Biraz aceleye mi gelmiş sanki?

28 Şubat 2012, Salı 05:00
AA

“Behzat Ç.” hakkında uzun zamandır not düşmüyordum. Ancak şu önceki gün izlediğim bölüm bana inceden bir yavanlaşma havası verdi. Tüm detaylara dikkat eden bir içerik takımının elinden çıkanın kimi zaman “Gerçek Kesit” pejmürdeliği taşıma hali can sıkıcı. Kaçma ve kovalama sahnelerinde hakikatten zorlama hakimdi biraz pazar gecesi. Belki Ankara’daki müthiş soğuk, belki 90 dakika doldurmak için gereksiz uzayan bazı sahneler işin aceleye getirildiğini düşündürdü bana. Ama ne olursa olsun, içerikteki Aziz Komiser ve torununun diyalogları ve Hayalet ile Akbabuş’un samimi gülücükleri arızaların üstünü örttü bir miktar. Bu kesip parmak cinayetleri meselesi daha fazla uzamadan noktalanmalı diye düşünüyorum. Her ne kadar bölüm içinde başı ve sonu belli cinayet öyküleri anlatılsa da, kesik parmak cinayetlerinin diziye bir şekilde (biraz da zorla) dahil edilmesi odağı netleştirmede sorun yaratıyor. Çok mu teknik yazdım sevgili okur; “bu son bölüm olmamış” desem kâfi miydi yoksa?
[[HAFTAYA]]

Tahmin çevirmeleri güzeldi

Bu yıl 84. kez gerçekleştirilen Akademi Ödülleri ki biz ona Oscar diyoruz kısaca, önceki gece sabaha kadar ekran karşısında esir aldı beni. Bu işin yayınını yıllardır NTV yapıyor. Ve yıllardır yayın üçlüsü aynı; sinema eleştirmeni Mehmet Açar, gazeteci Tuğrul Eryılmaz ve Yekta Kopan. Kendi adıma bu üçlünün aralarında çevirdikleri lafı seviyorum. Tuğrul Ağabey’in genel olarak tersi çıkan tahminlerine de bayılıyorum. Zaten hani ödül törenini saymazsak ekranın tek çekici hali onların tahmin çevirdikleri anlar. Bunun yanında kırmızı halıdaki aktör ve aktris kıyafetlerini yorumlayan tasarımcı arkadaşlarla renk katmaya çalışmış geceye NTV. Ama ne bileyim sadece dolgu gibi göründü bana işin o bölümleri. Toplayacak olursak bu yıl ödülleri götüren “The Artist” bende genel bir düş kırıklığı yaratmıştı. Çok daha kuvvetli işler vardı ama Akademi yine farklı görünmeyi tercih etti. Bir George Clooney’e çok ayıp etti en azından!

Dünyalı gören masum UFO

Vatandaşın UFO gördüğündeki ilk tepkisi “Taş yok mu taş?” diye aranmak, bunu biliyorsunuz. Gazetelere manşet olmuştu geçen yıllarda; UFO gören masum köylü eline taşı alarak uzaylıya Türk usulü bir hoş geldin demişti. Neyse. Şimdi biz oralara gittiğimizde uzaylının ne diyeceğini merak edenlere yanıt birkaç haftaya geliyor. “Ha Babam Uzay” isimli diziyle ağırlıklı olarak “Geniş Aile”den tanıdığımız bir kadro uzay komedisini evimize taşımaya hazırlanıyor. Ben başta Ufuk Özkan ve Peker Açıkalın’ın bu değişik güldürüyü sırtlayacağına inanıyorum. Ama kadrodaki diğer isimler de yabana atılır cinsten değil. Toparlarsak bu dizi bizim UFO anlayışımıza yepyeni bir boyut getirebilir. Hatta ne bileyim, gaza filan gelip uzaya yolculuğunu bir rüya olmaktan bile çıkabiliriz, kim bilir?

ATOM PARÇALAMIYOR

Kimileri yıldızı giderek parlayan “Yalan Dünya” dizisini kaleme alan Gülse Birsel’i senaryoyu başkalarına yazdırmakla itham ediyor. Neresinden baksan komik bir iddia. Doğrudur, 90 dakikalık bir dizi yazmak çok da kolay değil. Ama bu işin profesyoneli olmuş biri için çok da zor değil. Matematiği tutturup, bir kez klavyeye sarıldın mı iki günde biter o iş. Sonuçta atomu parçalamıyor Gülse, bildiğin dizi yazıyor. (Gerçi bu ikisi arasında da çok fazla fark kalmadı mevcuttaki rekabeti düşünürsek ya, “teşbihte hata olmaz” deyip kapatalım konuyu.)

BU DA MICHAELMANIA!


“Yetenek Sizsiniz Türkiye” (Show TV) isimli programın bazen ilk iki kelimesini bitiştirerek telaffuz ederken buluyorum kendimi. Yahu bizim memlekette ne kadar çok Michael Jackson varmış be kardeşim. Kafaya şapkayı, beyaz çorabı geçiren her kim varsa Michael kesiliyor ekranda. Hayır, o jürinin içinde bizzat rahmetlinin kendisi olsa ne düşünür acaba? Allah’tan Sergen Yalçın o jüride de “sorun var” deyip fren basıyor bu “Michaelmania” durumuna. Son bir not da komedi dansı yapan kardeşlerime; robot olarak başlayıp, ölü olarak bitirmeyeceğiniz bir koreografiniz varsa, bir dahaki sefere onunla gelin lütfen!

AMAN ÇALINTI DEMEYİN!

Şu sıralarda en çok beklediğim iş “Suskunlar” isimli dizi (Show TV) dersem yalan olmaz. Hollywood yapımı “Sleepers” isimli filmin bire bir uyarlaması çünkü. İlk izleyişte “Vay bunu da bir yerden araklamışlar” dememeniz için yapımcının uyarısını size hatırlatmam da fayda var. “Suskunlar” kiminin beklediği gibi bir İhsan Oktay Anar uyarlaması değil, bizzat Berry Levinson’un kameraya çektiği Robert De Niro, Brad Pitt, Dustin Hoffman ve Kevin Bacon gibi üst sınıf aktörlerin başrolleri paylaştığı “Sleepers”ın uyarlanmış hali. Ve eğer filmdeki havayı yakalayabilirse de emin olun ki bu yılın en sıkı işlerinden biri olacaktır!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.