Doç. Dr. Gökçen Erdoğan

26 Mayıs 2024, Pazar 07:00

Sağlıklı ilişki iletişim

Sevgilimizle, eşimizle, ebeveynlerimiz ve kardeşlerimizle ilişkilerimiz ne kadar sağlıklı yürüyor? Dahası olabilir mi? Olmuyorsa ne olur? Derya deniz bir konu ama bir ucundan tutmaya çabalayalım.

İLİŞKİLERİM KISKANÇLIĞIM YÜZÜNDEN YÜRÜMÜYOR

SORU: Hocam, ilişkilerim kıskançlığım yüzünden yürümüyor. Adam yakışıklı olduğu için kıskanmıyorum. Eski eşim çok yakışıklıydı ama şimdiki erkek arkadaşım değil. Ama onu da aynı biçimde kıskanıyorum. Güvenle de ilgisi yok. Kimsenin bakmasını istemiyorum. Karşı cinsle konuşmasını istemiyorum. Erkek personel almadığı için tartıştık en son. Neden sevdiğim erkeğin dirsek temasında bulunduğu 3 çalışanın da kadın olmasını kabul edeyim? Bu isteğim neden baskı görmeme sebep oluyor?

CEVAP: Yaptığınızın adı nedir sizce, baskı değil mi? Sosyal hayatta sevdiklerimizi fanusa koymamız gibi bir şey söz konusu olamaz. Kıskançlık doğal bir duygu ama onun da hayatımızı zindan etmemesi, tatlı bir sınırda kalması gerekiyor. Onu yönetebilmemiz gerekiyor bana kalırsa. Güven temelli ilişkilerde, içten içe kıskansak dahi birbirimizin hayatını zorlaştırmadan sürdürebilme yetimiz olur, yoksa bile çabamızla gelişir. Bütün kadınlar sizin gibi davranırsa bu kadınlar nerede çalışacak ayrıca, sadece kadınların yanında mı? Bence ilişkilerinizi bozacak, koparacak seviyede kıskançlık duyuyorsanız kaynağına inmek için profesyonel yardım alabilirsiniz. Ayrıca eşinizin yanındaki herkesi düşman bellemek yerine, tanımaya çalışabilir ve makul seviyede ilişki geliştirebilirsiniz. Karşılıklı biçimde isterseniz dostluklar bile kurarsınız.

DANSÇIYIM, SEVGİLİM KOSTÜMÜME KARIŞIYOR BANA BAŞKA İŞ BULMAYA ÇALIŞIYOR

SORU

25 Mayıs 2024, Cumartesi 07:00

Operasyon şart mı?

Genital estetik operasyonların kişinin iç dünyasına ya da cinsel yaşamına katkıları bir yana, bu yönde bir baskı görmek ve buna mecbur hissetmek başka bir yana. İkisini birbirinden ayırmak çok önemli.

EŞİM BANA AMELİYAT AYARLAMIŞ ŞİKAYETİ OLDUĞUNU BİLMİYORDUM

SORU: Hocam, eşim bana genital estetik ameliyatı ayarlamış hediye olarak. Ve, ‘Bu nereden çıktı?’ diye sorduğumda sizin bir sosyal medya paylaşımınızı gösterdi. Bunun çok iyi bir hediye olduğunu söylemişsiniz. Ordan aklına gelmiş. Ama ben böyle bir şikayeti olduğunu bilmiyordum ve ameliyat olmayı düşünmemiştim. Sizce olmalı mıyım? Çünkü 'hayır' diyemedim.

CEVAP: Beni anlamış ama yanlış anlamış. Canlarım, tabii ki sevdiğiniz birine, istediği, düşündüğü bir nesneyi ya da başka herhangi bir şeyi hediye etmek iyi bir fikir. Kadın bunu istiyor ama nasıl bütçe ayıracağını bilemiyorsa eşin bunu özel günde hediye olarak organize edip paylaşması çok güzel. Hastalarımda çokça da görüyorum. Ama kadının böyle bir düşüncesi, genital bölgesiyle bir sorunu yoksa ve eş de herhangi bir anomaliden, sorundan, şikayetinden bahsetmediyse durduk yere bunu dayatmak doğal olarak ters teper, iyi hisler uyandırmayabilir. Daraltma operasyonu mudur mesela bu hediye etmek istediği? Eğer öyleyse genişlemenin cinsel ilişkinizi geriye düşürdüğünü düşünüp çözüm bulmak istemiş olabilir. Tabii önce bunu sizinle paylaşmalıydı. Ya da tamamen bilinçsizce durduk yere, hiç ihtiyaç yokken sırf hediye olsun diye mi organize etmiş; işte o hiç olmaz. Muayene olup güvendiğiniz bir meslektaşımla buna ihtiyaç var mı diye öğrenmek istersiniz belki. Ya da hayır istemiyorsanız bunu açık biçimde ifade edebilirsiniz. Hoşunuza gidecek bir hediye düşünsün. Aayy biz durduk yere penis büyütme ameliyatı hediye ediyor muyuz yaa bu erkeklere! Şaka bir yana; operasyonun şakası olmaz ve tamamen sizin kararınız olmalı. Geri çevirmekten de istiyorsanız kabul etmekten de hiç çekinmeyin.

ÜÇÜNCÜ KEZ DARALTMAMI İSTİYOR ÇOK ÜZGÜN VE TEDİRGİNİM

SORU

24 Mayıs 2024, Cuma 07:00

Anne olmak kolay değil

Bazen fiziksel bazen duygusal nedenlerle çeşitli zorluklardan geçiyoruz annelik serüveninde. İşler her zaman istediğimiz gibi olmuyor ama yine de elden gelenin en iyisini yapacağımızdan eminim. Siz de bunun huzuruna güvenin.

MYOMUM ALINMADAN HAMİLE KALDIM ÇOK AĞRIM VAR, KORKUYORUM

SORU: Hocam, 4 cm’lik bir myomum vardı ve doktorum ameliyattan önce gebelik önerdi. Hamile kaldım, şimdi 19. haftadayım. Çok fazla ağrım olunca ve doktorum bir sorun görmeyince tedirgin oldum. Çünkü düşük tehlikesi yarattığını duydum ve okudum. Başka bir doktora daha göründüm ve o da bu myomla hamile kalmamın sakıncalı olduğunu, öncesinde ameliyatla alınması gerektiğini söyledi. Tabii ki artık çok geç. Ama mutsuz ve tedirginim. Hamileliğimi yatarak mı geçirmeliyim, düşük tehlikem yüksek mi?

CEVAP: Gebelikle birlikte ve sonrasında yok olan myomlar var, hem de çok fazla örneği var. Ama aynı zamanda gebelik öncesi ameliyatla yok edilmesi gereken myomlar da var. Sizi muayene etmediğim için bu konuda bir şey söylemek istemem ama zaten gebeliğiniz güzel bir aşamada. Kanamanız değil de yalnızca ağrınız var anladığım kadarıyla. Kendi doktorunuza güvenmenizi öneririm. Takibiniz için kontrollerinizi sıklaştırabilirsiniz. Ayrıca bilinmeli ki ağrı eşiğimiz de ağrımızın şiddetinde epey etkili. Yani hemen tehlike kokusu almayız. Myomla gebe kalan ve gebeliğini sağlıkla doğuma ulaştıran çok sayıda kadın var. İçiniz rahat etmiyorsa bir görüş daha alabilirsiniz. Ama kanamanız olmaması iyi bir şey ve doktorunuz sizi tehlikeye atmazdı. Kendinizi yormadan, güzel düşünerek devam edin. Ayrıca aklınıza takılan her ne varsa takibinizi yapan doktorunuza açıkça sorun lütfen. Eminim meslektaşım da o ikinci görüş için size bir açıklama yapacaktır.

TÜP BEBEK MALİYETİ NE KADARDIR?

SORU: Biz 15 yıllık evliyiz ve Ankara’nın bir köyünde oturuyoruz. Ben 41 yaşındayım, eşim 35. Çocuğumuz olmadı. Kusur bende. Eşim sağ olsun bir gün yüzüme vurmadı, surat da yapmadı. Hatta ağabeyinin çocuklarını büyüterek özlemini giderdi üzülmeyelim diye. Ama ben biliyorum ki insanın kendi çocuğuyla bir olmaz. Bizim tüp bebek için paramız yok. Hayvan satarsak olur ama ona da eşim izin vermiyor. Ekmek paramızı böyle kazanıyoruz, kısmet değilmiş diyor. Bu işlerin maliyeti nedir hocam?

CEVAP

22 Mayıs 2024, Çarşamba 07:00

Genital bölgesnin günahı ne?

KAŞINTI SÜREKLİ ARTIYOR VE YER YER BEYAZLIKLAR VAR

SORU: Canım hocam, genital bölgemde kaşıntı ve yer yer beyazlıklar mevcut. Kabarıklık değil hatta cildim sönmüş gibi bir görüntü. Minik kırışıklıklar gibi. Ama kaşıntı sürekli artıyor. Bunun sebebi ne olabilir?

CEVAP: Bağışıklık sistemimiz ve organlarımız arasındaki bağın zayıflamasından doğan bir cilt hastalığı var; liken sklerozis. İlk şüphem bu yönde. Çünkü kaşıntı ve deride yer yer beyazlamalar ve hatta idrarda ya da ilişkide yanmayla kendini gösterir. Mutlaka muayene olmalısınız. Kendi kendine geçmesini beklemeyin lütfen. Sadece en kötü olasılıklardan biri olarak bahsediyorum, korkmayın; deri kanseri gelişme olasılığını da elemek isteriz. Dolayısıyla biyopsi yapılabilir. Tedavinizi bir an önce başlatmak için doktorunuza başvurun.

EPİLASYON SONRASI ET BENİ OLUŞTU

SORU: Hocam, genital bölgem çok pürüzsüzdü. Epilasyon yaptırdım iki kez. Ancak tam sonuç alabildim. Ve epilasyon yaptırdıktan sonra genital bölgemde 2-3 tane et beni oluştu. Onunla ilgisi olabilir mi? Ve bir zararı var mıdır? Ensemde oluştuğunda doktor hiçbir zararı olmadığını söylemişti de.

CEVAP: Eminim doktor muayene ettikten sonra bu kanıya varmıştı. Yine öyle olmalı. Et beni örneklerinde HPV DNA’sı tespit edilmesi olasılığı yüksektir. HPV de siğil ve rahim kanserinin tehlike çanıdır biliyorsunuz. Dolayısıyla mutlaka muayene olmalısınız. Epilasyonla ilgisi olup olmadığını söylemem mümkün değil ancak epilasyonda, ağdada, jilette hepsinde dikkat etmemiz gereken hijyen kuralları var. Bunlara uymak bizi bulaştan korur. Ortak kaplar, bıçaklar, örtüler kullanmamalıyız mesela. Epilasyon işlemini yapan kişinin de yapılan ortamın da kişiye özel hijyenik önlemleri almış olması gerekir. Kaygılanmayın ve muayene olun. Umarım her şey yolundadır ve verdiğim bilgiler ilerisi için de size ışık tutar. HPV aşısını hatırlatmama bilmem hâlâ gerek var mı?

21 Mayıs 2024, Salı 07:00

Aç kanatlarını uçacaksın

Sanıyorsun ki hep bulunduğun köşede oturacak ve sana emredilen, dayatılan, layık görülen hayatı yaşayacaksın. Ama hayır, en azından denemen gerekmez mi? Döngüyü bir yerinden kırmayı, hayata özgür kanatlarınla karışmayı denemeye değmez mi? Ekonomik özgürlüğünü eline almak için, kendine ufak da olsa bir alan açabilmek için yapabileceklerin üzerine hiç düşündün mü? Destek alabileceğin kimse yok mu sahiden? Belki de vardır. Görmek için bak ve harekete geçmek için ayağa kalk. Bu özgürlük, sadece maddi imkanlara sahip olmak değil, aynı zamanda kendi ayakları üzerinde durmak, hayallerini kovalamak ve kendi kaderini çizmek demektir.

EKONOMİK ÖZGÜRLÜK YIKICI GÜÇ DEĞİL GÜVENCEDİR

Ekonomik güç, daha güçlü bir kadın demektir. Kadın pek çok toplumda olduğu gibi ve hatta bizim toplumumuzda biçilen rol itibarıyla daha da baskın biçimde, ailenin kalbidir. Toplumun yapıcı ayağı, derleyicisi kadındır. Ancak bu durum, kadının üretimden ayrı tutulması ve görevlerinin sabitlenmesi anlamına da gelebiliyor maalesef. Peki bu sadece maddi zorluklara mı yol açıyor dersiniz? Aynı zamanda özgüven eksikliği, şiddete maruz kalma riski ve hayallerinden vazgeçme gibi birçok olumsuz sonuçla karşı karşıya değil miyiz? Ekonomik özgürlüğe sahip bir kadın, kendi geçimini sağlayabilir, çocuklarına daha iyi bir gelecek sunabilir ve toplumda saygın bir yer edinebilir. Bu sayede, aile içi şiddete karşı daha dirençli hale gelir ve hayallerini gerçekleştirmek için cesaret bulur. Bizim toplumumuzda bunun neden bu denli ısrarla engellendiğine gelince; size erkek bir hastamın ağzından aktarmak isterim, “Gitme şansı olmasın diye”. Kalıp çalışıp üretebiliriz ama gitme ihtimalimiz toplumun öncelik verdiği şey oluyor. Çünkü gitmek için nedenlerimizin çokluğu herkesçe biliniyor. Oysa bir kadın, sevmek, mutlu olmak için evleniyor ve bu mutlulukla daha çok üretebilir, özgürleştikçe yaşamdan ve yaşamındakilerden daha çok keyif alabilir. Ekonomik özgürlük, bizde algılandığı gibi yıkıcı bir güç değil, bir güvencedir.

KIZ ÇOCUKLARINIZA CESARET VERİN

Unutmayalım ki, her kanat çırpışı bir değişimin başlangıcıdır. Ekonomik özgürlüğe sahip bir kadın, sadece kendi hayatını değil, toplumun tamamını da dönüştürme gücüne sahiptir. Kanatlarımızı açalım, uçmaya varız! Hepimizin bu düşün gerçekleşmesi için yapabileceğimiz şeyler var. Kız çocuklarınıza cesaret verin, hayallerini kurmaları ve gerçekleştirmeleri için onları destekleyin. İmkanı olanların burs vermesi işte bu noktada çok önemli. Ev işlerini ve çocuk bakımını eşit şekilde paylaşın. Kadına zimmetlemeyin. Yetişkin tüm bireyler bu işleri yapma yetisine de sahiptir. Kadın girişimcilerden ve kadın emeğinden üretilen ürünlerden alışveriş yapın. Bu konuda sosyal medya hesaplarımdan da yıllardır çeşitli dönemlerde hareketler başlatırım. Kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda sesinizi yükseltin. ‘Bana olmaz’ demeyin. Çürüme herkesi ve her şeyi önüne katar. Elinizin ve aklınızın yatkın olduğu, ufak da olsa bir imkan yaratarak üretebileceğiniz her şeyi deneyin ve kendi yapabildiklerinizi asla küçümsemeyin. İnanın, birlikte hareket ederek, her kadının kanatlarını açıp özgürce uçabileceği bir dünya yaratabiliriz.

CİNSİYET EŞİTLİĞİ SAĞLANMALI

Türkiye’de de kadınların ekonomik özgürlükleri konusunda önemli adımlar atılmış olsa da, henüz olmamız gereken yerde değiliz, katedilmesi gereken çok yol var. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, geleneksel roller ve ayrımcılık gibi faktörler, kadınların işgücüne katılımını ve ekonomik bağımsızlıklarını engelliyor. Peki bu konuda sen, ben, hepimiz, ne yapabiliriz? Kız çocuklarının eğitime erişimi ve mesleki beceriler kazanmaları teşvik edilmelidir. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddet gibi konularda farkındalık çalışmaları yapılmalıdır. Annelerin işgücüne katılımını kolaylaştıracak esnek çalışma modelleri ve kreş imkanları sunulmalıdır. Kadın girişimcilere finansal ve teknik destek sağlanarak kendi işlerini kurmaları teşvik edilmelidir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için erkeklerin de aktif rol alması ve sorumluluk paylaşması önemlidir.

18 Mayıs 2024, Cumartesi 07:00

'Bizim ilişkimizde olmaz' demeyin

Evliliklerin, ilişkilerin dinamikleri çok farklı. Her ilişkinin kendi DNA’sı var. Elbette toplumsal kodlarımız işin içine giriyor ama yine de bu, biricikliğimizden bir şey alıp götürmüyor. Her şey insan için ve odağımızda her zaman sağlık ve mutluluk olmalı.

EŞİM BİRLİKTE PORNO İZLEMEK İSTİYOR

SORU: Hocam ben 4 yıllık evliyim ve ilk cinsel yakınlaşmamı evlenmeden önce yine eşimle yaşadım. Son derece hassas ve ince ruhludur. Ama evlendikten sonra sert pornolar izlediğini, sevdiğini öğrendim. Ve bana “Birlikte izleyelim” diyor. Ben bunu istemiyorum ve rahatsız oluyorum. Onun izlemesine gerek var mı? Zaten bir cinsel hayatımız var ve mutluyuz.

CEVAP: Porno konusu kafaları ve hatta kalpleri sürekli karıştırıyor. Öncelikle, şahsi fikirden ziyade bilimsel gerçeklerden konuşalım. Porno izlemek, kişinin kendisinin ya da partnerinin yetersizliğiyle ilişkilendirilmez. Elbette bununla ilişkilendirilebileceği ve yardıma da ihtiyaç duyulan durumlar vardır ancak o porno bağımlılığı noktasındadır. Eşiniz orada değil anladığım kadarıyla. Porno izleyen insanlar da hassas ve ince ruhlu olabilirler pek ala. Yani porno izledikleri için sert seksten hoşlandıkları sonucu çıkarılamaz. Cinsel yaşamınıza ya da sadece kendi bakış açısına yeni bir şeyler, bir renk katmak istiyor olabilir, daha fazla ya da hızlı tahrik oluyor olabilir. Bir oyun arayışında olabilir. Bunlar kötü şeyler değil. Ama sizi elbette buna zorlayamaz. Eşlik etmek ya da etmemek, tamamen kendi seçiminiz. Cinsel yaşamda hiçbir durum baskıya açık değildir. Fiziksel baskı ya da psikolojik baskı, hiç fark etmez. Israrın anlamı yok. Ama ön yargılı da olmayalım elbette. Deneyip keyif alıyor musunuz bakabilirsiniz. Ya da bunun eşinize ya da ilişkinize yansımalarına dair bir süre daha gözlem yapabilirsiniz.

KOCAMI 3 KEZ ALDATTIM BENİ AFFETTİĞİNİ SÖYLEDİ GERÇEKTEN AFFETMİŞ MİDİR?

SORU