Gökçen Erdoğan

08 Haziran 2022, Çarşamba 11:14

Çiftlerde cinsel terapi

Cinsel terapi konusunda çalışmaya başladığım ilk günden beri; şaşırtıcı, üzücü ve sevindirici çok fazla şey gördüm, duydum ve deneyimledim. Çiftler arasında ya da bireylerin başında bazen gerçekten akla hayale gelmez ya da çözümü çok basit olduğu halde yıllarca süründürülmüş çokça sorun olduğuna şahitlik ettim. Bunların tıptaki adları birkaç başlık altında özetlenebilecek kadar azsa da; dayandıkları temel ve hikayeler inanılmaz bir çeşitlilikteydi hep. Herkesin vajinismus ya da erken boşalma sorununun temelinde çok başka öyküler yatıyordu. Ama temel ve ortak bir soruları oldu bire bir görüşmelerimizde; cinsel sorunlar boşanma oranını ne kadar etkiler ve artırır? Buna bilimsel bir yüzde vermek değil niyetim. Ama evliliklerin ya da ilişkilerin devamına nasıl ve neden etki ettiğini biraz anlatmak isterim. Çünkü insanları en çok bu kaygılandırıyor; partnerini, sevdiğini, eşini kaybetmek.

Cinsel sorunlar ayrılıkları tetiklemiyor dersem büyük yalan söylemiş olurum. Ama güzel de bir şey ekleyeyim; cinsel sorunların üstesinden el ele gelmek de çiftleri inanılmaz yakınlaştırıyor. Sosyolojik açıdan baktığımızda bizim toplumumuzda pek çok erkeğin düzenli seks yaşamı ve sürekli partner isteğiyle evlendiğini sanırım hepimiz tahmin ediyoruz. Kadınlarda ise durum daha çok çocuk sahibi olma amacına doğru giden bir yolun adımlarıyla ilgili. Yani iyi bir seks yaşamından ziyade, resmi bir seks yaşamı. Elbette burada tüm kadın ve erkeklerden söz etmiyorum. Ancak bunlar toplumsal temel motivasyonlarımız. Dolayısıyla hem erkeğe hem de kadına yüklenen roller açısından baktığımızda cinsel sorunlar asla istenmez. Erkeğin erkekliğinin sorgulanması ve kadının çocuk sahibi olamaması, hatta kadının erkeği tatmin etmekten uzak olması; bir evlilikte hiç istenmeyecek sonuçlardır. Dolayısıyla cinsel isteksizlik, vajinismus, ereksiyon bozukluğu, erken boşalma gibi cinsel sorunlar; uzun soluklu olur ve çözüme gidilmezse kadın-erkek ilişkisini olumsuz etkiler. Erkekler doyuma ulaşmadıkları bir ilişkinin içinde uzun süre kalmayı tercih etmeyebilirler. Kadınlarsa çocuk sahibi olmalarının ve tatmin edilmelerinin önündeki engelleri uzun süre tolere etmeyebilirler.

Bunlardan bahsederken amacım sizi korkutmak değil hayır. Ancak genelde uzman yardımı alarak çözme yoluna gitmediğiniz sorunlarınızla sonsuza dek mutlu mesut yaşayamazsınız. Her iki cinsin de sağlıklı cinsel yaşama ihtiyacı vardır. Çocuk sahibi olmayı hiç düşünmeseler de(ki bu asla bir zorunluluk değildir), aşkı seksin önüne koymuş olsalar da bir süre sonra cinsel açlık devreye girer ve ilişkiyi zedeler. Dolayısıyla çiftlerin birbirine desteğinin de bir sonu olabilir.

Yapılması gereken şey; el ele olmak, sorunları sağlık sorunu olarak kabul etmek ve diğer sağlık sorunlarındaki gibi doktoruna gitmektir. Şifa aramak, seks için de gereklidir. İlişkilerin devamı, cinsel şifanızla tabii ki mümkündür. Üstelik, mücadele sonrası elde ettiğiniz ve birlikte başararak yaşadığınız haz çok da lezzetlidir. Siz ayrılıklara değil, mutlu birleşmelerinize odaklanın.

06 Mayıs 2022, Cuma 10:46

İlk gece

İlk gece korkusunu bizim toplumumuzda anlaşılır bulmakla birlikte, bu konudaki bilincin artması beni ümitlendiriyor. Ama öyle anlıyorum ki bunu tamamen yenmemiz, epey uzun vakit alacak. Çünkü cinsel devrimimiz, el-alem hapishanesinin duvarlarına çarpmaya devam ediyor. Vajinismus vakalarının çözümünde yıllardır çalışan ve çok ciddi başarı oranına sahip bir hekim olarak; vajinismusun en yaygın nedenlerinden birinin ilk gece korkusu olduğunu belirtmeliyim.

İlk gece korkusunu anlaşılır bulduğumu söyledim. Bu size şunu düşündürmesin; ilk gece zordur ve tabii ki ondan korkmalıyız. Hayır; ilk gece korkumuzu oluşturan şey, genelde en anlaşılır haliyle çevremizdir. Büyürken kulak misafiri olduğumuz sohbetler, ilk regl kanamamızda bize tokat atılması adeti, mastürbasyonun yalnızca erkekler için olduğunu zannetmemiz(bize bunun düşündürülmesi), kocaları nerede ne zaman nasıl isterse öyle sevişmek zorunda olduğunu bildiğimiz, yakınımız olan kadınlar, kadın orgazmından bihaber olmak, ilk birliktelikte kan gelmemesi korkusu, büyük bir acı ve ağrı duyacağımıza dair yapılan uyarılar, seksin erkeği tatmin amacından başka bir şey olmadığının vurgulanması… gibi sayısız nedenle ilk gece rüyadan ziyade kabus gibi gelebiliyor bu topraklarda kadına.

İlk geceyi de devamındaki geceleri de kendisi için sorumluluğun, görevlerin artışı, mecburi bir vazife, “temiz genç kız” olmanın bir sembolü ve baskılanmış geçmişin oluşturduğu bir duvar olarak gören kadınların ilk gece korkusu, gerçek bir travmaya dönüşmüştür bile. Üstelik bu travma, sevdikleri erkeklerle büyük heves ve heyecanla evlenmiş olsalar da yaşanabilir; bir ayrım kabul etmez bu konuda. İşte bu noktada eşlere düşen; gerekirse beklemek, ilk birlikteliği uygun ve rahat bir anda karşılıklı isteyerek yaşamak ve öfke, önyargı yerine şefkat, ilgi ve sevgi göstermektir.

Vajinismusu anlatmaya ilk başladığımda en çok şunu duymuştum “Hocam ben vajinismusmuşum ama adını, ne olduğunu bilmiyormuşum.”

Eğer bu yazıyı okuyorsanız, siz ya da eşiniz ilk gece korkusu yaşıyorsa ya da birlikte olmanızı fiziksel olarak da engelleyen vajinismusun pençesindeyse bilin ki sabır, sevgi ve uzman yardımıyla çözümü var. Birbirinize destek olmaktan ve destek almaktan sakın kaçınmayın, olmaz mı?

İlk gecenin hangi gece olacağı önemli değil ama nasıl izler bırakacağı önemli, unutmayın.

18 Nisan 2022, Pazartesi 15:32

Seks yatakta kalmıyor

Cinsel yaşamınızın sosyal yaşamınıza nasıl yansıdığını hiç düşündünüz mü? İniş çıkışlarınızın, tökezlemelerinizin, başarısızlık saydıklarınızın, şans bildiklerinizin, harika diye nitelediğiniz birleşmelerin, yalnızlığınızın ya da kafa karışıklığınızın… Sekse dair düşündüğünüz, hissettiğiniz ve yaşadığınız şeylerin yalnızca yatak odanızda kaldığına inanmıyorsunuz, değil mi? Çünkü genelde öyle olmaz.

Cinsel sorunlarımızın ve daha genel bakışla ikili ilişkilerdeki açmazlarımızın sosyal yaşantımızda belirgin bir tezahürü var aslında. Bu aşkla işi karıştırmak gibi bir şey değil. Psikolojimize etki eden şeylerin etki alanlarının o kadar da sınırlı kalamamasıyla ilgili bir şey, en genel anlatımıyla. Sizi mutlu eden bir şeyin günün tamamına yansıması ya da sizi üzen bir şeyin bulunduğunuz yerden keyif alamamanıza neden olması gibi bir şey. Yani son derece olağan. Elbette bunu ne kadar iyi yönetirsek o kadar iyi. Ve hatta iyi seks, tatmin edici bir cinsel yaşamla mutlu kalmak en güzeli ama elbette bu bazen olamayabiliyor. Suçlu olmadığınızı ama yardıma ihtiyacınız olabileceğini bilin isterim.

Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamda ya da ilişkide, ruhumuzdaki boşluklar da daha hızlı dolar. Ancak cinsel yaşamımızdaki mutsuzluk ve huzursuzluk, hatta eksiklik; bu gediklerin açılmasına ve adım atarken zorlanmamıza neden olur. Bu bazen iş hayatında odaklanma sorununa, bazen yersiz görülen öfkeye, bazen sosyal çevreyle uzlaşma sorunlarına, bazen kendini ifade etmede zorlanmaya dönüşür. Dolayısıyla insan ilişkilerini bozan bir hal alması çok şaşırtıcı olmaz. Çünkü kişi kendisiyle mutlu, kendi içinden memnun değilse etrafıyla olan ilişkisi de sekteye uğrar.  İyi bir seksin ardından güzel bir gün geçirmemiz de bundandır, ilham verici fikirleri daha açık görebilmemiz ya da bir hataya daha hoş görülü bakabilmemiz de. Cinsel yaşamın en çok yansıdığı ortam neresidir sizce? Genel kanı öyle ki; iş yerlerimize.

Çalışanlara huzur vermeyen müdürün ‘epeydir sevişemediğini’, fazla alıngan ve kavgacı birine dönüşen kadının ‘menopoza girdiğini’, aşırı sert bir adamın ‘erekte olamadığı için sinir yaptığını’, hiçbir şeyden memnun olamayan genç kızın ‘erkeksizliğin başına vurduğunu’ ve daha neleri neleri düşünme nedenimiz de bunu açıkça kanıtlamıyor mu? Yani aslında olanın bitenin farkındayız.

Yapmamız gerekenler nedir? Elbette yaşamımızdaki alanları birbirinden ayırmakta başarılı olmayı hepimiz isteriz ama insanız ve bunu her zaman aynı başarıyla yapamayabiliriz. Öyleyse; beklentilerimizi açıklıkla paylaştığımız, duygularımızı ortaya koymaktan kaçınmadığımız ve kendimize boşuna sınırlar koymadığımız, arzularımızın farkında ve arkasında olduğumuz bir cinsel yaşam için ilişkimizi tanımalı, analiz etmeli ve onu sağlıklı bir formda sürdürdüğümüzden emin olmalıyız. İyi seks, ilham vericidir.

16 Şubat 2022, Çarşamba 11:10

Genital estetik şakaya gelmez

Genital estetik operasyonları, daha çok bilinir ve uygulanır olmaya başladıktan sonra, gördüğü rağbete bağlı olarak uygulayanı da arttı. Umarım bir yerlerde, genital estetik üzerine hiçbir eğitimi ve yetkinliği olmayan birileri bu işlemi yapabildiğini iddia etmiyordur. Çünkü sosyal medya sağ olsun, bu gözler neler neler gördü...

Kozmetik cilt bakımı yapma yetkisi olanların medikal cilt bakım yapması bile bu kadar riskliyken, birilerinin tehlikeli biçimde alanımıza sızdığını düşünmek istemiyorum. Ve sizden bu konuda “gözü açık” olmanızı istiyorum. Seçtiğiniz uzmanın, gerçekten bu işin uzmanı olup olmadığına, önceki hastaların yorumlarına, kliniğin güvenilirliğine ve hijyenine, seçilen hastanenin resmiyetine ne olur dikkat edin. Çünkü genital estetik asla hafife alınacak bir şey değil.

Neden bunu yazma gereği duyduğuma gelince; doğumundan yalnızca 12 gün sonra Türkiye’de izinde bulunduğu ve süresi kısıtlı olduğu için vajina daraltma operasyonunu hemen yaptırmak isteyen bir hasta, görüştüğü kişiden -bu işin hiç de ehli olmayan birinden- “Tabii ki olur” yanıtını alıyor. Pazartesi operasyona girmek üzere heyecanla beklerken sosyal medyada pazar günü yaptığımız soru cevapta tesadüfen bu soruya rastlıyor ve 12 günün çok erken olduğunu fark ediyor. Operasyonu geçireceği pazartesi, erkenden bizim kliniği arayıp bilgi almak istiyor. Durumun hassasiyeti fark edilince benimle görüştürülüyor. Operasyon için çok erken olması bir yana, operasyonu yapacak kişinin “vajina botoxu” diyerek bunu basitleştirdiğini ve kendisini yetkin gösterdiğini fark ediyoruz.

Hastamız, yaz aylarında operasyon için kliniğimize gelecek. Büyük bir yanlıştan dönüldü neyse ki. Ama bizde ama başka bir klinikte, hiç fark etmez; pek çok meslektaşımız hem eğitim, hem donanım, hem tecrübeyle bu operasyonu kusursuz biçimde yapacaktır. Ama size özellikle hatırlatmak istediğim şey şu; iyi hekim, sizin isteklerinizin bütününe “evet, tamam, olur” diyen hekim değildir. İyi hekim, sizin için iyi olanı, tıp etiğine uygun olanı size söyleyen ve sizi böyle yönlendiren hekimdir.

Genital estetik operasyonları için doğumdan sonra en az 3 ay geçmesini bekleriz. Öncesinde herhangi bir müdahale yapılabilmesi için özel bir durum oluşmuş olması, estetik kaygılar dışında bir komplikasyon ve sağlık sorunu oluşmuş olması gerekir ki bu zaten sık rastlanan bir şey değildir. İnsan fizyolojisi hakkında hiçbir şey bilmeyen kişilerin hangi cesaretle, uydurma isimlerle önemli operasyonlara giriştiğini henüz çözemesem de belli ki aldıkları paranın mahvettikleri hayatlara değeceğini düşünüyorlar. Ancak bedeniniz, her zaman maksimum özeni hak ediyor. Hem ona çok iyi bakmalı hem de kimlere emanet ettiğinize çok dikkat etmelisiniz. 2022 yılında hala bu tür şarlatanlıklarla ilgili konuşuyor olmaktan hoşlanmasam da medya ve sosyal medya üzerinden oluşturduğumuz farkındalıktan ötürü mutluyum. Posta okuyan nice kadın, bunları başka kadınlara anlatıp halkayı genişletecek; öyle değil mi?

19 Ocak 2022, Çarşamba 16:20

Kadın bakışı ve erkek bakışı elbette farklı

Yıllardır kadınların erkekler tarafından anlaşılmadığına dair bir klişe üzerinden şakalar yapıldı, diziler, filmler çekildi. Yer yer kadınlarla alay edildi, yer yer erkeklerle. Ama aslında ikisinin de elinde değildi. Farklıydılar. En basit haliyle bahsedelim mi biraz? Belki ışık tutacak yatak odanıza bile.

Erkek beyni, anı düz biçimde işliyor. O an olan şey, o an oluyordur. Bunda tartışılacak, ötesine berisine bakılacak bir şey yoktur. Kadın beyni ise anı yaşarken dünü hatırlıyor, yarını hayal ediyor, olasılıkları düşünüyor. Bu konudaki farkı en güzel ne anlatır biliyor musunuz? Kadının, bir duygu durumunu, bir hissini, bir rahatsızlığını anlatmak için verdiği örnekten beklentisi, “Aaa sevgilim demek benim öyle davrandığım durumda sen böyle hissediyorsun. Bunu fark etmemiştim, özür dilerim ve bir dahaki sefere bu hassasiyetini gözeteceğim”i duymaktır. Erkeğin cevabı ise şudur “İyi de o gün ondan şöyle olmuştu, ben öyle dememiştim ki.Ne alakası var?”

Misal;

Kadın: Sen yemekte bana hiç sormadan “Biz de Bodrum’a geliriz” dedin. Beni yok sayıyorsun, kendi aramızda konuşmamızı, benim fikrimi almayı dahi beklemiyorsun. Kararlarını ben de arkadaşlarınla birlikte öğreniyorum ve yalnızca dahil olmak kalıyor. Sen hep böylesin zaten.

Erkek: Yahu sen zaten Bodrum’a gitmek istemiyor muydun, iyilik de yaramaz. Zaten bildiğim şeyi orda ne diye sorayım, sevinirsin sandım, buna da mı takıldın, pes!

Erkek geniş düşünmez, sorundur. Ama kadın da fazlaca geniş düşünürse bu da sorundur.

Ayrıca erkeklerin düşünce sistemlerine hormonları hükmederken, kadınlarınkine duyguları hükmeder. Bu da önemli bir farktır. Örneğin bir erkek, bir kadından hiç özür dileyeceği yoksa bile eve gidince sevişebilmek için özür diler.

İlişkilerimizi hormonlarımız mı yönetiyor, toplumsal öğretiler mi?

27 Aralık 2021, Pazartesi 11:30

2022'ye cinsel hayatınızı keşfederek girin

Partnerinizle etkileşime başladığınız günden geldiğiniz noktaya dek ilişkinizde ve cinsel yaşamınızda olup bitenler ne kadar önemliyse bireysel cinsel takviminizde olup bitenler de o kadar önemli. Dolayısıyla ikisine de bakmanızda fayda var. Ve ikisi kesinlikle farklı seyredebilir.

Kendinizi, cinsel organınızı ve benliğinizi keşfettiğiniz gün itibariyle ilk mastürbasyonunuzdan ilk seksinize dek ilklerinizi düşünün. Ne kadarında acı ne kadarında utanma, ne kadarında merak, kaygı, korku, haz, belirsizlik, heyecan vardı mesela? İkinci adımın ne olduğunu düşünüyorsunuz ve tüm bunların ne kadarını hatırlıyorsunuz adım adım? İkinci adım ilk adımdan ne kadar sonra gelmişti ve bu ara uzunsa özel bir nedeni var mıydı? Çok kısaysa hazır mıydınız, sağlıklı mıydı? Aklınıza ne gelirse ne kadar ayrıntı varsa bir yerlerde; düşünün bakalım her şey yolunda mıydı? Eğer yolundaysa ya da artılar daima eksilerden fazlaysa bunu hatırlamanızda büyük fayda var. Ancak yolunda olmayan şeyleri fark etme şansını henüz bugün yakaladıysanız, kendi içinizde, partnerinizle ya da bir uzmanla çözme şansını da yakalamışsınız demektir.

Başlangıçta utanarak sevişen ve hep karanlıkta kalmak isteyen bir kadının, partnerinin önünde soyunmasına ve fantezilerini açıklıkla paylaşmasına giden yolda olan ve bitenleri bilmek, kendisine fayda. Duygusuz bir alışma ve hissizleşme de olabilir bu, yanında kendini rahat ve mutlu hissettiğin birine karşı serpilme de. Ne olduğunu bilmek, eksikleri saptamak, artıları artırmak, en parlak olanı vurgulamak, saklananı tutup çıkarmak… Bu gelişimi doğru zaman çizelgesiyle izlemek size iyi gelebilir. Çünkü yeni yılda da ilk ve en yakın dostunuz, cinsel yaşamınızdaki en önemli şey sizsiniz. Keşfe zaman ayırın ve zamanı doğru okuyun ki onu yönetebilesiniz.