Sanal gerçeklik terapisiyle aşk acısına elveda!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Gelişen teknoloji akıl sağlığımızı korumaya ve iyileştirmeye katkı sunabilir mi? Başlarda iş ve eğlence amaçlı geliştirilen sanal gerçeklik (virtual Reality/vR) başlıkları ve uygulamaları, insan psikolojisini ağır ilaçlara ve aylar süren seanslara ihtiyaç bırakmayacak biçimde düzeltmeyi vaat ediyor.

Değişen şehirli yaşam tarzının, ekonomik zorlukların, mecburi göçlerin, trajedilerin ve savaşların insanlar üzerindeki en büyük etkisi ruhsal düzeyde yaşanıyor. Yıllar süren terapiler, kullanılan antidepresanlar, eksilen ve kararan hayatlar… İyi ki teknoloji var! Son yıllarda farklı bilimsel alanlardaki işbirlikleri sayesinde teknoloji insan sağlığına yeni biçimlerde dokunuyor.

Yapay organlar yakın gelecekte binlerce hayatın kurtulmasına ve yaşam kalitesinin artmasına katkıda bulunacak. Deri üzerine veya hap gibi vücut içine yerleştirilen algılayıcılar sağlık bilgilerimizi anlık olarak takip edip bir sorunla karşılaşıldığında bize ve doktorumuza bildirim gönderecek. Bu konuyu bir başka hafta detaylı yazacağım. Bu haftaki konumuz teknolojinin ruh sağlığımızı ilgilendiren boyutu.

SİL BAŞTAN...

Terapist ve psikiyatrların kapılarını aşındıran pek çok kişinin derin ilişki kırılmaları yaşadığı malumunuz. Farklı psikolojik sonuçları olan ve halk arasında daha çok ‘aşk acısı’ olarak anılan ilişki sorunları için de yapay gerçeklik kurgusunun faydalı olabileceği yönünde araştırmalar sürüyor. Akıllara ülkemizde ‘Sil Baştan’ adıyla gösterilen, 2004 yapımı ‘Eternal Sunshine of the Spotless Mind’ filmini getiren bu konu, teknolojinin filmde anlatıldığından farklı bir uygulaması olabilir. Film, kadın ve erkek karakterlerin birbirlerini unutmak için, tüm bağlantılı anılarını bilinç altından sildirmesini anlatıyor. Fakat yapay gerçekliğin bu tip bir uygulama vaadi yok. Kişilerin yaşamlarındaki geçmiş, şimdi ve gelecek zaman dilimlerini doğru anlamaları ve yorumlamaları için yapay bir gerçeklik ortamı sunabilir. Yapay gerçeklik, aşk acısı yaşayanların kendi iç dünyalarında kurdukları soyut düşünceyi uzman terapistler eşliğinde gerçekçi bir görüntüye indirgeyebilir. Henüz bu konuda uygulanabilir, pratik bir çözüm bulunmamış olsa da, özellikle yapay zeka destekli animasyon teknolojisindeki gelişmeler gelecekle ilgili umut veriyor. Kim bilir, belki kişilerin idealindeki sanal sevgili ile yapay gerçeklik ortamında kuracağı sağlıklı bir ilişki denemesi, geçmiş tecrübeleri daha mantıklı yorumlamaları için imkanlar sunacaktır. Son olarak, Arjantinli yazar ve şair Jorge Luis Borges’in “Unutmak en iyi intikamdır” sözünü de yazının bu bölümüne iliştireyim.


ANKSİYETEYE ÇARE

Belli başlı psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı olması için yapay gerçeklik (VR) sistemleri üzerinde uzun zamandır çalışılıyor. Son birkaç yıl içinde VR sistemleri üzerinde teknolojik anlamda önemli aşamalar kaydedildi. Sosyal kaygı bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu gibi anksiyete rahatsızlıklarına; hatta paranoyak şizofreni gibi karmaşık ruhsal rahatsızlıklara bile hitap etmeye başladı.

HİS-İ HAKİKAT

VR terapisinin gücü, insanların bulundukları ortamın gerçek olmadığını bilmelerine rağmen korku imalarına anında tepki vermelerinden geliyor. Bunun nedeni, beynin duygu komuta merkezi olan limbik sistemin, korku kaynaklarına karşı mantık merkezinden saliseler içinde daha hızlı tepki vermesinden kaynaklanıyor. Sonuç olarak, korkularıyla VR içinde yüzleşen hastalar, kortizol denen stres hormonunu daha fazla salgılıyor, nabzı hızlanıyor ve daha yüksek bir cilt iletkenliği gösteriyor. Bu belirtiler, hastaların kendilerini bir ‘savaş ya da kaç’ senaryosu içinde hissettiklerine dair önemli ipuçları veriyor.

FOBİLERE SON

Araştırmacılar, psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde yapay gerçeklik sistemlerini daha etkili bir şekilde kullanmaya başladıkları 1990'ların başında, bilgisayar simülasyonlarının bu tür tepkilere yol açacağından şüphelilerdi. Fakat yükseklik korkusu olan hastaları köprülere, balkonlara ve cam asansörlere çıkaran VR programlarının oldukça başarılı sonuçlar ortaya çıkarması cesaretlendirici oldu.

SAVAŞTAN DÖNEN ASKERLER TEDAVİ EDİLİYOR

Travma sonrası stres bozukluğu gibi hastalıkların tedavisinde hastaların korkularıyla yüzleşmeleri, çoğu zaman yükseklik veya örümcek korkusu gibi fobilerin tedavilerinde olduğundan daha kişisel yöntemler gerektiriyor. Güney California Üniversitesi'nde PTSD (Post Travma Stres Bozukluğu) hastaları için geliştirilen VR terapi sistemi ile Irak ve Afganistan'da görev almış hasta askerlere yardım ediliyor. Psikolojik travmaya neden olan hatıranın VR sisteminde tekrar deneyimlenmesi için hastanın önce kontrol noktası veya hastane gibi travmayı yaşadığı 'sahneyi' kurmada yardım etmesi gerekiyor. Hasta içinde olduğu durumu betimledikçe ve anlattıkça terapist sahneyi bu ipuçlarına göre kuruyor. Mesela hasta, "Yolda araba sürüyorum" dediğinde terapist hemen beklenen ortamı oluşturuyor. Eğer hatıra akşam vaktinde geçiyorsa terapist de sanal saati ona göre ayarlıyor.

GELENEKSEL YÖNTEMLERDEN ETKİLİ

Son yıllarda araştırmacılar, sosyal anksiyete ve obsesif-kompulsif rahatsızlıkları gibi daha nüanslı ve farklı korku tetikleyicilerinden mustarip olan hastalar için VR sistemleri tasarlayıp test ettiler. Yeni VR sistemleri, hastaları iş başvurusu veya ısrarcı bir satıcıyı geri çevirmek gibi yüksek tansiyonlu sosyal durumların içine sokuyor. Test dahilinde, hastalardan 17 tanesi VR terapisine, geriye kalan 22 tanesi de dışarıda yabancılarla konuşma gibi etkileşimler içeren sıradan terapiye sokuldu. Sonuçlar enteresandı. Haftalık 14 seansın hem öncesinde hem de sonrasında, hastalardan korkularının ve kaçındıkları sosyal durumların 0 ile 144 arasında değişen bir skorla ifade etmeleri istendi. VR terapisinden geçenler, 0 ile 144 arasında değişen anksiyete ölçeğinde ortalama 33 puan düşüş elde ettiler. Geleneksel terapiden geçen hastalarda ise bu düşüş ortalama 19 puan oldu.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder