Futbol, sadece 90 dakikalık bir oyundan ibaret değildir. Bazen bir şehrin ruhunu, dayanışmasını ve geleceğe dair umutlarını taşır. İşte bu yüzden Eskişehirspor’un hayata geçirdiği ETİ Sarı Bisiklet Maç Günü Projesi büyük anlam taşıyor. Projenin en değerli yanı, yalnızca bir ulaşım alternatifi sunması değil; aynı zamanda taraftarlık kültürünü çevre bilinciyle buluşturması. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kulüp yönetimi ve gönüllü toplulukların el ele verdiğinde neler başarabileceğini de gösteriyor. Taraftarları bisikletle stada getiren bu proje, Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında verilen Hareketlilik Eylemi Ödülü kategorisinde finale kalarak Türkiye’de bu alanda bir ilki başardı. Finalde üç projeden biri ipi göğüsleyecek. 17 Mart’ta Belçika’nın başkenti Brüksel’de açıklanacak sonuç ne olursa olsun, bence bu proje şimdiden kazandı. Çünkü asıl başarı, kupayı almak değil; bir fikri hayata geçirip topluma dokunabilmek.
ORDU FINDIĞI İÇİN YENİ REÇETE
Karadeniz’in önemli gelir kaynaklarından biri olan fındıkta en büyük sorun verimlilik. Ordu Büyükşehir Belediyesi, yedi yıl önce başlattığı Fındık Verimliliği Projesi (FINVER) ile bu soruna çözüm üretiyor. İlk etapta uygulanan damla sulama ve teraslama çalışmalarıyla üretime yeni bir bakış açısı kazandırıldı. Şimdi proje daha kapsamlı bir hale getiriliyor. Tek dal dikim modeli, teraslama, damla sulama ve fındık çeşitliliğinin birlikte uygulanmasıyla dekar başına 80-90 kilogram seviyelerinde olan verimin 350 kilograma çıkarılması hedefleniyor. Eğer sahada başarılı sonuç alınırsa, bu model tüm Karadeniz için uygulanabilecek bir örnek olabilir.
MANİSA SOSYAL ZİNCİRDE BULUŞACAK
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun açıkladığı yeni model, sosyal belediyeciliği yalnızca destek dağıtan bir yapı olmaktan çıkarıp yerel ekonomiyi güçlendiren bir sisteme dönüştürmeyi hedefliyor. Kent Lokantası modelinin esnaf odalarıyla iş birliği yapılarak yaygınlaştırılmasıyla hem vatandaş uygun fiyatla yemeğe ulaşacak hem de esnaf desteklenecek. Fiyat farkı belediye tarafından karşılanacak. Bu uygulamaya ilerleyen süreçte kasap, manav ve bakkalın da dahil edilmesiyle sosyal destek ile yerel işletmeleri buluşturan zincirin halkaları büyüyüp güçlenecek.
Trabzon, yıllardır konuşulan şehir içi ulaşım sorununa farklı ve çağdaş bir çözümle adım atmaya hazırlanıyor. Meydan ile Çukurçayır arasında planlanan füniküler hattı, yalnızca bir ulaşım projesi değil; aynı zamanda şehir yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen önemli bir vizyon hamlesi olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 3 dakika 42 saniyede iki nokta arasını bağlayacak sistem hem trafik yükünü azaltacak hem de vatandaşın günlük yaşamındaki stres faktörlerinden birini ortadan kaldıracak. Raylı sistem projelerine öncelik verdiklerini vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’u ulaşım açısından geleceğe hazırlamayı hedeflediklerini söylüyor. Raylı sistemlerin hayata geçirilmesiyle de şehrin ulaşımında yeni bir sayfa açılması sürpriz olmaz
TARIMIN AMBARINA KURTULUŞ REÇETESİ
İklim değişikliği en çok tarımı etkiliyor. Çözüm ise artık klasik yöntemlerin ötesinde. Bursa’nın tarım ambarı Yenişehir’de hayata geçirilen “İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım” projesi, bu yolda atılan önemli bir adım. Yenişehir Belediyesi’nin Özyeğin Üniversitesi ile yürüttüğü 464 bin Euro’luk bütçeli projeyle, çiftçi teknolojiyle buluşacak. Toprak nem sensörlerinden erken uyarı sistemlerine kadar uzanan bu dönüşüm, tarımı sezgiden veriye taşıyacak. Ayrıca gübre ve ilaç kullanımını azaltan, verimi artıran, doğayla barışık bir üretim modeli kurulacak. Belediye Başkanı Ercan Özel de projeyi ilçenin tarımı için bir ‘kurtuluş reçetesi’ olarak gördüğünü söylüyor.
BURSA TARİHİ MİRASA SAHİP ÇIKIYOR
Bursa Osmangazi’de hayata geçirilmesi planlanan Romangal ve Arkeo Park projeleri, kente yeni bir kültür ve yaşam alanı kazandırma hedefi taşıyor. Özellikle 1862 yılında kurulan ve uzun yıllar ipek üretimi yapılan Romangal alanının kültür, sanat ve gastronomiyle buluşturulacak olması, Bursa’nın endüstriyel mirasının yaşatılması adına önemli bir adım. Arkeo Park projesi ise Bursa’nın binlerce yıllık tarihini görünür kılacak güçlü bir kültür yatırımı olarak öne çıkıyor. Roma zodyak mozaiklerinden medeniyetler kütüphanesine kadar uzanan bu proje, kentin turizm potansiyelini artırırken gençleri tarih ve kültürle buluşturacak bir yaşam alanı oluşturmayı amaçlıyor.
Genç işsizlik, çözüm bekleyen en önemli başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Bu soruna çözüm bulmak amacıyla Mersin’de Akdeniz Belediyesi işbirliğinde, kamu, yerel yönetim ve özel sektörün katılımıyla önemli bir model geliştirildi. ‘Genç Adımlar Kariyer Yolu’ adı verilen proje ile eğitim, sertifika ve istihdam tek bir sistemde buluşturuluyor. Bu model, gençlerin yalnızca meslek öğrenmesini değil, aynı zamanda iş dünyasıyla doğrudan temas kurmasını sağlıyor. Projenin en dikkat çeken unsurlarından biri olan Profesyonel İnsan Kaynakları Platformu sayesinde, özel sektörün ihtiyaçlarına göre kurs içerikleri hazırlanıyor ve eğitim sonrası gençler firmalarla birebir eşleştiriliyor. Kararlılıkla sürdürülmesi halinde bu model, yalnızca Mersin için değil, Türkiye genelinde genç işsizliğe çözüm olabilecek potansiyele sahip.
ÇORUM SİMEP İLE İSTİHDAM
Çorum’da hayata geçirilen SİMEP (Sanayi İş Birliği ile Dijital ve Yeşil Sürdürülebilir Mesleki Eğitim Projesi) ise üretim ile eğitimi aynı merkezde buluşturmayı hedefliyor. Sanayicinin “Eleman bulamıyoruz”, gençlerin ise “Mezun oluyoruz ama iş bulamıyoruz” yakınmalarına somut bir çözüm sunan 11 milyon lira bütçeli proje, öğrencilerin mezun olduklarında doğrudan iş hayatına hazır olmasını amaçlıyor. Öğrencilerin yeteneklerine göre yönlendirilmesi, mezuniyet sonrası istihdam garantisi sunulması ve başarılı öğrencilere burs verilmesi, sanayinin projeye sahip çıktığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
100 APARTMAN 100 KÜTÜPHANE
Eğitim yalnızca okul duvarları arasında değil, hayatın içinde anlam kazanıyor. Kayseri Talas Belediyesi’nin ‘100 Apartmana 100 Kütüphane’ projesi, eğitimi öğrencilerin kapısına kadar taşıyan örnek çalışmalardan biri. Apartmanların alt katlarında kurulan kütüphaneler, öğrencilere güvenli, sessiz ve kolay ulaşılabilir bir çalışma ortamı sunuyor. Özellikle küçük yaştaki çocukların evlerinden uzaklaşmadan ders çalışabilmesi, aileler için de önemli bir güven duygusu oluşturuyor. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın “Asıl önemli olan insanı güçlendirmektir” sözü, projenin temel felsefesini yansıtıyor.
Tarih, doğa, efsane ve insan hikâyelerinin buluştuğu bir simge olan Ağrı Dağı’nın hafızası müze oluyor. Doğubayazıt’ta 1940 yılına kadar aktif kullanılan tarihi Hükümet Konağı, Ağrı Dağı Dağcılık Müzesi’ne dönüştürülüyor. Aslına uygun şekilde yeniden inşa edilen yapı, Türkiye’de ilk olacak bir dağcılık müzesine ev sahipliği yapacak. Ağrı Dağı’nın dağcılık tarihini interaktif bir anlayışla ziyaretçilere sunulması hedefleniyor. Maket alanları, kamp deneyimi sunan tematik odalar, sanal gerçeklik uygulamaları, tematik deneyim alanları ve hologram gösterimleriyle klasik müzeciliğin ötesine geçilmesi planlanıyor. Doğubayazıt’ın tanıtımına da katkı sunacak olan müze, Ağrı Dağı’nın dağcılık mirasının gelecek nesillere aktarılması açısından da değerli bir adım niteliği taşıyor
BOLU İÇİN BİR NOT BIRAK
Bolu Belediyesi’nin şehrin farklı noktalarına yerleştireceği nostaljik dilek kutuları, yerel yönetimlerin vatandaşa yakınlığının sembolik bir örneği. Dijital çağda, el yazısıyla yazılan bir notun hâlâ değerli olması, yöneticinin “sizi dinliyorum” mesajını veriyor. Başkan Tanju Özcan’ın dilek kutularını bizzat açacağını açıklaması vatandaşa sesinin duyulduğunu hissettirecek bir adım. Eğer bu kutular sadece şikâyetlerin toplandığı bir alan değil, çözümün başlangıç noktası olursa, yerel yönetim açısından önemli bir katılım modeli ortaya çıkabilir. Dilek kutularından çıkacak notlar, belki de Bolu’nun geleceğine yön verecek değerli fikirler taşıyacak.
OSMANGAZİ KÜLTÜR VE SANATLA BÜYÜYOR
Kentlerin ruhunu belirleyen en önemli unsur, kültür ve sanata verdiği değerdir. Osmangazi Belediyesi’nin sürdürdüğü çalışmalar da bu anlayışı yansıtıyor. Türk edebiyatında derin izler bırakan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın adını 24 yıldır yaşatan yarışma bu yıl makale dalında düzenleniyor. Başvuruların 3 Nisan’a süreceği yarışma, genç kalemler için fırsatlar sunuyor. Geçtiğimiz yıl kısa film yarışması olarak başlayan Altın Çınar’ın festival kimliği kazanması, Bursa’nın kültür-sanat yolculuğunda önemli bir gelişme. 8-9 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek festival için de mart sonuna kadar başvuru yapılabilir. Belediye Başkanı Erkan Aydın, herkesi bu etkinliklere katılmaya davet ediyor.
Anavatanı Ankara’dan dünyaya yayılan Angora tavşanı, 1700’lü yıllarda bu topraklardan silindi. Uzun tüyleri ve görünüşüyle dikkat çeken bu tavşanı biz unuttuk, dünya sahiplendi. Yünü markalaştı, değeri arttı. Adı yaşadı ama kendisi yoktu Ankara’da… Bu tablo, Elmadağ Belediyesi’nin 2022’de Hollanda’dan getirttiği iki çift Angora tavşanıyla değişti. Renkli Köy Projesi kapsamında kurulan Tavşan Adası’nda yetiştirilen tavşanların sayısı 130’a ulaştı. Geçen yıl ücretsiz ziyarete açılan tesis yoğun ilgi gördü. Ancak mesele sadece turizm değil. Asıl değer, Angora tavşanının yününde. Projenin ikinci aşamasında bu yünün endüstriyel olarak değerlendirilmesi var. Üstelik kadın istihdamını merkeze alan bir anlayışla. Elmadağ’da atılan bu adım, kaybolan bir değerin geri kazanılabileceğini gösterdi.
KAYBOLMA KORKUSUNA KARŞI SEVGİ İZİ
Kaybolmak, çoğu insan için bir telaştır; bazı aileler içinse bitmeyen bir kâbus. Özellikle otizmli çocuklar, zihinsel engelli bireyler, Alzheimer ve demans hastaları söz konusu olduğunda bu korku her an canlı kalır. İstanbul’da Küçükçekmece Belediyesi’nin başlattığı Sevgi İzi Projesi bu endişeyi ortadan kaldıran bir çözüm sunuyor. Bileğe işlenen küçük bir kod… İlk bakışta basit görünebilir. Oysa o kod, bir anneyi “Ya kaybolursa” endişesinden kurtarıyor. Kaybolma durumunda kişinin kim olduğu, iletişim bilgileri ve yakınlarına nasıl ulaşılacağı saniyeler içinde ortaya çıkıyor. Uygulama ücretsiz. Ama asıl önemli olan ücret değil yükünü hafiflettiği omuzlar.
GELENEKTEN GELECEĞE KADIN EMEĞİ
Siirt’te kadın istihdamını artırmak ve kentin kültürel mirasını ekonomik bir değere dönüştürmek hedefiyle bir proje hayata geçirildi. Şal-şepik, jirkan kilimi, Siirt battaniyesi ve bıttım sabunu gibi kentin kimliğini yansıtan ürünler için 240 kadın eğitim sonrası üretime katılacak. Ürünlerin sergilenip satılacağı ofis sayesinde emek karşılık bulacak. Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya’nın ifade ettiği gibi bu proje, istihdamın yanı sıra kentin kültürel değerlerini geleceğe taşıyan bir sosyal kalkınma modeli. Gelenekten beslenen, kadın emeğiyle büyüyen ve geleceğe umut veren bu tür projelerin çoğalması sadece Siirt için değil, Türkiye için de bir kazanımdır.
Afetlerin etkilerinin azaltılması ve kriz süreçlerinin etkin şekilde yönetilmesinde sivil toplum kuruluşları ile gönüllüler, kamu kurumlarına verdikleri destekle hayati bir rol oynuyor. Afetlerde en çok ihtiyaç duyulan şey; birbirini tanıyan, aynı dili konuşan ve birlikte hareket edebilen bir yapıdır. 2020 Elazığ depremi sonrası bir araya gelen sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Afet Platformu, bugün Türkiye’de 65 üyesiyle güçlü bir ağ haline geldi. Platform, ‘Afet Risk Yönetiminde Sivil Toplumun Kapasitesinin Desteklenmesi’ projesinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Avrupa Birliği’nin finansal desteği ve Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği’nin koordinasyonunda; Hayata Destek Derneği, İhtiyaç Haritası, Temel İhtiyaç Derneği ve Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın hayata geçirdiği projeyle afetlere hazırlık, müdahale ve iyileşme süreçlerini kapsayan bütüncül bir kapasite inşası hedeflendi.
BİR YILDA YAPILANLAR
PROJE KAPSAMINDA BİR YILLIK SÜRE İÇİNDE YAPILAN ÇALIŞMALARIN SONUÇLARI ŞÖYLE ÖZETLENDİ:
450’den fazla kaynak incelenerek afet sonrası müdahalelerde iyileştirilebilecek alanlar ve hassas grupların ihtiyaçları ortaya kondu.
26 farklı teknik başlıkta eğitim modülleri geliştirildi ve 800’ün üzerinde kişiye ulaşıldı.
‘Sıfırıncı Saat’ yaklaşımı kapsamında dijital altyapılar güçlendirildi; afet, lojistik ve gönüllü haritaları modernize edildi.
Etkileşimli risk haritaları ve anlık veri akışı sayesinde kriz anlarında daha hızlı ve veriye dayalı karar alma imkânı yaratıldı. Erişilebilir çözümlerle afetzedelerle insani yardım aktörleri arasındaki iletişim hızlandı.
Bazı projeler vardır; sonuçlarıyla konuşur. Van’da dört yıldır sürdürülen Kitap Van Projesi de böyle bir çalışma. Öğrenciler istedikleri kitabı www.kitapvan65.gov.tr adresinden internet üzerinden seçiyor, öğretmenlerin uygun gördüğü eserler kargo ile ücretsiz olarak kapılarına geliyor. Okunan her kitap, yazılan her özet yeni bir kitabın kapısını aralıyor. Bu sistem, “Okursan kazanırsın” fikrini çocukların hayatına yerleştiriyor. Okumayı alışkanlığa dönüştürüyor. Bugüne kadar 175 bin öğrenciye ulaştırılan 380 bin kitap, Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı’nın öncülüğünde Van’a kazandırılan 5 milyon kitap, inşa edilen kültürün göstergesi. Okuma yarışmalarıyla yetişkinler de bu yolculuğa dahil ediliyor. Bazen bir şehrin geleceğini değiştirmek için doğru bir kitap yeterli gelebilir. Van’da o kitap çoktan açıldı.
ÇANKIRI'DA HAYATA ATILAN İKİ İMZA
Çankırı’da hayata geçirilecek iki yeni proje, yalnızca birer yatırım değil, aynı zamanda güçlü bir sosyal dönüşüm vaadi taşıyor. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle biri dezavantajlı bireyleri üretime dahil eden sera ve uygulama kafesi, diğeri ise özel gereksinimli çocuklar için engelsiz yaşam merkezi… Toplam 19 milyon liralık bu iki proje, sosyal kapsayıcılığın sahada mümkün olduğunu gösteriyor. Bir yanda engelli bireylerin toprağa dokunarak üretmesi, emeğinin karşılığını alması; diğer yanda özel eğitim ihtiyacı olan çocukların ve ailelerinin yalnız bırakılmadığı bir merkez. Bunlar hayatın ta kendisi.
MARDİN ZEYTİNİNİ GELECEĞE TAŞIYOR
Bursa’da Mudanya Belediyesi, sağlıklı, lezzetli ve bütçe dostu yemeği herkes için erişilebilir kılmak adına anlamlı bir adım attı. Açılışını Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın yaptığı Lokanta Mudanya ile dışarıda temiz, güvenilir ve nitelikli bir yemeğe; çekinmeden, belge göstermeden ulaşılabilecek bir kapı aralandı. Üstelik dört çeşit yemek 150 TL. Bu hizmeti benzerlerinden ayıran asıl unsur ise “Ben Ismarlıyorum” uygulaması… Bir zamanlar gündelik hayatın doğal bir parçasıydı “benden olsun” cümlesi…
Bugün pek duyulmuyor. İşte lokantadaki bu uygulama, kaybolan o duyguyu da onarmayı hedefliyor. Tanımadığınız birine yemek, kahve ya da bir tatlı ısmarlamak… Küçük gibi görünen ama büyük anlamlar taşıyan bir davranış. Çünkü mesele sadece bir tabak yemek değil, dayanışmanın hâlâ mümkün olduğunu hatırlamak ve hatırlatmak. Lokanta Mudanya, uygun fiyatlı yemek sunan bir mekan olmanın yanı sıra “yalnız değilsin” diyen bir anlayışın somut hali. Bir tabak yemek üzerinden kurulan bu bağ, yeniden hatırlayacağımız kent kültürünün ilk adımı olabilir
MUĞLA’NIN SU KRİZİNE ÇÖZÜM
Muğla’da büyüyen su krizine karşı kalıcı bir çözüm adımı atıldı. Ekinanbarı Desalinasyon Tesisi ile kayıp-kaçak önleme projelerinin Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na alınması sevinçle karşılandı. Kentin su geleceği adına önemli bir eşik. 6.2 milyar TL’lik finansmanla hayata geçirilecek projelerle; yılda 20 milyon metreküp su üretecek Ekinanbarı Tesisi, Bodrum ve Milas’ın yaz aylarında artan nüfusuna bağlı su ihtiyacını karşılayacak. Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman’da kaçak azaltılarak suyun boşa akması önlenecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bu yatırımla hem su sorununu çözecek hem de şehrin geleceğini güvence altına alacak gibi görünüyor
KAYSERİ GENÇLERE DEĞER VERİYOR
