Yeni bir salgın: Bilinçli bilinçsizlik

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Dünyayı etkisi altına alan corona virüs ile maske kullanımı hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Aylardır kimi zaman uzmanlar, kimi zaman Sağlık Bakanlığı tarafından maskenin çeşidinden koruyuculuğuna ve kullanımına kadar sayısız söz söyleniyor. Teoride herkes buna katılırken pratikte bir şeylerin ters gittiği açık. Sokaklar bize 'maske nasıl doğru kullanılır'ın cevabını vermekten ziyade 'maske nasıl yanlış kullanılır' sorusunun cevabını veriyor.

Maskeler ellerde, ceplerde, bileklerde



Sayısız uzman, sayısız uyarı ve sayısız direktif… Salgınla mücadelenin başından bu yana günde onlarca kez bu bilgilere maruz kalıyoruz. Pek çoğunun uymak bir yana dinlemeye bile gerek görmediği bizi hayatta tutacak bilgilerden söz ediyorum. Maske kullanımını yaygınlaştırmak adına her türlü erişim kolaylığı sağlandı. Sabit bir fiyat uygulamasına gidilerek fırsatçılara karşı önlemler alındı. Salgının henüz başında olunduğu varsayılarak toplumda zamanla maskeye karşı alışkanlık kazanılacağı ümit edildi. Türkiye salgınla 11 Mart tarihinde tanıştı. Bugün günlerden 18 Haziran. Hangi şehirde sokağa çıksak geçen sürenin nasıl olup da hiçbir şey değiştirmediğine şahit oluyoruz. Maskeler ellerde, ceplerde, kimi zaman bileklerde. Deyim yerindeyse olmaması gereken her yerde!

Virüs para cezası kadar korkutmuyor

Maske kullanımının zorunlu olduğu ülkemizde toplumda görülen ihmal ve ihlaller kelimenin tam anlamıyla akıllara durgunluk veriyor. En temel özelliği hava yolu ve partikül yoluyla bulaşmak olan bir virüse karşı maskeyi bileklerde taşımak bizi ne yazık ki korumuyor. Doğru kullanılmayan bu maskeler kişiyi olası para cezalarından korumaya yeter belki ancak bunun için de öncelikle bir yaşam garantisi gerekliliği olduğunu belirtmek gerek. Bize bu garantiyi sunacak olan 3 olmazsa olmaz da maske, sosyal mesafe ve temizlik. Daralıp çıkartanlar, takmayı gerekli görmeyenler ve nicesine rastlamak mümkün. Maske takmayan pek çok kişi bu kuralı ihlal ederek aslında bir suç işlediğinin farkında değil ya da bu suçu bilerek işliyor. Zira Türk Ceza Kanunu’nun 170.maddesine göre kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak fiiller ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda eylemlerde bulunmak suç kapsamına alınmakla birlikte genel güvenliğin tehlikeye sokulması kapsamında değerlendiriliyor. 

Not: Sözlük anlamı ‘korunmak için özel olarak yapılıp yüze geçirilen şey’ olan maske ağız bölgesinde kullanılmak suretiyle kişiyi enfekte olabilme riskine karşı koruyan hayati bir araçtır. Bilmeyenlere önemle duyurulur. 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder