Mustafa Bakacak

08 Ekim 2026, Perşembe 07:00

Çorum lezzetleri dünya sahnesinde

“Çorum neden San Sebastian’a gidiyor?” diye geçen yazımda sormuş, bu yolculuğun önemini anlatmaya çalışmıştım. Şimdi San Sebastian Gastronomika’nın ardından aynı konuya bu kez gördüklerim üzerinden devam edeyim. İspanya’nın San Sebastian kentinde 5-7 Ekim tarihleri arasında 28’incisi düzenlenen Gastronomika, yüksek mutfağın dünyadaki önemli buluşma noktalarından biri…

Dünyaca ünlü şefler, gastronomi profesyonelleri, akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcileri burada bir araya geliyor. Yaklaşık 150 standın bulunduğu alanda ülkeler, bölgeler ve gastronomi markaları kendi değerlerini tanıtıyor. İşte böyle bir ortamda Çorum’un Türkiye’den davet alan ilk şehir olmasının anlamını daha iyi kavrıyorsunuz. Çünkü Çorum burada yalnızca kendi mutfağını değil, Anadolu’nun binlerce yıllık yemek kültürünü, dolayısıyla Türkiye’yi de temsil etti. Üç gün boyunca şeflerin, sektörün önemli isimlerinin ve uluslararası basın mensuplarının Çorum’a gösterdiği ilgiyi yakından izledim.

Yöresel lezzetlerin yanı sıra özel etkinlik ve sunumlarla şehrin gastronomi alanındaki birikimi de uluslararası katılımcılarla buluştu. Bence işin önemli tarafı burada. Çünkü gastronomi artık yalnızca iyi yemek yapmak değil; o yemeğin hikâyesini, doğduğu toprakları ve kültürünü de dünyaya anlatabilmek. Çorum bunu yaparken Türkiye’nin zengin mutfak mirasından da bir kesit sundu.

 

‘ŞAMPİYONLAR LİGİ’

04 Ekim 2026, Pazar 07:00

Çorum neden San Sebastian’a gidiyor?

Çorum, mutfak kültürünü dünyaya tanıtmak için İspanya’nın San Sebastian kentinde yarın başlayacak San Sebastian Gastronomika’ya katılacak. Bu festivale Türkiye’den davet edilen ilk şehir olan Çorum’un üç gün sürecek bu önemli buluşmaya katılması neden önemli? Cevabı, San Sebastian’ın gastronomi dünyasındaki yerinde ve Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın öncülüğünde son dönemde atılan adımlarda aramak gerekiyor.

Michelin yıldızlı restoranları, dünyaca ünlü şefleri ve köklü mutfak kültürüyle San Sebastian, gastronominin dünya vitrinlerinden biri. San Sebastian Gastronomika da dünyanın farklı ülkelerinden şefleri ve sektör profesyonellerini buluşturan önemli organizasyonlardan. Çorum’u burada öne çıkaran ise dünyaya anlatabileceği güçlü hikâyesi. Şehrin Hititlerden günümüze uzanan binlerce yıllık gastronomi mirası; İskilip dolması, Hitit ekmeği, Kargı tulumu, Oğuzlar cevizi ve leblebi gibi yerel değerlerle bugün de yaşıyor. Festivalde İskilip dolması ve Çorum helvası da tarihsel geçmişleri ve kendilerine özgü hazırlanışlarıyla uluslararası gastronomi çevrelerine tanıtılacak.

Çorum’un önünde önemli bir hedef daha var: UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında girmek. Bu festivalde kazanılacak uluslararası görünürlük ve kurulacak ilişkiler, bu hedefe giden yolu da güçlendirebilir. Çorum bugüne kadar dünyaya Hitit uygarlığını ve leblebisini anlattı. Şimdi bunların yanına yeni ve güçlü bir kimlik eklemek için iddialı ve kararlı biçimde ilerliyor: Binlerce yıllık geçmişi olan bir gastronomi şehri... İşte “Çorum neden San Sebastian’a gidiyor?” sorusunun cevabı da burada. Kendi mutfağını yalnızca Türkiye’ye değil, dünyaya anlatmak için.

MANYAS GÖLÜ’NE YAŞAM AŞISI

Manyas Gölü, yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da korunması gereken önemli doğal miraslarından biri. Bu değerli ekosistemin yaşatılması için şimdi önemli bir adım atılıyor. Balıkesir Manyas Belediyesi’nin yürüttüğü ve AB Horizon Europe kapsamında desteklenen RAMSES Projesi ile gölde doğa temelli restorasyon çalışmaları hayata geçirilecek. Amaç, gölün doğal yapısını korumak, ekosistemi güçlendirmek ve sağlıklı biçimde geleceğe taşımak. Doğayı korumanın en doğru yolu, bu projede olduğu gibi sorun büyümeden harekete geçmek.

01 Ekim 2026, Perşembe 07:00

Mersin’de değişim için ilk adım

Bağımlılıkla mücadelede asıl mesele, insana yeniden hayata tutunabileceği bir yol açmak. Mersin Valiliği himayesinde başlatılan “Değişim Noktası Projesi” de bunu amaçlıyor. Projeyle bağımlılık riskinin azaltılması, bağımlı bireyler ve ailelerinin desteklenmesi hedefleniyor.

Güvenlik tedbirleri; önleme, tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarıyla desteklenecek. Pilot bölgelerde başlayacak proje, sonuçlara göre Mersin geneline yayılacak. Projenin merkezinde ise gençler var. Vali Atilla Toros’un, “Onları yalnızca risklerden uzak tutmak istemiyoruz. Hayata güçlü bağlarla tutunmalarını istiyoruz” sözleri yaklaşımı özetliyor. Gençlere, “Bir yanlış tercih geleceğinizi belirlemek zorunda değil. İnsan değişebilir, hayat değişebilir. Yeter ki ilk adımı atın. Biz yanınızda olacağız” diye seslenen Toros’un mesajı önemli.

HADİM BEZİNİ KADINLAR YAŞATACAK

Bir zamanlar Konya’nın Hadim ilçesinde pek çok evde dokuma tezgâhları çalışır, bugün unutulmaya yüz tutan Hadim bezi üretilirdi. Bu gelenek “İlmek İlmek Anadoludakilerle Kenevirden Hadim Bezine Projesi” ile yeniden hayat buluyor. Hadim ve Karatay belediyeleri ile Mevlâna Kalkınma Ajansı ve Muradın Olsun Derneği’nin işbirliğinde yürütülen proje kapsamında eğitim alan 15 kadın, tezgâhların başına geçerek kenevir ipinden Hadim bezi üretmeye başladı. Böylece hem kültürel bir miras yaşatılıyor hem de kadınlar aile ekonomisine katkı sağlıyor. Bir sonraki hedef ise kadınların kooperatifleşerek üretimi sürdürülebilir hale getirmesi.

KASK CANDIR HAYAT KURTARIR

27 Eylül 2026, Pazar 07:00

Mavi gözlü şehrin iddiası

Bir yanında Marmara’nın mavisi, diğer yanında Ganos Dağları’nın yeşili… Bereketli toprakları, üzüm bağları, köftesi ve zengin mutfağıyla “mavi gözlü şehir” Tekirdağ, kendine özgü güzellikleri olan bir kent. Tekirdağ’da, bu değerleri dünyaya tanıtma yolunda atılan önemli bir adıma tanıklık ettim. Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk kez düzenlenen Uluslararası Gastronomi ve Bağcılık Festivali, kentin köklü üretim kültürünü ve lezzet mirasını aynı sofrada buluşturdu.

Süleymanpaşa Sahili’ndeki festivalde beni en çok etkileyen, Tekirdağlıların kendi değerlerine gösterdiği ilgiydi. Yerel üreticiler ürünlerini tanıtırken vatandaşlar da etkinlik alanını doldurarak organizasyona sahip çıktı. Türkiye’den ve Balkan ülkelerinden gelen şefler ile gastronomi temsilcileri de Tekirdağ mutfağını yakından tanıma fırsatı buldu. Festivalin onur konuğu Türk sinemasının “Sultan”ı Türkan Şoray’dı. Tekirdağ lezzetlerinin sergilendiği Sultan Sofrası’na katılan Şoray’ın meşhur Yapıncak yaprağı ve Tekirdağ köftesiyle sarma yapması festivalin renkli anlarından biriydi. Şef masaları, yemek yarışmaları, atölyeler ve konserler de sahile ayrı bir hareketlilik kattı.

Dört dönem milletvekilliğinin ardından 2024’te Tekirdağ’ın ilk kadın büyükşehir belediye başkanı seçilen Dr. Candan Yüceer, bu organizasyonla kentin yerel değerlerini uluslararası alana taşımayı amaçlıyor. Kentin dört bir yanında karşılaştığım “Candan Belediyecilik” sloganı da Yüceer’in benimsediği yönetim anlayışının bir yansıması. Birlikte bağ bozumuna da katıldığımız Başkan Yüceer, festivalin amacını şu sözlerle özetliyor: “Üreticimizi tüketicimizle, geleneksel mutfağımızı çağdaş gastronomi anlayışıyla, yerel değerlerimizi uluslararası deneyimle buluşturmak.”

24 Eylül 2026, Perşembe 07:00

Iğdır’da temiz şehir seferberliği

Şehirlerde en fazla şikâyet edilen sorunlardan biri çevre kirliliği. Iğdır’da bu soruna karşı kapsamlı bir adım atıldı. Valiliğin hayata geçirdiği “Benim Şehrim Benim Evim” projesiyle çevre temizliği geniş katılımlı bir seferberliğe dönüşüyor. Her gün eş zamanlı yürütülecek çalışmalarda 4 park ve yeşil alan, 15 ana cadde ve bulvar, 110 ara sokak ile okul çevreleri ve tarihi alanlar temizlenecek. Yaklaşık 1 milyon 75 bin metrekarelik alan ve 48 kilometrelik güzergâh elden geçirilecek. Vali Mustafa Fırat Taşolar da sahaya inerek çalışmalara katıldı. Rakamlar işin büyüklüğünü gösteriyor ama asıl hedef daha kalıcı: Kent temizliğini günlük bir alışkanlığa dönüştürmek. Umarım Iğdır’dan yükselen bu çevre duyarlılığı diğer şehirlere de örnek olur.

İZMARİTLERİNİZİ TOPLAYIP GÖTÜRÜN 

Antalya’da denizi ve kıyıları korumak amacıyla hayata geçirilen Mavi Akdeniz İnisiyatifi, farklı çalışmalarla devam ediyor. Dünya Temizlik Günü’nde yapılan kıyı temizliği de bunlardan biri. Etkinliğe katılan Vali Hulusi Şahin’in özellikle sigara izmaritlerine dikkat çekmesi önemli. Çünkü kumsalda bırakılan izmaritler dalgalarla denize taşınıyor ve deniz yaşamını tehdit ediyor. Şahin’in sigara kullananlara mesajı da net: “Plajlarımızı, kumsallarımızı kirletmeyin. İzmaritlerinizi toplayıp götürün.” Dumansız Plaj uygulamasının 60’ın üzerinde plaja ulaşması da bu çabanın bir başka ayağı. Aslında denizi korumak için yapılması gereken çok basit: Kumsalda tek bir izmarit bile bırakmamak.

YERLİ ARAÇLA KAMU HİZMETİ

Aydın’da Germencik Belediyesi, filosuna 8 yerli ve milli Togg kattı. Belediye Başkanı Burak Zencirci, bu tercihin nedenini “yerli olması” diye açıklıyor. Üstelik araçlar makam aracı olarak değil; zabıta, sosyal hizmetler ve diğer birimlerde kamu hizmetinde kullanılacak. İşin dikkat çekici yanı ise enerjinin kaynağı. Belediye, Güneş Enerjisi Santrali’nde ürettiği elektrikle araçları kendi istasyonlarında şarj edecek. Böylece hem kiralama hem de akaryakıt giderlerinden tasarruf sağlanacak. Hastaneye ulaşmakta zorlanan vatandaşlar da bu araçlarla taşınacak. Kısacası Germencik’te güneşten üretilen enerji, yerli araçlarla kamu hizmetine dönüşecek.

20 Eylül 2026, Pazar 07:00

Kırklareli’de akıllı sulama dönemi

İklim değişikliğiyle birlikte suyun her damlası artık çok daha değerli. Tarımda üretimi sürdürmenin yolu da mevcut suyu doğru ve verimli kullanmaktan geçiyor. Kırklareli’nde hayata geçirilen ‘Akıllı Sulama, Sağlıklı Mera’ projesini bu açıdan önemli buluyorum. Proje kapsamında meralarda toprak altı damla sulama sistemi uygulanıyor. Toprağın 30 santimetre altına yerleştirilen sistem, suyu doğrudan bitkinin köküne ulaştırıyor.

Böylece buharlaşmadan kaynaklanan kayıp önlenirken, sulama sırasında hayvanların otlatılmasına da devam edilebiliyor. Üstelik çalışmada kuraklığa dayanıklı bitkiler tercih edilmiş. Amaç, daha az suyla meraları yeşil tutmak ve hayvanların doğal yem kaynaklarını korumak. Vali Uğur Turan da projenin önemine dikkat çekerek hedeflerinin daha verimli tarım, daha güçlü üretici ve daha sürdürülebilir bir Kırklareli olduğunu söylüyor. Gelecekte birçok merada bu sistemlere ihtiyaç duyulacağı kesin.

GÜNEŞ ENERJİSİYLE BÜTÇEYE TASARRUF

Malatya Battalgazi Belediyesi, güneş enerjisi yatırımlarını büyütmeye devam ediyor. Daha önce 1 megavatlık GES kuran belediye, ikinci ve üçüncü etaplarla kapasiteyi 3.1 megavata çıkarıyor. Bulgurlu’daki sistemle birlikte toplam kurulu güç 4.2 megavata ulaşacak. Hedef, belediyeye ait hizmet binaları ve tesislerin elektrik ihtiyacını güneşten karşılamak. Böylece hem enerji gideri azalacak hem de yenilenebilir enerjinin payı artacak. Güneşi enerjiye, enerjiyi tasarrufa dönüştüren GES yatırımlarına yönelen yerel yönetimlerin sayısı her geçen gün artıyor.

13 Eylül 2026, Pazar 07:00

Çankırılı üreticiye pazar güvencesi

Tarımda üretmek kadar, üretilen ürünü değerinde ve güvenli bir pazara ulaştırmak da önemli. Çankırı’da bu konuda çiftçinin elini güçlendirecek bir adım atıldı. Valilik koordinesinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Migros arasında imzalanan protokolle sözleşmeli üretim modeli hayata geçirilecek. Model sayesinde çiftçi daha ürünü tarlaya ekmeden pazarını bilecek, alım garantisiyle üretecek. İlk etapta Çankırı’nın tuz, çeltik, kavun ve biberi Migros aracılığıyla Türkiye genelindeki tüketicilere ulaşacak. Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş da projeyle sürdürülebilir bir ürün portföyü oluşturmayı ve fiyat istikrarı sağlamayı hedeflediklerini söylüyor. Yerel üreticiyi ulusal pazarla doğrudan buluşturan bu model hem çiftçinin gelirine hem de Çankırı tarımına değer katacak.

TAŞLIK ARAZİDE BEREKETLİ BAHÇE

Bingöl Üniversitesi, tarıma elverişli olmayan arazileri üretime kazandıracak ve çiftçiye örnek olacak bir projeyi hayata geçirdi. Üniversite bünyesinde oluşturulan örnek bahçede, 20 farklı meyve fidanı dikildi. Zeytin, kivi, kızılcık, yaban mersini, incir, nar, Malta eriği, Antep fıstığı, aronya ve fındığın da aralarında bulunduğu 10 tür ise kentte ilk kez deneniyor. Projenin dikkat çeken yönlerinden biri ise akıllı sulama sistemi. Güneş enerjisiyle çalışan sistemde, toprağın altına yerleştirilen sensörlerle nem oranı ölçülüyor. Elde edilen verilere göre sulama otomatik olarak başlatılırken gereksiz su kullanımının da önüne geçiliyor. Bu proje başarıya ulaşırsa, bugünün taşlık arazileri yarının bereketli bahçelerine dönüşür.

HADİ GEL KÖYÜMÜZE DESTEK VERELİM

Mersin Büyükşehir Belediyesi, “Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim” projesiyle köyde üretime omuz veriyor. Üreticiye sağlanan her katkı aynı zamanda kırsalda yaşamın sürmesine de destek oluyor. Proje kapsamında her yıl 60 yetiştiriciye toplam 1.500 küçükbaş hayvan veriliyor. Yedinci yılına giren projeyle desteklenen yetiştirici sayısı 420’ye, dağıtılan hayvan sayısı ise 10 bin 500’e ulaşacak. İşin güzel tarafı, destek hayvanların teslim edilmesiyle sınırlı değil. Dağıtım öncesinde veteriner hekimler tarafından sağlık kontrolleri ve aşıları yapılıyor; tırnak bakımı ve kırkım gibi işlemler de tamamlanıyor.