Corona virüse karşı davranış mücadelesi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin yıllardır tam olarak anlatamaya çalıştığı durum bu işte…

Davranış!

İşyerinde teknik ve sosyal manada öngörülebilen tüm önemlerin alınmasına rağmen çalışanların davranışlarını bu önlemlere entegre ve adapte edebilmenin çok zor olduğu hep anlatıldı, anlatmaya da devam ediyor.

Bu durumun neden böyle olduğunu ortaya koymak adına bir dizi teknik ve bilimsel gerekçe sıralayabilirim ama konuyu merkezinden uzaklaştırıp bilimsel bir saptama formuna dönüştürmek istemiyorum.

İş güvenliği profesyonellerinin en çok yakındığı durumlardan biri işte bu…

Malum yasalar yahut yasaların yargı tarafından yorumlanması gereği, iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri, işyerinde yaşanan kaza ve hastalıklardan dolayı olayın cereyan ediş biçimine göre sorumlu tutuluyorlar. 

Temel manada görevi, çalışmakta olduğu işletmedeki sağlık ve güvenlik konularına yönelik işverene bir yol haritası çizmek yahut çizilen yol haritasına, konusu gereği rehberlik etmek olan bir meslek insanı, herhangi bir çalışanın uymadığı / uymak istemediği bir güvenlik kuralı yahut uygulamasından ötürü yargı karşısına çıkartılıyor.

Büyük yanlış!

20 yaşını aşmış, 30, 40, 50, 60 yaşında insanların o yaşa kadar oluşmuş ve oturmuş olan davranış kalıplarını değiştirmek dünyanın en zor işleri arasındadır.

Temelden, yani aileden ve okuldan öğrenilip kültür halini almış bir takım düşünce ve davranışlar yok ise o çalışanın davranışını değiştirmek imkansız derecesindedir. 

İnsan beyninin fıtratı mı dersiniz yoksa öğrenilmiş bir şey mi dersiniz bilmem ama beyin, basitten ta ki zora kadar tüm olay ve olguları kıyas ile çok daha kolay idrak edebiliyor.

Bugün yaşanan güncel hadiseler bize bu durumu ayan beyan gösterirken, beraberinde bize çok güzel bir kıyas imkanı da sağlıyor.

Devletin en üst kademesinden en alt kademesine, bilim topluluklarından, tıp insanlarına, sanat camiasından, spor camiasına, kanaat önderlerinden, düşünce kuruluşlarına, vakıflardan derneklere kadar herkes aynı şeyi söylüyor; zaruret dışında keyfi olarak dışarı çıkmayın!

Peki sonuç nedir?

Her tarafta yürüyüş yapan, balık tutan, piknik yapan, spor yapan, amaçsızca gezen insanlar…

Keyfe keder!

Demek ki davranış değiştirmek öyle kolay şey değilmiş.

Güney Kore gibi disipline bir toplum değilseniz, toplumun davranış kalıplarını değiştirmeniz kolay olmuyor.

Benim, bu güncel vesile ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan ricam; iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin hukuksal pozisyonunu ve yargı karşısındaki mağduriyetlerini en baştan ele alıp değerlendirmeleri yönünde olacaktır.

Genel manada ise devletimizden ricam; toplumsal konular başta olmak üzere hepimizin öğrenmesi ve uygulaması gereken konulara yönelik eğitim ve bilinçlendirme süreçlerinin erken yaşta başlaması ve kültür haline gelmesini sağlayacak umumi ve teferruatlı bir düzenlemenin yapılmasıdır. 

Sağlıcakla kalın…

Yazarlarımızdan

09 Nisan 2020, Perşembe 07:30
09 Nisan 2020, Perşembe 07:23
Sıradaki haber yükleniyor...
holder