tüm bunları düşünerek içim içimi yemişti. Neyse ki ne ilk seyahatlerinde ne de sonrakilerde hiç sorun çıkartmadı bizim minikler.

Uçak yolculuğuna bebekleriyle çıkacak olanlara minik tavsiyeler:

Uçak saatlerinizi bebeğinizin uyku saatlerine göre ayarlayın. Örneğin bebeğinizin gündüz 11 gibi öğle uykusuna yatma alışkanlığı varsa, uçak saatlerini buna göre ayarlayabilirsiniz ya da sabah uykusunun devam ettiği erken saatlerde seyahat edebilirsiniz.

Bebeğinizin basınçtan dolayı rahatsız olmaması için yanınızda mutlaka su ya da içecek bir şeyler bulundurun.

Kalkışta ve inişte bol bol sıvı içirin.

Yanınıza sevdiği birkaç oyuncak alın. Dikkatini dağıtır, sıkılmasını önler.

Eğer çok sıkıldıysa uçağın içinde birkaç tur atabilirsiniz. Evet en dipte oturuyorsunuz ama çocuğunuzun yol boyu ağlamasındansa yanınızda oturanlar size seve seve yol vereceklerdir, emin olun.

Uçağa binmeden önce çocuğunuzu ne çok kalın ne de çok ince giydirin. Bazen uçağın için cehennem kadar sıcak bazen de kutuplar kadar soğuk olabiliyor. Pamuklu penyeden giysileri tercih edin ve yanınızda mutlaka bir hırka bulundurun.

İyi seyahatler.

***

TAKLİT KRALİÇELERİ

Evimizin bütün aynaları el ve öpücük izleriyle dolu. Ayna gördü mü dayanamayan ikizler, önce kendilerini aynada görüp sevinçle çığlık atıyorlar sonra koşa koşa gidip aynayı öpücüklere boğuyorlar. Elimde sürekli bir kamera, bütün gün peşlerinde bu sevimli hallerini ölümsüzleştirmek için çırpınıyorum.

Yeni kelimeler öğrenip papağan gibi tekrarlıyorlar. Dikkat çekebilmek için yalandan hapşırma ya da öksürme krizlerine giriyorlar. Biri ağladı mı diğeri de ondan geri kalmamak için ağlama numarası yapıyor. Bazen birlikte çok güzel oynayıp bazen de birbirlerinin ellerindeki her hangi bir oyuncaktan kavga çıkarabiliyorlar. Artık kendi aralarında özel bir dil de oluşturmaya başladılar. Yakında arkamdan iş çevirmelerinden korkuyorum. Zaten uzmanların dediğine göre önce kendi aralarında özel bir dil geliştirip zamanla organize olmayı öğrenecekler. Ne şahane. İkizleri büyütmesi kolaymış gibi bir de bana karşı organize olabilen iki küçük zeka küpüyle nasıl baş ederim bilemiyorum.

Eşimle biz de onlara karşı organize olmayı öğrenmeye başlamalıyız sanırım. Türlü çeşit duygu sömürülerine, ağlama krizlerine, taktiklere, şaşırtmacalara karşı şimdiden kendimize bir söz vermeliyiz. İyi günde, kötü günde, hastalıkta, sağlıkta, ikizlerin oyunlarına karşı birbirimize destek olacağımıza yemin edelim.
 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder