TLC alışkanlıklarımızı değiştirebilecek mi?

06 Kasım 2015, Cuma 19:00
AA

TLC yeni bir televizyon kanalı olarak dün gece yarısından itibaren hayatımıza girdi. Açıkçası benim kurucularından olduğum CNBC-e’nin frekansı üzerinde ulusal ölçekte yükselen bu yabancı kanal Türk izleyicisine “alışkanlıklarından vazgeç” diyor...

Yani seni izdivaç programlarıyla uyutmalarına izin verme. Birbirinin aynı kuşak programlarıyla zamanını heba etme. Tıpkısının fotokopisi dizilerle hayatını harcama vesaire... Buna karşılık içerik üretme konusunda bir hayli başarılı olan Amerika ve Avrupa TV’lerinden ortaya karışık bir meze tabağı ile hem öğününü hafif geçir, hem de ağzının tadını bozma iddiasını da üstüne ekleyin...

Memlekette bugüne kadar dizilerin dışında izlenebilen bir yabancı TV kanalına rastlayamadım. Ama TLC iddiasında başarılı olursa bizim yerli üreticiler bir parça gaza basmak zorunda kalacaklar. Yani rutine bağlayıp izleyici kalabalığına beş kuruşa üç köfte satamayacaklar... Vallahi TV endüstrisi adamı çok hızlı harcar. Saatleri bu yeni kanala göre kurmakta peşinen fayda var; söylemedi demeyin!

Aynı dizide iki aynı hikaye!

Beni Affet’te (Star TV) Feride, çok az ömrü kaldığını ve öleceğini öğrendi. Bu gerçekle sarsılan Feride, durumu kocası Cüneyt’ten sakladı ve söylememeye karar verdi... Hatta adamımızı kendinden uzaklaştırmaya, soğutmaya filan başladı. Halbuki Cüneyt ve Feride, ne zaman ayrılıp birleşseler “Bundan sonra aramıza hiçbir sır ve kimse giremeyecek” diyorlardı. Ama gel gör ki; en hayati konuyu birbirlerinden saklıyorlar...

Bu arada daha önce de Cüneyt’in kardeşi Kemal de eşi Bahar’dan oğulları Yusuf’un hasta ve ölmek üzere olduğunu saklamış ve kadını kendinden soğutup uzaklaştırmıştı. Daha sonra kendisinden hamile kalan İnci’nin bebeğinden ilik alabilmek için İnci ile zoraki de olsa evlenmişti. Bu esnada bu sır yüzünden Bahar’ın da başına gelmeyen kalmamıştı...

Velhasıl bana göre hem Kemal hem de Feride, bu hayati sırları eşlerinden saklayarak yaşadıkları büyük aşkları inandırıcılıktan uzaklaştırıyorlar, evlilik kurumuna da zarar veriyorlar... Ayrıca aynı eksende giden iki ayrı hikaye ve benzer konular var ki en iyisi o hatta girip kimsenin kalbini kırmayayım. Ben de düşüncelerimi kendime saklayayım

Aldatılma potansiyelin var mı?

FoxLife isimli kanalın en çok izlenen dizilerinden The Affair internet üzerinden ilginç bir promosyon çalışması başlattı... Dizinin hikayesinden yola çıkarak izleyicilere “Aldatır mıydın yoksa aldatılır mıydın?” diye bir test yaptırıyor. Açıkçası bu meseleye odaklı bir birlikteliğim yok. Evli ve huzurlu insanların yaşamlarında bu tür direnç testlerine de ihtiyaç yok. Ama ne bileyim insanda ciddi bir testi çözmeli miyim sorusunu akla getiriyor... Hani kuşkucu bir insansanız www.foxlife.com.tr adresindeki bu testi gözden geçirebilirsiniz. Ama sonuçlarına katlanabilir misiniz? Ondan emin değilim!

YÜZÜMÜZÜ EUROVISION’A DÖNÜNCE!

İçeriden bir dostumun söylediğine göre TRT’nin Eurovision Şarkı Yarışması’na katılma işinde ciddi hazırlıklar başlamış...

Geçtiğimiz üç yıl içinde yarıştan kopan Türkiye’nin ortak etnik coğrafyada düzenlediği bir takım ses yarışmaları oldu ama bir heyecan yarattığını söylemek mümkün değil. Hâl böyle olunca yüzümüzü yine Eurovision cenahına döndürdük sanırım... Kötü de olmadı aslında. En azından yılda bir gün kamu kanalı sorumlu olduğu vatandaşını yine kendi logosu altında toplayabilir. Malum gün birlik ve beraberlik günüdür hani

Anne karnında diş çıkar mı?

Fatih Harbiye dizisinde esas oğlanlardan Şinasi’nin kız kardeşi Aslı neredeyse 13 ay hamile yaşamış ve bebeği doğuramadan dizi final yapmıştı... Şimdilerde Beni Affet (Star TV) dizisinde Kemal’den hamile kalan İnci, neredeyse 15 ayı geçecek hamileliği ile bu rekoru egale edecek gibi... Sahi; bu kadın ne zaman doğuracak acaba? Bebeğin anne karnında dişleri çıkmamışsa adam değilim. Hahahaha

İşin içinden çıkabileniniz var mı?

Havuz problemlerini oldum olası sevememişimdir. Yani matematik zekam sıfıra yakındır diyebilirim. Eh benim gibi ortalama bir izleyicinin içinden çıkamadığı şu sarmalı bir matematik uzmanı bana anlatabilir mi acaba? Bakınız; Güllerin Savaşı (Kanal D) dizisinde Gülru’nun eski sevgilisi Mert ve Gülru’nun yeni kocası Cihan, ortak işyeri açma konusunda işbirliği içindeler. Hatta kanka filan oldular...

Mert’in eski sevgilisi Duygu, Gülru’nun hem yakın hem de iş arkadaşı. Gülru, gerçek aşkı Ömer’den hamile ve Ömer, Cihan’ın ablası Gülfem’le evliydi...

Cihan şimdi Gülru ile evli. Hatta Gülru’nun yakın arkadaşı Duygu, Gülru’nun kocası Cihan’dan bebek düşürmüştü hatırlarsanız...

Asıl bomba ise Gülfem Sipahi, hizmetçi Halide’nin kızı ama aynı zamanda bahçıvan Salih’in de kızı. Yani Gülfem ve Gülru aynı zamanda kardeş çıktılar, iyi mi? Çünkü Salih, Gülru’nun da babası... Gülfem, Halide ve Salih’in ortak kızı kısacası. Dizi ilerledikçe ilişkiler ağı havuz değil, deniz problemi oldu resmen. Konuyla pek alakası yok ama güneyde denize giren var mı hâlâ? Evet, doğru ben delirdim. Ama beni bu hale senaristler getirdi azizim!

Sıradaki haber yükleniyor...