Orman müziği kucaklıyor: One Love geldi çattı!

11 Haziran 2015, Perşembe 17:05
AA

Geçen gün uzun zamandır suskun olduğum twitter’da attığım tweet şu:” Hafta sonu planım: Cumartesi İzmir'de düğünde kudur, pazar 6.20 uçağıyla dön, 9-6 mesai yap, üstüne One Love'a git. Niye? Çünkü Julian Casablancas!” Hemen arkasından bir arkadaşımdan gelen mention ise bu: “İş için cuma sabah uçağıyla Kapadokya'ya git, ertesi gün ilk uçakla dön; sevgiliyi kap hop One Love... Çünkü James Blake :)” Bence One Love’ın bünyeler üzerindeki etkisini böyle özetleyebiliriz...

Her yıl müzikseverlerin ve festivalcilerin iple çektiği One Love bu yıl, Hayat Bu Kapağın Altında desteğiyle 13-14 Haziran’da, Chill Out'çuların yakından tanıdığı Life Park'ta gerçekleşiyor. “Love”, “Union” ve “Into The Woods” adlı 3 farklı sahnede gerçekleşecek performanslardan istediğinizi seçin; ister yeşile uzanın, kulağınız müzikte gözünüz mavide olsun, ister ormana sırtınızı verin sahnede olanı biteni (veya geleni geçeni, siz bilirsiniz) izlerken mest olun, size kalmış.

Peki bu yıl kimler geliyor, kimleri dinleyeceğiz? Burdan sonrası copy-paste: James Blake, Tom Odell, Metronomy, Hot Chip, Julian Casablancas+The Voidz, José Gonzalez, Little Dragon, Fink, Everything Everything, Austra, Slow Hands, LouLou Players, Darren Roach, Ceylan Ertem, 123, Sattas, The Ringo Jets, Sapan, The Away Days, Kim Ki O, Biz, Norrda, Palmiyeler, Adamlar, Can Güngör, Barış Demirel, Ahmet Şendil, Dayko & Jamiryo, Cem Salman, Unus Emre, Ali Murat Karakuş, Batu Çelik, Deniz Kabu Sevil Soylu ve Radyo Eksen DJ Set.

Festival programı ise şöyle:
1. Gün: (13 Haziran 2015 – Cumartesi )
Love

Palmiyeler (14:45) , Kim Ki O (15:45) , Sattas (17:15) , Metronomy (19:00), James Blake  (20:45), Hot Chip (22:30) 
 
Union
Adamlar (14:15), The Away Days (16:00),  Biz (17:45) , Fink (19:30), Everything Everything  (21:15), Sapan (23:00)
 
Into The Woods
Sevil Soylu (14:00), Deniz Kabu (15:30), Unus Emre (17:30), Darren Roach (19:30),  Dayko & Jamiryo (21:00),  Ahmet Şendil (22:30)
 
2. Gün: (14 Haziran 2015 – Pazar)
Love

Norrda (14:00), 123 (15:30), Ceylan Ertem (17:00), Austra (18:45), Tom Odell (20:30), Little Dragon (22:15)
 
Union
Barış Demirel (14:45), Can Güngör (16:30), José González (18:15), The Ringo Jets (20:00) Julian Casablancas+The Voidz (21:45)
 
Into The Woods
Ali Murat Karakuş (14:00), Batu Çelik (15:30), Cem Salman (17:30), Loulou Players (19:30), Slow Hand (21:30)
Hizmette sınır tanımayarak hava durumunu da vereyim, “Terledim” “Üşüdüm” olmasın: Bulutlar dağıldı, hava iki gün de açık olacak, gündüz 26 akşam 19 derece. 

One Love’a genel bakışı attıktan sonra, bu yılın en merakla beklenen performanslarından birine imza atacak olan 2007 çıkışlı İngiliz topluluk Everything Everything’i biraz biraz tanıyalım. Mail üzerinden kendileriyle ufak bir röportaj yaptık, soruları grubun davulcusu Michael Spearman yanıtladı.

"DAHA ÇOK TİTREŞİM, DAHA ÇOK TEMPO"

Yeni albümünüz ‘Get To Heaven’ haziran sonunda yayınlanıyor. Bize bu albümle ilgili neler anlatabilirsiniz, mesela  önceki albümünüz ‘Arc’tan farkı ne?

‘Get To Heaven’da Arc’takinden daha çok renk ve titreşim var; ve Arc’a gore daha anlık diyebiliriz. Arc’ı seviyoruz ama bu albümde tempoyu biraz artırmak, daha enerjik ve cüretkar bir album yapmak istedik. Ortaya çıkan sonuçtan son derece memnunuz.

Grubun videolarını, vokal Jonathan Higgs çekmeye devam ediyor. Hem ‘Distant Past’ hem de ‘Regret’, onun bir yönetmen olarak ne kadar geliştiğinin birer örneği. Videolarınızı izleyenlerin ne düşünmesini istiyorsunuz, kliplerinizdeki en önemli şey ne?

Jonahtan çok görsel bir insan, biz şarkı sözlerini yazıp bestelerimizi yaparken onun gözünün önünde görüntüler oluşmaya başlıyor bile. Videolarımızda olabildiğince farklı unsurlara yer verirken bir yandan da izleyenlere farklı bir boyut sunmaya çalışıyoruz. Kliplerimiz şarkılarımızın birer uzantısı gibi ve umarız herkes izlerken iyi vakit geçiriyordur.

Siz hiç beklemezken ‘Arc’ büyük bir başarı kazandı. Bu kadar başarılı bir albümün ardından ‘Get To Heaven’ ile ilgili endişeleriniz var mı? Beklentileriniz nedir?

Albümlerimiz yayınlanmadan önce hep biraz gergin oluyoruz çünkü insanların şarkılarımızı sevmesini istiyoruz. Bir yandan da insanlar şarkılarımızı öğrenmeye, bizimle beraber söylemeye başlayacak diye heyecanlanıyoruz. Arc bu kadar başarılı olduğu için gerçekten mutluyuz ama şimdiye kadarki en iyi albümümüzle döndük ve Arc’la bıraktığımız yerden devam edip daha da yükseleceğimiz için mutluyuz.

"İSTANBUL MODERN'İ VE KEBAPLARI UNUTAMIYORUM"

İstanbul’a ilk gelişiniz mi?

2013’te İstanbul’da konser vermiş ve şehre bayılmıştık. Hatta ben İstanbul’u o kadar beğendim ki tatile de geldim! İnsanları çok sevdim ve tarihi dokudan çok etkilendim. Davul zili yapımını izledim ve hayran kaldım! Unutamadığım diğer şeylerse İstanbul Modern, inanılmaz mimari ve tabii ki kebaplar...

Yeni müzisyenlerin keşfedilmesini amaçlayan 'Here To Be Heard' adlı yarışma programında jüri olacağınızı okudum. Yarışmanın formatından bahseder misiniz?

Bu yarışmanın bir parçası olmaktan durur duyuyoruz. Farklı yetenekler keşfedebilmeyi umuyoruz. Kazanan grup bizimle aynı gün Reading Festival’da çalacak, şimdiden iple çekiyoruz.

"YETENEK YARIŞMALARINDAKİ SIKINTI..."

Bu tarz yetenek programları hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce buradan gerçek yetenekler çıkıyor mu? Ya da şöyle sorayım, sizce bu yarışmalar gençler için gerçekten yararlı oluyor mu?

Yararlı olabilirler ama insanların onlardan ne beklediğine bağlı. Benim bu şovlarda gördüğüm sıkıntı, müzik endüstrisinin şan, şöhret, servet ve gösterişten ibaret olduğuna dair klişeyi sürdürüyor olması. Müzikte uzun ve mutlu bir kariyeri olan insanların bu hayata kavuşmadan once uzun yıllar çalışması, tanınması ve doğru sebeple müziş işine girmeleri gerekiyor: Müziği sevdikleri için...

Müziğinizde kimlerden etkiler taşıyorsunuz?

Sayamayacağımız kadar çok isim var. The Beatles, Michael Jackson, Radiohead, Nirvana, Destiny's Child... Çok uzun bir liste.

Sizi bekleyen hayranlarınız için bir mesajınız var mı?

Mesaj basit; size seviyoruz ve güzel şehrinizde size kavuşmaya can atıyoruz! Çok az kaldı!

Oldukça ünlü ama son derece mütevazı hayatları olan insanlarsınız. Kendinizi “rock yıldızı” olarak görüyor musunuz? Ya da sizin için rock star diye kime denir?

Biz kendimizi asla rock yıldızı olarak tanımalamdık, doğru olmazdı. Bence günümüzde hele de bizim yaşımızda... Gerçek rock star’ların dönemi  bence 70’ler ve 80’ler. Queen, Led Zeppelin, Metallica, U2... Rock star diye onlar denir.

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.