Dünya Yelken Federasyonu Başkan Yardımcısı, Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak: En büyük önceliğim anneliğim

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Erzurumlu bir ailenin kızı olarak doğdu, yelken sporuyla eşi sayesinde tanıştı. Büyük oğlu Can da yelken sporu yapmaya başlayınca uluslararası standartlarda amatör bir yelken kulübü kurmaya karar verdi. Daha fazla genci yelken sporu ile tanıştırmak, uluslararası başarılara imza atmak en büyük hayaliydi. Yıllar içinde, kurduğu Solo Yelken Gençlik ve Spor Kulübü ve başkanı olduğu Çeşme Yelken Gençlik ve Spor Kulübü her dalda milli sporcuları bulunan, optimist sınıfından olimpik sınıfa kadar her sınıfta madalya alan, başarıları ile zirve yapmış kulüpler haline geldi. Önce Türkiye Yelken Federasyonu Başkanlığı, daha sonra Dünya Yelken Federasyonu Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Yaşar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yeniden öğrencilik hayatına başlayan, “en büyük önceliğim” dediği anneliğin yanına pek çok meziyet sığdıran Özlem Akdurak ile bir hayalle başlayan başarılı kariyerini konuştuk.

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Erzurum kökenli bir ailenin ferdi ve ülkemizin ilk plastik cerrahlarından olan bir babanın ve Üsküp kökenli bir aileden gelen dil bilimci bir annenin üç kızından ilkiyim. Ülkemin doğusu ve batısının harmanlanmış kültürünü özümseyerek yetiştirildim ve diğer kız kardeşlerimle birlikte hem annemin hem de babamın ortak tutkuları olarak kendine yeten kadınlar olarak hayata atıldık.

DAHA FAZLA GENCİ YELKENLE TANIŞTIRMAK İSTEDİK

Yelken sporuna ilginiz nasıl başladı?

Yelken sporu ile ilk olarak eşim sayesinde tanıştım. Kayınpederim Metin Akdurak, 1964 Tokyo Olimpiyatları’nda ülkemizi temsil etmiş olimpik bir sporcu. Eşim Rebii Akdurak da aile geleneğini sürdürerek birden fazla sınıfta milli olmuş bir yelkenci. Dolayısı ile aile geleneği olan yelken sevgisini ben de eşimle birlikte tatmış oldum. İlerleyen yıllarda büyük oğlum Can yelken sporunu ciddi boyutta yapmaya başladığında uluslararası standartlarda amatör bir yelken kulübü kurma hayali ile yola çıktık.

Daha fazla genci yelken sporu ile tanıştırmak, uluslararası başarılara imza atmak en büyük hayalimizdi. Yıllar içinde kurduğumuz Solo Yelken Gençlik ve Spor Kulübü ve Başkanı olduğum Çeşme Yelken Gençlik ve Spor Kulübü her dalda milli sporcuları bulunan, optimist sınıfından olimpik sınıfa kadar her sınıfta madalya alan, başarıları ile zirve yapmış kulüpler haline geldiler.

‘SAFİNAZ’ 14 YILDIR YARIŞLARA KATILIYOR

■ Peki, yarışçılığa ilk adımı nasıl attınız? 2000’li yılların başlarında eşim sıklıkla yat yarışlarına katılıyordu. Büyük oğlum Can da yarışmaya başlayınca bana sürekli karada kalıp onların yolunu gözlemek kalıyordu. Ben de onlar gibi yarışçılığa adım atmak istiyordum ve bunu çok sevdiğim, hepsi kendi kollarında çok başarılı iş kadını olan yakın arkadaşlarımla gerçekleştirmek istedim.

Bir yat yarışı sırasında teker teker hepsini aradım ve yarışı seyretmeye davet ettim. Bizim de bir kadın yelken takımı oluşturabileceğimizi söylediğimde ilk anda bu fikri yadırgasalar da sonrasında çok istekli oldular. Yedi kadın arkadaş bir araya gelerek yelken eğitimi aldık.

Sonrasında kendimize ortak bir yelkenli alarak yarışlara girmeye başladık. Takımımıza isim ararken sevgili annem Özgül İyigün; “Siz kadınlar hepiniz nazlısınızdır, teknenin de adı ‘Saf’i-naz’ olsun” dedi ve Safinaz Yelken Takımı 14 yıldır Bodrum’da Bodrum Açık Deniz Yat Kulübü’nün düzenlediği yarışlara katılmaya devam ediyor.

YILLAR SONRA YENİDEN ÖĞRENCİLİK

Yeniden üniversite okumaya nasıl karar verdiniz?

Ülkemizin çok değerli okullarında eğitim alma şansını yakalayan bir kişiyim. Buna rağmen içimde her zaman yeni şeyler öğrenme, kendimi sürekli geliştirme tutkusu taşıdım ve bu tutkumu yeni bir üniversite okuyarak karşılamak istedim. Dünya tarihi, dünyayı şekillendiren ülke ve kavramlar ile devletlerin siyasi analizleri, her zaman ilgimi çeken ve genel kültür olarak gündemi takip ettiğim konular olduğundan, özellikle uluslararası ilişkiler konusunda daha donanımlı kılacak bir eğitim almak üzere Yaşar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yeniden öğrencilik hayatına başladım. Şu anda 2. sınıf öğrencisiyim.

ATA SPORUMUZ OLARAK ANILMALI

İzmir yelken konusunda önemli bir merkez. Federasyon olarak projelerinizden bahseder misiniz?

Yelken sporunda İzmir’in yanı sıra İstanbul ve Muğla illeri de önemli birer il olmakla birlikte ülkemizdeki her su kenarı il ve ilçelerimize sporumuzu yaymak temel hedefimiz. Önceliklerimizin başında yelken kulüplerimizi mali ve yönetimsel olarak güçlendirmek geliyor. Sporcunun yelkenle ilk buluştuğu, sporu sevdiği ve doğru yetiştiği ilk yer kulüplerimiz. Ancak kıyılarımızın kamu yararına kullanımını düzenleyen kıyı mevzuatı ve kullanılan sportif malzeme temininin ithalata dayalı olması yelken kulüplerimizi zora sokuyor.

Bu zorlukları ortadan kaldırmak üzere; Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun da tam desteği ile yerli yelkenli tekne üretimi ve tesisleşme çalışmalarımızı da kısa sürede tamamlayabilirsek yelken sporunda bir dönüm noktası yaratmış olacağız. Olimpiyat Oyunları’na sayılı gün kaldığı şu günlerde; ana hedefimiz ise “21. Yüzyıl Türkiye’sinde yelken sporunun ata sporumuz olarak” anılmasıdır.

KADININ DOĞASINDAN GELEN BİR GÜCÜ VAR

Pek çok alanda öncülük eden bir kadın olarak hemcinslerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Kadının annelik hariç üstlendiği her sıfat ve unvanda yaşadığı en büyük zorluk erkeğin algısında. Erkekler çoğu zaman kadının zarafetinden güçlü kararların çıkamayacağı yönünde yanlış bir düşünce içinde. Ben tam aksine, kadının doğasından gelen bir gücünün olduğuna inanıyorum. Kararlara ve iletişime, mantığı olduğu kadar duyguları ile yaklaşabiliyor olmak, detaylara önem vermek kadınların avantajlı yönleri.

Sahip oldukları özellikleri nedeniyle ülkemizde de kadının her geçen gün toplumdaki yerinin güçlenmesi gerekiyor. Bu konuda, imkânı olan her kadının eşitliğe ulaşmada hemcinslerine karşı görevleri olduğunun bilinci ile toplum faaliyetlerine katkı koyması gerektiğine inanıyorum.

EŞİM VE OĞULLARIM DESTEKÇİLERİM

Hem Yelken Federasyonu hem annelik hem öğrencilik... Bu yoğun tempoyla nasıl baş ediyorsunuz?

Annelik benim önceliğim. Benim için bir anne olarak kısıtlı zamanlarda bile olsa çocuklarımın hayallerini dinlemekten, iç dünyalarını keşfetmekten ve onların sonsuz destekçisi olduğumu hissettirmekten daha önemli bir amaç yok. Anneliğin yanı sıra yürütmekte olduğum ulusal ve uluslararası görevlerde ve öğrenciliğimde kendime verdiğim söz ve hedeflere ulaşma kararlığımı gördükleri için eşim ve oğullarım en büyük destekçilerim oldular. Destekleri her zaman ihtiyacım olan motivasyonu ve enerjiyi bana sağlıyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder