Kireçlenmeler ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

AA

Eklem ağrısı çeken milyonlarca insandan biriyseniz, ağrının çoğu zaman sizi mental ve fiziksel olarak zayıflatıcı olduğunu bilirsiniz. Sizi aktif kalmaktan alıkoyabilir ve günlük işleri bile imkansız hale getirebilir. Ancak doktorunuz size ilaç veya ameliyattan daha fazla tedavi yöntemleri önerebilir. Örneğin bazı enjeksiyonlar eklemlerinizdeki ağrıyı ve bununla ilişkili iltihabi reaksiyonu azaltmak için kullanılır. Bu tedaviler sayesinde bir süre şikayetleriniz azalabilir, ağrılarınızın azalma süresi ve hastalığınızın iyileşme süresi çok daha kısa olabilir. Eklem ağrısını tedavi etmeye yardımcı olacak birkaç enjeksiyon seçeneği mevcut. Bunlar, kortizon içeren ilaçlardan, trombosit bakımından zengin plazma (PRP) ve kök hücre uygulamaları gibi daha yeni ortobiyolojik enjeksiyonlara kadar değişiyor. Hangisinin uygulanacağı konusunda ise doktorunuz kişisel ihtiyaçlarınıza göre en iyi seçeneği önerecektir. Elbette ki her enjeksiyon her hasta için doğru değildir. Biz doktorlar sorununuzu tam anlamak, hayat tarzınız ve tedavi planınızla uyumlu, enjekte edilebilir bir tedavi planı oluşturmak için araştırmalar yaparız. Amaç hastaya en uygun seçeneğe karar verip, hastamızın da takip ve tedavi planını oluşturmaktır.


Kortizon enjeksiyonları

Kortizon enjeksiyonları kireçlenme (osteoartrit) semptomlarına ve eklem ağrılarına karşı kullanılabilir. Kortizon iki ila üç ay boyunca rahatlama sağlayabilir ve eklemdeki ağrıya ve ağrıyı ortaya çıkaran reaksiyona neden olan inflamatuar (iltihabi) hücre aktivitesini azaltabilir. Ancak sadece ağrıyı azaltmak için değil, bazı durumlarda tedavi planının bir parçası olarak ve tedavi süresini, etkinliğini arttırmak için kullanılabilmektedir. Genellikle uygulama yapılan ekleme kısa süre içinde tekrar uygulamalar yapılması tercih edilmemelidir. Yine de en uygun uygulama sıklığını tedaviyi planlayan doktor belirleyecek ve hastasına önerecektir. 

Birçok yan etkisinden dolayı hastalarımız tarafından tedirginlikle karşılanan kortizon enjeksiyonlarında hasta ve doktor kullanım koşullarına dikkatli bir şekilde uyması önemlidir. Doktorun yeterli bilgilendirmesi ve hastanın bu bilgileri doğru uygulaması halinde aslında son derece güvenilir uygulamalardır. 

Kortizon enjeksiyonları olabildiğince az sayıda yapmaya çalıştığımız enjeksiyonlardır. Çok fazla gerekmedikçe sık tekrar edilmemeye çalışılır. Ancak yine de tekrar enjeksiyon yapma konusunda ihtiyaç varsa doktorunuz sizi bilgilendirecektir.


Hyaluronik asit enjeksiyonları

Hyaluronik asit yoğun olarak diz ekleminde kullanılmakla birlikte, vücutta omuz, dirsek, çene, kalça gibi eklemlerde de kullanılmaktadır. Halk arasında sıvı enjeksiyonları olarak da bilinen hyaluronik asit enjeksiyonları, doğal eklem sıvınıza kimyasal olarak benzer. Normalde koyu kıvamlı, akışkanlığı nispeten az olan bu sıvı eklemde sürtünmeyi azaltma ve kıkırdağın harabiyete uğramasını engeller. Kireçlenme (osteoartrit) olan eklemde ise eklem içi sıvı özelliğini kaybetmeye başlar. Kıvamı neredeyse su gibi olan, daha akışkan bir sıvı haline dönüşür. Bu özellikteki sıvı ise eklemde sürtünmeyi ve harabiyeti yeteri kadar engelleyemez. Hyaluronik asit enjeksiyonu sıvının doğal özelliklerini geri kazanmaya yardımcı olur. Hyaluronik asit aynı zamanda eklemdeki reaksiyona neden olan inflamatuar hücrelere karşı bir tampon görevi de görür. Daha doğal eklem sıvısı üretmeye başlamak için kıkırdak hücrelerini uyarabilir. Böylece kıkırdağın hasarlı bölgelerinde iyileştirici, sağlam bölgelerinde koruyucu görev görür. 

Yılda bir yapılan enjeksiyon genellikle altı ay, bazen bir yıla kadar şikayetlerde hafifleme sağlar. Ancak, ağrı ve sertlik bu süre sonunda tekrar ortaya çıkabilir. Bunu engellemek için enjeksiyonları belirli aralıklarla tekrarlamak gerekir. 


Trombosit bakımından zengin plazma (PRP) enjeksiyonları

Bu enjeksiyonlarda iyileşmeyi sağlamak için kendi kanınız ve trombositleriniz kullanılır. Trombositler yumuşak dokularda oluşan yaralanmalarda pıhtı oluşumu sağlar, iyileşmeye yardımcı olan büyüme faktörlerini ve proteinleri içerir. Bu amaçla kolunuzdan alınan kan özel bir tüpte işleme tabi tutulup, içerisindeki trombositler ve büyüme faktörleri yarıştırılır. Tüpün üst tarafındaki plazmadan zengin kısım alınarak uygulama bölgesine enjekte edilir. Araştırmalar, PRP enjeksiyonlarının eklemdeki iltihabi reaksiyonu azalttığını ve böylece vücudumuzun eklemdeki probleme vereceği bağışıklık reaksiyonunu olumlu yönde değiştirebileceğini, ayrıca eklem içi problemlerde iyileşme süresinin üçte bir oranına kadar kısaldığını ve iyileşme dokusunun daha da sağlam olduğu göstermiştir. 

Genellikle yan etki olarak rastlanan pek bir durum ortaya çıkmaz. Enjeksiyon kurallarına uygun yapılmadığı durumlarda enjeksiyon bölgesinde çok düşük bir enfeksiyon riski içerir. Enjeksiyon sonrası ilk 3 gün hafif ağrı yapabilir. Aslında bu ağrı iyileşme reaksiyonunun başladığını da göstermektedir. PRP enjeksiyonu sonrası üç gün antiinflamatuar ağrı kesici ilaç kullanılmaması ve enjeksiyon yapılan ekleme sıcak veya soğuk uygulama yapılmaması önerilmektedir.


Kök Hücre İnjeksiyonları

Son zamanlarda kullanımı gittikçe artan bu enjeksiyonlar biraz da özel kullanım ve dikkat gerektirmekle birlikte maliyetleri de nispeten yüksektir. Göbek yağından veya kemikten elde edilen kök hücreler, bulundukları ortamdaki dokunun hücre özelliklerine dönüşebilme yeteneğine sahiptirler. Eklem içine enjeksiyon uygulandıktan sonra hasarlı bölgeye yerleşerek sağlıklı bir kıkırdak veya kemik hücresine dönüşmeleri beklenir. 

Kişinin kendi hücresi olduğu için herhangi bir red yanıtı gelişmesi beklenmez. Dolayısıyla güvenilir bir tedavi metodudur.

Son yıllarda yapılan bir çok araştırma ise bu uygulamaların aslında belli bir sırayı takip ederek veya bir arada yapılabileceğini, kombine yapılan uygulamaların ise eklemde çok daha olumlu sonuçlar ortaya çıkaracağını göstermiştir. Bu enjeksiyonların birçoğunun genellikle eklem ağrısını azaltmada veya durdurmada etkili olduğunu, ancak ağrının tekrar edebileceğini unutmamak önemlidir. Bu yüzden diğer tedavilerle birlikte kullanıldığında etkileri artmaktadır. Tek başına enjeksiyonlar yerine fizik tedavi, kilo kontrolü, egzersiz, ilaç kullanımı gibi ameliyatsız yöntemlerle birlikte bir program oluşturulması ağrının tekrar etmesini de önleyebilecektir. Eğer bu seçenekler başarısız olursa cerrahi seçenekler söz konusu olmalıdır. 

Sıradaki haber yükleniyor...