Düzenli sosyal medya niçin korkutuyor?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kitleleri bir araya getiren, onlara yön verebilecek kadar güçlü ve sınırsız bir etki alanına sahip sanal bir dünya. İçinde bulunduğumuz yüzyılda neredeyse fizyolojik ihtiyaçlarımız kadar önem kazandı sosyal medya kullanımı. Son olarak We Are Social ve Hootsuit’in Ocak ayında yayımlanan ‘Digital 2020’ verilerine göre Türkiye’de 54 milyon sosyal medya kullanıcısı bulunuyor. Bu oran Türkiye nüfusunun yüzde 64’üne tekabül ediyor. 

Düzenleme neden mi önemli?

Son verilere göre Türkiye’de 37 milyon Facebook kullanıcısı var. 38 milyon kullanıcısı olan İnstagram en çok kullanılan ikinci sosyal medya platformu. Bunu 15 milyona yakın kullanıcı ile Twitter takip ediyor. Son birkaç yılda popülaritesi artan YouTube ve Netflix gibi platformlar da Türkiye’de oldukça yüksek aboneliklere sahip. Peki, bu rakamlar neden önemli? Pek çoğumuzun bildiği gibi sosyal medyaya yasal düzenlemeler getiren teklif uzunca bir süredir muhalefetin de sosyal medyanın da bir numaralı tartışma konusu. Özellikle geçtiğimiz haftalarda Netflix’in resmi Twitter hesabından yapılmış gibi atılan bir tweet gerçek olarak algılandı ve kısa sürede pek çok tanınmış isim bu tuzağa düşerek söz konusu duruma tepki gösterdi. İşte böylesine kontrolsüz bir mecradan söz ediyoruz. Saniyeler içerisinde gündemin değiştiği, yalan ve doğru arasındaki çizginin tamamen silikleştiği ve bireyleri bir kara delik gibi içine sürükleyebilen bir mecradan. 

Özgürlük kavramını iyi okumalı

Böylesine karmaşık bir oluşumun düzenlenmesi ve denetimi hayati bir önem arz ederken çok sayıda insan içeriğini bilmeksizin bu düzenlemeye oldukça sert karşı çıkıyor. Her şey bir yana muhalefet ettiğimiz meselesinin aslında neyi içerdiğini anlamak, irdelemek ve buna göre bir tutum belirlemek gerek. Sınırsız özgürlüklere sahip olmak istediğimiz sosyal medyada insanlar yaşam biçimleri üzerinden ölçüsüz manevi şiddete maruz kalıyor. Linç ediliyor, hareket ve tehdide varan söylemlerle karşı karşıya kalıyorlar. Küçücük çocukların da dolaştığı bu mecralarda uygunsuz içerikler kol geziyor. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda aslında böylesine bir düzenlemenin kaçınılmaz olduğu gerçeğiyle yüzleşmek gerekiyor. Kaldı ki söz konusu düzenleme büyük oranda kullanıcıyı korumaya yönelik maddeler içeriyor. Örneğin günlük erişimi 1 milyonu aşan ağ sağlayıcılara temsilci bulundurma zorunluluğu getirilmesi, hem şirketlere belli sorumluluklar yüklüyor hem de kullanıcıların yaşadıkları mağduriyetler karşısında bir muhatap bulabilmesini amaçlıyor. Bunun yanı sıra özel hayatın gizliliği gibi konuların ihlali halinde söz konusu suçu işleyenler hakkında hukuki işlem yapılabilmesi, düzenlemenin kullanıcıyı korumayı öncelediğini gösteriyor.

Unutmayalım ki bir kişinin özgürlüğü başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter. Sınırsız bir özgürlüğün mümkün olmadığını bilmek ve her türlü düzenlemeyi bir tehdit olarak algılamak alışkanlığından kurtulacağımız bir gelecek ümidiyle. 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder