‘Plastip Show’ zamanı

25 Nisan 2018, Çarşamba 05:00
AA
Siyaset kazanı kaynıyor. Hem haber kanallarında hem de bültenlerde bu anlamda çok sert aksiyonlar izliyoruz. Türkiye’de siyasetin doğası bir hayli yırtıcı. İşin kötüsü bu tribünleri de etkiliyor. Çok uzak olmayan bir geçmişte siyasetin magazini yapılıp toplumun gazı alınırdı.

Hatırlayanlar “Plastip Show”un harikalar yarattığını unutmamışlardır. Bu basit arşiv bilgisinden hareketle benzer bir programa en çok bugünlerde ihtiyacımız olduğunu düşünmüyor musunuz? Ben düşünüyorum ve soruyorum: “Acaba çok mu cüretkarım ?”...

Ustalar izliyor...

Ayşe Kökçü. Onu hepimiz efsane dizi “Bizimkiler”den tanırız. Oyunculukta 42’nci yılını doldurmuş. Ustaların seçkisi benim için çok önemli. Bir de ego patlaması yaşamadan meslekteki gelişmeleri yakından takip ediyorsa...

Ayşe ablaya hangi dizileri izlediğini sordum. Yanıtı çok samimiydi: “Hepsi!”. Elbet bir seçim yapmasını isteyemezdim ama ağzımdan da bir anda “Hangi oyuncuları beğeniyorsun?” sorusu çıktı. “Siyah Beyaz Aşk” (Kanal D) dizisinden İbrahim Çelikkol sıralamada ilk yeri aldı.

Peki bir aktrist var mıydı? Vardı. O da “Ufak Tefek Cinayetler”in (Star TV) dörtlüsü olarak listede kendine yer buldu. Ama ille de Gökçe Bahadır dedi...

Ha bu bilgiyi niye paylaştım? Şu dizi kaosu içinde “bizi kimler izliyor” diye merak eden oyuncular varsa ustaların gözü hepsinin üstünde. Net!

CNN TÜRK DE TOPA GİRDİ

Uğur Meleke ve Cem Yılmaz, CNN TÜRK’te “Gündem Spor” isimli yeni bir programa başladı. Tam da futboldaki tribün kaosu gündemdeyken aklı başında yorumlara ihtiyacımız vardı. Elbette ilk programın günahı olmaz ama benim ekranda gördüğüm ikili ne medyada ne de sosyal medyada göremediğimiz kadar sakin ve akildi.

Haber kanalları takdir edersiniz ki bütüne giden parçaların hepsini yayınlamak zorunda. Hele ki futbol gibi haberin kaynağını üreten bir endüstriye kilitlenmişken... “Gündem Spor” bana göre CNN TÜRK ekranında çoktandır dikkatimi çeken bir boşluğu doldurdu. Artık tablo tamamdır.

MÜJDELER OLSUN

“Vatanım Sensin” (Kanal D) erken final yapacak diye biliniyordu ancak dizinin ana karakterlerinden birinin verdiği bilgiye göre dört bölüm daha yoldaymış...

Bu da demektir ki zirveye giden hikayede daha anlatacak bir şeyler var. Erken finaller bir televizyon eleştirmeni olarak canımı çok acıtır. Zirvede bırakmak ise deyim yerindeyse mükemmeldir. O mükemmeli Haziran’ın ilk haftası izleyeceğiz. Müjdeler olsun!

Çukur'a nazar mı değdi?

Açıkçası “Çukur” (Show TV) bu sezonun kafa işlerinden biri oldu ama son üç haftadır dizide bir reyting kaybı var. En büyük rakibi olan Star’ın “Söz” isimli dizisi toplam izleyici de “Çukur”u geride bırakıyor. Ben kendi adıma ortaya çıkan işten endüstriyel olarak memnunum ama belli ki izleyici “arkadaş, lafı çok da dolandırmayın” görüşünde. İki haneli rakamlardan tek haneli reytinge düşen “Çukur” için fikrim odur ki en az üç sezonluk malzemeye sahip.



Bu laf dolandırma işi acaba bu serveti sezonlara yayma kaygısından mı? Varsa öyle bir kaygı “Çukur”u üretenler bir an önce kafayı boşaltmalı!

Ahmet Çakar'ın da sıfatı varmış...

“Beyaz Futbol” (Beyaz TV) takdir ve teslim edersiniz ki görüntüsüz spor yorumculuğunun illüzyonistleriyle dolu. Çoktandır merak ettiğim bir soru vardı. Ahmet Çakar’ın kendisine yapıştırdığı “sıvacı” lakabıyla baş etmek zorunda kalan Ertem Şener’in program partnerlerine yönelik koyduğu sıfatlar var mıydı?




Bu sorunun yanıtı Ertem’den açık bir itiraf olarak geldi. Ertem’e göre Ahmet Çakar bir “geri vites”ti. Peki ya Sinan Engin? Ertem onun için de “Dünya yanarsa Sinan Engin’e koşun o söndürür” dedi. Haklı olarak “Orta yolcu diyebilir miyiz?” diye sordum. “Hayır” dedi ve ekledi, “Onun sayesinde lakaplar arası adaleti sağlıyoruz”. Anladım ki futbolda olduğu gibi futbol yorumculuğunda da lakapsız olmuyor.

Lakap demişken mevcut futbolcuların lakapları niye yok ya da nerelere gitti?

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.