Mobinge maruz kalan anneler adına…

09 Aralık 2017, Cumartesi 15:30
AA
Belki bu yazı tepki çekebilir, çok da umurumda değil açıkçası. Son zamanlarda iyice beni rahatsız eden “gösterişçi annelik” olayı beni çileden çıkarıyor. Herkes kendi çocuğunun uzmanıdır, orası kesin ama bunu göze sokar gibi, “ben çocuğumla çok ilgileniyorum, aşırı ilgili bir anneyim, her etkinliğe, her aktiviteye götürüyorum…” gibi dünyası çocuk üzerine dönen annelere de laf aramızda biraz uyuz olmaya başladım. 

GÖSTERİŞÇİ ANNELİK!

Yahu hepimizin çocuğu çok kıymetli, elbette en iyi eğitimi ve her şeyin en iyisini çocuğumuz için isteriz ama bunu gösterişçi bir edayla insanların burnuna sokmaya ne gerek var. Beni fena halde irite ediyor bu haller.

Bazen daha da ileri gidip, mutsuz evliliğinde onu tek mutlu eden şeye tüm sevgisini verdiğini düşünüyorum bazı annelerin. Varsa yoksa çocuğunun eğlencesi, yemeği, aktivitesi vs… Biraz kendinize zaman ayırmayı, kadın olduğunuz zamanları, şu dünyada çocuktan önce yapmaktan keyif aldığınız şeyleri hatırlamayı hiç düşündünüz mü? 

O DOĞUM GÜNÜ PARTİSİNDE KİMSE BİR ŞEY KAÇIRMIYOR! 

Sosyalleşmek, sadece çocuğunuzun okul arkadaşlarının doğum günü partilerinde diğer annelerle çay içmek olmamalı. Merak etmeyin, çocuğunuzun katılmadığı o doğum günü partisinde kimse bir şey kaçırmıyor. Hep aynı şeyler; pinyata patlatmak, balonlarla oynamak, sihirbaz gösterisi izlemek artık çocukları bile çok mutlu etmiyor inanın bana. Bu partilerde sosyalleşmek üzere bir araya gelmiş annelerin de dillerinden düşmeyen çocukları, okulla ilgili eleştirileri, arada kocalarını çekiştirmeleri bana gerçekten çok sıkıcı geliyor. 

Üstelik okulun bitmek bilmeyen partileri, buluşmaları, şenlikleri de beni deli ediyor. Whatsapp gruplarından çıkmak demek, büyük aforoz demek. “Bu bizden değil, yakın cadıyı!” Bir sınıf tişörtünün ne renk ve yaka modelinin nasıl olacağını 3 gün boyunca tartışılması benim bütün işimi gücümü etkiliyor. Konuya katılsan bir türlü, katılmasan bir türlü. Benim işim yaratıcılık istiyor, konsantrasyon istiyor ama bir tişört seçimi benim bütün işlerimden daha önemli oluyor. Bunu kabul etmiyorum. Benim para kazanmam, çocukların okul tişörtünün model seçiminden çok daha önemli ama bazı anneler için o tişört seçimi dünyanın en önemli işi. 

KÖTÜ ANNELİK SUÇLAMASI

Tamam, sen o işten keyif al ama ben bununla ilgilenmediğim için beni kötü annelikle suçlama. Benim gibi annelerin tek istediği de bu. Birbirimizin annelik anlayışını kınamamak, eleştirmemek ve bir kadın olarak saygı duymak. 



Biliyorum bu yazıdan sonra pek çok anne bana tavır bile alabilir ama inanın benim gibi anneler de hiç azınlıkta değil. Biz de “aşırı ilgili anneler” tarafından mobinge maruz kalıyoruz. Benim çocuğumla sosyalleşmekten anladığım, haftanın 5 günü sabahtan akşama kadar gördüğü sınıf arkadaşlarıyla hafta sonu da kan ter içinde hoplayıp zıplayıp, şeker, çikolata, pasta yemesi değil.

Çocuklarımı tiyatroya götürmek ya da uçsuz bucaksız parkta doğayla bütünleşmelerini izlemek, kesintisiz bir saat onlarla oyun oynamak, evde ya da dışarıda spor yapmak ya da birlikte bir kitabı okuyarak resimlemek çok daha eğlenceli ve doyurucu geliyor bana. Onları dinlemeye, onlarla sohbet etmeye bayılıyorum. İşte bu yüzden anneliğin bir kuralı olduğuna inanmıyorum. Birbirimizi anlamasak bile saygı duyalım yeter.
 
Sıradaki haber yükleniyor...