30 yıllık hasret bitti

07 Aralık 2016, Çarşamba 16:00
AA
Tam 30 yıl sonra TRT 1 Ana Haber’de Mesut Mertcan ustamızı izledik. Ne yalan söyleyeyim meseleleri onun sesinden dinlerken gençlik yıllarıma, gazeteciliğimin en hararetli zamanına gittim... “Yaşarken bir kez daha TRT ekranında haber sunmak istediğini” söyleyen Mesut ağabeyin dileği TRT yönetimi ve Erhan Çelik’in davetiyle gerçekleşti... Bunun kamu ekranından yayınlanıyor olması da kanala yüz çevirmiş pek çok farklı düşünceden insanı o ekrana kilitledi.

TRT müthiş bir tutkal yakaladı...

Ve bu tutkalı hepimiz için hazırlayanlar içinde POSTA Gazetesi röportajcısı Alev Gürsoy Cimin ve Medyaradar sitesi de vardı. İsimlerini bir de ben telaffuz etmek istedim. Bunlar güzel şeyler; devam!

Bir güzellik daha olsun

Mesut ağabeyin TRT ekranında haber okuması aklıma farklı bir fikri de getirdi. Neden özel televizyon kanalları kendileriyle özdeşleşen ilk spikerlerine bir bültenlik de olsa jest yapıp izleyicileriyle buluşturmuyorlar? Mesela bir Reha Muhtar, bir Gülgun Feyman, bir Erkan Oyal, bir Ali Kırca, bir Orhan Ertanhan ve diğer ustalar bu güzelliği hak etmiyor mu? Biz sadık haber izleyicileri hak etmiyor muyuz?

Altı maddede Kiralık Aşk!

Kiralık Aşk’ın (Star TV) yarı finale geldiğini söyleyebiliriz. Önceki gün sosyal medyada esen “final mi yapıyor?” sorusunu derinlemesine araştırdım... Eldeki verileri sıralayalım. Dizi şubattan önce bitmiyor, bir. Dizinin final kararı şimdilik sadece pratikte, iki. Dizinin kurtulması için reytinglerinin bir tık yükselmesine ihtiyaç var, üç. Dizinin başrollerinden birinin ayrılma kararı konusunda çok sağlam veriler var, dört. Biterse mutlu sonla biteceği yüksek ihtimal, beş. Dizinin final söylentisi bile takipçileri arasında hacimli bir isyana neden olmuş, altı... Bu altı maddenin altıncısı en net olanı, bakalım bu netlik dizinin kaderini de netleştirebilecek mi?

Kurtuluş ofiste mi?

Gülümse Yeter (Show TV) dizisinin iki fragmanından biri sadece hikayenin genç aşıklarına ayrılmış. Ve anladığım kadarıyla aşk ve entrika meselesi ofis ortamlarına taşınıyor... Geçtiğimiz yazdan bu yana ofis ortamlarında yaşanan aşkların bin bir çeşidini dizilerde izledik. Kimi hâlâ hayatımızda, kimisi ofisi kapatıp gitti... Ama belli ki senaristler reytingleri çok da gülümsetmeyen dizinin can simidini masa üstünde aramaya karar vermiş. Bakalım masanın üstündeki kâğıtta “yola devam” yazacak mı?

Seri şamarların düşündürdüğü...

  Aşk ve Mavi’nin (atv) yeni bölüm fragmanında gelen vuruyor, giden vuruyor. Ben kalkıp da yanakta patlayan beş kadar el saydım. Kalktığı gibi kalan da bir o kadar var... Dizinin adı “Aşk ve Şamar” ya da “Mavi Şamar” da olabilirmiş. Bu arada dizinin reytingleri iyi, bir şamar da biz yemeyelim hadi!

O gece sarayda!

İstanbul trafiği yüzünden yetişemediğim Muhteşem Yüzyıl Kösem (FOX) Osmanlı mutfak sefasına katılan her arkadaş lezzetleri öve öve bitiremedi... Mönüyü istedim ve göz attım. Bir tarihçi olarak çok net söyleyebilirim ki yemekler bire bir saray mutfağından çıkarılmış... Mesela “Yedikule marullu mercimek köftesi”, “gülsulu Ezine peyniri”, “kuzu ve dana kıymalı fıstıklı muhzır kebabı”, “armut gülabiye tatlısı” ve saray mutfağından çıkma daha pek çok seçenek bir araya gelince, insan ertesi gün sefere çıkma hissine kapılıyor olmalı... Ne dersiniz çeşnicibaşı meslektaşlarım? Yiyen bilir, malum...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.