Çocuklarda 3 yaş sendromu en zorlu dönem

AA

3 yaşındaki bebe ergen triplerinde!

8 Aralık'ta 3 yaşını bitirecek. Yarım yamalak konuşuyor henüz. Evde babası kendisiyle arada İngilizce iletişim kurduğu için o da İngilizcesini geliştirmiş, Türkçe söyleyemediği kelimeleri kendi İngilizcesiyle konuşuyor, özellikle bize sinirlenip kızdığı zamanlarda. 

He bir de Japonca... 

İzlediği çizgi filmlerden öğrenmiş yalan yanlış kelimeler. Yani 3 dil bir arada konuşuyor benim oğlan.

Ama cahillik bizde ki anlayamıyoruz bazen konuştuklarını.



2 yaş sendromu bitti, ergen tripleri başladı

Çocuklarda 2 yaş sendromu denen şey gerçekmiş. Bizzat yaşadım, gördüm. Bizimki biraz gecikince sevindik, bize uğramayacak bu sendrom diye ama 2 yaşında değil 2,5 yaşında yakaladı bizi. 

Kendini yerlere atmalar, dümdüz koşarak duvara kafa atmalar, sinirlenip bağırıp çağırmalar, ağlama krizleri (genelde gözünden yaş gelmiyor), ne istediğini bilmemezlikler… Ve daha bir sürü şey.

Bazen sinir krizi geçirdiğini düşünüp korktuğumu itiraf edeyim. Ufacık bir şeye kızıp kendini yerden yere atıp sürekli bağırıyor ve susmuyordu. Bir de o arada yarı Türkçe, yarı akıcı İngilizcesiyle bize söylenirdi. Korkudan dedesini çağırdığım çok olmuştur. 

Dedim ya, resmen sinir krizi geçirdiğini düşünüyordum.

Yaşayanlar bilir bu durumun nasıl bir şey olduğunu. O kendini yerden yere atarken siz çaresizce bakıp bekliyorsunuz öylece.


İsyankâr çocuk

2 yaş sendromunu atlatmasını beklerken bir baktık ergen triplerine girdi. 

Bildiğiniz kafa tutuyor. Atarlı giderli bir çocuk oldu. İnat deseniz var, ne dersek karşı çıkıyor. Sürekli bir isyan, sürekli bir serzeniş…

Eğer yapmak istediği şeyin yanlış olduğunu düşünüp engellemeye çalışırsam "Sen git şuradan anne", "Anneye öyle denmez" diyen babasına "Sen de git şuradan baba" diye rest çekiyor.

"Birazcık susar mısın oğlum?" dediğimde "Hayır anne ben sus değil, sen sus” diye veriyor ağzımın payını. 

“Ben sus değil anne”…

Her şeye verilecek bir cevap var. 

Hayır! İnatlaşırsam kapıyı çarpıp, evi terk edecek diye korkuyorum. Tam 18'lik ergen triplerinde. 

Dur bi' çocuğum, henüz 3 yaşındasın sen, kendine gel, nedir bu acelen?



Şimdi tatlı geliyor tabii bu tavırları ama bir yandan da korkmuyor değilim. Eğer 3 yaşında böyleyse ileride nasıl olacak düşünmek dahi istemiyorum. 

Biraz araştırdım, ne yapabilirim diye. Çocuğumun bu davranışları normal miydi acaba? Gerçekten endişelenmeye başlamıştım çünkü. Okudukça anladım ki 3 yaş sendromu...

Tam bir yıkım tabi benim için. Daha kaç sendrom göreceğim acaba?

 “Amannn tek derdimiz bu olsun” demeyin çok zorlu bir süreç çünkü. Özellikle çocukların gelişimi açısından çok da önemli bir yaş aralığı. Çocukların kişiliğine zarar vermeden bu sıkıntılı dönemi atlatmak çok daha önemli.

Uzmanlar 3 yaş sendromunun, çocuğun gelişme süreçlerinin en zoru olduğu konusunda uyarıyor. Evet, bu günler de geçecek ama nasıl? 

Nasıl başa çıkacağız biz bu 3 yaşında çocuğun ergen tripleriyle?

Çocuk-Ergen ve EMDR Terapisti Psk. Arzu Yazar sorularımı cevapladı.

Arzu hanım çocuklardaki bu 3 yaş sendromu nedir? 2 yaş sendromu dedik, ardından 3 yaş sendromu... Her yaşın sendromu mu var?

Aslında 2 ya da 3 yaş sendromu sadece özerkleşme çabasıdır. Yavrularımız bebek olarak dünyaya gelir ve her türlü ihtiyacını biz anneler gideririz. İki yaşına gelen bir bebek artık bebeklikten çıkmış çocuk olarak anılmaya başlanmış olur. Çünkü artık konuşabiliyor, yürüyebiliyor, kendi ihtiyaçlarını çoğunlukla giderebiliyor ve tercih yapabiliyordur. İnatlaşma tam da burada başlar. Çocuk tercihini ifade eder, anne ise iki yıldır bakım verdiği, tüm ihtiyaçlarını giderdiği biricik yavrusunun itirazları İle karşılaşır ve sorunlar patlak verir. Eğer ebeveynler çocuklarının istek ve tercihlerini ciddiye almazlarsa çocuk tüm gücü İle karşı çıkar, bedel ödetir ve sonunda istediğini yaptırır. Yaptırdıkça da şunu öğrenir “Yeterince direnirsem sonunda kazanırım”.


“İnatçı çocuk yoktur, inatçı ebeveyn vardır”

Tecrübe ettiğim için biliyorum. İleri derecede inatlaşma yaşıyoruz ve her şeye muhalefet oluyor. İstediği olmayınca inada bindiriyor ve ağlama krizlerine giriyor ve maalesef dediğini yaptırıyor. Bu konuda nasıl bir yol izlemeliyiz?

Çocukların her istediğini yapmak çözüm değil elbette. Her istediği yerine getirildiği zaman kontrol edilemez bir güç ile karşı karşıya kalınabilir ve büyük bir kaos yaşanabilir. Sınırlı özgürlük dediğimiz bir kavram ile yaklaşmak gerek. Eğer çocuk, kıyafetini kendi seçmek istiyor ise hava durumuna uygun kıyafetler sıralanabilir ve içinden istediğini seçmesin izin verilebilir. Bu tarz davranışlar sorunu daha fazla büyümeden çözüme kavuşturur. İnatçı çocuk yoktur, inatçı ebeveyn vardır.

Kız ve erkek çocuklarda bu dönemlerdeki en göze çarpan farklılıklar neler?

Kız ve erkek çocuk arasında farklılıktan bahsetmek zor. Kızlar genelde kıyafet, erkekler ise genelde oyuncak konusunda sıkıntı çıkarabilir. Çocuğa bakım veren kişinin davranışları ile doğru orantılı bir şekilde sorun büyür. Çabuk sinirlenen ve çabuk kızan bir kişi ile büyüyen bir çocuk çabuk öfkelenerek tepki verebilir ya da kaygılı bir anne ile büyüyen çocuk farklı olan kaygı yaratacağı için değişimlere aşırı tepki verebilir.

En zor geçen yaş aralığı kaçtır? Hangi yaş sendromunu en zorlu şekilde geçiriyor çocuklar ve aileler?

Çocuklar büyürken aile dinamikleri, çevresel etmenler, çocuğun okul ve arkadaş çevresi gibi durumlar sebebiyle beklenmedik duygusal davranış ve değişimler olabilir. En rahat geçmesi beklenen latans dönemidir (7 -10 yaş). Öncesinde ve sonrasında dürtüler güçlü olduğu için sorun yaşama olasılığı daha fazladır. 3-5 yaş arası çocuklar minik ergenlerdir. Artık bebek olmadıklarını, büyüdüklerini bilirler. Eğer aile fazla çocuk odaklı yaşıyor, kurallar net olmuyor ise çocuk anne- babasıyla kendini denk görmeye başlar. Eşit olduğunu düşündüğü için de onlar gibi tepki verip, otorite kurmaya çalışır

Bu sureci doğru ve çocuk için daha verimli atlatmak için önerileriniz neler?

Çocuğunuzla sevgi dili ile iletişim kurun ama sınırlarınız hep olsun. "Bunu yiyebilirsin ama yemeğini yedikten sonra", "O oyuncağı alabilirim ama oyuncak günün geldiğinde, "Bu kıyafeti çok seviyorsun, anlıyorum seni, fakat havalar ısınınca yine giyebilirsin" gibi açıklamalar işe yarayacaktır. Cümleye asla “Hayır” ile başlamayın. “Hayır” ile başladığınız takdirde çocukla iletişim kurmanızı güçleştirir, çünkü siz bir şey istediğinizde o da size hemen “hayır” der. Neden olamayacağını açıklayıp alternatif sunmayı deneyin. Sakince anlattığınız halde öfkeli ve direnen bir vaziyetteyse yapacağınız şey sakin kalıp “Peki o halde, sakinleşmeni bekliyorum. Seçeneklerden birini seçersen planımıza / oyunumuza / etkinliğimize kaldığımız yerden devam edebiliriz” diyerek beklemek işe yarayacaktır. Karşısındaki kişinin sakin kalması ve kontrollü olması çocuğu da sakinleştirir.

3-4 yaş aralığında bizi neler bekliyor?

Nesneler arasında ilişki kurar. Nesnelerin özelliklerinden bahseder. Eşleştirme ve gruplama yapar. 10’a kadar ritmik sayar. 6 parçalı yapboz yapar. Daire ve kareyi çizer. En az 3 rengi isimlendirir. En az 3 geometrik şekli bilir.

Duruma bakılırsa zor bir süreçten geçiyoruz. Anne baba olarak biraz yıpranacağız ama çocuklarımızın kişisel gelişimi için sinirlerimize hakim olmak zorundayız.

Hadi bize kolay gelsin.

Sıradaki haber yükleniyor...