Hareket etmek, nefes almak ve durmak aslında çok mütevazi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Genelde her şeyi abartma huyumuz var.

Gözümüzde büyütme…

Her şeyi iyi ve doğru yapma takıntısı ayrıca.

Yaptığımız her şeyi doğru, mükemmel ve eksiksiz gerçekleştirme takıntımızdan vazgeçtiğimizde çok rahatlayacağız.

Zihnimizden “yapamam, edemem, beceremem” repliklerine kulak vermeyi kestiğimiz anda hele, hayat işte o zaman başlayacak bizim için.

Yoga ve meditasyon pratikleri, nefes çalışmaları bu tür “iyi yapma” takıntılarından ve zihinsel ket vurmalardan çok etkileniyor.

“Esnek değilim, yoga yapamam”,

“Zihnim çok dolu, meditasyon yapamam”, 

“Sıkılırım, nefes çalışamam” şeklinde reddedişlerini yoga hocaları yüzlerce kez duymuştur herhalde.

Bu bahaneler, kelimenin tam anlamıyla, bir öğrenciden gelen şu itirazla aynı:

“Matematiğim çok kötü, bu matematik ödevini yapamam”

Ya da …

“Çok kirliğim, bu halimle banyoya giremem.” 

İçinizden bir şeyi yapmayı reddediyorsanız, iki ihtimal olabilir:

1. O şey, her neyse gerçekten yapmayı istemiyorsunuz, içiniz almıyor.

2. O şeyi yapmak sizi konfor alanınızdan çıkaracak, yeni bir alana taşıyacak. Buradaki belirsiz hali sizi rahatsız ediyor. Alıştığınız şekilde devam etmeği istiyorsunuz.

İki sebep de çok insani ve anlaşılır, öyle değil mi?

Bazen bir olayı tam olarak algılamadan, analiz etmeden bedenimiz çok güçlü bir şekilde “hayır”, der. Oysa görünürde bu hayır için fazla bir sebep yoktur. Hayırın sebebini anlamayız ve kendimizi ikna etmeye çalışırız.

İçimizdeki “hayır” sesi bazen çok havalı bir iş teklifine yönelik yükselir, bazen de bize çok uygunmuş gibi görünen bir “kısmete!”. 

Bu hayır sesine biz de dahil olmak üzere kimse anlam veremez.

Ama bu “hayır” da her zaman bir keramet vardır.

Bu sese kulak vermek önemlidir.

Bazı hayırlar da alışkanlığın hayırdır.

Farklı bir yola girmenin getirdiği rahatsızlığı engellemek için söylenen bir hayırdır.

“Ne gerek var şimdi?” diyen bir hayır

“Durduk yere başımıza iş çıkarma” diyen…

“Bunları yapamam ben, başarısız hissettirme beni”…

Bu tarz hayırlarla kulak vermek ve boğun eğmek ise hayatımızı sıkıştırır, yaşamın, bedenimizin, sistemimizin potansiyellerinden bizi mahrum bırakır.

Fiziksel bedenimiz, nefesimiz ve zihnimiz üstüne çalışmak disiplin, cesaret ve kendimize karşı şefkat gerektirir.

Ve biliyor musunuz yetişkin olmak bizi bazen disiplinden, cesaretten, öz şefkatten uzaklaştırıyor.

Gündelik akış içinde, hem özel hayatımızda hem de iş hayatımızda o kadar çok şey yapıyoruz ve yaptığımız onca şeyi “iyi” yapmak zorunda kalıyoruz ki, bir şeyi “iyi” yapmak zorunda olmadan da yapabileceğimiz aklımıza gelmiyor.

Gün içinde biraz bedenimize, nefesimize, zihnimize zaman ayırmanın aslında iyisi kötüsü yok.

Yogada iyi ya a kötü olamazsınız.

Meditasyonu iyi ya da kötü yapamazsınız.

Nefes çalışmasının iyisi ya da kötüsü yoktur.

Çünkü tüm pratiklerde sadece varoluşunuza tanıklık edersiniz.

Kendi varoluşumuzla bağ kurarken bir performans sergilememize gerek yoktur.

Yoga, nefes ve meditasyon pratiklerini sadece yaparsınız, hepsi bu kadar.

Ve iyi gelir.

Yazarlarımızdan

15 Mayıs 2021, Cumartesi 16:43
15 Mayıs 2021, Cumartesi 10:49
15 Mayıs 2021, Cumartesi 09:17
15 Mayıs 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder