Yalanlar imparatoru

11 Ağustos 2013, Pazar 05:00
AA

Türk sporunda başlayan doping skandalları geçen hafta yine ayyuka çıktı. Sporun başarıdan çok ahlakçı yanıyla huzur verdiğini bir kez daha anladık.

Bu vesileyle sporda sahtekarlığın bir numaralı ismi haline gelen bisikletçi Lance Armstrong’un zirveden, yerin dibine giden utanç öyküsünü anlatmanın zamanıdır.

Öyküde, spor dersleri dışında bir yalancının toplumu nasıl istismar edip kandırabileceğini okuyacaksınız...

“Böyle tarihi bir günden sonra şurada oturmuş dopingden konuşuyoruz. Ben ve takım arkadaşlarım aylardır eşek gibi çalıştık. Şimdi burada sahtekarlık ve yalancılıkla suçlanıyoruz.” 

Güney Afrikalı bisikletçi Chris Froome, 22 Temmuz’da Fransa Bisiklet Turu’nu kazandıktan sonra basın toplantısında “Doping yaptın mı?” diye soran gazetecilere böyle isyan ediyordu.

Haklı gibi görünüyor? Ama nasıl sorulmasın! Bir de şunu okuyun: “Hayır. Kesinlikle doping yapmıyorum. Ben bir babayım. Oğlum 2012’de liseye başladığında bu sahtekarlığı ona nasıl izah ederim.

Böyle bir duruma düşmek ister miyim?” Yedi kez Fransa Bisiklet Turu’nu kazanan Amerikalı Lance Armstrong 2004’te böyle konuşuyordu. O sırada kanında doping maddeleri kaynıyordu.

Yol bisikletinin sıradan sporcularından Lance Armstorng’un talihi 1996’da 25 yaşında testis kanseri olunca açılıyor. Yanlış okumadınız, açılıyor. Lance iyi bir tedavi sonrasında kendine geliyor ve tekrar spora dönünce biz basın olarak kanser hastalarına umut veren bu haberi çok seviyoruz. 

DOPİNG ÖRTBAS EDİLDİ

Artık popüler olan Lance, 1999’da kariyerinde hiç büyük başarısı yokken Fransa Bisiklet Turu’nu müthiş bir performansla kazanıyor. Geçmişte yokuş yarışlarının berbat ismi Lance’ı Fransız Alpleri’ne alışverişe gider gibi rahat tırmanırken görenlerin gözleri fal taşı gibi.

Doping testi yapılıyor ve bir miktar yasaklı EPO maddesi bulunuyor. Lance hastalığı için aldığı ilaçların buna sebep olduğu yönünde bir açıklama getiriyor. ‘Doping, doping’ diye feryat eden şüpheciler hemen ‘Kanserle mücadele eden bir insana utanmadan iftira atmakla’ suçlanarak susturuluyor.

Kamuoyu baskısı altındaki bisiklet otoriteleri de doping kararına varamıyor. Lance, bundan sonra 6 kez daha Fransa turunu doping yaparak kazandı ve ilk yılındaki gibi bir tıbbi açık vermedi.

En kötüsü ve en ahlaksızı da takım arkadaşlarını dopinge zorlaması oldu. Öyle yapmalıydı çünkü Fransa turu tüm takımınız iyi olmazsa kazanılamıyor.

MAFYA GİBİ

Lance’ın kaptanlığını yaptığı U.S. Postal takımında neler döndüğünü bugün sporcuların itiraflarından biliyoruz. U.S. Postal’ın diğer yıldız bisikletçisi Tyler Hamilton’ın anlatımlarına göre Lance tam bir mafya babası gibi hareket ediyordu.

Takıma gelen bir bisikletçiye önce kullanımı yasal B vitaminlerini kendine karından enjekte etmesi isteniyordu. Burada amaç kendine enjeksiyonu öğretmekti. Çünkü yarış günlerinde tuvalette bile bunu yapmak zorunda kalabilirdi.

Bisikletçi dopingli olmadığı için haliyle geride kalıyordu. Lance bu başarısız bisikletçiye dopingi çıtlatıyordu. Tüm bisiklet camiasının doping yaptığını söylüyordu. Bisikletçi direnirse Lance onu dışlıyor, takımı zor duruma düşürdüğünü söyleyerek baskı altına alıyordu.

Bisikletçi başka takıma gitse bile onunla uğraşılacak ve tüm camiadan dışlanacaktı. Hamilton, Lance’in başka takımlarda adamı olduğunu da örnekleriyle anlatıyor.

U.S. Postal’dan ayrılan bir bisikletçi dopingle ilgili ileri geri konuşmaya başlayınca mutlaka Lance’in kulağına geliyordu. Lace ve adamları, yarış içinde uğraştığı bisikletçinin temposunu bozuyordu. Bu duruma düşen bir bisikletçinin başarı şansı sıfırdı.

ŞEYTANİ BİR DOKTOR

Lance’in doktoru Michele Ferrari dopingi yakalamaya çalışan doktorlardan hep bir adım öndeydi. Alınacak ilacın zamanlamasını öyle ayarlıyordu ki testlerde görülemiyordu.

Bir de kan transferi yöntemi vardı. Tüm takım yarıştan 6 ay önce vücutlarından alınan temiz kanlarını depolayıp yanlarında saklıyordu. Yarış günlerinde de karavanda, otelde ya da tuvalette kendi kanlarını vücutlarına enjekte ediyorlardı.

TAM BİR TEFLON

Amerika’da suçlamaların üzerine yapışmadığı kişiler için ‘teflon’ deyimi kullanılır. Lance tam bir teflondu. 2006’da Lance 7’nci kez Fransa turu şampiyonluğunu kazanıp efsaneleştiğinde spor camiasında herkes Lance’ın ne mal olduğunu anlamıştı.

Bununla birlikte milli kahraman haline gelmiş ve bir çeşit politik güce erişmiş bu adamın ahlaksızlığını Amerikan halkına kimse izah edemiyordu.

BİR YARDIM MELEĞİ

Lance’in katıldığı kampanyalarda kanser hastalarına yardım için milyonlarca dolar toplanıyordu. Ne zaman sıkışsa ‘oğlunu’ öne sürerek aile duygularını istismar ediyor ya da ekrana bakarak kanser hastalarına sesleniyordu:

“Düşünün bir kez. Ben kanseri yaşadım. Sağlığıma zarar verecek bir şeyi neden yapayım?” Neden mi yapsın? Yılda 10 milyon dolardan fazla kazanç ve Amerikan başkanlarıyla kanka olacak kadar büyük şöhret için olabilir mi?

MANEVİ+ DEĞERLERİN İSTİSMARI

Amerikan halkı gözünde kutsallık mertebesine yükseltilmiş devlete ait posta teşkilatının takımı U.S. Postal için yarışıyordu. Bu durum milli değerler için de sıkıntılıydı. İddialar ayyuka çıkınca 2009’de FBI doping soruşturması başlattı.

Soruşturma kısa sürede kapatıldı. Amerika Anti-Doping Kurumu ise işin peşini bırakmadı. Lance’in doktoru Michele Ferrari’yi incelemeye başladı. Polislerin yapmadığını yapıp faturaları takip ettiler.

Lance’in Ferrari’ye yasaklı ilaçlar için ödediği paralar bir bir ortaya döküldü. Sonunda diğer bisikletçiler ‘omerta’yı ihlal edip konuşmaya başladı. Lance’ın tüm başarılarının dopingle geldiği resmi olarak tescil edildi. Ve Lance sonunda canlı yayında itiraf etmek zorunda kaldı:

“Evet dopingliydim. Artık oğluma diyorum ki beni savunmayı bırak.” Bunu söylerken gözyaşları boşalıyordu. Gözyaşlarına bakan Amerikan halkının bir bölümü Lance’i her şeye rağmen kahraman kabul ediyor.

U.S. Postal, saygınlığına gölge düşürdüğü için Lance’dan ödediği paraları geri istiyor. Spor malzemesi üreten sponsor firmalar da benzer hamleler yapabilir ve Lance tüm servetini kaybedebilir.

Zeki ve çevik bu sporcu bisiklet sporunun ahlakının dünyada sorgulanmasına ve itibarının düşmesine neden oldu. Umalım ki Lance tarihin utanç sayfalarında hatırlanır ve toplumsal hayatın her alanındaki yalancılar için ibret olur.

(04.08.2013 tarihli Posta Karnaval ekinden alınmıştır.)

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.