Yavaşlamak ve anımsamak…

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Herkesin bir şeyleri anımsadığı bu günlerde bende bir şey anımsadım…”


Bugünlerde, normal zaman ve zeminde göremeyeceğimiz düzeyde bazı artışlar görmeye başladık etrafımızda.

Nedir o artan şeyler?

Muhakeme kabiliyeti, şefkat, yardımseverlik, empati, anlayış, saygı, muhabbet, özlem, ilgi, alaka, naiflik, paylaşma, özveri, iş birliği vs. 

Tüm bunların artmasına sebep olan / olabilecek birçok şey sayılabilir, farklı yorum ve okumalar yapılabilir.

Bu birçok sebep arasına bir renk, bir yorum ve bir pencere de ben eklemek istedim.

Olur ki o pencereden kafayı uzatıp bakmak isteyenler çıkar da kendime bir fikir ortağı ve duygudaş edinmiş olurum…

Çek asıllı Fransız yazar Milan Kundera “Yavaşlık” adlı eserinde ne diyordu?

Yavaşlığın düzeyi anının (hatıranın) yoğunluğuyla, hızın düzeyi ise unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlıkla anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır...

Hareketliliğin, yerini durağanlığa bıraktığı, yoğun bir yavaşlama ile kendimize kaldığımız şu günlerde anımsamanın yoğunluğu artmış olabilir mi?

Yavaşlamak, özümüzü, insan olmanın temel unsurlarını hatırlatmış olabilir mi biz, hızdan başı dönmüş insanlara?

Bence olabilir.

En azından benim penceremden öyle görünüyor!

Fikir ortaklarıma ve duygudaşlarıma selamlar…

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder