Bali Bey neden gitti niye döndü?

02 Şubat 2013, Cumartesi 05:00
AA

“Muhteşem Yüzyıl”da (Star TV) ansızın ortaya çıkan Bali Bey’in dönüşünü şaşkınlıkla izledim. İlk elden “neden gitti de neden geri geldi?” duygusunu yaşamaya fırsat vermeden Malkoçoğlu performansı göstermesi iyi fikirdi. Sorulara değil, katliama takıldık çünkü... Kellelerini ellerine verip öbür tarafa gönderdiği tuzakçıların durumuna bakıp, bir de Bali Bey’in kılıcına göz gezdirince Malkoçoğlu’nun işini temiz yapan bir adam olduğunu anladım. Ortalıkta zerre kan yoktu... Ekranın en yakışıklı katillerinden Dexter ağabeyimizin mümkünse bir zaman kapsülüne binip bizim Bali Bey’den “temiz iş nasıl çıkar?” dersi almasını temenni ediyorum...

Aynı temennim suikast konusunda uzmanlaşmış saray ahalisinin hiçbir işini yüzü duvara dönük yapmaması konusunda da geçerli... Sırtını duvara verirsen hayattasın, yok tersiyse nereden geleceği kestirilemeyen bir hançer işini bitirir. Bunu da artık bana söyletme be Hürrem yenge! Neyse son olarak geçtiğimiz bölüm Hatice Sultan’ın kaldırılmaması için ortalığı yıktığı Pargalı heykellerinin havayla cıva olduğunu gördük... Bir ara Hatice hışımla mevzuu konuşmak üzere ağabeyinin yanına damlayacaktı sanırım. Argo söyleyişle; “yemedi” sanırım. Geçmiş olsun!

ŞAŞIRTICI BENZERLİK!

Hürrem’in (Muhteşem Yüzyıl/Star TV) haliyle Hadise’nin hali birbirine acayip benziyor. Biraz nankörlük yapayım; her bölümde doğurmasından ve ekrana sığmamasından şikayet ettiğimiz Hürrem yengemiz verdiği kilolarla ekranda iki dirhem bir çekirdek gibi duruyor. (Dilerim hünkarım bizim kelleyi de elimize vermez.) Ama ne bileyim sanki bu haliyle o eski görkemini de kaybetmiş gibi. Nankörlük yaptım işte. Armudun sapı, üzümün çöpü derken zayıflamak için harcanan eforları bir kalemde yok sayıyoruz... Önceki gün Hadise, şimdi de Hürrem. Ama ne bileyim, benzemiyorlar mı yeni halleriyle birbirlerine, yok mu fikrin ey sevgili okur?

[[HAFTAYA]]

Albüm yola çıktı geliyor!

“Yalan Dünya”dan (Kanal D) bir albüm haberi geldi. Her sesini duyduğumda ince bir Elvis Presley, bolca bir Cem Karaca ve bir hayli de Tanju Okan havası veren Çağatay (Hakan Meriçliler) karakteri yakında bir inceden protest albüme imza atıyor... Türkiye’de her oyuncunun cebinde bir de ses sanatçısı saklı sanki. Dizilerde kimi bunu açık ediyor, kimisi de Hakan Meriçliler gibi zamanını bekleyip daha profesyonel bir alana taşıyabiliyor... Ben kendi adıma “Ambiyans” ismini verse albümün daha çok satacağını düşünüyorum. Ama belli ki o meselenin gülme efektsiz kısmına takıntılı. Çıkacak sonucu merak ediyorum doğrusu!

Sağlık programları için...

Pazar akşamları Olay TV’de canlı performansıyla döktüren Yılmaz Morgül’ü konuk etmek isteyenlere açıktan bir notum var... Yılmaz Morgül, sağlık programlarının aranılacak konuğu kıvamına gelmiş. Benim deyimimle “yürüyen kamu spotu” gibi bir havası ve bilgi birikimi var. Sigara ve kilo düşmanı. Bazı tatlıların adını bile bilmiyor. Organik gıdalar dışında marketle hiçbir alışverişi yok... Keçi sütünden eşek sütüne kadar süt cinsinde ne bulduysa içiyor. Henüz hangisinin anne sütüne en yakın olduğunu kestiremese de bir gün onun da sonucunu bizzat ortaya çıkaracak gibi...

Bu arada aralıksız potpuri yapma konusunda da ince bir rekora imza attığını öğrendim. Programını konuklarına teslim edip mikrofonu eline alırsa inanın o iki saat boyunca molasız şarkıdan türküye atlarmış gibi duruyor... Eh ses de ruhun gıdası olunca insan “Dur bakayım şifa niyetine bir kür Yılmaz Morgül alayım” demeden geçemiyor...

Kuzey nasıl kurtulur?

O değil de Kuzey Tekinoğlu’nu (Kuzey Güney/Kanal D) geleceği olan bir girişimci havasından çıkarıp yine racon kesen bir sokak kabadayısı havasına soktunuz ya; ne diyeyim size Ece ve Melek ikilisi... Bu ülkenin en iyi entrika yazan kalemlerinden olduğunuzu herkes biliyor. “Kuzey Güney”de (Kanal D) şu ana kadar çıkan performansa da zırnık sözümüz yok. Ama Kuzey kardeşimizin hep mi bir ayağı batakhanede olacak?

Bakın, önceki gün dizinin haziran ayında son bulacağına dair ilk ağızdan haberinizi aldık. Şimdi ince bir tüyoyla, Kuzey’in başarılarıyla mucizevi bir kişisel gelişim hikayesine imza atacağını not düşün yeter... Hani adamın yükseliş eğrisi insan kaynaklarına ders diye okutulacak cinsten gidiyordu. Hop; çukurdayız yine, neden?

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.