Var da var!

10 Temmuz 2014, Perşembe 05:00
AA

müdavimlerinden Mehmet Türk bir yazımıza ekleme yapmış. Düşününce örnekleri daha da çoğaltabiliriz gibi geliyor bana. Okuyun bir, haksız mıyım? “TRT 1 ekranlarında yazdığınız üzere yerli dizi ‘Hayat Ağacı’nın fragmanı yayınlandı ama Kelly Rutherford’lu ‘Hayat Ağacı’ (Generations) dizisi aynen TRT 1 efsanesidir... ‘Hayat Ağacı’ denince TRT 1 ve Sam Whitmore karakteri akla gelir. Mesela ‘Cesur ve Güzel’ adlı pembe dizi de unutulmazdır ama Ece Erken’in bir zamanlar sunduğu ‘Cesur ve Güzel’ programına esin kaynağı oldu mu, bilemiyorum? Bu arada CNBC-e dizisi ‘Umutsuz Ev Kadınları’ vardı zaten aynı isimle de bize uyarlandı. Son olarak ‘Aile Bağları’ (Knots Landing) dizisi de var, o da isim benzerliğinden nasibini aldı... Vallahi bizim yaratıcı ekiplerimiz neden başka isim bulamazlar da aynı adlı yabancı dizilerin isimlerini kullanırlar pek anlayabilmiş değilim... İnternetteki arama motorlarında arandığında aynı adlı yerli ve yabancı dizi isimlerini birbiri peşine sıralanmış şekilde görmek hiç hoş olmuyor. Hikayeleri bir yere kadar da isimlerin taklidi ‘yok artık’ dedirtiyor”...

[[HAFTAYA]]

Hep böyle mi gidecek?

“Güneşi Beklerken” (Kanal D) dizisinde Kerem, hayatında hiç belediye otobüsüyle yolculuk etmeyen bir karakterdi bildiğiniz gibi... Önceki bölümde Zeynep, otobüse binince o da peşinden atladı. Kart kullanacağına şoföre para vermeye kalktı... Zeynep, şoföre “O bu konuda uzaylıdır” dedi. Ardından Kerem, otobüsten inmek isteyince durduracak düğmeyi bulamadı ve yolculardan yardım istedi... “Kiraz Mevsimi” (FOX) dizisine gidelim hemen. Fukara kızımız Öykü ve zengin oğlan Ayaz da otobüse binmişler, birbirlerine çarparak filan aynen Zeynep ve Kerem gibi yolculuk ediyorlardı... Çünkü gördüğümüz kadarıyla Ayaz da otobüse binen bir tip değil. Hâl böyle olunca zorlandı tabii...

Herkes sorgu sual peşinde!

“Fatih Harbiye”, “Medcezir”, “Adını Feriha Koydum” gibi birçok yerli dizide para sahibi zengin karakterlerin otobüslerle olan sınavları bitmiyor ve bitmeyecek gibi de... Bu arada unutmadan, benzerlik hattına dalmışken; yine “Güneşi Beklerken” dizisinde Ahmet Sayer’in sorunlar yaşadığı eşi Sevim yengemiz Melda karakterine, kocası Ahmet ile yaşadığı yasak ilişkinin hesabını soruyordu. Aynı “Benim Hâlâ Umudum Var”, “Fatih Harbiye” ile diğer yerli dizilerin zengin, güçlü ve fakat mutsuz kadınları gibi! Malumu soralım bari; be hey güzel kalemler, neden yazdığınız diziler bir diğerine fark atamıyor ya da farklı olamıyor, hiç düşündünüz mü sahi?

Sultanın karargahından...

Hakkında en çok kulis yapılan yapım, final yapmasına rağmen halen “Muhteşem Yüzyıl” oluyor bana göre... Önce dizinin uzun metrajlı bir filme dönüştürüleceği söylendi, ardından devam serisi niteliğinde kabul edilen “Kösem Sultan” ile yola devam edeceği... Sinema çalışması için ilk Hürrem olarak idrak ettiğimiz Meryem Uzerli’nin memlekete döneceğinden tutun da, son Hürrem olarak izlediğimiz Vahide Perçin’in yapımcıya küstüğü filan da dile getirildi... O cenahta son gelişmeler de şunlar. Kanuni olarak izlediğimiz Halit Ergenç sakallarını kesti. Hâl böyle olunca film projesi yattı deniyor. Meryem Uzerli’nin sinema projesi için bile olsa Türkiye’ye dönmeyeceği de son kulisler arasında. Kimine göre de yapımcı firma projeden tamamıyla vazgeçmiş... “Kösem Sultan” cephesinden de ilk “belirlendi” haberi geldi. “Kösem Sultan”ı önümüzdeki sezon canlandıracak kişi Beren Saat olmuş. Ama ortalıkta dizinin esamesi okunmuyor hâlâ... Laflar, cümleler, balonlar. Bakalım gerçeğin hattına hangileri akacak?

Kiraz Mevsimi değil de...

İzlemediyseniz kısa bir özet geçeyim. “Kiraz Mevsimi” (FOX) dizisinde fakir kızımız Öykü ile zengin oğlumuz Ayaz’ın tanışmaları bir tesadüfle başladı... Hemen her diziden malumunuzdur, aynı taksiye binmeye çalıştılar ama taksiye binmek bir başkasına nasip oldu... Daha sonra aynı yöne giden belediye otobüsünde yolculuk yaptılar ve bir şekilde birbirlerinin telefonlarını yanlışlıkla (!) aldılar... Ardından bir başka gece Öykü, platonik takıldığı ve bir türlü aşkını itiraf edemediği Mete ve kız arkadaşlarıyla gittiği bir eğlence mekanında kapı önünde Ayaz’la çarpışıverdi... Ha bu arada Öykü ve ailesinin yaşadıkları semte bir AVM yapılacak ve bu alışveriş merkezinin mimarı da Ayaz’dan başkası değildi... Hadi, mahallede yeniden karşılaştılar mı? Sonra aynı coğrafyada yeniden bir araya geldiler ama ne tesadüftür ki Ayaz, Mete’nin en yakın arkadaşı çıktı... Efendim sonraki gece Ayaz biraderimiz, mahallenin çocuklarıyla kavgaya karıştı ve karakolluk oldu. Ayaz’ın şikayetçi olduğu çocuklar arasında Öykü’nün erkek kardeşi de vardı. Ve son kez bu vesileyle kader onları yine yeniden bir araya getirdi... Pardon dizinin adı “Kiraz Mevsimi” demiştik değil mi? Yok bence “Tesadüfün İğne Deliği” daha uygun, ne dersiniz?

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.