Müthiş bir deneyim

11 Ocak 2014, Cumartesi 05:00
AA

Yeni yıla yeni ufuklar açarak girmek isteyenlere müthiş bir fırsat! Aslında nasıl adlandıracağımı da tam bilemiyorum... Bu bir sergi mi? Bir müze mi? İçinde yaşadığınız ve birlikte varolduğunuz bir deneyim?.. Yeri, Gayrettepe Metro İstasyonu’nda. Adı da ‘Dialog in the Dark-Karanlıkta Dialog’. Eski yılın son günlerinde gittik. İçerde geçirdiğimiz 1.5 saat, 20 dakika gibi geldi. Elimizde beyaz bastonlarla, zifiri karanlıkta İstanbul’u keşfettik. Tramvaya, vapura binip indik. Bir evin oturma odasına konuk olup film seyrettik (seyrettik diyorum ama hiçbir şey görmedik). Kafede oturup bir şeyler içtik, manavdan alışveriş yaptık. Gözüyle görmekte olanlara bunlar imkansız gibi gelebilir ama kısa bir eğitimle ve müthiş rehberimizin yönlendirmeleriyle hepsinin üstesinden geldik. Görmeyenlerin hayatıyla ilgili farkındalığımız artarken diğer duyu organlarımızla ne çok şeyi algılayabildiğimizi öğrendik. Bu sergiye ulaşabilecek mesafede olan tüm çocukların ve yetişkinler, mutlaka gezip görmeli. Şimdi size ‘Karanlıkta Diyalog’ ile ilgili biraz bilgi...ü

Görmemenin avantajı

Dünya üzerinde 130 kentte 7 milyondan fazla insana ‘dokunmuş’ ‘Dialogue in the Dark’ deneyimi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, TTNET ana sponsorluğu ve Dünya Göz Hastanesi’nin stratejik iş ortaklığında, artık İstanbul’da. Projenin Türkiye ayağını ‘Dialogue in the Dark İstanbul’ yürütüyor. Hedef; sosyal girişimcilik modeli üzerinden tüm paydaşların dahil olduğu kalıcı bir ‘Diyalog Müzesi’ni İstanbul’da hayata geçirmek. Peki kimin aklına gelmiş böyle bir şey yapmak? Dialogue Social Enterprise’ın kurucusu Andreas Heinecke, Almanya’da bir radyo istasyonunda çalışırken ilk defa bir görme engelliyle karşılaşır. Görmeyen insanların, görenlerin sahip olmadığı birçok özelliği taşıdığını anlar. Andreas, görme engelli genç meslektaşını iyi bir radyocu olması için eğitirken, kendisi de onun tarafından hayata dair eğitildiğini fark eder. Bir başka deyişle; görme engelli biri, Andreas’ın ‘gözlerini açar’ ve onun farklılıkların ötesine geçerek neler yapabileceğimiz konusunda düşünmesine sebep olur. Bu gerçeğin olağanüstü değerinin farkına varan Andreas, 1995’te ilk sosyal girişimini başlatmaya ve bu deneyimi diğer insanlarla paylaşmaya karar verir. Ondan sonra kendini, insan karşılaşmalarında oluşan boşluklar/iletişimsizlikler arasında köprüler kurmak için yeni yollar bulmaya adar.

Göremeyenlere iş imkanı

Projenin başrol oyuncuları, görme engelli rehberler. Etkinlikte yer alan bölümler, tamamen görme engelli rehberin liderliğinde keşfediliyor. Etkinlik, bugüne kadar 6 binden fazla engelliye istihdam yaratmış. İstanbul’da da çoğunluğu görme engelli olmak üzere 25 engelli, rehber olarak istihdam edilmiş.

Sıradaki haber yükleniyor...