İşaret diliyle anlatırsak!

16 Temmuz 2013, Salı 05:00
AA

Sayısal bilimlerde rakamların yanı sıra işaretler de kullanılır. Mesela “>” işareti önce gelen ardındakinden büyüktür anlamına gelir... Gelin diziler üzerinden gidelim. Eve Düşen Yıldırım > Aşk Emek İster; ilk dizi yayın tarihi olarak diğerinden büyüktür. Aşk Emek İster > Benim Hâlâ Umudum Var; anladınız sanırım, Benim Hâlâ Umudum Var bu işlemde küçük olanıdır... Bir de devamlılık gösteren büyükten küçüğe sıralaması vardır. Eve Düşen Yıldırım > Aşk Emek İster > Benim Hâlâ Umudum Var. Buradaki sıralama görünüşte nettir ama içerik olarak farklı olabilir. Bana göre doğru sıralama Eve Düşen Yıldırım = Aşk Emek İster = Benim Hâlâ Umudum Var... Bu son işlemin nedenini aslında hepiniz biliyorsunuz. Üç diziyi farklı zamanlarda izlemiş olsanız da eşittir sonucunda üçü de birbirine çıkıyor. Bakın anlattıklarına; koyun işaretinizi!

[[HAFTAYA]]

Kobra Show’a denk geldiniz mi?

Uydu yayınlarında 2000 TV diye bir kanal var. Artık yayıncısı neyin kafasını yaşıyorsa “Kobra Show” isimli programdakiler paralel evrenden yayındaymış gibi duruyor... İlk, oyuncu Ali Biçim bir konuşmamızda dikkat çekmişti, ardından bizim Aşk Doktoru Mehmet Coşkundeniz kanala rastlamış... Mehmet’in anlattığına göre “Kobra Show”un bu haftaki konuklarından biri Bergen isimli bir şarkıcıymış. Seksenli yılların sonlarında bir rüzgar gibi esen rahmetli Bergen (Acıların Kadını olarak da bilinir) çakması bir kardeşimiz programda türkülerini seslendirmiş... Açıkçası Ali’nin anlattığı içerik ile Mehmet’in şaşkınlığa uğradığı içerik tıpa tıp aynı. Ekranda bir dolu isimsiz şarkıcı, bir sürü isimli rahmetlinin adıyla bir eğlence yumağını yuvarlıyorlarmış... Kanalı bir bulabilsem hakikaten bu köşede tez konusu yapacağım; neyin kafasını yaşadıklarını anlamak için elbette...

Gelenekselin pastası iştah kabarttı...

Yeni bir “Huzur Sokağı” (atv) geliyor. Açıkçası “Huzur Sokağı” mütedeyyin kesimin gelenekselle modernlik arasındaki gel git durumunu en iyi anlatan işlerden biri oldu. Çok satan bir kitaptan uyarlanarak hayatımıza girdi ve ekranda alıcısını buldu... Bir pazar yaratması kaçınılmazdı ve doğal olarak yapımcıları edebiyatın derinliklerinden daha vurucu keşifler için harekete geçirdi. Ve sonra birileri Peyami Safa’nın “Fatih-Harbiye” isimli eserini raftan indirdi... Yapımcılar önümüzdeki sezon işte bu eserle “Huzur Sokağı”nın karşısına dikilecek. Ve gelenekselle modernin hiç bitmeyen savaşı “damardan” anlatılarak pasta dilimlenecek. Sonra biz her zaman olduğu gibi; “bu diziler de birbirinin kopyası oldu kardeşim” diye içimizden hayıflanacağız. Uzun vadede ne mi olacak? Hepsi kaybedecek, sayfanın başına koyduğumuz matematik işlemi gereği...

NOSTALJİ KUŞAĞINDAKİ KEŞİFLERİM!

“Deli Yürek” (Show TV) dizisinin tekrarlarını izledikçe Türk dizi sektörünün en azından derin meselelere daldığı aksiyon işlerinde ne kadar yol aldığını netlikle görüyorum... Önceki gece İstihbarat Daire Başkanı ormanda koşu yapıyor. Arkada iki büyük araba ve pencerelerinden fırlamış korumalar patronlarını takip ediyor... Öyle bir sahne ki şimdi devlet büyüklerinin bile tepki almaktan korktuğu için yapamayacağı türden bir korumayı resmediyor. Komik ama zamanının aynası gibi... Neyse, asıl ilginç olanı aynı zamanda dizinin yazar kadrosunda bulunan Onur Ünlü’nün (Leyla ile Mecnun’un fikir babası) çıkardığı oyunculuk performansı... Onur o zaman “Deli Yürek”in şarapçısıymış. Ve inanın şimdi izledikçe sırıtan dizide sırıtmayan az miktarda karakterden biri olarak dikkat de çekiyormuş hani... Oyunculuğu neden bıraktı bilemem. Ama sektörde o haliyle kalsaymış soyadından daha ünlü bir oyuncu olacağı kesinmiş, o kadarını söyleyeyim...

Şahan’ı unuttular mı?

Kıvırcık Taner’in sunduğu “Para Konuşur” bir yaz işi olarak TV8 ekranına geldi. Önceki gece Taner yolda yakaladığı vatandaşa ilginç şeyler yaptırarak anında para dağıtıyordu... Biraz yetenek, biraz cesaret, bolca da kafa güzelliği isteyen yarışmalardan sokaktaki ağabeylerimize bir çorba parası çıktı gördüğüm kadarıyla... Ama programda kullanılan “Türkiye’nin anında para ödülü veren tek programı” sıfatı kanalın kendi tarihine de ihanet gibi olmuştu. TV8’in “Zoka” diye bir işi efsaneleştirerek bir Şahan Gökbakar çıkarmışlığı vardı. Ne çabuk unuttu kendi çocuğunu?

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.