Tatil ve hastalık

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Neden çocuklar hep tatilde hasta olur? Aklıma ilk gelen cevap şu: Hava değişimine çabuk adapte olamamalarından... Biz ne kadar önlem alırsak alalım çocuklar yine de hasta oluyorlar.

İzmir'e olan yolculuğumuzu sorunsuz atlattık atlatmasına da sonraki gün Derin'in hapşırmalarıyla başlayan hastalık belirtileri bir sonraki gün Mavi'yi ve ertesi gün de beni yorgan döşek yatırdı. Anneler Günü, Derin'in tıkanan burnunu açmaya çalışmakla geçti. Kalabalık ailelerde hastalık domino taşları misali evin tüm bireylerini yıkar geçer. Bizde de durum aynen böyle. Biri hasta oldu mu arkasından sırayla hasta oluruz.

Tatilimizin üçüncü gününde eşim hariç hepimiz hastayız. Neyse ki annemin yanındayım ve kızkardeşim ve eşim bizim miniklerle ilgilenirken annem de benimle ilgileniyor. Düşünüyorum da eğer bir otelde kalıyor olsaydık halimiz nice olurdu.




ANNEM SOĞUKKANLIDIR AMA DAYANAMADI...

Her ne kadar annemin evine geliyor olsam da yine de burun açma pompası ve serum fizyolojik burun damlalarını yanıma aldığım için şükrettim. Gecenin bir vakti nöbetçi eczane aramak pek hoş olmazdı zira. Bu yazıyı ara sıra burnu tıkanan ufaklıklardan birinin burnunu açmaya giderek ya da  kendi hapşırık krizlerimden dolayı bölüyorum. Anne olmak ne kadar zormuş.

Annem, ben bebeklerimin tıkanan burunlarını pompayla açarken onların ağlamalarına dayanamayarak odayı terk etti. Bana sorarsanız annem benden çok daha soğukkanlı bir kadındır ama torun olunca işin değiştiğini söyledi. Nedenini sorduğumda beni hâlâ onun küçük kızı olarak gördüğü için iki küçük bebeğe sanki bakamayacakmışım gibi hissettiğini söyledi. Hayat ne garip. Biz büyüyünce annelerimizin yaptıklarını beğenmeyiz, onlar da bizi hala çocuk gördüklerinden yaptıklarımızı beğenmezler.

KOMŞUNUN TELSİZİYLE FREKANS KARIŞTI

Şu bebek telsizi ne kadar yüce bir buluş. Uzun koridorlu evlerde bebekleri duyabilmek bir mucize. Gittiğimiz her yere götürür oldum telsizi. Telsizi ilk aldığımız gün yaşadığımız şeyi paylaşmadan edemeyeceğim. Telsizi bebeklerin odalarına kurduk, diğerini de salonda baş köşemize koyduk. Tam ayaklarımızı uzatıp film izleyeceğiz bir bebek ağlaması duyduk telsizde.

Paldır küldür odaya koştuk ki bizim kızlar mışıl mışıl uyuyor. Döndük tekrar salona, kaldığımız yerden devam. Tam filme kaptırıyoruz kendimizi bir ağlama sesi daha. Gidip bakıyoruz ağlayan yok. Birkaç kez tekrar edince bizi aldı bir korku gaipten sesler duyuyoruz diye. Neyse ki durumu bir süre sonra anladık. Yan komşumuzun da bizim kızlardan birkaç ay küçük bir bebekleri var. Aynı telsizin aynı frekansını kullandığımızdan dolayı bizim telsizler karışmış. Duyduğumuz bebek ağlaması sesi de yan komşumuzun bebeğine aitmiş. 

YETER Kİ ÇOCUKLAR SAĞLIKLARINA KAVUŞSUN

İlk defa çok isteyerek gittiğim bir tatilden, eve dönüş yolculuğunu iple çekiyorum. Daha önce de tatillerde hasta olmuştum ama anne olunca kendi hastalığının hiç bir önemi kalmıyor yeter ki çocukların alıştığı düzene geri dönüp sağlıklarına kavuşsunlar istiyorsun.

Şu anda Mavi emziğiyle kavga ediyor. Kaliteli nefes alamadğı için emziğini ememiyor ve uykusunun içinde bir hırsla emziği çıkarıp, derin bir nefes alıp, arada söylenip, emziğini tıkıyor ağzına.

Şimdi izninizle yazıma son verip Mavi'yi bu ızdıraptan kurtarayım. Biraz meşakkatli ama burnunu açınca melek gibi uyuyacak. Sağlığınızın kıymetini bilin.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder