Ölüm haberleri tamam da ne ara yardım kampanyalarını kanıksadık?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Filmde çocuğun annesi ile babası ayrılır. Onu daha sonra “Benim yüzümden” derken izleriz. Diğer filmde diğer çocuğun annesi gözlerinin önünde intihar eder ve onu daha sonra ilk aşkıyla kaldığı ilk romantik anda “Benim suçum” derken görürüz…

Açıkçası senaryodaki baş kahramanın neden bu psikolojiye girdiğini hiç anlamazdım. “Evet, yaşananlar zor. Ben de olsam hemen toparlanamazdım ama asla kendimi suçlamazdım. Bu nasıl bir psikoloji? İnsan kendini nasıl böyle bir şeyden sorumlu tutabilir?” derdim ve senaristlerin havaya dram katmak için kolaya kaçtığını düşünürdüm.

Sonra anne oldum. Kızım 9 aylıkken, doğuştan gelen bir rahatsızlığı olduğunu öğrendim. Ve bundan kendimi suçluyorum! Tam olarak ne yaptım bilmiyorum, ama içimde bir ses öyle diyor. Ben onun yalancısıyım…

Bir anne olarak kızımın sağlığı ile ilgili bir problem yaşamasına ne kadar üzüleceğimi anlatmama lüzum yok. Az çok herkes tahmin edebilir. Ancak bu süreç beraberinde bir sürü yük getiriyor. Mesela gülmen yarım kalıyor, dert ettiğin diğer şeyler anlamsız…

Ve her şeyin yoluna girmesi için beklemen gereken bir süre varsa, “Kendini 5 yıl içinde nerede görüyorsun?” sorusu sadece onun sağlığına bağlı. Bir bebeğin, köpeğin ya da kedinin… Hiç fark etmez, başka bir canlının hayatından sorumlu olunca hayat zaten oldukça değişiyor. Bir de o canlıyı daha sağlıklı yaşatma ihtimalini beklemek… Nasıl desem… Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi gibi bir şey.

Belki de bu yüzden SMA ile savaşan 18 aylık Nil’in ailesiyle empati kuruyorum. Hiç tanımıyorum onları, belki onlar benim gibi bir baş kahraman değil. En mutlu oldukları anda birden ağlamaya başlamıyorlar, belki onlar sürekli pozitif kalmayı beceren, hep enerjik, hep özendiğim kahramanlardan… Ancak filmin teması belli, bir çocuk var ortada, yaşanacak güzel günler… Ve bu filmde kahramanlarımızın Amerika’daki gen tedavisi için 2 milyon 400 bin dolar toplaması gerekiyor. Öyle bir tedavi ki sadece 2 yaşından önce yapılabiliyor, biraz önce de dediğim gibi Nil 18 aylık. En son duruma göre toplanan yardım 1 milyon 500 bin dolara yaklaştı. Ayrıca bu kapsamda düzenlenen online müzayedede birçok güzel ve değerli eser bulunuyor. Onları da satın alabilirsiniz.

Bense çam sakızı çoban armağanı bir bağışta bulundum, Instagram’dan yardım yapılacak adresi paylaştım ve WhatsApp’tan hem duyarlı hem de maddi durumu iyi olduğunu düşündüğüm birkaç kişiye link gönderdim.

Bunlardan ilki ve anne olanı hemen bağış yaptı ve haberdar ettiğim için teşekkür etti. İkincisi ve anne olanı “Tamam” dedi ve hiçbir şey yapmasa bile dert etti… Ve diğerleri tamamen duyarsız kaldı… 

Tabii bu kampanyanın ne kadar güzel gittiğini değiştirmiyor, birçok ünlü paylaşım yaparak destekte bulunuyor. Vahim bir durum yok ortada. Ben sadece kendi çevremdeki insanların tepkilerinden duyduğum rahatsızlığı dile getirmek istedim bu yazıda.

Hani 3. sayfa ölüm haberlerini o kadar kanıksadık ki artık bize ölümü hatırlatmaz oldu ya... Birçoğu bunun için yazılı medyayı suçlar… İşleniş ve veriliş şeklinde hata olsa da, belki bizim de onu içimizde hissetme şeklimizde bir hata vardır.

Yoksa sosyal medya 18 aylık bir çocuğun yardım kampanyasını hangi ara insanlara kanıksatmış olabilir ki?

Buraya kadar okuduysanız ve duyarsız kalmamak istiyorsanız; www.gofundme.com adresinden bağışta bulunabilirsiniz, eser satın alabilirsiniz ya da bu kampanyayı yayabilirsiniz.

Yazarlarımızdan

11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder