YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bugün 1 Eylül. 2020 yılının eylül ayının ilk günü.

Yazının başında belirtmeliyim ki, bu yazı biraz subjektif olma potansiyeli taşıyor.

Acısıyla tatlısıyla, ki çoğunlukla acısıyla, yılın üçte ikilik bölümünü geride bıraktık.

Yazın bitmesine bilimsel olarak 22 gün daha olmasına rağmen, sizi bilmem ama benim yaz ile sonbahar arasındaki psikolojik hudut çizgim her zaman 31 Ağustos'u 1 Eylül'e bağlayan o gece olmuştur.

Yaz mevsiminin o neşesi iç dünyamda yerini sonbaharın karamsarlığına çoktan bırakmıştır bile.

Güz mevsiminin getirdiği o depresif ruh hali her sene ağustosun bitişiyle çöker üstüme hemen.

Kaç yaşında olursam olayım, küçücük bir çocuğa dönüşürüm yılın bu zamanlarında.

Kasvet, sıkıntı, depresif düşünceler, ruhumun merkezine iki kilometre yakınlıktaki yıkım gücü yüksek zelzeleler...

İşte benim sonbahardan anladığım şey bu.

En azından şimdiye kadar hep böyle oldu.

Her seferinde kendi kendimi "Bu sefer senin de mutlu bir sonbaharın olacak" diyerek motive etmeye çalışsam da, hiç o mutlu sonbaharı yaşayamadım.

Ama bu sefer farklı olacağına inanıyorum.

1 Eylül 2021'de son 1 yılda neler yaşadığıma baktığım zaman, geçirmiş olacağım o 1 yılın, geçmişteki senelere nazaran hafızamda daha mutlu, daha huzurlu, daha sağlıklı bir sene olarak yer edineceğine inanıyorum.

Bunun yanında üniversiteden mezun olarak iş hayatına atılıyor olmak, hayatıma yeni umutlar ve yeni heyecanlar katıyor.

25 yaşındayım ve 20 yıldır öğrenciydim. Öğrenci olmamanın nasıl bir şey olduğunu, iş hayatının zorluklarını, rahat ama sefil hayatın yerini varlıklı ama zorlu bir hayata bırakmasını deneyimleyeceğim.

Hayat kimilerine göre çabuk geçiyor. Ama benim için bu 20 yıl sanki bir ömür gibiydi. Kolay başlamadı, kolay ilerlemedi, kolay da bitmedi.

Bu zamana kadar yaşadıklarımın üstünü örtüp yepyeni bir hayata başlamayı planlıyorum.

1 Eylül'ün ve yaklaşan sonbaharın en önemli yanı biraz da bu olacak benim için.

Hayat yolculuğumun bu yeni bölümünde geçmişe bir çizgi çekip geleceğe beyaz bir sayfa açacağım için çok heyecanlıyım.

Bugün başlıyor olduğum bu yeni hayat yolculuğum için yanıma aldığım sırt çantama, üstünü örttüğüm çeyrek asırlık yaşantımdan, kolay ve zor yollardan edindiğim hayat dersleri ve beni ben yapan belli başlı karakteristik özellikler, etik kuralları ve öğretiler haricinde en ufak bir şey dahi almak istemiyorum.

Bugüne kadarki mutluluklarımı ve üzüntülerimi artık geride bıraktım.

Artık yeni şeylere gülme, yeni şeylere ağlama zamanı.

Siz Posta.com.tr okurlarını sevgi ve saygıyla kucaklıyorum. Yeni yazılarda buluşmak üzere.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder