Ses yarışmalarının devri bitti mi?

09 Nisan 2015, Perşembe 05:00
AA

FOX’ta “Sesi Çok Güzel” diye bir yarışma başlıyor. Başlayan her iş için temennimiz net; hayırlısı olsun... Ancak sorular da bitmiyor tabii. Mesela sadece bu sezon içinde silinip giden ses yarışmalarını hatırlayınca insanı alıyor bir merak... Bakalım; Star TV’nin “Ve Kazanan” isimli yarışması çok iddialı başlayıp çok sesiz bir şekilde son buldu. Tüm sezonların işi olacağı söylenen “X Factor” isimli dünya çapında reyting rekorları kıran yarışma birkaç bölüm içinde silinip gitti. Yapımcı da yayıncı da (Kanal D) müthiş bir düş kırıklığı yaşadı... Bitmedi elbette. Hatırlarsanız atv’de toplam üç bölüm süren “En Sevdiğim 3 Şarkı” yarışması sezon ortasında yayına girdi. Dedim ya, girdiği gibi de çıktı. Katılanların ismini bırakın yorumladığı şarkılar bile hatırlanmıyor... Sonuç itibarıyla bir “O Ses Türkiye” (TV8) başarısı var ortada. O da geçtiğimiz yılların reytinglerinin yanına yaklaşamadı. Son birkaç bölümü saymazsak bir rüzgar yaratmadı... Bu şartlar altında yeni başlayan bir ses/yetenek yarışmasının akıbeti hakkında bir fikre varmak çok da kolay değil. Ama aşırı da zor değil! Dört yarışmadan birinin tuttuğu bir ekran ortamında ses peşinde koşacak izleyiciyi bulmak artık büyük mesele. Ama şerhimizi önden düştük; hayırlısı olsun!

[[HAFTAYA]]

Kimse dokunulmaz değil!

Önceki akşam “Survivor All Star”da (TV8) acayip bir konsey yaşandı. Yarışmanın efendi kişiliği olarak bilinen Hasan hem haftanın birincisi oldu hem de mikrofonu eline aldı... Hasan’ın Turabi hakkındaki görüşleri bir hayli ağır ve kolay kaldırılır cinsten değildi. Turabi de kaldıramadı zaten. Gitti bir beş dakika nefeslenip geri döndü... Yarışma tarihinde ilk kez biri “Kral Çıplak” dedi. Ama bunu bağırarak değil, kelimeleri düzgün seçip peşi sıra sarf ederek yaptı. Peki ya bundan sonrası? Orası gerçekten sıkıntılı işte. Öncelikle Turabi başta Acun Ilıcalı olmak üzere hemen herkesin ikaz kotasını doldurdu. Yani bu dakikadan sonra yapacağı fevri bir hareket adadan gönderilmesine neden olacak... Ama adam özgür ruh. Turabi’yi kimsenin yasaklarla frenleyebileceğini sanmıyorum. Açıkçası dilerim yanılırım ama o hattan yakın zamanlı bir “kavga” bekliyorum. Artık Turabi yıkar da gider mi yoksa sabredip finale yürür mü, kestirmesi zor... Çıkarılacak tek sonuç, o adada kimsenin eleştirilemeyecek kadar dokunulmaz olmayışı. Bu hissi yaratanların ve buna güvenenlerin kaybettiğini görüyoruz artık. Bu da bir şey!

Ütopya'yı tetikledi

“Ütopya” (TV8) isimli yarışmaya bir hareket geldi. Başından beri izlemeyenler için çok manalı gelmeyeceğini düşündüğüm yarışma beni yanılttı. Biraz da önünde yayınlanan “Survivor All Star” sayesinde reytinglerde küçük çaplı bir şaha kalkma durumu yaşanıyor. Yayına başladığının üstünden neredeyse yarım sezon geçen yarışmanın diplere doğru böyle ilgi çekiyor oluşu bir umut olabilir mi? Vallahi ben biliyorum, çok para yiyen bir formattı ve maliyet karşılığını bulduğu söylenemez en azından maneviyat karşılığını bulsa bile bir şeydir. Hayırlısı...

Payından vazgeçen seyirci!


“Kardeş Payı” (Star TV) ilginç bir yayın periyoduna sahip bir dizi olarak TV tarihimize geçti. Geçtiğimiz sezonun sonlarına doğru başlayıp altı ay kadar ara verdikten sonra bu sezonun ortalarında izleyene yine merhaba dedi... Ancak gününde ve saatinde yaşanan değişiklikler dolayısıyla deyim yerindeyse “zirveden dibe doğru” hızlı bir düşüşe geçti... İzleyicinin en büyük sıkıntısı aradığı şeyi aradığı yerde bulamamak oldu. Sezonun başında iştah kabartan reytinglerin yerini hüsrana bırakmasının nedeni bence buydu... Neyse dizinin seti yine toparlanıyor. Kimi bir süre ara verip tekrar döneceğini söylüyor. Kimi final yaptığını iddia ediyor... Her iki şıkta da kaybedenin bizzat dizinin kendisi ve takipçilerinin olacağı kesin. Daha çok genç kitleye hitap eden absürt mizah işlerinin planlama hatasına kurban gittiği de artık ortada... Çünkü gençler istikrara geleneksel izleyiciden çok daha fazla önem veriyor. İstikrar yoksa kendi payından vazgeçiyor kısacası. Geçmiş olsun!

Karikatürize de olsa hayırlı bir iş!


TRT 1, “Heredot Cevdet Saati” diye yeni bir işe başladı. Daha doğrusu efsane dizi “Ekmek Teknesi”nin mahalle filozofu Cevdet karakterinden özgün bir program çıkardı... Heredot Cevdet ne yapıyor? Geçmişimizde olan ve her biri ibretlik meseleleri bir masal tadında anlatarak hisse çıkarmamıza çalışıyor... Bunu yaparken yanındaki kahve ahalisini havaya sokup, ortak bir onayın peşinde koşuyor. Benim gibi tarih meraklıları için bu kıssadan hisse yaklaşımı çok lezzetli. Olayları biraz da karikatürize ederek anlatma biçimi de ilgi çekici... Açıkçası kimilerinin çok politik bulduğu Hasan Kaçan ağabeyimizin Heredot Cevdet şapkası altında anlattıklarının “yapıştırıcı” olduğunu düşünüyorum. Haksız olmadığımı programın reytingleri de söylüyor. Kısa bir program ama uzun ömürlü olacağının ipucunu veriyor... Memleket meselelerini dünün ışığında Sunay Akın tutarlılığında ve Hasan Kaçan sevimliliğinde idrak etmek isteyen herkese şiddetle öneririm...
 

Sıradaki haber yükleniyor...