Onlar görünmez kahramanlarımız

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ülke olarak tüm dünyayı etkisi altına alan ölümcül bir salgınla mücadelemiz sürüyor. Ne zaman son bulacağını bilmediğimiz bu sıkıntılı günlerde ülkesini seven herkes gibi bizler de vatandaşlık görevimiz olduğunu düşündüğüm 'evde kal' uyarılarını dikkate alarak hem kendi yaşamımızı hem de başkalarının yaşama hakkını koruyoruz. Ancak bize verilen tek görev bu kadar basitken, onlar büyük bir yükü sırtlanmış durumda. Onlar kim mi? Onlar görünmez kahramanlarımız, sağlık ve emniyet çalışanları...


Bilinçsizlik ve sorumsuzluk salgın kadar tehlikeli

Salgınla savaşmaya başladığımız ilk günden bu yana etrafını biraz olsun gözlemleyen biri olarak emin olduğum bir şey varsa o da yalnızca salgınla mücadele etmediğimiz. En az virüs kadar tehlikeli olduğuna inandığım bilinçsiz ve sorumsuz zihinlerle dolu dört bir yanımız. Yapılan onca uyarıya rağmen hem kendi sağlığını hem de tanımadığı insanların hayatını hiçe sayarak sokaklara dökülenler mi dersiniz, şüpheli olarak yatırıldıkları hastanelerden veya yerine getirmekle yükümlü oldukları karantina uygulamasından kaçanlar mı dersiniz, yoksa tek işi evinde kalmak olan birtakım insanların sosyal medyada bangır bangır “canım sıkıldı” diye bağırmaları mı? İşte birer yetişkin olduklarına bile şüphe duyulacak insanlarla 7 gün 24 saat mücadele içinde emniyet çalışanlarımız.


Sevgi, saygı ve minnetle…

Yaşadığımız günler gencinden yaşlısına, öğrencisinden çalışanına hiçbirimiz için kolay değil. Ancak unutulmaması gereken bir nokta varsa bu süreci onların bizlere göre çok daha fazla yükü sırtlanarak geçirdiği. Böylesine hayati riskleri içinde barındıran bir mesleğin sorumluluklarını yerine getirmek, ülkemizdeki huzur ortamının ve mevcut düzenin bozulmaması için gösterdikleri çaba takdiri fazlasıyla hak ediyor. Bizlerin güvenli bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmesi için gecesini gündüzüne katarak fedakârca çalışan emniyet mensuplarına her birimiz minnet borçluyuz. Ve bu borcu ödeyebilmenin yolu da yine bizlerden geçiyor. Hepimiz ülkesini seven vatandaşlar olarak el ele verir, söylenenleri harfiyen uygular, başta kendi çevremiz olmak üzere kurallara uymayanlara gerekli uyarıları yapar ve bilinçli birer vatandaş olarak davranmayı görev edinirsek bugünler en az zararla atlatılır ve o özlediğimiz günlere en kısa sürede geri döneriz.

Bugün 10 Nisan Polis Bayramı ve Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 175. yıldönümü. Huzurla uyuduğumuz her geceyi onların uykusuz geçirdiği sayısız geceye borçlu olduğumuzu yeniden hatırlatıyor, tüm emniyet çalışanlarının bu özel gününü kutluyorum.

İyi ki varsınız.

Yazarlarımızdan

23 Mayıs 2020, Cumartesi 07:01
23 Mayıs 2020, Cumartesi 07:00
23 Mayıs 2020, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder